(PDF) "Osmanlı İmparatorluğu ve Hansa Tüccarları (1838 ...

🎁 Yeni marjin tüccarları için hediyeleri kaçırmayın!


İlk transferinize eşdeğer bonus alabilirsiniz. Daha fazla aktarın, daha fazla kazanın!
Buradan katılın >> https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSedErGyaosJCmIF-y9UZPjD\_pVfP\_enSg2bWIXbB3TnVUuc-w/viewform
Detaylı bilgiyi websitemizden edinebilirsiniz.
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]

31 den sonrasini gulmekten okuyamadim

geri zekalı listesi
1- Hümanistler
2- Ancomlar
3- Home of seksüelliği savunanlar
4- Türk hariç etnik kökenlere saygı duyanlar
5- Serbest piyasayı savunanlar
6- Süpyancılar
7- Anime izleyenler
8- Dine inananlar(Spagetti canavarı hariç)
9- Amsalaklar
10- Discordda 7/24 lol oynayanlar
11- Lol oynayanlar
12- Fiziksel sporları takip edip takım tutanlar (Denizli sporu hariç)
13- Facebookta siyaset yapanlar
14- Rap dinleyenler
15- Mutlu olanlar
16- Amsalak olup olmadığını iddia edenler
17- Suratının yarısını paylaşan feminen varlıklar
18- Atatürk ve enver paşa düşmanları
19- Sigara ve alkole laf edenler
20- İstanbul türkçesi dışında konuşulan şivelere gülenler
21- Mesaja anında cevap verenler
22- Özenti orospu evlatları
23- Kekemeler
24- Filme diziye özenip türkçesini değiştirenler
25- Kükürtlerin kültürü olduğunu savunanlar
26- Irkçılar
27- Home of fobikler
28- Depresif orospu evlatları
29- İsmi kuranda geçenler
30- Kuran kursunda smackdown oynayanlar
31- ALĞDSKGPOĞASLGPĞASLGP
32- Alkol şişelerini sosyal medyada paylaşanlar
33- Sigara fotoğrafı paylaşanlar
34- 184ten uzun olanlar
35- Gözleri yuvarlak olanlar (ermeni gözü)
36- Asyalı kadınları çekici bulanlar
37- Pale ten rengi sevenler
38- İsmi 3 harfli olanlar
39- Soy adı fiil olanlar
40- İnternette fake isim kullananlar
41- Bakir olmayanlar
42- 2. dünya savaşındaki herhangi bir lideri iyi bir lider zannedenler
43- Nasyonel sosyalistleri ''ya abi onlar olmasaydı tıp gelişmezdi bu kadar gelişmiş olmazdık dünyayı 100 yıl ileri taşıdılar ya'' diye savunanlar
44- Japonca öğrenmeye başlayanlar
45- Kilolu insanlar
46- Zayıf insanlar
47- Kilosuyla kafayı bozup kalori sayan insanlar
48- Aşkenaziler
49- Müslümanlar
50- Eşitliğe inananlar
51- Herkese saygı duyulması gerektiğini düşünenler
52- Trap dinleyenler
53- Rap dinleyenler
54- Zencilerin yaptığı tek müzik türünü hiphop zannedip hayaında 1 kere bile blues dinlemeyen insanlar
55- Esmer sevmeyenler
56- 3 ismi olanlar
57- İnanç özgürlüğüne saygı duyanlar
58- Kendini aptal olarak görenler
59- Fazla rekabetçi olan insanlar
60- Yunan mitolojisine ilgi duyanlar
61- Facebook yorumlarında bir tartışma sırasında gördüğü cümleyi hayatının merkezine koyan insanlar
62- Anlamadığı kitaplardan alıntı yapanlar
63- Profilinde anime fotoğrafı olanlar
64- Asyalıların dünyanın en dejenere toplumu olduğunu kabul etmeyenler
65- Türklerin iyi bir devleti/kültürü olduğunu düşünenler
66- Sokratesi okuyup anladığını iddia eden ama sokrates denilen yavşağın hiç anlaşılacak bir şey söylemediğini bilmeyen insanlar
67- Freuddan alıntı yapanlar
68- Zerdüştün ilk 3 sayfasını okuyup nihilist takılanlar
69- ALSDMKGJMLKASGJMLŞKASGASLKGASĞG
70- Antidepresan kullananlar
71- Kendi kendine psikiyatrik/psikolojik teşhis koyanlar
72- Facebooktan sevgili bulanlar
73- Fotoğrafları editlemeye uğraşıp komikli görseller yapmaya çalışanlar
74- Komik olmayan insanlar
75- Japon oyunu oynayan insanlar
76- Amerikalıların en iyi kültüre/devlete sahip olmadığını düşünen insanlar
77- Türkiyede yaşamanın çoğu ülkeden daha iyi olduğunu bilmeyenler
78- İngilizce bilmeyenler
79- Biseksüeller
80- Yemek yapmayı bilmeyenler
81- Arabada müziği son ses açanlar
82- Rock müzik sevmeyenler
83- Klasik müzik dinlemeyenler
84- Hayatında hiç tiyatroya gitmemiş insanlar(okuldakiler sayılmaz)
85- Sosyal medyada ironik olmayarak ağlayan lucifer portresini paylaşanlaprofil/kapak fotoğrafı yapanlar
86- Avrupalıların asyalılardan büyük sikinin olduğunu düşünenler
87- Siyahilerin genetik olarak diğer etnik kökenlerden daha gelişmiş olduğunu kabul etmeyenler
88- Sanat filmi izleyenler
89- Fransız filmi izleyenler
90- İspanyol filmi izleyenler
91- 2000 yılından önce çıkmış herhangi bir şeyi sevenler (müzik hariç)
92- İngilizlerin dünyayı daha güzel bir yer yaptığını kabul etmeyenler
93- İngilizler olmasaydı şu an dinlediği müziklerin yüzde 90ının var olmayacağını bilmeyenler
94- Amerikalıların en aptal millet olduğunu bilmeyenler
95- Kadınlara saygı duyanlar
96- Cinsel yönelimini kişiliğinin merkezi belirleyen kişiliksiz yüzeysel insanlar
97- Facebook biosuna komik şeyler yazanlar
98- Pronounlara takılanlar
99- Şişkoseverler
100- Buraya kadar okuyanlar
101- Hırsızlık yapanlar
102- Irkıyla övünenler
103- Tembel insanlar
104- Kıvırcık saçlılar
105- Uzun saçlı erkekler
106- Çirkin translar
107- Çirkin insanlar
108- Çirkin olduğunu anlamayıp sosyal medyaya fotoğraf atanlar
109- Lolü kötü oynayanlar
110- Türk ismi olanlar
111- Liya/Miya/Mirel/Maya gibi yeni nesil ismi olanlar
112- Okulda en arkaya oturanlar
113- 1 kere bile kavga etmemiş insanlar
114- Mbti testini bilimsel zannedenler
115- Günde 6 saat ders çalışanlar
116- Astım olanlar
117- Yaz çocukları
118- Yaz sevenler
119- Aşık olanlar
120- Siki kalkanlar
121- Büyük meme sevmeyenler
122- Küçük memeliler
123- Kıl sevenler
124- Ayak fetişistleri
125- Bir insanı fetişlerine göre yargılayanlar
126- Annesini babasını öldürme planı yapanlar
127- Anime izlerken ağlayanlar
128- Rüya görmeyenler
129- Kahve sevmeyenler
130- Çay içenler
131- Kola içenler
132- Ice tea içenler
133- Ülker çikolatalı gofret sevenler
134- Düzenli kitap okumayanlar
135- İsmi mehmet olanlar
136- Militaristler
137- How I met your mother ve Friends sevenler
138- Nirvana sevmeyenler
139- Uyuşturucuyu rapçilerden öğrenenler
140- Batman sevenler
141- Superman sevmeyenler
142- Dcnin iyi film yaptığını savunanlar
143- Marvel filmlerinin iyi olduğunu savunanlar
144- Marvel filmlerindeki aktöaktrislerin iyi aktöaktris olduğunu düşünenler (RDJ hariç belki)
145- Seri katillerle alakalı videolar izleyenler
146- Komplo teorilerine inananlar
147- Thom Yorke'un geleceği gördüğüne inanmayanlar
148- AC/DC sevenler
149- ASMR dinleyenler
150- Lilia oynayanlar
151- OTPler
152- Trendyol linki paylaşanlar
153- Twitch izleyenler
154- Vtuber izleyenler
155- Komünist bir aktivistle aynı ismi paylaşanlar
156- Soy adı koç olanlar
157- Soy adında Türklükle alakalı bir şeyler geçenler
158- Annesi üzülmesin diye intihar etmeyenler grubunda takılanlar
159- İstanbulda yaşayanlar
160- Ege bölgesinde yaşanlar
161- Karadenizde yaşayanlar
162- Burnu büyük olanlar
163- En az 3 dil bilmeyenler
164- Lolde 1800lp altı kasanlar
165- Lolde ban yemeyenler
166- Metin2 oynayanlar
167- Bir şey yapacağım diyip yapmayanlar
168- İsmi s ile başlayanlar
169- İsmini sevmeyenler
170- Flashı f de kullananlar
171- Msnde yılmazı silmeyenler
172- Netflix kullanmayanlar
173- Iphone kullananlar
174- Youtuberların yaptığı şarkıları dinleyenler
175- FPS oyunu oynayanlar
176- Türkanime kullananlar
177- Hentai izleyenler
178- Kendinden küçük insanlara ilgi duyanlar
179- Parayı hayatının merkezi yapmayan insanlar
180- Evlenip mutlu mesut yaşayacağına inananlar
181- İsmi Murat olanlar
182- İsmi Umut olanlar
183- Yu-gi-oh sevenler
184- Persona oynayanlar
185- Persona 5 sevmeyenler
186- Dark Souls sevenler
187- Death Grips dinleyenler
188- Piercing yapanlar
189- Mecha izleyenler
190- Anime kızı kapıştıranlar
191- FFXV yükleme ekranını izleyenler
192- Gacha oyunları oynayanlar
193- Soy adı Kılıç olanlar
194- Dostoyevski sevenler
195- İsmi Tolga olanlar
196- Dedesinin ismi Hayrullah olmayanlar
197- Ailesinden nefret edenler
198- Çocukken sokakta bir sincap görüp o sincapı sapanla vurup öldürtükten sonra hiçbir şey hissetmediğini farkedip ''acaba bir insanı öldürsem de hala hiçbir şey hissetmemeye devam eder miyim'' diye içinden geçirmiş olan insanlar
199- Popculture referanslarını anlamayanlar
200- Tarantinonun iyi film yapmasının tek sebebinin ayak fetişisti ve çirkin olması olduğunu bilmeyenler
201- Community izlemeyenler
202- Sembolizmi önemli bir şey sananlar
203- İnsanların annesine durup dururken küfür edenler
204- Brad Pitt'i yakışıklı bulmayanlar
205- Barbara Palvin'e 100 üzerinden 50+ verenler
206- Sevgili yaptıktan sonra arkadaşları ile konuşmayı bırakanlar
207- Kendinden nefret edenler
208- 165ten kısa olanlar
209- İsmi Muhammed olanlar
210- Annesi babası olanlar
211- Yetimler
212- Amputeler
213- Gülüşü çirkin olanlar
214- Unisex ismi olanlar
215- Türk olanlar
216- İlkokul/ortaokul/lise/üniversite mezunu olanlar
217- Meslek sahibi olanlar
218- Türklerin yemeklerinin aslında arap yemeği olduğunu bilmeyenler
219- Lahmacun sevmeyenler
220- Deniz ürünleri sevmeyenler
221- Küçük asya mutfaklarını sevenler (Tayland/Tayvan/Hindistan)
222- Eti çok pişmiş sevenler
223- Light kola içenler
224- Fanta/Yedigün sevenler
225- Kadınlara ilgi duyanlar
226- Parasocial ilişkileri olanlar
227- Çin markası telefon kullananlar
228- En az 1 kere kuran okumuş olanlar
229- Minecraft oynayanlar
230- Türkçe youtube kanalı takip edenler
231- Barış Özcan takip edenler
232- Hayatında en az 1 kere Ruhi Çenet izlemiş olanlar
233- 81 ilin en az 1inde doğmuş olmak
234- Hajime No Ippo izlemiş olanlar
235- Sokra-Desu sayfasını takip edenler
236- İsmi Volkan Nuri Binici olanlar
237- Opera browser kullananlar
238- En az bir Discord sunucusunda moderatör olanlar
239- Yüzünü yıkayanlar
240- İşeyenler
241- Bardaktan su içenler
242- Makarnayı yoğurtla yiyenler
243- Salata yiyenler
244- İsmi Elif olanlar
245- Aşık Veysel sevenler
246- Polisiye sevenler
247- Fringe sevmeyenler
248- Türk dizisi izleyenler
249- Yabancı dizi seyredenler
250- K-pop dinleyenler
251- J-pop dinleyenler
252- Anime ostsi dinleyenler
253- Naruto izleyenler
254- Saçını boyayanlar
255- Manga okuyanlar
256- Saçını kestirenler
257- Saçını uzatanlar
258- Karpuz sevenler
259- Kavun sevenler
260- Pazara gidenler
261- Bim'den alışveriş yapanlar
262- A101'den alışveriş yapanlar
263- Çiçek yetiştirenler
264- Köyde yaşayanlar
265- Evcil hayvanı olanlar
266- Pantolon giyenler
267- Slip külot giyenler
268- Kaslı olanlar
269- Şişmanlar
270- Discord'da ekran paylaşanlar
271- Omegle kullananlar
272- Nude isteyenler
273- Süslümanlar
274- Akp düşmanları
275- Intel işlemci kullananlar
276- AMD işlemci kullananlar
277- Ekran kartı olanlar
278- Ram kullananlar
279- Ruj sürenler
280- Apolitikler
281- Y kuşağı
282- Z kuşağı
283- Dokunmatik telefon kullananlar
284- Ders çalışanlar
285- Tuşlu telefon kullananlar
286- Hayatında en az 1 kere dershaneye gitmiş olanlar
287- Event isteyenler
288- Control+c, Control+v yapanlar
289- Geri zekalı listesi yapanlar
290- Atatürk'ü sevenler
291- Tayyip'i sevmeyenler
292- Facebook sayfası olanlar
293- Berak Albayrak'ın kötü bir ekonomist olduğunu düşünenler
294- Türk lirası harcayanlar
295- Hayatında en az 1 kere istiklal marşı okumuş olanlar
296- Şafak sönmeyeceği için korkmayanlar
297- Kemal Sunal'ı komik bulanlar
298- Tencere yemeği yiyenler
299- Televizyonu olanlar
300- Babasının sakalı olanlar
301- Bıyık bırakanlar
302- Sakalını kesenler
303- Sakalını kesmeye üşenenler
304- Discord'a gelen ouz
305- Discord'da mikrofonu kapalı olanlar
306- İronik olmayarak emoji kullananlar
307- İronik olarak emoji kullananlar
308- WhatsApp kullananlar
309- Biz diyenler
310- King diyenler
311- Yok mu diyenler
312- Var mı diyenler
313- O ses Türkiye izleyenler
314- Survivor takip edenler
315- Magazin takip edenler
316- Twitter kullananlar
317- Ekşi sözlük kullananlar
318- 208. maddeye ayıp oluyor diyenler
319- 319 Kilodan az olanlar
320- Muz sevenler
321- Baklava sevenler
322- İyi Türkler de var diyenler
323- Köpekler kedilerden iyi diyenler
324- Kedi videosu izleyenler
325- Kedi videosu paylaşanlar
326- Ermeniler
327- İsmi 3 harfli olan ermeniler
328- 325ten 327ye atlayanlar
329- Lazlar
330- Profil fotoğrafı olanlar
331- Sakaryada yaşayanlar
332- Ece'yi rüyasında görenler
333- Ömer'e gülenler
334- 2 yıldır para biriktirip bilgisayar alamayanlar
335- Bilgisayarı minecraft oynarken kapananlar
336- Faturacıda çalışanlar
337- Fatura ödeyenler
338- Fatura öderken kuş sevenler
339- Andımızı ezbere bilenler
340- İsmi İrem olanlar
341- Soy adı Duman olanlar
342- Alarm kuranlar
343- Uyuyanlar
344- Uyananlar
345- Uyumakla ilgili depresif cümleler kuranlar
346- Kör olanlar
347- Köri sosu sevenler
348- Franchise yemek yiyenler
349- Acı çekenler
350- Şefim 349 çok acı çekmiş
351- Annesini sevmeyenler
352- Babasını dövmeyenler
353- Nişantaşı'ndan burs alamayanlar
354- Soy adı kılıç olanlar
355- Benim adım ''....'' diye başlayıp adını söyleyenler
356- Soy adı Giovanna olanlar
367- Jojo izleyenler
368- Aynı maddeyi 3 kere yazanlar
369- Soy adı Akyüz olanlar
370- Kanser çocuklar
371- Translar
372- Femboylar
373- Benim suy adımı bilmeyenler
374- Furryler
375- Azgınlar
376- Azgın olmayanlar
377- Soy adında Gün olanlar
378- Soy adında Ay olanlar
379- Abi diyenler
380- Bu ne diyenler
381- Abi bu ne diyenler
382- WTF yazanlar
383- BTW yazanlar
384- BGYliler
385- Benimle arkadaş olanlar
386- Hemşireler
387- Hemşeriler
388- Ensest sevmeyenler
389- Cennet mahallesi izleyenler
390- Kelime daramcığı dar olanlar
391- Öğretmenler
392- Ateistler
393- Deistler
394- Maymun paylaşanlar
395- Smackdown izleyenler
396- Jeff Hardy sevmeyenler
397- Kürt Ahmet'i sevmeyenler
398- İsmi Aybars olanlar
399- Hukuk okuyanlar
400- İsmi Nisa olanlar
401- Nisa suresi 36. ayeti okuyup hala müslüman olanlar
402- İsmi a ile başlayanlar
403- İsmi b ile başlayanlar
404- İsmi c ile başlayanlar
405- İsmi ç ile başlayanlar
406- İsmi d ile başlayanlar
407- İsmi e ile başlayanlar
408- İsmi f ile başlayanlar
409- İsmi g ile başlayanlar
410- İsmi ğ ile başlayanlar
411- İsmi h ile başlayanlar
412- İsmi ı ile başlayanlar
413- İsmi i ile başlayanlar
414- İsmi j ile başlayanlar
416- İsmi k ile başlayanlar
417- İsmi l ile başlayanlar
418- İsmi m ile başlayanlar
419- İsmi n ile başlayanlar
420- İsmi o ile başlayanlar
421- İsmi ö ile başlayanlar
422- İsmi p ile başlayanlar
423- İsmi r ile başlayanlar
424- İsmi s ile başlayanlar
425- İsmi ş ile başlayanlar
426- İsmi t ile başlayanlar
427- İsmi u ile başlayanlar
428- İsmi ü ile başlayanlar
429- İsmi v ile başlayanlar
430- İsmi y ile başlayanlar
431- İsmi z ile başlayanlar
432- İsmi q ile başlayanlar
433- İsmi x ile başlayanlar
434- İsmi w ile başlayanlar
435- İsmi lamelifle başlayanlar
436- Sübhanekeyi bilmeyenler
437- Sübhanekeyi bilenler
438- TFT oynayanlar
439- Antivirüs programı kullananlar
440- Karbon bazlı canlılar
441- Protein tüketenler
442- Vücudunun yüzde 75i su olanlar
443- Bu listeye yardım edenler
444- Ergenken sivilceli olanlar
445- 20 yaş üstündekiler
446- 19 yaş altındakiler
447- Pedofili olmayanlar
448- İsmi Sena olanlar
449- Fifa oynayanlar
450- Buraya kadar okuyanlar
451- Yumurta yiyenler
452- Sebze yiyenler
453- İntihar edenler
454- Mehmet Pişkin
455- İsmi Mehmet olanlar
456- Chpye oy verenler
457- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %0.27 oy alanlar
458- Hemen seçimden önce doğalgaz rezervi bulmayanlar
459- Cumhurbaşkanı olmayanlar
460- Almancılar
461- Almanlar
462- 1 yaşında olanlar
463- Amdan çıkanlar
464- İstanbul sözleşmesini destekleyenler
465- Karısını dövmeyenler
466- Kız kardeşine tecavüz etmeyenler
467- Rana'yı haksız bulanlar
468- Vur ipneyi kafasından vur
469- PUBG oynayanlar
470- PUBG mobil oynayanlar
471- Telefonunun bataryası olanlar
472- Doğumda ölen bebekler
473- Anayasa yazanlar
474- Kan şekeri düşenler
475- Swinger partisine katılmayanlar
476- Müzik dinleyenler
477- Arkadaşlarından yardım isteyenler
478- Arkadaşları olanlar
479- Sosyal olanlar
480- Asosyal olanlar
481- 3 boyutlu varlıklar
482- Anasını sikmeyenler
483- Ülkesine servis yapanlar
484- Amerikan filmi izleyenler
485- Çayı sütsüz içenler
486- Kaçak çay içenler
487- Çenobilde ölenler
488- Oy kullananlar
489- Maske takanlar
490- Corona olanlar
491- Heteroseksüeller
492- Sağlık görevlileri
493- Erken boşalanlar
494- Uykusunda boşalanlar
495- Beşiktaşlılar
496- Bilgisayarı ısınanlar
497- Klavye kullananlar
498- Yazım kurallarına uymayanlar
499- İnterneti kötü olanlar
500- Ayasofya'da namaz kılmayanlar
501- Osmanlıyı sevmeyenler
502- Felsefe okuyanlar
503- GTA oynayanlar
504- Migreni olanlar
505- I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs
Stop and wait a sec
Oh, when you look at me like that, my darling
What did you expect?
I probably still adore you with your hands around my neck
Or I did last time I checked
Not shy of a spark
A knife twists at the thought that I should fall short of the mark
Frightened by the bite though it's no harsher than the bark
Middle of adventure, such a perfect place to start
I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs
But I crumble completely when you cry
It seems like once again you've had to greet me with goodbye
I'm always just about to go and spoil a surprise
Take my hands off of your eyes too soon
I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs and a smile!
506- Döner sevenler
507- İskender sevenler
508- Daft Punk sevmeyenler
509- Boş kelimesini çok kullananlar
510- Valorant oynayanlar
511- Discord'da lol gelcek var mı abi diyenler
512- Memelerin seksi bir şey olmadığını iddia edenler
513- Görüldü atanlar
514- İsmi Mert olanlar
515- İsmi Gürdal Adar olanlar
516- Siyahi'ler
517- Bir anda konuşmayı kesenler
518- Bipolar olanlar
519- Messenger grubu olan
520- Babaannesine en az 1 kere şiddet göstermemiş insanlar
521- Bağırsakları ağrıyanlar
522- Soy adı anime olanlar
523- INTJ olanlar
524- Pornhub hariç sitelerden porno izleyenler
525- Rüyasında tecavüze uğrayanlar
526- Skyrim oynamış olanlar
527- MGS sevenler
528- Kojima sevenler
529- PES'i Fifa'dan iyi bulanlar
530- Japonları sevenler
531- Burçlara inanmayanlar
532- Uzaya araba gönderenler
533- Cennetten arsa almayanlar
534- Cennetten çiçek toplamayanlar
535- İsmi ''Ulan''a benzeyenler
536- Pewdiepie izleyenler
537- En az bir kere yarrak yalamak istememişler
538- Patlıcanlı et yemeği dinleyenler
539- 1den fazla sevgilisi olmuş olanlar
540- En az 1 kere doktora gitmiş olanlar
541- Saksafon sevenler
542- Shrek ile alakalı en az 1 cinsel rüyası olmayanlar
543- Yalancılar
544- Erkekler
545- İsmi Atalay olanlar
546- 31 çekenler
547- Pokemon sevmeyenler
548- Polisten nefret etmeyenler
549- Tarkan'ın gay olmadığını düşünenler
550- Can Yaman'ı çekici bulanlar
551- Taner Tolga Tarlacı'ya gülenler
552- Atatürk'ün ilkelerini ezbere bilenler
553- Doları takip edenler
554- Otistik erkekler
555- Orhan Pamuk okumayanlar
556- Japon tarihine ilgi duyanlar
557- Midem bulanmaya başladı
558- Kan şekerim düşüyor
559- Başım ağrıyor
560- Risk Of Rain 2de huntress oynayanlar
561- Koyun tüccarları
562- 9 yaşında kızla evlenen peygamberler
563- Hira mağrasına giden araplar
564- Elindeki toprağı kuşa çevirenler
565- Gölü şaraba çevirenler
566- Kuyuya atılanlar
567- Spiderman sevmeyenler
568- Melisa isimliler
569- İsmi e ile başlayanlar
570- Japonca 3 kelime bilenler
571- Yılında doğmayanlar
572- Romatizması olmayanlar
573- Buraya kadar okuduysan gerçekten sorunları var
574- Dezenfektan kullananlar
575- Smackdown izleyip Cmpunk sevmeyenler
576- En az bir kere güreşmemişler
577- Home of sexuallar
578- Akdenizde yaşayanlar
579- Kuzey ve Güney izlemeyenler
580- Aşk-ı memnu izlemeyenler
581- The Office en iyi sitcom diyenler
582- Rick and Morty izleyenler
583- Reçel Tarçın Ersoğan sevmeyenler
584- İsmi İsmet olanlar
585- İnstagram kullananlar
586- Atak helikopteri esprisi yapanlar
587- Feminizmi kötü bir şey sananlar
588- Afrikalı'lara üzülmeyenler
589- Dersim bombalanmasını doğru bulanlar
590- İsmi çince olanlar
591- Spotify kullanmayanlar
592- Youtube Music kullananlar
593- İsmi Merve olanlar
594- Bu listede 10 tane kendi özelliğini görenler
595- İsmi fake olanlar
596- Boynuma kramp girdi
597- Gerçekten bu kadar uzun bir şey yazmak ne kadar mantıklı acaba
598- 1 yaşında öldürüldüm vsvs
599- 2012den önce 10 yaşına girenler
600- 23 şubatın önemini bilmeyenler
601- 602. maddeyi okuyanlar
602- 601. maddeyi okuyanlar
603- Ankara'da yaşayanlar
604- The Bomboks sevmeyenler
605- Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
609- Fiziksel formumu geride bırakıyorum
610- hz. Muhammed bu yılda mıı ölmüştü
611- Allahümme vebihamdik
612- Its john cena
613- Scoby Doo sevmeyenler
614- Allah'a inananlar
615- Lol oynamayanlar
616- Jojo izleyip gay olmadığını iddia edenler
617- İnternet gittiğinde uyuyanlar
618- Lucifer'ın yeni sezonunu izleyenler
submitted by bugpun1998 to KGBTR [link] [comments]

Gerizekalı insanlar tam liste

geri zekalı listesi
1- Hümanistler
2- Ancomlar
3- Home of seksüelliği savunanlar
4- Türk hariç etnik kökenlere saygı duyanlar
5- Serbest piyasayı savunanlar
6- Süpyancılar
7- Anime izleyenler
8- Dine inananlar(Spagetti canavarı hariç)
9- Amsalaklar
10- Discordda 7/24 lol oynayanlar
11- Lol oynayanlar
12- Fiziksel sporları takip edip takım tutanlar (Denizli sporu hariç)
13- Facebookta siyaset yapanlar
14- Rap dinleyenler
15- Mutlu olanlar
16- Amsalak olup olmadığını iddia edenler
17- Suratının yarısını paylaşan feminen varlıklar
18- Atatürk ve enver paşa düşmanları
19- Sigara ve alkole laf edenler
20- İstanbul türkçesi dışında konuşulan şivelere gülenler
21- Mesaja anında cevap verenler
22- Özenti orospu evlatları
23- Kekemeler
24- Filme diziye özenip türkçesini değiştirenler
25- Kükürtlerin kültürü olduğunu savunanlar
26- Irkçılar
27- Home of fobikler
28- Depresif orospu evlatları
29- İsmi kuranda geçenler
30- Kuran kursunda smackdown oynayanlar
31- ALĞDSKGPOĞASLGPĞASLGP
32- Alkol şişelerini sosyal medyada paylaşanlar
33- Sigara fotoğrafı paylaşanlar
34- 184ten uzun olanlar
35- Gözleri yuvarlak olanlar (ermeni gözü)
36- Asyalı kadınları çekici bulanlar
37- Pale ten rengi sevenler
38- İsmi 3 harfli olanlar
39- Soy adı fiil olanlar
40- İnternette fake isim kullananlar
41- Bakir olmayanlar
42- 2. dünya savaşındaki herhangi bir lideri iyi bir lider zannedenler
43- Nasyonel sosyalistleri ''ya abi onlar olmasaydı tıp gelişmezdi bu kadar gelişmiş olmazdık dünyayı 100 yıl ileri taşıdılar ya'' diye savunanlar
44- Japonca öğrenmeye başlayanlar
45- Kilolu insanlar
46- Zayıf insanlar
47- Kilosuyla kafayı bozup kalori sayan insanlar
48- Aşkenaziler
49- Müslümanlar
50- Eşitliğe inananlar
51- Herkese saygı duyulması gerektiğini düşünenler
52- Trap dinleyenler
53- Rap dinleyenler
54- Zencilerin yaptığı tek müzik türünü hiphop zannedip hayaında 1 kere bile blues dinlemeyen insanlar
55- Esmer sevmeyenler
56- 3 ismi olanlar
57- İnanç özgürlüğüne saygı duyanlar
58- Kendini aptal olarak görenler
59- Fazla rekabetçi olan insanlar
60- Yunan mitolojisine ilgi duyanlar
61- Facebook yorumlarında bir tartışma sırasında gördüğü cümleyi hayatının merkezine koyan insanlar
62- Anlamadığı kitaplardan alıntı yapanlar
63- Profilinde anime fotoğrafı olanlar
64- Asyalıların dünyanın en dejenere toplumu olduğunu kabul etmeyenler
65- Türklerin iyi bir devleti/kültürü olduğunu düşünenler
66- Sokratesi okuyup anladığını iddia eden ama sokrates denilen yavşağın hiç anlaşılacak bir şey söylemediğini bilmeyen insanlar
67- Freuddan alıntı yapanlar
68- Zerdüştün ilk 3 sayfasını okuyup nihilist takılanlar
69- ALSDMKGJMLKASGJMLŞKASGASLKGASĞG
70- Antidepresan kullananlar
71- Kendi kendine psikiyatrik/psikolojik teşhis koyanlar
72- Facebooktan sevgili bulanlar
73- Fotoğrafları editlemeye uğraşıp komikli görseller yapmaya çalışanlar
74- Komik olmayan insanlar
75- Japon oyunu oynayan insanlar
76- Amerikalıların en iyi kültüre/devlete sahip olmadığını düşünen insanlar
77- Türkiyede yaşamanın çoğu ülkeden daha iyi olduğunu bilmeyenler
78- İngilizce bilmeyenler
79- Biseksüeller
80- Yemek yapmayı bilmeyenler
81- Arabada müziği son ses açanlar
82- Rock müzik sevmeyenler
83- Klasik müzik dinlemeyenler
84- Hayatında hiç tiyatroya gitmemiş insanlar(okuldakiler sayılmaz)
85- Sosyal medyada ironik olmayarak ağlayan lucifer portresini paylaşanlaprofil/kapak fotoğrafı yapanlar
86- Avrupalıların asyalılardan büyük sikinin olduğunu düşünenler
87- Siyahilerin genetik olarak diğer etnik kökenlerden daha gelişmiş olduğunu kabul etmeyenler
88- Sanat filmi izleyenler
89- Fransız filmi izleyenler
90- İspanyol filmi izleyenler
91- 2000 yılından önce çıkmış herhangi bir şeyi sevenler (müzik hariç)
92- İngilizlerin dünyayı daha güzel bir yer yaptığını kabul etmeyenler
93- İngilizler olmasaydı şu an dinlediği müziklerin yüzde 90ının var olmayacağını bilmeyenler
94- Amerikalıların en aptal millet olduğunu bilmeyenler
95- Kadınlara saygı duyanlar
96- Cinsel yönelimini kişiliğinin merkezi belirleyen kişiliksiz yüzeysel insanlar
97- Facebook biosuna komik şeyler yazanlar
98- Pronounlara takılanlar
99- Şişkoseverler
100- Buraya kadar okuyanlar
101- Hırsızlık yapanlar
102- Irkıyla övünenler
103- Tembel insanlar
104- Kıvırcık saçlılar
105- Uzun saçlı erkekler
106- Çirkin translar
107- Çirkin insanlar
108- Çirkin olduğunu anlamayıp sosyal medyaya fotoğraf atanlar
109- Lolü kötü oynayanlar
110- Türk ismi olanlar
111- Liya/Miya/Mirel/Maya gibi yeni nesil ismi olanlar
112- Okulda en arkaya oturanlar
113- 1 kere bile kavga etmemiş insanlar
114- Mbti testini bilimsel zannedenler
115- Günde 6 saat ders çalışanlar
116- Astım olanlar
117- Yaz çocukları
118- Yaz sevenler
119- Aşık olanlar
120- Siki kalkanlar
121- Büyük meme sevmeyenler
122- Küçük memeliler
123- Kıl sevenler
124- Ayak fetişistleri
125- Bir insanı fetişlerine göre yargılayanlar
126- Annesini babasını öldürme planı yapanlar
127- Anime izlerken ağlayanlar
128- Rüya görmeyenler
129- Kahve sevmeyenler
130- Çay içenler
131- Kola içenler
132- Ice tea içenler
133- Ülker çikolatalı gofret sevenler
134- Düzenli kitap okumayanlar
135- İsmi mehmet olanlar
136- Militaristler
137- How I met your mother ve Friends sevenler
138- Nirvana sevmeyenler
139- Uyuşturucuyu rapçilerden öğrenenler
140- Batman sevenler
141- Superman sevmeyenler
142- Dcnin iyi film yaptığını savunanlar
143- Marvel filmlerinin iyi olduğunu savunanlar
144- Marvel filmlerindeki aktöaktrislerin iyi aktöaktris olduğunu düşünenler (RDJ hariç belki)
145- Seri katillerle alakalı videolar izleyenler
146- Komplo teorilerine inananlar
147- Thom Yorke'un geleceği gördüğüne inanmayanlar
148- AC/DC sevenler
149- ASMR dinleyenler
150- Lilia oynayanlar
151- OTPler
152- Trendyol linki paylaşanlar
153- Twitch izleyenler
154- Vtuber izleyenler
155- Komünist bir aktivistle aynı ismi paylaşanlar
156- Soy adı koç olanlar
157- Soy adında Türklükle alakalı bir şeyler geçenler
158- Annesi üzülmesin diye intihar etmeyenler grubunda takılanlar
159- İstanbulda yaşayanlar
160- Ege bölgesinde yaşanlar
161- Karadenizde yaşayanlar
162- Burnu büyük olanlar
163- En az 3 dil bilmeyenler
164- Lolde 1800lp altı kasanlar
165- Lolde ban yemeyenler
166- Metin2 oynayanlar
167- Bir şey yapacağım diyip yapmayanlar
168- İsmi s ile başlayanlar
169- İsmini sevmeyenler
170- Flashı f de kullananlar
171- Msnde yılmazı silmeyenler
172- Netflix kullanmayanlar
173- Iphone kullananlar
174- Youtuberların yaptığı şarkıları dinleyenler
175- FPS oyunu oynayanlar
176- Türkanime kullananlar
177- Hentai izleyenler
178- Kendinden küçük insanlara ilgi duyanlar
179- Parayı hayatının merkezi yapmayan insanlar
180- Evlenip mutlu mesut yaşayacağına inananlar
181- İsmi Murat olanlar
182- İsmi Umut olanlar
183- Yu-gi-oh sevenler
184- Persona oynayanlar
185- Persona 5 sevmeyenler
186- Dark Souls sevenler
187- Death Grips dinleyenler
188- Piercing yapanlar
189- Mecha izleyenler
190- Anime kızı kapıştıranlar
191- FFXV yükleme ekranını izleyenler
192- Gacha oyunları oynayanlar
193- Soy adı Kılıç olanlar
194- Dostoyevski sevenler
195- İsmi Tolga olanlar
196- Dedesinin ismi Hayrullah olmayanlar
197- Ailesinden nefret edenler
198- Çocukken sokakta bir sincap görüp o sincapı sapanla vurup öldürtükten sonra hiçbir şey hissetmediğini farkedip ''acaba bir insanı öldürsem de hala hiçbir şey hissetmemeye devam eder miyim'' diye içinden geçirmiş olan insanlar
199- Popculture referanslarını anlamayanlar
200- Tarantinonun iyi film yapmasının tek sebebinin ayak fetişisti ve çirkin olması olduğunu bilmeyenler
201- Community izlemeyenler
202- Sembolizmi önemli bir şey sananlar
203- İnsanların annesine durup dururken küfür edenler
204- Brad Pitt'i yakışıklı bulmayanlar
205- Barbara Palvin'e 100 üzerinden 50+ verenler
206- Sevgili yaptıktan sonra arkadaşları ile konuşmayı bırakanlar
207- Kendinden nefret edenler
208- 165ten kısa olanlar
209- İsmi Muhammed olanlar
210- Annesi babası olanlar
211- Yetimler
212- Amputeler
213- Gülüşü çirkin olanlar
214- Unisex ismi olanlar
215- Türk olanlar
216- İlkokul/ortaokul/lise/üniversite mezunu olanlar
217- Meslek sahibi olanlar
218- Türklerin yemeklerinin aslında arap yemeği olduğunu bilmeyenler
219- Lahmacun sevmeyenler
220- Deniz ürünleri sevmeyenler
221- Küçük asya mutfaklarını sevenler (Tayland/Tayvan/Hindistan)
222- Eti çok pişmiş sevenler
223- Light kola içenler
224- Fanta/Yedigün sevenler
225- Kadınlara ilgi duyanlar
226- Parasocial ilişkileri olanlar
227- Çin markası telefon kullananlar
228- En az 1 kere kuran okumuş olanlar
229- Minecraft oynayanlar
230- Türkçe youtube kanalı takip edenler
231- Barış Özcan takip edenler
232- Hayatında en az 1 kere Ruhi Çenet izlemiş olanlar
233- 81 ilin en az 1inde doğmuş olmak
234- Hajime No Ippo izlemiş olanlar
235- Sokra-Desu sayfasını takip edenler
236- İsmi Volkan Nuri Binici olanlar
237- Opera browser kullananlar
238- En az bir Discord sunucusunda moderatör olanlar
239- Yüzünü yıkayanlar
240- İşeyenler
241- Bardaktan su içenler
242- Makarnayı yoğurtla yiyenler
243- Salata yiyenler
244- İsmi Elif olanlar
245- Aşık Veysel sevenler
246- Polisiye sevenler
247- Fringe sevmeyenler
248- Türk dizisi izleyenler
249- Yabancı dizi seyredenler
250- K-pop dinleyenler
251- J-pop dinleyenler
252- Anime ostsi dinleyenler
253- Naruto izleyenler
254- Saçını boyayanlar
255- Manga okuyanlar
256- Saçını kestirenler
257- Saçını uzatanlar
258- Karpuz sevenler
259- Kavun sevenler
260- Pazara gidenler
261- Bim'den alışveriş yapanlar
262- A101'den alışveriş yapanlar
263- Çiçek yetiştirenler
264- Köyde yaşayanlar
265- Evcil hayvanı olanlar
266- Pantolon giyenler
267- Slip külot giyenler
268- Kaslı olanlar
269- Şişmanlar
270- Discord'da ekran paylaşanlar
271- Omegle kullananlar
272- Nude isteyenler
273- Süslümanlar
274- Akp düşmanları
275- Intel işlemci kullananlar
276- AMD işlemci kullananlar
277- Ekran kartı olanlar
278- Ram kullananlar
279- Ruj sürenler
280- Apolitikler
281- Y kuşağı
282- Z kuşağı
283- Dokunmatik telefon kullananlar
284- Ders çalışanlar
285- Tuşlu telefon kullananlar
286- Hayatında en az 1 kere dershaneye gitmiş olanlar
287- Event isteyenler
288- Control+c, Control+v yapanlar
289- Geri zekalı listesi yapanlar
290- Atatürk'ü sevenler
291- Tayyip'i sevmeyenler
292- Facebook sayfası olanlar
293- Berak Albayrak'ın kötü bir ekonomist olduğunu düşünenler
294- Türk lirası harcayanlar
295- Hayatında en az 1 kere istiklal marşı okumuş olanlar
296- Şafak sönmeyeceği için korkmayanlar
297- Kemal Sunal'ı komik bulanlar
298- Tencere yemeği yiyenler
299- Televizyonu olanlar
300- Babasının sakalı olanlar
301- Bıyık bırakanlar
302- Sakalını kesenler
303- Sakalını kesmeye üşenenler
304- Discord'a gelen ouz
305- Discord'da mikrofonu kapalı olanlar
306- İronik olmayarak emoji kullananlar
307- İronik olarak emoji kullananlar
308- WhatsApp kullananlar
309- Biz diyenler
310- King diyenler
311- Yok mu diyenler
312- Var mı diyenler
313- O ses Türkiye izleyenler
314- Survivor takip edenler
315- Magazin takip edenler
316- Twitter kullananlar
317- Ekşi sözlük kullananlar
318- 208. maddeye ayıp oluyor diyenler
319- 319 Kilodan az olanlar
320- Muz sevenler
321- Baklava sevenler
322- İyi Türkler de var diyenler
323- Köpekler kedilerden iyi diyenler
324- Kedi videosu izleyenler
325- Kedi videosu paylaşanlar
326- Ermeniler
327- İsmi 3 harfli olan ermeniler
328- 325ten 327ye atlayanlar
329- Lazlar
330- Profil fotoğrafı olanlar
331- Sakaryada yaşayanlar
332- Ece'yi rüyasında görenler
333- Ömer'e gülenler
334- 2 yıldır para biriktirip bilgisayar alamayanlar
335- Bilgisayarı minecraft oynarken kapananlar
336- Faturacıda çalışanlar
337- Fatura ödeyenler
338- Fatura öderken kuş sevenler
339- Andımızı ezbere bilenler
340- İsmi İrem olanlar
341- Soy adı Duman olanlar
342- Alarm kuranlar
343- Uyuyanlar
344- Uyananlar
345- Uyumakla ilgili depresif cümleler kuranlar
346- Kör olanlar
347- Köri sosu sevenler
348- Franchise yemek yiyenler
349- Acı çekenler
350- Şefim 349 çok acı çekmiş
351- Annesini sevmeyenler
352- Babasını dövmeyenler
353- Nişantaşı'ndan burs alamayanlar
354- Soy adı kılıç olanlar
355- Benim adım ''....'' diye başlayıp adını söyleyenler
356- Soy adı Giovanna olanlar
367- Jojo izleyenler
368- Aynı maddeyi 3 kere yazanlar
369- Soy adı Akyüz olanlar
370- Kanser çocuklar
371- Translar
372- Femboylar
373- Benim suy adımı bilmeyenler
374- Furryler
375- Azgınlar
376- Azgın olmayanlar
377- Soy adında Gün olanlar
378- Soy adında Ay olanlar
379- Abi diyenler
380- Bu ne diyenler
381- Abi bu ne diyenler
382- WTF yazanlar
383- BTW yazanlar
384- BGYliler
385- Benimle arkadaş olanlar
386- Hemşireler
387- Hemşeriler
388- Ensest sevmeyenler
389- Cennet mahallesi izleyenler
390- Kelime daramcığı dar olanlar
391- Öğretmenler
392- Ateistler
393- Deistler
394- Maymun paylaşanlar
395- Smackdown izleyenler
396- Jeff Hardy sevmeyenler
397- Kürt Ahmet'i sevmeyenler
398- İsmi Aybars olanlar
399- Hukuk okuyanlar
400- İsmi Nisa olanlar
401- Nisa suresi 36. ayeti okuyup hala müslüman olanlar
402- İsmi a ile başlayanlar
403- İsmi b ile başlayanlar
404- İsmi c ile başlayanlar
405- İsmi ç ile başlayanlar
406- İsmi d ile başlayanlar
407- İsmi e ile başlayanlar
408- İsmi f ile başlayanlar
409- İsmi g ile başlayanlar
410- İsmi ğ ile başlayanlar
411- İsmi h ile başlayanlar
412- İsmi ı ile başlayanlar
413- İsmi i ile başlayanlar
414- İsmi j ile başlayanlar
416- İsmi k ile başlayanlar
417- İsmi l ile başlayanlar
418- İsmi m ile başlayanlar
419- İsmi n ile başlayanlar
420- İsmi o ile başlayanlar
421- İsmi ö ile başlayanlar
422- İsmi p ile başlayanlar
423- İsmi r ile başlayanlar
424- İsmi s ile başlayanlar
425- İsmi ş ile başlayanlar
426- İsmi t ile başlayanlar
427- İsmi u ile başlayanlar
428- İsmi ü ile başlayanlar
429- İsmi v ile başlayanlar
430- İsmi y ile başlayanlar
431- İsmi z ile başlayanlar
432- İsmi q ile başlayanlar
433- İsmi x ile başlayanlar
434- İsmi w ile başlayanlar
435- İsmi lamelifle başlayanlar
436- Sübhanekeyi bilmeyenler
437- Sübhanekeyi bilenler
438- TFT oynayanlar
439- Antivirüs programı kullananlar
440- Karbon bazlı canlılar
441- Protein tüketenler
442- Vücudunun yüzde 75i su olanlar
443- Bu listeye yardım edenler
444- Ergenken sivilceli olanlar
445- 20 yaş üstündekiler
446- 19 yaş altındakiler
447- Pedofili olmayanlar
448- İsmi Sena olanlar
449- Fifa oynayanlar
450- Buraya kadar okuyanlar
451- Yumurta yiyenler
452- Sebze yiyenler
453- İntihar edenler
454- Mehmet Pişkin
455- İsmi Mehmet olanlar
456- Chpye oy verenler
457- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %0.27 oy alanlar
458- Hemen seçimden önce doğalgaz rezervi bulmayanlar
459- Cumhurbaşkanı olmayanlar
460- Almancılar
461- Almanlar
462- 1 yaşında olanlar
463- Amdan çıkanlar
464- İstanbul sözleşmesini destekleyenler
465- Karısını dövmeyenler
466- Kız kardeşine tecavüz etmeyenler
467- Rana'yı haksız bulanlar
468- Vur ipneyi kafasından vur
469- PUBG oynayanlar
470- PUBG mobil oynayanlar
471- Telefonunun bataryası olanlar
472- Doğumda ölen bebekler
473- Anayasa yazanlar
474- Kan şekeri düşenler
475- Swinger partisine katılmayanlar
476- Müzik dinleyenler
477- Arkadaşlarından yardım isteyenler
478- Arkadaşları olanlar
479- Sosyal olanlar
480- Asosyal olanlar
481- 3 boyutlu varlıklar
482- Allah
483- Ülkesine servis yapanlar
484- Amerikan filmi izleyenler
485- Çayı sütsüz içenler
486- Kaçak çay içenler
487- Çenobilde ölenler
488- Oy kullananlar
489- Maske takanlar
490- Corona olanlar
491- Heteroseksüeller
492- Sağlık görevlileri
493- Erken boşalanlar
494- Uykusunda boşalanlar
495- Beşiktaşlılar
496- Bilgisayarı ısınanlar
497- Klavye kullananlar
498- Yazım kurallarına uymayanlar
499- İnterneti kötü olanlar
500- Ayasofya'da namaz kılmayanlar
501- Osmanlıyı sevmeyenler
502- Felsefe okuyanlar
503- GTA oynayanlar
504- Migreni olanlar
505- I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs
Stop and wait a sec
Oh, when you look at me like that, my darling
What did you expect?
I probably still adore you with your hands around my neck
Or I did last time I checked
Not shy of a spark
A knife twists at the thought that I should fall short of the mark
Frightened by the bite though it's no harsher than the bark
Middle of adventure, such a perfect place to start
I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs
But I crumble completely when you cry
It seems like once again you've had to greet me with goodbye
I'm always just about to go and spoil a surprise
Take my hands off of your eyes too soon
I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs and a smile!
506- Döner sevenler
507- İskender sevenler
508- Daft Punk sevmeyenler
509- Boş kelimesini çok kullananlar
510- Valorant oynayanlar
511- Discord'da lol gelcek var mı abi diyenler
512- Memelerin seksi bir şey olmadığını iddia edenler
513- Görüldü atanlar
514- İsmi Mert olanlar
515- İsmi Gürdal Adar olanlar
516- Siyahi'ler
517- Bir anda konuşmayı kesenler
518- Bipolar olanlar
519- Messenger grubu olan
520- Babaannesine en az 1 kere şiddet göstermemiş insanlar
521- Bağırsakları ağrıyanlar
522- Soy adı anime olanlar
523- INTJ olanlar
524- Pornhub hariç sitelerden porno izleyenler
525- Rüyasında tecavüze uğrayanlar
526- Skyrim oynamış olanlar
527- MGS sevenler
528- Kojima sevenler
529- PES'i Fifa'dan iyi bulanlar
530- Japonları sevenler
531- Burçlara inanmayanlar
532- Uzaya araba gönderenler
533- Cennetten arsa almayanlar
534- Cennetten çiçek toplamayanlar
535- İsmi ''Ulan''a benzeyenler
536- Pewdiepie izleyenler
537- En az bir kere yarrak yalamak istememişler
538- Patlıcanlı et yemeği dinleyenler
539- 1den fazla sevgilisi olmuş olanlar
540- En az 1 kere doktora gitmiş olanlar
541- Saksafon sevenler
542- Shrek ile alakalı en az 1 cinsel rüyası olmayanlar
543- Yalancılar
544- Erkekler
545- İsmi Atalay olanlar
546- 31 çekenler
547- Pokemon sevmeyenler
548- Polisten nefret etmeyenler
549- Tarkan'ın gay olmadığını düşünenler
550- Can Yaman'ı çekici bulanlar
551- Taner Tolga Tarlacı'ya gülenler
552- Atatürk'ün ilkelerini ezbere bilenler
553- Doları takip edenler
554- Otistik erkekler
555- Orhan Pamuk okumayanlar
556- Japon tarihine ilgi duyanlar
557- Midem bulanmaya başladı
558- Kan şekerim düşüyor
559- Başım ağrıyor
560- Risk Of Rain 2de huntress oynayanlar
561- Koyun tüccarları
562- 9 yaşında kızla evlenen peygamberler
563- Hira mağrasına giden araplar
564- Elindeki toprağı kuşa çevirenler
565- Gölü şaraba çevirenler
566- Kuyuya atılanlar
567- Spiderman sevmeyenler
568- Melisa isimliler
569- İsmi e ile başlayanlar
570- Japonca 3 kelime bilenler
571- Yılında doğanlar
572- Romatizması olmayanlar
573- Buraya kadar okuduysan gerçekten sorunları var
574- Dezenfektan kullananlar
575- Smackdown izleyip Cmpunk sevmeyenler
576- En az bir kere güreşmemişler
577- Home of sexuallar
578- Akdenizde yaşayanlar
579- Kuzey ve Güney izlemeyenler
580- Aşk-ı memnu izlemeyenler
581- The Office en iyi sitcom diyenler
582- Rick and Morty izleyenler
583- Reçel Tarçın Ersoğan sevmeyenler
584- İsmi İsmet olanlar
585- İnstagram kullananlar
586- Atak helikopteri esprisi yapanlar
587- Feminizmi kötü bir şey sananlar
588- Afrikalı'lara üzülmeyenler
589- Dersim bombalanmasını doğru bulanlar
590- İsmi çince olanlar
591- Spotify kullanmayanlar
592- Youtube Music kullananlar
593- İsmi Merve olanlar
594- Bu listede 10 tane kendi özelliğini görenler
595- İsmi fake olanlar
596- Boynuma kramp girdi
597- Gerçekten bu kadar uzun bir şey yazmak ne kadar mantıklı acaba
598- 1 yaşında öldürüldüm vsvs
599- 2012den önce 10 yaşına girenler
600- 23 şubatın önemini bilmeyenler
601- 602. maddeyi okuyanlar
602- 601. maddeyi okuyanlar
603- Ankara'da yaşayanlar
604- The Bomboks sevmeyenler
605- Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
609- Fiziksel formumu geride bırakıyorum
610- Muhammed bu yılda mıı ölmüştü
611- Allahümme vebihamdik
612- Its john cena
613- Scoby Doo sevmeyenler
614- Allah'a inananlar
615- Lol oynamayanlar
616- Jojo izleyip gay olmadığını iddia edenler
617- İnternet gittiğinde uyuyanlar
618- Lucifer'ın yeni sezonunu izleyenler
619- Denzili sporlular
620- 0- 619 madde yazip anasayfa siken orospu cocuklari
submitted by fgmer to kopyamakarna [link] [comments]

KuCoin Hindistan'da 3. Yıl Dönümü Kutlaması: Ödülünüzü Kazanmak İçin Katılın!


KuCoin 3. yıl dönümü kutlamalarını zenginleştirmek ve kullanıcılarımıza daha fazla fayda sağlamak için KuCoin, Hindistan'da "KuCoin 3. Yıl Dönümü Kutlaması" etkinliğini gerçekleştirecek. Ödülünüzü kazanmak için katılın!
Etkinlik Dönemi: 22 Eylül 2020, 19:00:00 - 25 Eylül 2020, 18:59:59 (UTC +3)
Ⅰ. Arkadaşlarını Davet Et, Kuponları Al
Ⅱ. Yeni Marjin Tüccarları için Hediyeler
Ⅲ. 20 USDT'ye Kadar Kazanmak için Bir Dakika
Detaylı bilgiyi websitemizden edinebilirsiniz.
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]

📣KuCoin Günlük Raporu📣


1 Eylül 2020 (UTC + 8)

🔥KuCoin Piyasaları🔥
Token Son Fiyatı (USD) 24s Değişim
KCS 1.4255 +2.46%
BTC 11,855.7 +1.50%
ETH 467.91 +8.23%
LTC 62.223 -0.85%
EOS 3.3007 +1.44%

👏🏻Haberler👏🏻
👉08/2020 KuCoin Sandbox API Ticaret Yarışması Ödülleri Dağıtıldı
👉Aave (LEND) KuCoin'de Listeleniyor!
👉KCS Ekibi, Kurucuların ve Melek Yatırımcıların Token Kilitleme Sürelerini Uzatacak
👉Yeni Marjin Tüccarları İçin Hediyeler, İlk Transferinize Eşdeğer Bonus Alın!
👉KuCoin Marjin Ticareti DOT Varlık ve DOT/USDT Ticaret Çiftini Ekleyecek

😍Promosyonlar😍
👉https://www.kucoin.com/news/en-gifts-for-new-margin-traders
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]

Zübük filminin yıllardır tv'de yayınlanmaması

Gidip bi araştırayım dedim en son 2000 yılında yayınlanmış o da Rahmetli Kemal Sunal anısına yapılmış.Üstelik bütün yeşilçam filmlerini youtube da tek parça bulabiliyorken Zübük filminin olmaması.Olum milletten bu kadar mı korkuyorsunuz lan din tüccarları 18 yıldır milleti uyutuyorsunuz zaten tek bir filmle uyanmazlar bu kadar kasmayın kendinizi.
submitted by Saadettin_Excalibur to KGBTR [link] [comments]

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 9

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 9
https://preview.redd.it/zcsn2eeixn751.jpg?width=738&format=pjpg&auto=webp&s=a2a5bb17450b251273e45f66fe956b9450db2dd6

Marksizm 5.1

Marksistler:
  1. Sanayide, ticarette, para ve kredi sisteminde kapitalist temerküz bir ön evredir, sosyalizmin başlangıcıdır.
  2. Kapitalist müteşebbislerin – ya da en azından kapitalist şirketlerin – sayısı sürekli düşmektedir; özel şirketlerin büyüklüğü genişlemektedir; orta sınıf küçülmektedir ve yok olmaya mahkûmdur; proleterlerin sayısı sınırsız artmaktadır.
  3. Bu proleterlerin miktarı her zaman çok fazladır, o kadar ki aralarında her zaman işsizlerin bulunması gerekir; bu yedek sanayi ordusu yaşamın koşullarını düşürmektedir; tüketilebilenden daha fazlası üretildiği için aşırı-üretim meydana gelir. Bu yüzden, dönemsel krizler kaçınılmazdır.
  4. Birkaç kişinin elindeki muazzam servet ile kitlelerin yoksulluk ve güvencesizliği arasındaki orantısızlık sonunda öyle büyüyecektir ki korkunç bir kriz ile sonuçlanacaktır ve kitlelerin hoşnutsuzluğu o denli yoğunlaşacaktır ki kapitalist mülkiyetin toplumsal mülkiyete dönüştürülebildiği ve dönüşmesinin zorunlu olduğu süreç yaşanırken bir felaket, bir devrim gelmek zorunda kalacaktır.
iddiasındadırlar.
Yeni orta sınıf meselesi sık sık ele alınmıştır. Bu sınıfın varlığı inkâr edilemez. Hiç kimse, hiçbir zaman, orta sınıfın sadece bağımsız zanaatkâr, tüccar, küçük çiftçi ve emekli anlamına geleceğini yazmış değildir.
Marksizm’in bu ana ilkeleri anarşist, burjuva ve son olarak revizyonist bilim adamları tarafından sık sık eleştirilmiştir. Biri ister bundan memnun, isterse üzgün olsun, ikisi de aynı şeydir, eleştirinin aşağıdaki sonuçlarının doğruluğunu dürüstçe kabul etmeliyiz.
Kapitalist müteşebbislerle ilgili olarak kişi, kapitalist toplumun varlığının özellikle sayılarına bağlı olduğu varsayımı üzerinden konuşmamalıdır. Bunun yerine kapitalizmde kaç kişinin çıkarı olduğunu, kaç kişinin kapitalizm idaresinde dış geçimleri açısından görece refah ve güvenceye nail olduğunu konuşmalıdır. Bu, kapitalizmden çıkarı olanların ve genellikle, istisnalar olsa da düşünceleri, mücadeleleri ve haleti ruhiyeleri kapitalizme bağlı olanların meselesidir. Bunlar, ister bağımsız müteşebbis, ister iyi pozisyona sahip bir aracı, ister yüksek kademe bir memur olsun, isterse işçi, hissedar, emekli ya da her ne olursa olsun fark etmez. Burada, vergi verilerine ve diğer yadsınamaz gözlemlere dayanarak, sadece bu kişilerin sayısının düşmediği, aksine hem mutlak hem de göreceli olarak arttığı söylenebilir.
Özellikle bu sahada kişi, küçük şahsi deneyimlerden ve kısmi gözlemlerden genel sonuçlar çıkarmaktan ve duygularla yönlenmekten kaçınmalıdır. Elbette herkes mağaza zincirlerinin ve bazı yerlerde tüketici kooperatiflerinin yoğun bir biçimde küçük ve orta ölçekli tüccarları yok ettiğini görebilir. Göz önüne alınması gerekenler sadece yıkılan ve işten zorla çıkarılan tüccarlar değildir; daha çok, bağımsız olma cesaretine ve araçlarına sahip olmayanlardır. Mesele sadece, bağımsız-olmayan bu kişilerin büyük bir bölümünün hangi başlık altında sınıflandırılacağı, yani proleter olup olmadıklarıdır. Bu konu, aşağıda, doğrudan, biz “proleterler” kavramını incelerken ele alınacaktır. Bu türden tüm şahsi deneyimlere ve amatör mizaçların bireysel algılamalarına rağmen kapitalizmden çıkarı olanların sayısının hiçbir şekilde düşmediği, aslına bakılırsa yükseldiği inkâr edilemez.
Kapitalist şirketlerin sayısına gelince, bu sayının kesin olarak düştüğünü varsayabiliriz. Ancak eklemek gerekir ki bu düşüş yavaş ve önemsizdir ve hızlı ilerleme için hiçbir meyil göstermez. O kadar ki kapitalizmin sonunun, eğer gerçekten de söz konusu düşüşe bağlı olması gerekiyor ise, yine de binlerce yıl öngörülebilir olmayacaktır.
Yeni orta sınıf meselesi sık sık ele alınmıştır. Bu sınıfın varlığı inkâr edilemez. Hiç kimse, hiçbir zaman, orta sınıfın sadece bağımsız zanaatkâr, tüccar, küçük çiftçi ve emekli anlamına geleceğini yazmış değildir.
“Kim orta sınıfa aittir? sorusunu, “Proleter kimdir” sorusuna bağlayabiliriz. Marksistler tüm güçleriyle, adeta son emniyet halatına tutunur gibi şunda ısrar eder: mülk sahibi sınıfının bir üyesi bağımsızdır, kendi araçlarına ve kendi müşterilerine sahiptir. Öte yandan bağımlı bir proleterya, kendi araçlarına sahip olmayan ve mallarının ve hizmetlerinin alıcılarından bağımsız olmayan her kişidir. Artık bu açıklama yeterli değildir ve oldukça anlamsız sonuçlara yol açar. Yıllar önce, Berlin’in en büyük salonlarından birinde yapılan halk toplantısında meselenin bu yönünü Clara Zetkin ile tartışmış ve kendisine salonun sahibinin, büyük ihtimalle, bu tür tesislerin çoğu sahibi gibi, birasını teslim eden bira fabrikasına tümüyle bağımlı olup olmadığını sormuştum. Bu fabrikanın, salon sahibinin mekânı üzerinde ipoteği vardır; salon sahibi gelecek yıllar boyunca yalnızca fabrikanın biralarına hizmet etmek zorundadır ve masalar, sandalyeler, bardaklar fabrikanın malıdır. Salon sahibinin geliri yıldan yıla 30.000, 40.000 veya 50.000 Mark olacaktır. Bu kapitalist çağda, geleneksel terimlerin yetersiz kaldığı fonksiyonlar ortaya çıkmıştır. Salon sahibi ne işçidir ne de aracıdır. Fakat bağımsız olmadığı gibi kendi emek aracının da sahibi değildir. Proleter midir? – Herkes buna inanmak istemeyecek fakat aslında bu soruya benim cevabım evet idi: O, proleterdir. Bu yaşam standardı ya da toplumsal konum meselesi olamaz; sadece emek ve güvenlik araçlarının mülkiyeti meselesi olabilir. Kendi emek araçlarından mahrum bırakılan bu adamın varlığı oldukça güvensizdir.
Güvencesizliğin kapitalist toplumun tüm üyeleri için geçerli olduğuna dikkat edilmelidir. Fakat bunun derecesini ayırt etmeliyiz. Kapitalizmde hassaten çıkarı olan belli bir tabakadan bahsediyoruz ve onlara kısaca kapitalist diyoruz lakin gerçekte hepimiz, hiçbir istisna olmaksızın, kapitalizm var olduğu müddetçe kapitalizmde paya sahibiz, onunla iç içe geçmişiz ve gerçekte kapitalist anlamda aktifiz. Buna proleterler de dâhildir.
O zaman, oldukça basit ve pek de bilimsel olmayan bir dille proleter yaşam standardına sahip herkesin proleter olduğunu söylemek için kendime müsaade ettim. Elbette, her zaman en azın sınırında yaşayan varlık yüzünden en büyük sefalet içinde ailesiyle yaşayabilen, işsizlik zamanlarını atlatabilen, diğer yandan bilmeyerek yetersiz beslenme ile yaşam süresini kısaltan veya en azından kendisinin ve zürriyetinin canlılığını zayıflatan ve kendisi olmaksızın sanata, güzelliğe, özgür neşeye katılımın mümkün olmadığı mütevazı artı değer gelirini hiçbir zaman elde edemeyen işçiye kadar her tür olası sınıflandırma bulunmaktadır. “Proleter” kelimesinin genel itibariyle anlaşıldığı şekil budur ve biz de onu bu şekilde kullanacağız. İşin doğrusu Marksistler bile kelimeyi bu şekilde kullanıyor ve başka türlü de yapamazlar zaten. Tek fark şu ki bu proleterlerin kapitalizmden hiçbir çıkarı yoktur ve koşulları değiştirmekle (yani, tüm toplumun bakış açısına göre kendi çıkarlarını kavradıkları vakit) ilgilenirler. Zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yoktur ve kazanacakları bir dünya vardır ifadesi yalnızca bu proleterlere uyar.
İş gücünün üst tabakalarında bile artık tümüyle proleteryaya ait olmayan iş kolları bulunmaktadır. Kitap ticaretindeki bazı işçi kategorileri, bazı inşaat işçileri, görece yüksek maaşlarına ve uygun çalışma saatlerine rağmen, konumlarının güvencesizliği ve daimi işsizlik tehdidi sebebiyle gene de proleterler arasında sınıflandırılmalıdırlar. Fakat kendileri için, kapitalizm içerisinde yaşam güvenliği açısından paha biçilemez değere sahip kurumları – sendikaları – vasıtasıyla bu dönemleri oldukça iyi bir şekilde atlatma araçları temin eden proleterler bu sınıflandırmanın dışındadır. Lakin bunun sınırda bir örnek olduğu kabul edilmelidir ve kaza, yaralanma ya da yaşlılık durumlarında yoksulluktan yeteri kadar korunmama tehlikesi yüzünden bunlar, gene de proleter olarak sınıflandırılabilirler.
Öte yandan, bir başka tabakada, yakıcı bir fakirlik içerisinde yaşayan fakat yine de kendilerine proleter denmemesi gereken kişilerin olduğu da söylenmelidir. Bunlar arasında yoksul yazarlar, doktorlar, askeri memurlar, vb. bulunmaktadır. Ağır mahrumiyet koşulları altında bunlar ya da bunların aileleri, kendilerine genellikle açlıktan ya da çorba sırasında bir tabaktan ya da bayat ekmekten korumayan bir kültür biçimi temin etmiştir. Buna rağmen bunlar kendi dışsal yaşam alışkanlıkları ve içsel servetleri bakımından proleterlerden farklıdırlar ve ister yalnız, sıradan isterse vahşi bir yaşam sürdürüyor olsunlar kendilerince bir sınıf oluştururlar. Laf arasında sayılarının büyük proletaryadan daha hızlı arttığı görünmektedir. Bunların bir kaçı, eğer iç kontrollerini kaybetmişlerse, zaman zaman proletaryanın en alt tabakasına batarlar, dilenci, berduş, pezevenk, dolandırıcı ya da müzmin suçlu haline gelirler.
Bununla birlikte, herhangi bir biçimde bağımlı olanların meydana getirdiği geniş kademeler arasında hiçbir şekilde proleter olmayan pek çok [sınıf] bulunmaktadır. Örneğin, hiç şüphe yok ki mağazalardaki işçiler arasında ne fiziken ne de zihnen proletaryadan farklı olmayan pek çok işçi vardır. Aynısı pek çok tasarımcı, teknisyen vb. için de geçerlidir. Alt kademe memurlar da kendilerince bir kategori oluştururlar; psikolojik bakış açısına göre kendilerine proleter yerine köle denmelidir. Parti memurlarının ve sendika memurlarının hangi kategoriye ait olduğunu açıklamayalım. Bunlar sayılarından ziyade nüfuzları bakımından ele alınmalıdırlar.
Şimdi, hiç şüphesiz, zengin gruba ait değillerse eğer, yeni bir orta sınıf oluşturan geniş, aslında giderek artan sayıda insana sahibiz. Mesela, mağaza işçileri, dal ve bölüm yöneticileri, müdürler, mühendisler ve yüksek mühendisler, temsilciler, satıcılar, vs. Bunların kapitalizmdeki rolü öyledir ki ne bunların proleterleşmesi ne de devrim yapması kendi maddi konumlarından ve mütekabil davranışlarından kaynaklanmayacaktır. Fakat yalnızca bu türden “proleterler” Marksizm için düşünülebilirler. Müstesna insanların ya da müstesna zihniyete sahip müstesna insan kitlelerinin var olduğu gerçeği, bu nedenle konunun bundan böyle doğrudan ve mekanik davranış ilişkisi ve dışsal konuma göre bir irade meselesi olmaması tam da Marksizm’in göz ardı ettiği ve bizim de yeniden-vurgulamamız gereken husustur.
Kapitalizm her yerde canlılığını muhafaza etmektedir ve tüketicileri sömürme ve piyasayı tekelleştirme amaçları için sosyalizme yol açan biçimlerin yerine, tam aksine gerçekten sosyalist kooperatif biçimini, karşılıklı işbirliğini kullanmaktadır.
Peki ya güvencesizlik? Güvencesizliğin kapitalist toplumun tüm üyeleri için geçerli olduğuna dikkat edilmelidir. Fakat bunun derecesini ayırt etmeliyiz. Kapitalizmde hassaten çıkarı olan belli bir tabakadan bahsediyoruz ve onlara kısaca kapitalist diyoruz lakin gerçekte hepimiz, hiçbir istisna olmaksızın, kapitalizm var olduğu müddetçe kapitalizmde paya sahibiz, onunla iç içe geçmişiz ve gerçekte kapitalist anlamda aktifiz. Buna proleterler de dâhildir. O halde bizler, güvence ile ilgili olarak bile gevşek ayrımlar yapmalıyız ve sadece esnek sınırlar çizmeliyiz zira soyut yapılarla değil tarihsel olarak verili gerçekliklerle uğraşıyoruz. Kendi emek araçlarını ve müşterilerini bir tarafa atmasalar da mülk sahibi tabaka arasındaki orta sınıfta sınıflandırmamız gereken pek çok kişi için güvencesizlik normal olarak sadece teorik bir olasılıktır ve uygulamada istisnadır. Ancak Marksistler gerçekte ince eleyip sık dokumadıkları ve kavramlar oluşturmadıkları ve fakat görünürde bilimsel bir dille kaderi ve belli tabakaların davranışını öngörme girişiminde bulundukları için – tüm açıklamalara rağmen kendi arzularını ve kendilerini kandırmayı ve yanlış teorileri sonuna kadar savunmayı tercih etmeksizin – oldukça kayda değer, yavaşça büyüyen sayıda bağımlı ve gene de kendi emek araçları olmadan, her şey göz önüne alındığında, proletere dönüşme tehlikesini bünyesinde hiçbir zaman barındırmayan kişilerin var olduğunu inkâr etmemelidir.
Bu bakımdan Marksizm’in kehanetlerinin kötü durumda olduğu şimdiden görünmektedir. Ve yine de kabullenilmelidir ki bu kehanetler, bir zamanlar yapılmış kehanetvari herhangi bir açıklama kadar doğruydu. Karl Marx, nadir coşku anlarında sahici kehanet ve şiirsel dil kullansa da ve genellikle bilimsel dil ve nadir olmayan biçimde bilimsel aldatma yöntemini benimsese de, kapitalizmin ilk yıllarındaki gözlemi temelinde, ilk kez görüşlerini oluşturup açıkladığı günlerde gerçek bir kâhindi. Fakat bunun anlamı şudur: o bir uyarıcıydı. Bir başka açıdan da kâhin idi, sadece bir uyarıcı olarak değil: nüfuz adamı olarak da bizzat kendisi gördüklerinin oldukları gibi kalmasını engellemede büyük bir rol oynadı, uyarıları etkisini gösterdi ve değişiklikler yapıldı. Kendisi bilmeden sözleri söylendi: Siz kapitalistler, eğer aranızdaki bu çılgın sömürü, bu hızlı proleterleşme ve vahşi rekabet sürerse, birbirinizi yiyip yutmaya devam ederseniz, birbirinizi proletaryaya iterseniz, teşebbüsleri pekiştirirseniz, şirketlerin sayısını azaltırsanız, bunların her birinin çapını arttırırsanız, o zaman her şey hızlı bir sona varmak zorunda kalır.
Fakat işler bu şekilde gitmedi. Kapitalizm bir yandan o kadar geniş çaplı dallanmış ihtiyaç çokluğu yaratmış, çok pahalı, orta fiyatlı, ucuz ve beş para etmez lüksü tatmin etmiş, öte yandan büyük endüstriler, endüstrileri desteklemek için öyle bir ihtiyaç doğurmuştur ki sonunda her teknoloji biçimi ehemmiyetli hale gelmiş, tümüyle yeni işler, mesela, ev ve köy endüstrileri, küçük ve orta ölçekli fabrikalar oluşmuş ve hatta kapı kapı gezen satıcılar ve satış temsilcilerinin sayısı bile azalmamışken özelleşmiş dükkânlar, küçük ve orta ölçekli olsalar da pek çok sahadan kovulmuşlar, buna mukabil başka yerlerde yeni imkânlar bulmuşlardır.
Rekabet mücadelesi katiyen soyut bir şemayı ya da şairane coşmuş umutsuzluğu her daim takip etmiş değildir. Halen tröstlerin ve kartellerin bütünleşmesine doğru olan büyük bir hareketinin göbeğindeyiz. Bu durum tartışmasız pek çok küçük firmayı müşterilerinden ve varlıklarından ettiği gibi pek çok orta-ölçekli, büyük ve çok büyük şirketlerin de tüketiciler için yaşanan acımasız yarışta kendilerini mahvetmek yerine, tüketicilere karşı ittifak içerisinde karşılıklı çıkarlarını tanımasını ve korumasını mümkün kılmıştır. Küçük tacirlerin de bunlardan öğrendiğini ve hayatta kalmak için kendi birliklerini ve kooperatiflerini oluşturduğunu görüyoruz. Bağımsız marangoz birliklerinin kendi büyük teşhir salonları bulunmaktadır ve bunlar büyük firmalarla rekabet etmektedir. Küçük tüccarlar, satın alım gruplarında bir araya gelmektedir veyahut fiyat sabitlemede anlaşmaya varmaktadır. Kapitalizm her yerde canlılığını muhafaza etmektedir ve tüketicileri sömürme ve piyasayı tekelleştirme amaçları için sosyalizme yol açan biçimlerin yerine, tam aksine gerçekten sosyalist kooperatif biçimini, karşılıklı işbirliğini kullanmaktadır.
Marksistlerin en kötü yanlışından biri, bunlar kendilerine ister Sosyal Demokrat ister anarşist desinler, bir devrimin devrimciler aracılığıyla elde edilebileceğini düşünmeleridir. Oysaki tam tersi doğrudur: devrimciler ancak devrim kanalıyla vücut bulurlar. Devrim halinde doğru sayıya sahip olduklarından emin olmak için birkaç on yıl boyunca devrimci yaratmayı, çoğaltmayı ve toplamayı istemek çocukça bir bilgiçlik ve işe yaramaz tipik bir Alman düşüncesidir.
Devlet, yasama yoluyla kapitalizmin çeşitli ülkelerde sağlıklı ve güçlü kaldığını da gördü. Bir ülke içerisindeki karteller fiyat kırmanın yaşanmadığından ve adil olmayan rekabetin sınırlandığından emin olurken gümrük tarife politikası da bir ülkenin kapitalizminin diğerininkini yok etmesini önler. Milli gümrük tarife-yasası ve uluslararası anlaşmalar temayülü dünya pazarında artan bir şekilde eşit imkânlar sağlamaktır. Bu ticaret imkânı eşitliği görünüşe bakılırsa sadece serbest ticaret sisteminde temin edilmektedir zira halklar, ücret koşulları, medeniyetler, teknolojiler, doğal koşullar, fiyatlar ve mevcut kaynakların miktarı muhtelif ülkelerde aynı değildir. Gümrük tarife politikasının suni düzenlemelerle gerçek eşitsizlikleri dengeleme eğilimi vardır. Ancak bu sadece başlarda böyledir. Şu an için bu alanda faaliyet halen barbarcadır. Her devlet hala anlık gücünden faydalanmaya çalışır fakat bu eğilimin istikameti her halükarda nettir.
Ayrıca devlet üç aşağı beş yukarı tüm alanlarda kapitalizmin en kötü aşırılıklarının bertaraf edildiğini de görmüştür. Buna sosyal politika denmektedir. Çocukların ve gençlerin sömürüsü gibi kapitalizmin en kötü aşırılıklarına karşı işçileri koruyan yasalar tartışmasız bir şekilde belli bir koruma yaratmıştır. Başka yollarla devlet müdahalesi, düzenlemeler ve hükümler proleterlerin kapitalizmdeki konumunu iyileştirmiş ve böylece kapitalizmin kendi konumunu da iyileştirmiştir. Sosyal güvenlik yasaları, özellikle hastalık durumlarında aynı etkiyi yaratmıştır.
Fakat kapitalizm açısından bu yasaların ahlaki sonuçları asli etkilerine kıyasla çok daha önemliydi. Söz konusu yasalar hem proleter kitleler hem de politikacılar açısından gelecek hükümetler ile mevcut hükümetler arasındaki farkı bulanıklaştırmıştır. Devlet kendisi ve polisi için yeni bir iktidar alanı edinmiştir: fabrikaların denetlenmesi, işçi ve müteşebbis arasında aracılık, hasta, yaşlı, emekli proleterlerin bakımı, sadece iş tehlikelerine karşı değil bağımlı ve güvencesiz konuma karşı da koruma. Devletin ataerkil tavrı, vatandaşlar açısından devlete ve yasalarına duyulan çocuksu güveni güçlendirmiş ve artırmıştır. Kitlelerdeki ve siyasi partilerdeki devrimci ruh esasen zayıflamıştır.
Hem müteşebbislerin kendisinin hem de devletin üstlendiği [pozisyon], proleterler tarafından sadece hükümet yasalarında siyasi işbirliği yaparak değil kendi dayanışmaları içerisinde yarattıkları kurumlar aracılığıyla da devam ettirilmiştir. Marx ve Engels’in işçi sendikaları ile hiçbir ilgilerinin olmamasını istemeleri sebepsiz yere değildi. Bu profesyonel örgütleri faydasız, küçük burjuva çağının zararlı artıkları olarak değerlendirdiler. Ayrıca üreticiler olarak işçilerin sergilediği dayanışmanın bir gün kapitalizmin istikrara kavuşturulmasında ve muhafaza edilmesinde oynayabileceği rolü de muhtemelen hissetmişlerdi. İşçileri kader tarafından seçilmiş kurtarıcılar ve sosyalizmin icracıları olarak hareket etmekten alıkoyamazlardı fakat sanki kapitalizm altında yaşamaya zorlandıkları ve öyle ya da böyle bu hayatlarına ellerinden geldiğince şekil vermeleri gerektiği tek bir hayatları olduğunu düşünmelerini sağlayabilirlerdi. Bu bakımdan işçiler de, kendi sendika fonları üzerinden işsizlik, ikamet değişikliği, hastalık, bazen yaşlılık ve ani ölüm durumunda ortaya çıkan zorluklara karşı kendilerini korurlar. Müteşebbislerin, belediyelerin ya da özel istihdam kurumlarının şartlarına karşı kendi çıkarlarını muhafaza edebildikleri her yerde çıkarlarına uygun hızlı iş temin ederler. Müteşebbislerle işçiler arasında her iki tarafı da bağlayıcı uzun süreli ücret sözleşmeleri üzerinden güvenli ilişki oluşturmaya başlamışlardır. İşçiler günün gerçekliğine ve şartlarına göre hareket etmek için rahattılar ve hiçbir teori veya parti programı bunları yapmaktan işçileri alıkoyamadı. Aksine parti programları ve teoriler kapitalist çalışma koşullarının gerçekliği ile yaratılan bilgi araçlarını takip etmek zorunda kaldı. Çeşitli kamplardan her türde kuramcı ve idealist, maksatlı tedbirlerle işçileri, halihazırdaki acınası yalnız yaşamlarını temin etmelerini engellemek ister. Bu elbette başarılı olamaz. İşçiler, kitleler halinde, onur verici ve sevgi dolu sözcüklerle devrimci sınıf olarak adlandırılmaktan hoşlanır fakat bu onları devrimci yapmaz. Devrimciler kitleler halinde sadece devrim olduğunda var olurlar. Marksistlerin en kötü yanlışından biri, bunlar kendilerine ister Sosyal Demokrat ister anarşist desinler, bir devrimin devrimciler aracılığıyla elde edilebileceğini düşünmeleridir. Oysaki tam tersi doğrudur: devrimciler ancak devrim kanalıyla vücut bulurlar. Devrim halinde doğru sayıya sahip olduklarından emin olmak için birkaç on yıl boyunca devrimci yaratmayı, çoğaltmayı ve toplamayı istemek çocukça bir bilgiçlik ve işe yaramaz tipik bir Alman düşüncesidir. Devrimcilerin olmamasından korkmanın hiç gereği yoktur: devrimciler gerçekte bir tür kendiliğinden oluşan nesil ile – yani devrim geldiğinde ortaya çıkarlar. Fakat devrimin, yeni bir oluşturucu gücün gelmesi için yeni koşullar yaratılmalıdır. Bu koşulların en iyisi, kendilerine pekâlâ iyimser de denebilen (öyle olmak zorunda olmasalar bile) tarafsız insanlar, devrimin gelmek zorunda olduğunun kesin olduğunu düşünmeyen ve fakat yeni davalarının gerekliliğine ve adaletine derinden ikna olmuş, engelleri ve tehlikeleri aşılmaz ve kaçınılmaz görmeyenler tarafından yaratılabilir. Bu tür insanlar, en iyi ihtimalle araç olan devrimi istemezler; daha ziyade amaçları olan belli bir gerçeklik ararlar. Tarihsel anıların kötü etkileri olabilir: mesela insanlar gerçekleştirecekleri başka pek çok göreve sahipken, kendilerine Romalı ya da Jakoben süsü verebilirler. Hatta daha kötüsü Hegelcileştirilmiş Marksizm’in getirmiş olduğu tarihsel bilim türüdür. Gelmekte olan devrimi hiç düşünmemiş olsaydık kim bilir ne kadar zaman önce devrimi arkamızda bulurduk. Marksizm bize hiçbir şeyi anımsatmayan bir çeşit adım getirdi. Kişinin her zaman iki adım öne ve bir adım geriye atladığı ve bu eyleminin sonunda en azından bir miktar ileri doğru hareketle sonuçlandığı Echternach sıçrama işlemini bile sağlamamıştır. Marksizm devrimin amacına doğru kasti görünür hareketlerde bulunur fakat bu yüzden sadece ondan çok daha uzağa gider. Devrimi sonucuna göre tasavvur etmenin her zaman için ondan korkmaya eşdeğer olduğu sonunda anlaşılmıştır. Birine harekete geçerken ne olabileceğini düşünmesi değil ne yapması gerektiği tavsiye edilmesi uygundur. Günün talebi, tam da kalplerinin, arzularının, adaletlerinin ve muhayyilelerinin çalışmalarını çok temel ve çok radikal bir biçimde inşa etmek isteyenler tarafından karşılanmalıdır.
Elbette bu kişiler, yukarıda açıklandığı üzere bu son on yıllarda gözlemlediğimiz müteşebbisler, devlet ve işçilerin yaptığı gibi kapitalizmi yamamaktan farklı bir şeyler inşa etmelidirler.
İşçilerin örgütlerindeki, sendikalardaki mücadeleleri, yaşam içindeki durumlarını ve çalışma koşullarını iyileştirmek de bu bağlamın bir parçasıdır. İşçilerin kendi sendika fon sistemleri üzerinden, Marksistlerin önlenemez kaderleri dedikleri, üreticiler olarak müdahale ve düzenlemelerindeki kapasitelerinin nasıl olduğunu gördük. Fakat sendikaların bir diğer önemli görevi de halen müzakereler ve grevler yoluyla çalışma saatlerinin kısaltılması ve daha yüksek ücretler için mücadeledir.
Ücretleri yükseltme mücadelesi, ferdi üreticilerin tüketicilerin toplamına karşı – bu tüketiciler ne kadar çok ve birleşmiş olsalar dahi – her daim gerçek bir mücadeledir. Söz konusu üretici mücadelesine bir ara herkes ya da başkaları girdiği için bu, işçilerin kendilerine karşı verdiği bir mücadeledir. İşçiler ve işçilerin örgütleri, tümüyle amatör bir biçimde, aldıkları ücreti mutlak bir miktar olarak düşünme eğilimindedir. 5 Mark’ın 3 Mark’tan büyük olduğu şüphe götürmez. Elbette dün sadece 3 Mark alıp bugünden sonra ücret olarak gün başına 5 Mark alacak olan işçinin sevincini çok göremeyiz ya da anlamamazlık edemeyiz. Burada mesele sadece o işçinin üç, beş veya on yıl içinde sevinmek için hala bir nedeni olup olmayacağıdır. Zira para sadece fiyatların ve ücretlerin birbiri ile ilişkisinin ifadesidir. Bu tümüyle paranın satın alım gücüne bağlıdır.
Kapitalizm içinden mücadelelerde sadece kapitalist olarak savaşanlar gerçek zaferler kazanabilirler, diğer bir deyişle kalıcı avantajlar elde ederler.
Elbette, ücret artışları, tıpkı vergiler ve gümrük tarifelerinin artışları gibi malların fiyatlarının artmasına sebep olur. Doğal olarak piyano-işçisi müteakip şekilde tartışma eğilimindedir: Piyanolar daha pahalı olmuşsa bundan bana ne! Ben daha yüksek ücret alıyorum ve piyano da satın almıyorum; ekmek, et, giysi ve konut vs. alıyorum. Dokumacılar bile örneğin şöyle diyebilir: Almam gereken malzeme daha pahalı olmasına rağmen, ihtiyaçlarımın sadece çok küçük bir kısmının pahalı olmasına neden oldum fakat kendi toplam ihtiyacımı karşılayacak olan bütün maaşımı arttırdım.
Şahsi bencilliğin bu ve benzeri itirazlarına cevap P.J. Proudhon’a borçlu olduğumuz temel, kapsayıcı biçim ile anında verilebilir: “Ekonomik meselelerde sıradan özel kişi için doğru olarak düşünülen [şey], kişi onu tüm topluma uygulamak istediği anda yanlışa dönüşür.”
Ücret mücadelelerinde işçiler, tıpkı kapitalist toplumun katılımcılarının hareket etmesi gerektiği gibi, dirsekleri ile savaşan benciller gibi hareket ederler ve tek başlarına hiçbir şey elde edemeyeceklerinden örgütlü, birleşmiş benciller olarak savaşırlar. Örgütlü ve birleşmiş işçiler ekonominin bir kolunun yoldaşıdır. Tüm bu dernek-şubeleri, birlikte, kapitalist mal pazarının üreticileri rolünü oynayan işçilerin toplamını oluşturur. Bu rolde işçiler, kapitalist müteşebbislere karşı olduğunu düşündükleri, gerçekte tüketiciler olarak kendi kapasitelerine karşı olan bir mücadeleyi sürdürürler.
Sözüm ona kapitalist, sabit, elle tutulur bir figür değildir. Kabahatin elbette çoğunun atfedilebileceği kapitalist bir aracıdır, fakat işçinin üretici olarak militanca ona yöneltmek istediği yumruklar hedefi ıskalar. İşçi vurdukça vurur, fakat sanki mücerret bir seraba karşı vuruyor gibidir ve yumrukları kendi geri düşer.
Kapitalizm içinden mücadelelerde sadece kapitalist olarak savaşanlar gerçek zaferler kazanabilirler, diğer bir deyişle kalıcı avantajlar elde ederler. Bir mühendis, müdür ya da satış elemanı şahsi özellikleri ya da bilgisi nedeniyle kendi işvereni için vazgeçilmez ise, bir gün şunu söyleyebilir: Şu ana kadar 20.000 Mark ücret aldım, bana 100.000 ver yoksa rekabetin safına geçeceğim! Bunda başarılı olursa, hayatının geri kalanı için belki de son zaferi elde etmiş olacaktır. Bir kapitalist gibi hareket etmiştir. Bencillikle bencilce savaşmıştır. O halde bir bireysel işçi kendisini zaman zaman vazgeçilmez kılabilir, hayat içindeki konumunu iyileştirebilir ya da tümüyle servet alanına geçiş yapar. Fakat işçiler kendi sendikalarında mücadele ettikçe kendilerini sayıya indirger; her biri şahsen önemsizleşir. Bu nedenle işçiler çarkın dişlisi olarak rollerini kabul ederler. Sadece bir bütünün parçaları olarak hareket ederler ve bütün onlara karşı tepki verir.
Böylelikle üreticiler olarak işçilerin mücadeleleri tüm malların üretiminin daha pahalı hale gelmesine sebep olur. Bu enflasyon, kısmen lüks malları etkilese bile, çoğunlukla zaruri kitle ihtiyaç mallarının fiyatlarında artış ile sonuçlanır. Doğrusu bu fiyat artış orantılı değil orantısız olur. Ücretler yükseldiğinde fiyatlar orantısız artar; ücretler düştüğünde ise fiyatlar orantısız bir şekilde yavaş ve az düşer.
Sonuçta bir süre sonra işçinin bir üretici rolü ile mücadelesi gerçeklikte tüketici olarak işçilere zarar verir.
Bu, pek çoğu için hayatı daha da güçleştiren yaşamsal maliyette olağandışı enflasyondan dolayı tümüyle ya da çoğunlukla işçilerin kendilerinin suçlanabileceği anlamına kesinlikle gelmez. Pek çok sebep vardır ve bencillik her zaman kabahatlidir, zira hiç genel ekonomi ve dolayısıyla kültür tanımaz. Bu faktörlerden biri, bu mücadelede en alt seviyede bile olsa kapitalizmin üyesi olmaya açıkça rıza göstermiş üreticilerin mücadelesidir. Kapitalistlerin kapitalistler olarak yaptığı her şey temeldir; işçilerin kapitalistler olarak yaptığı her şey proleterce temeldedir. Elbette ki bu ifade sadece onların rezil bir rolü kabul ettikleri anlamına gelir. Bu, onların rolleri dahilinde ve haricinde düzgün, cesur, yüce gönüllü, kahraman olabilecekleri gerçeğini değiştirmez. Hırsızlar bile kahraman olabilir, fakat ücret ve fiyat artışı mücadelelerinde işçiler bilmeden hırsızdırlar, kendi kendilerinin hırsızıdırlar.
Kimileri sendikaların grevlerle sadece ücret artışları için değil çalışma saatlerinin kısaltılması, diğer işçilerin şikâyetleri ile dayanışma sergileme, çalışma belgeleri, vs. için de mücadele ettiğini işaret edecektir.
Buna cevap şudur ki bu bağlam içerisinde tek ilgili etken ücret artışıdır ve bizim burada sendikalara karşı savaştığımızı düşünmek bariz bir yanlış anlaşılma olur! Ah hayır! Sendikaların kapitalizm içerisinde tümüyle gerekli bir örgüt olduğu burada kabul edilmiştir. Burada gerçekte ne söylenmekte olduğunun nihayetinde anlaşılmasına müsaade edin. İşçilerin devrimci bir sınıf olmadığı, fakat kapitalizm altında yaşaması ve ölmesi gereken bir grup yoksul gariban olduğu burada kabul edilmiştir. Belediyelerin, devletin “sosyal politikasının”, işçi partisinin proleter politikalarının, işçi sendikalarının proleter mücadelesinin ve sendika fonunun, hepsinin işçiler için ihtiyaç olduğu burada teslim edilmiştir. Ayrıca yoksul işçilerin, bütünün çıkarlarına, hatta tüm emek gücünün çıkarlarına her zaman saygı gösteremediği de kabullenilmektedir. Çeşitli ekonomik sektörler kendi bencil mücadelelerini vermelidir, zira her sektör diğer sektörlere nispetle azınlıktır ve artan geçim gideri enflasyonunu göz önünde tutarak kendisini savunmalıdır.
Fakat burada tanınan, teslim edilen ve kabul edilen her şey, işçilerin üretici rollerini kapitalizmin yoksul, en alt seviyesi olarak değil de devrimin ve sosyalizmin kader tarafından seçilmiş taşıyıcıları şeklinde anlamak isteyen Marksizme bir darbedir.
Sendikalar her zaman devrimci çalkantının bir unsuru olmuşlardır ve içkin bir genel grev çağrısı yapma temayülüne sahiptir. Kooperatifler sosyalizme doğru mütevazı ve bilinçsiz olsa da bir ilk adımdır. Eğer bu iki hareket daha güçlü ve daha saldırgan olup bütünleyiciliğinin farkına varırsa, o zaman ekonomideki felç öyle bunaltıcı bir şekilde tehdit eder ki bir emniyet vanasının açılması gerekir ve her iki ekonomik alandaki koalisyon ya sınırlandırılır ya da tümüyle yasaklanır.
Burada söylüyorum: Hayır! Tüm bunlar, işçiler kapitalizmden nasıl çıkılacağını anlamadığı müddetçe kapitalizm altında gereklidir. Fakat tüm bunlar sadece kapitalizmin fasit döngüsü içinde daire çizmeye neden olur. Kapitalist üretim içerisinde ne olursa olsun sadece kapitalizmin daha derinlerine sürükler ama ondan çıkışı asla sağlamaz.
Aynı şeye bir başka açıdan bir kere daha bakalım. Kapitalist – Marx ve diğerlerinin kapsamlı şekilde ve pek çok değerli, ayrıntılı pek çok tanımla gösterdikleri gibi – işçilere karşı gasp suçu işlemektedir; kapitalist eylemleri ile sizin hiçbir emek aracınızın, hiçbir iş-yerinizin ve teşebbüs aracınızın olmadığını; işçilerin büyük sayılarda, genellikle ihtiyaçlarından daha fazla sayıda olduğunu o yüzden onların önerdiği ücrete çalışmaları gerektiğini söyler. Kapitalistler, açık bir anlaşmaya ihtiyaç duymaksızın, işçilere karşı basbayağı aynı davranışı sergilerler, fakat ulusal ve uluslararası ölçekte birbirlerine karşı sert bir rekabette kilitli kalırlar. Bundan iki dizi gerçek çıkar: düşük ücretler ve düşük fiyatlar. Fakat eğer işçiler bu gaspa karşı ihtiyaçtan ve doğru bir şekilde birleşir ve cevap verirse – Yüksek ücret ödemeyi reddederseniz hiçbirimiz çalışmayacağız – o zaman sonuç şu olur: yüksek ücretler ve yüksek fiyatlar. Bunun üstüne kapitalistler de önce karşılıklı destek ve işçilerin baskısına karşı güvenlik için, ikinci olarak ücret sabitleme için kartellerle birleşirse, o zaman ücretleri artırmak çok daha güç, fiyatları yükseltmek ise çok daha kolay olacaktır. Ardından ucuz yabancı rekabete karşı gümrük-koruma gelecektir. Bazen de yabancı ülkelerden veya en azından kırsal bölgelerden ucuz, talep sahibi olmayan işçilerle, ya da erkek işçilerin kadın işçilerle, vasıflı işçilerin vasıfsız işçilerle, el emeğinin makinelerle ikamesi gelecektir. Görülebileceği üzere kapitalizmin, işçiler fiyatları değil de sadece ücretleri etkileyebildikleri müddetçe, her zaman avantajı olacaktır.
Bu bakımdan eğer işçiler kapitalist mal pazarı için üretici olarak rollerini sürdürürse ve fakat buna karşın kendi durumlarını radikal bir biçimde iyileştirmek isterlerse, diğer bir deyişle kapitalin çıkarlarından kendileri için bir pay alırlarsa, bu durumda ücretleri ve aynı zamanda düşük fiyatları hedeflemekten başka bir seçenekleri kalmaz. İşçiler, sosyalist örgüt biçimini, bir kooperatifi, kendi tüketimlerinin hizmetine koyup böylelikle aracıların bir kısmını yaşamdaki ihtiyaçlarının bir kısmından – gıda, konut, giysi, ev eşyaları vs. – tasfiye edebildikleri takdirde, kendi kendine-yardım ile belli bir dereceye kadar, kapitalizm içerisinde bile bu yönde hareket edebilirler. Dolayısıyla sendikalarda örgütlenen, görece yüksek ücret alan işçiler, tüketici kooperatiflerinde (buna konut kooperatifleri de dâhil) görece düşük fiyatlarda ihtiyaçlarını karşıladıklarında başarılarının bir kısmının keyfini gerçekten de çıkarma şansına sahip olurlar.
Kapitalist kârın bir kısmını işçilerin ellerine aktarmanın bir başka radikal yolu, diğer bir deyişle, servetin müsaderesi, devlet ya da belediye yasası ile eşanlı asgari ücret ve azami fiyat belirlemektir. Bu, orta çağ komünlerinin aracılığıydı ve Fransız devriminde – gerçek başarı olmaksızın – fiilen denendiğinden daha çok önerilmişti. Hadi koşulların tümüyle farklı olduğu ve tabiri caizse gerçek kültürün ve toplumun olduğu Orta Çağlar’ın komünal politikalarına itibar etmeyelim. Bu tür bir servet müsaderesi belki sert geçiş zamanlarında geçici olarak tavsiye edilebilir bir devrimci sınıf politikasıdır fakat en fazla sosyalizme giden yolda sadece küçük bir adımdır, sosyalizmin kendisi değildir zira sosyalizm kesinlikle sert bir cerrahi müdahale değil, daimi sıhhattir.
Her iki izlenen yolda – sendika ücretleri ve kooperatif fiyatlarının bileşimi ile eş anlı yüksek ücret ve düşük fiyat sabitleme yasası – amatörce ve sadece geçişsel kapitalizm ve sosyalizm alaşımına sahiptir. Tüketimin örgütlenmesi sosyalizmin başlangıcıdır; üreticilerin mücadelesi kapitalizmin çürüme belirtisidir. Yüksek ücretler ve düşük fiyatlar eşanlı, ürkütücü bir uyuşmazlıktır ve kapitalist bir toplum, hükümetin yüksek ücret ve düşük fiyat uygulamasından daha fazla, güçlü bir sendika hareketi ve sağlam bir tüketici-işbirliği hareketinin eşanlı etkilerini atlatamaz.
Böylesi sabitlenmiş bir para değeri – ki her iki durumda da sahip olacağımız şeydir – korkunç bir patlama tesis edecektir ve devlet ve toplumun iflasının başlangıcı olacaktır.
Bu şiddetli bir devrimin işareti olabilir fakat elbette bir kez daha kapitalizm paçasını kurtaracaktır. Bugün bile sendika ve kooperatif hareketlere yan bakılmaktadır. Sendikalar her zaman devrimci çalkantının bir unsuru olmuşlardır ve içkin bir genel grev çağrısı yapma temayülüne sahiptir. Kooperatifler sosyalizme doğru mütevazı ve bilinçsiz olsa da bir ilk adımdır. Eğer bu iki hareket daha güçlü ve daha saldırgan olup bütünleyiciliğinin farkına varırsa, o zaman ekonomideki felç öyle bunaltıcı bir şekilde tehdit eder ki bir emniyet vanasının açılması gerekir ve her iki ekonomik alandaki koalisyon ya sınırlandırılır ya da tümüyle yasaklanır.
Hiçbir toplum ne yüksek ücretler ve düşük fiyatlarla ne de düşük ücretler ve yüksek fiyatlarla var olamaz. Görece barış zamanlarında, kapitalistler ve işçiler kendi kör şahsi bencillikleri içinde yüksek fiyatlar ve yüksek maaşlar ve ücretler peşinde koşmaktan kaçınmayacaktır ve böylelikle lükse tamahı ve tatminsizliği, yaşamdan memnuniyetsizliği, para elde etmede güçlükleri, iş durdurmaları, kronik krizleri ve ekonomik durgunluğu çoğaltacaktır. Devrim sırasında eğilim, 1848’de Proudhon’un müthiş bir şekilde ve fakat başarısızlıkla savunduğu gibi, düşük fiyatlar! düşük gelir! düşük ücretler! olacaktır ve inşallah bu sefer bu düşünce galip gelecektir. Özgürlük, mobilite, neşeli bir haleti ruhiye, daha hızlı para dolaşımı, daha kolay bir yaşam, mütevazi neşe ve saf masumiyet ile sonuçlanacaktır.
Çev: Nesrin Aytekin

https://itaatsiz.org/?p=5524
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]

KuCoin P2P Fiat Trade PayPal, Banka Havalesi ve Etkileşimli e-Transfer ile Ödeme Yöntemleri Ekliyor


KuCoin, 24 Haziran 2020'de PayPal, banka havalesi ve P2P Fiat Ticareti için Etkileşimli e-Transfer dahil ödeme yöntemleri ekledi. Kullanıcılar, en uygun, hızlı ve en iyi fiyattan ticaret sağlayan P2P Fiat Trade tüccarları tarafından desteklenen ödeme yöntemini özgürce seçebilir.
Detaylı bilgiyi websitemizden edinebilirsiniz.
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]

Ne Kadar da Çaresiz

Beynim ne kadar barışıksa hayatla, o kadar ölüm kokuyor ruhum, hayallerim. Hissediyorum, burası yaşama tutunabilmem için uygun bir ortam değil. Hiçbir zaman da olmadı. Hayal dünyasında yaşayamıyorum, tahammül edemiyorum. Kadınlara da tahammülüm kalmamaya başladı iyice. O ilkel zihniyetlerine, kendilerine biçilen aşağılık rolleri benimsemelerine, bütün... Neden, neden sıyrılamıyorsunuz size öğretilmiş o lanet cinsiyet rollerinden? Neden kendiniz olamıyorsunuz, neden! Neden bir erkeğin bir kadından uzun olması normal hatta birçoklarınca ideal karşılanırken kadının erkekten uzun olması çirkin ya da anormal duruyor? Neden ev hanımlığı normal görülüyor da ev erkekliği aşağılayıcı bulunuyor? Neden evlenme teklifini illa yüzük eşliğinde erkeğin etmesi gerekiyor? Neden erkek daha baskın olmalı, neden korunup kollanma arzusunu bir tek kadınlara özgü sanıyorsunuz? Duygunun, duygusallığın cinsiyeti olmadığı halde neden kadınlar erkeklere göre daha hassas, daha narin, daha derin görülüyor? Neden ilk adımı her zaman erkek atmalı!? Bunların hepsi yüzyıllar boyunca yoz, ilkel toplumlar tarafından günümüze kadar getirilmiş ve halen kabul gören sikimsonik inanışlar! Biliyorum, hiçbir zaman bir kitlenin, bir güruhun 100%'ünü damgalayamayız, suçlayamayız. Biliyorum, içlerinde ataerkil toplumun bütün kalıplarından ve dayatmalarından sıyrılabilenler de var. Milyarlarca insanın yaşadığı dünyada bırakalım da bir zahmet olsun. Benim gibi erkekler mevcutsa, bana uygun kadınlar da illaki bir yerlerde hayatlarını sürdürüyorlardır. Hangi cehennemin dibindeler bilmiyorum ancak bana uzak oldukları kesin. Şimdiye dek hiçbiri yakın olmadı, hiçbiri de girmedi hayatıma. Ah bir şansım olsa nasıl silerdim zihnimden o şimdiye dek yürüdüğüm yolları, o yol boyunca ruhumu emen, beni hayattan nefret ettiren gereksiz insan çöplüğünü... Ruhsal yorgunluktan ölerek uyanıyorum her yeni güne. Beynim, üzerimdeki kontrolünü yitirebilseydi binlerce defa kaçıp gitmiştim buralardan, hem de ayaklarım kıçıma vura vura. Birçoğunuz gerçek yalnızlığın ne demek olduğunu hiçbir şekilde bilmiyorsunuz. Filmlerden, dizilerden, kitaplardan gördüğünüz yalnızlık tasviri üzerinden kendinize illüzyonlar yaratıp, yalnızlık naraları patlatıyorsunuz sadece. Birçoğunuz hiçbir zaman yalnız bırakılmadı, ancak o kadar doyumsuz ve yozlaşmış karakterler olmuşsunuz ki, çevrenizde dört dönen insanları bile görmezden geliyorsunuz. Cepleriniz hep sizi koşulsuz seven o zavallı adamlarla dolu oldu şimdiye dek. Size acı çektirecek, kendi cebinde esir edip kölesi yapacak erkekler için onlara yazık ettiniz. İğrenç insanlarsınız, ilkelsiniz, rezilsiniz! Gücün köpeği olmuşsunuz! Umarım işlediğiniz onca cinayetin acısı misliyle söküp çıkarılır o beş para etmez ruhlarınızdan! Ne kadar nefret kusar hale gelmişim... Ne kadar tüketmişim deryalar dolusu tahammül stoğumu... Ne kadar aç bırakmışsınız beni sevgiye, şefkate, aidiyet hissine, sahiplenilmeye, korunmaya.... Hani herkes için birisi vardı bu dünyada? Bana "umarım" ile başlayan dileklerden başka bir şey satmayan umut tüccarları, nerede bana uygun olan kadın, hani? Neden şimdiye dek tanıştığım binlerce kadın içerisinde bu sikik toplumun cinsiyet rollerinden tamamen sıyrılmış, güçlü, baskın birisi hiç yoktu? Neden bu Allah'ın belası yalnızlık ve kimsesizlikle yıllardır bir başıma kalmış durumdayım?
submitted by femininityinaman to u/femininityinaman [link] [comments]

KuCoin OTC Tüccarı Alım Programı



OTC ticaret masasının likiditesini arttırırken kullanıcılarımıza daha iyi hizmet verebilmek için KuCoin, küresel OTC Tüccar İşe Alım Programını başlattı. Global tüccarları başvuru yapmaya ve özel avantajlardan yararlanmaya davet ediyoruz.

KuCoin OTC Tüccarı olmak için şimdi başvurun
submitted by DesignerNet to kucoin_turkey [link] [comments]

2500 liralık 'Mustafa Kemal' kitabı ilk dakikada tükendi

2500 liralık 'Mustafa Kemal' kitabı ilk dakikada tükendi submitted by angarali06 to Turkey [link] [comments]

Loogips.com

Türkiye’de Ögür İnternetin Yüzü; LOOGİPS.COM


Ülkemizde alanında ilk ve tek olan web sitemiz Loogips.com; kendi bünyesinde bir çok yapıdan oluşan ve her türlü içerik-konu hakkında iletişim kurulabilen forumuyla birlikte 2015 yılında “Özgürlüğe Giden Vadi” sloganıyla internet dünyasına giriş yapmıştır. Loogips.com ücretsiz, özgür, bağımsız, reklamsız ve kâr amacı gütmeyen bir internet sitesidir.
Wikipedia benzeri işlev gören sitemizde konu sınırlandırılması yoktur. Üyelik işlemlerinizi kısa bir sürede tamamladıktan sonra, istediğiniz her konu için forumlarda başlık açabilir, diğer üyelerle bu başlıklar altında iletişime geçebilirsiniz.
Loogips.com, içerisinde barındırdığı legal ve illegal bilgiler, gizemli, sonuca kavuşturulamayan esrarengiz olaylar, internet dünyasının bilinmeyen yüzü ve daha yüzlerce içeriği ile beraber her şeyden önce “bilgi paylaştıkça çoğalır” ilkesini kendisine başlık edinmiştir.

Loogips.com, öğretici ve bilgilendirici amaç güden bir kuruluştur. Geniş konu ağıyla beraber üyelerinin birbirleriyle bilgi alışverişlerini içinde olmalarını, sürekli öğrenmek ve bilgiyi paylaşmak mottosu ile günden güne büyümeye devam etmektedir.

Loogips.com'u farklı kılan noktaları öğrenmek için hazır mısınız?


Loogips.com sitesinin içerikleri;
Karanlıkta aydınlanmak için: İnternetin karanlık yüzü Deep Web’in içerisinden gizemli, ürkütücü bilgiler paylaşılması;

Satanist eylemler, canlı video kanalları ile işkence, tecavüz, insan öldürme, (Gore Content*)
Kendine iş arayan kiralık katiller, (Genelde yaptıklarından ve yapabileceklerinden bahsederler.)
Terör grupları, bu gruplara üye olma ve onlarla bir olma kanalları,
DMT içeren en etkili uyuşturucunun evde nasıl yapılabileceği,
Seks kölesi yapmak için kadın satın almak isteyen insanları,
Radyo frekanslarına sızma, yönetme ve yönlendirme eylemleri,
Birçok diplomat ve tanınmış kişilerin özel bilgileri gibi içeriklerin bulunduğu; bilim adamları, katiller, uyuşturucu tüccarları, fizikçiler, politik aktivistler, hükümetler, teröristler, sapıklar, veri satıcıları, kaçakçılar, ajanlar ve daha onlarca farklı meslek türünden insanların kullandığı Deep Weeb’ e dair onlarca içerik, sitemizin forumunda yayınlanmaktadır.

Kitaplar hakkında bilgi alışverişleri;

İstediğiniz herhangi bir kitap hakkında başlık açabilir, bu başlığın altında diğer üyelerle fikir alışverişleri, yorumlar ve önerilerde bulunabilirsiniz.

Film önerileri;

Filmler hakkında diğer üyelerle konuşabilir, son çıkan filmlerin içerikleri hakkında herkesten önce bilgi edinebilirsiniz.
“Müzik ruhun gıdasıdır” parolası altında paylaşımlar;

İster Zeki Müren dinleyin, ister Rihanna, ister Azer Bülbül.. Sitemizde istediğiniz her türden müziği paylaşabilir ve yorumlayabilirsiniz.
Türk ve Dünya tarihine dair bilinmeyenler,

Uzak tarih, yakın tarih, savaşlar, krallıklar, yıkılan ülkeler ve daha nicesi.. Bu başlık altında hepsini tartışabilir, tarihe dair hiç bilmediğiniz şeyleri öğrenebilirsiniz.
Ekonomi, ileride değer kazanılması düşünülen para birimleri,

Dolar, Euro, Bitcoin, Dash, Ripple, Litecoin ve diğer para birimleri hakkında yapılan geleceğe yönelik analizler ve yorumlar eşiğiyle para birimleri hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.
Döviz, alım-satım, yatırım araçları,

Borsa, forex, vob, investaz gibi yatırım araçları hakkında yatırım yapmayı düşünenlere yardımcı olmak amacıyla açılan başlıkta bu konuda fikir sahibi olabilirsiniz.
İnternet, sosyal medya alanında bilgiler,

Facebook, Google, İnstagram, Twitter vb sosyal medya hesaplarınızdaki takipçi sayısını artırmak, beğeni sayısını artırmak, daha geniş kitleye hitap etmek için yapmanız gereken şeyleri bu başlıkta öğrenebilirsiniz.
Dünyada en çok oynanan online oyunlar,

Lol, Pubg, Fortnite ve daha birçok oyun hakkında yorumlar yapabilir, yeniliklerden ve güncelleştirmelerden haberler öğrenebilir, oyunlar hakkında sorun yaşarsanız çözüm sürecinde yardım alabilirsiniz.
Bu başlıklardan çok daha fazlasına sahip olan Loogips.com, değerli üyeleriyle birlikte bilgilenmeye ve büyümeye devam ediyor.
Kısa bir süre içerisinde sitemizde canlı destek hizmeti açılacaktır ve değerli üyelerimiz herhangi bir sorun yaşadıkları zaman anında bizimle iletişime geçebilecektir.
Şu an yapım aşamasında olan, Android ve İos uyumlu uygulamamız da kısa bir zaman sonra hizmetinize sunulacaktır.
İnternetin karanlık yüzünü öğrenmek için, farklı farklı konularda bilgi sahibi olmak için, öğrenmek için; kısaca aramıza katılmak için neyi bekliyorsunuz?
https://loogips.com/

Misyonumuz:
Loogips.com ailesi, bilginin yeryüzündeki en kutsal madde olduğuna inanarak çıktığı yolda, öğrenmenin herkesin hakkı olduğunu düşünür ve bunun için çalışır.
Vizyonumuz:
Alanımızda tek başımıza çıktığımız bu yolda, arkamızdan geleceklere örnek olmak, yol göstermek ve ülkenin en büyük bilgi platformu olmak.
submitted by enesk001 to u/enesk001 [link] [comments]

Enecuum’ın ENQ’si Pundi X Ödeme Ağına Katıldı

Enecuum’ın ENQ tokeni şimdi Pundi X Açık Platformunda listelenmiştir, bu onu küresel ödeme ekosisteminin bir parçası yaptı. Bu, ENQ sahiplerinin artık XPOS tüccarları tarafından sağlanan hizmetler için ödeme yapmak için tokeni kullanabileceği anlamına geliyor. ENQ, XWallet ve XPOS üzerinden kullanılabilir ve Enecuum’un token kullanım alanı daha da genişliyor.
Enecuum (ENQ) KuCoin'de mevcuttur. Desteklenen alım satım çiftleri, ENQ/BTC ve ENQ/USDT'yi içerir.
Detaylı bilgiyi websitemizden edinebilirsiniz.
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]

Irak'taki "Pençe Operasyonunda” 15 PKK militanı etkisiz hale getirildi

Türk güvenlik güçleri, 29 Mayıs'ta Türk Savunma Bakanlığı’nın bir parçası olarak, kuzey Irak’taki altı PKK militanını nötralize etti
Yetkililer, söz konusu militanların teslim olmalarını, öldürülmelerini veya yakalanmalarını ima etmek için genellikle "tarafsızlaştırılmış" ifadeleri kullanırlar.
Bir bakanlık açıklamasında, operasyonun 26 Mayıs'ta başlamasından bu yana kuzey Irak 'ta bulunan Hakurk' ta 15 militanın nötralize edildiğini söyledi.
Türk komando kuvvetlerinin, PKK tarafından kullanılan silah yerlerini, sığınakları ve mağaraları belirlemeye ve yok etmeye devam ettiğini de sözlerine ekledi.
Komando tüccarları da bölgeye helikopterlerle yerleştirildi, yerel basının yayınladığı havadan çekilen bir havadan görüntüleri 28 Mayıs'ta gösterildi. Uluyanların ve askerlerin sırtlarına tünemiş, yamaçları araştırarak tüfekler ile bakanlık tarafından paylaşıldı.
Yerel basında çıkan haberlere göre, Havadaki Uyarı ve Kontrol Sistemi gözetleme uçağının eşlik ettiği en az 10 F-16 ve F-4 hava savaşçısı hedef aldı.
Türk Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Türk Silahlı Kuvvetleri üst generalleri operasyona gece boyunca komuta ettiler
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sınır ötesi operasyonda yer alan Türk askerlerine, 28 Mayıs'taki bir tweet ile Iraklı muadili ile İstanbul'da hızlı bir iftar yemeğinde buluşmadan önce başarılar diledi.
Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak listelenen PKK; Kuzey Irak'ta bulunan merkez, militanların Türkiye'ye sızmak için kullandığı çeşitli kamplar yönetiyor. Türkiye, son yıllarda Irak’ın kuzeyindeki PKK’ya karşı sınır ötesi operasyonlar yürütmüştür. Türkiye, bölgedeki PKK hedeflerini düzenli olarak vurmak için hava saldırıları düzenlemektedir.
Türk ordusu ayrıca son yıllarda Suriye'nin kuzeybatısındaki iki terörle mücadele operasyonu gerçekleştirdi ve Türkiye’nin PKK’nın Suriye ofsotu olarak kabul ettiği YPG’nin üye alanlarını temizledi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

CER SİBER GÜVENLİK PUANINA (CSS) GÖRE İLK 100 KRİPTO BORSALARI

SİBER GÜVENLİK SCORE METODOLOJİSİ _

Siber güvenlik, sistemleri, ağları ve verileri siber saldırılara karşı korumak için tasarlanmış teknolojilerden, süreçlerden ve kontrollerden oluşur. Etkili bir siber güvenlik sistemi, siber saldırı riskini azaltır ve müşterilerini (tüccarları) hırsızlıktan korur. Siber Güvenlik Puanı (CSS), kripto borsalarının karmaşık derecelendirmesini hesaplamak için Kripto Borsa Sıraları (CER) tarafından sağlanan ana ölçümlerden biridir.
Önemli sayıda araştırma yürütürken, CER nitelikli uzmanlar ekibi, güvenlik denetimleri için birkaç önemli bileşenden oluşan kapsamlı bir değerlendirme modeli geliştirdi:
CSS bileşenlerine daha yakından bakalım:

SUNUCU GÜVENLİĞİ _

Bu bileşen, aşağıdaki öğelerin eksiksiz analizini içerir: SSL / TLS sertifikası, WAF & CDN, SPF, DNSSEC, Açık Limanlar, Gizli dizin ve dizin erişimi, Güvenli Başlıklar, Güvenli çerezler, Spam DB’de Varlık.
Davetsiz misafirlerin sunucu sistemindeki güvenlik açıklarını tespit etmesi durumunda, tüm sunucu bileşenleri tehlikeye girecektir. Daha sonra, geri dönüşü olmayan sonuçlara ve çok büyük maddi kayıplara yol açabilir. Bu nedenle, bir borsa web sunucusunun durumunu ve güvenlik sistemini kontrol etmenin son derece önemli olduğuna inanıyoruz.
SSL / TLS sertifikası , web sitesine iletilen hassas verileri (örneğin kişisel bilgiler, ödeme bilgileri, adresler, özel ve genel anahtarlar vb.) Koruyan önemli bir güvenlik önlemidir. CER ekibi, SSL / TLS sertifikası uygunluğunu ve kalitesini dikkatlice inceler.
CER ayrıca bir web uygulaması güvenlik duvarının (WAF) ve bir içerik dağıtım ağının (CDN) varlığını da kontrol eder . WAF, sıfır günlük güvenlik açıklarını kullanmak da dahil olmak üzere modern saldırıları tespit etmek ve engellemek için geliştirilen en önemli güvenlik önlemlerinden birini temsil ediyor. Öte yandan, CDN coğrafi olarak dağıtılmış bir proxy sunucu ağıdır.
SPF kayıtlarını dikkatli bir şekilde inceliyoruz , çünkü yalnızca yetkili ev sahiplerinin bir şirket adına e-posta gönderebilmesini sağlamaya yardımcı oluyorlar.
DNSSEC protokolü, DNS sunucularının kimliğini doğrulamak için ortak anahtar şifrelemesi kullanır. Sahte veya manipüle edilmiş DNS verilerinin kullanılmasını önleyen koruma önlemidir.
Teknik açık port terimi, paketleri kabul etmek üzere yapılandırılmış bir TCP / IP ağındaki (port numarası olarak tanımlanır) trafik türü anlamına gelir. Her açık port iletişim sağlamak için özel bir yazılım ile izlenir. Düzgün yapılandırılmış yazılım, sürümünün keşfedilmesine izin vermemeli ve fazladan veya fazladan açık portlarasahip olmamalıdır .
Gizli dizinlere ve dizinlere erişim — Açık dizinler için değişim web sitelerini tarıyoruz ve veri güvenliği seviyesini kontrol ediyoruz.
HTTP isteği ve yanıt iletilerinin başlık bölümündeki güvenlikle ilgili alanları incelemek önemlidir. Eğer Güvenli Başlıkları doğru bir şekilde yapılandırıldığında, bu tür adam-in-the-middle ve siteler arası komut dosyası saldırıları gibi zararlı eylemleri, karşı koruyabilir.
Güvenli çerezler bir tür HTTP çerezdir ve httpOnly çerezleri olarak da bilinir. Bu tür çerezler her zaman etkin bir güvenlik özelliğine sahiptir, bu nedenle çoğunlukla yalnızca HTTPS aracılığıyla güvenli veri iletimi için kullanılır. Güvenli özellik ve httpOnly bayrağı, tarayıcının güvenli çerez verilerine kötü amaçlı komut dosyalarından erişimi kısıtlayabilmesini sağlamak için birlikte çalışır.
Spam DB’de Varlık — Değişim alanı IP’lerinden herhangi birinin tehlikede olup olmadığını ve spam DB’lerinde var olup olmadığını kontrol ederiz.
Aşağıdaki CER Siber Güvenlik Puanına (CSS) Göre TOP 100 Kripto Borsalarınıntoplam sonuçları ile tabloyu bulabilirsiniz .
Dünya sıralamasında vebitcoin 30.sırada kendine yer buldu Ülke sıralamasında 1.sırayı almayı başardı
kaynak ; cer
submitted by Vebitcoin to u/Vebitcoin [link] [comments]

Ferrero'nun Değerli Tarımı

ekşisözlük'te denk geldiğim bir çaylak yazısı, burada da ses bulur belki, direkt olarak ekliyorum:
ferrero'nun değerli tarımı
bu yaz düzce'ye ailemin yanına gittiğimde ilginç bir olayla karşılaştım. bilen bilir, türkiye'de fındık dendiğinde akla doğu karadeniz'den sonra batı karadeniz yani düzce ve sakarya gelir. ailem de fındıkçılıkla uğraşan diğer üreticilerden bir tanesi.
bir gün bahçede babamla birlikte çalışırken kendilerinin ferrero fındık'ta çalışan ziraat mühendisi ve sosyal uzman olduğunu söyleyen iki kadın geldi. (ferrero nutella'nın üretici firması. ferrero fındık da, ferrero tarafından satın alınmadan önce ismi oltan fındık olan fabrika.) babamla muhabbet etmeye başladılar. sohbete ben de katıldım. uzun bir sohbetin sonucunda ilginç ve bir o kadar da acınası bir durumla karşılaştım.
gelen kişiler ferrero'da taşeron olarak çalışan zavallı genç beyinlerimizdi. zavallı diyorum çünkü sahip oldukları birikime nazaran işçi statüsünde, zor şartlarda çalışan iki kişi. ve ne yazık ki bu şekilde çalışan sayısı 100'e yakınmış.
ferrero taşeron olarak çalıştırdığı bu gençler ile türkiye'de fındıkla uğraşan bütün üreticilerin her türlü verisine sahip. çks'li alan, yıllık fındık üretimi, doğum tarihi hatta tc numarası. bu bilgilerle ne yaptıklarını tam olarak anlamasam da ''değerli tarım'' olarak isimlendirdikleri bu çalışma ile gözüken amaçları: üreticiye ücretsiz olarak danışmanlık yapmak. çünkü fındığın en verimli ve üretimin en çok olduğu yer türkiye. ferrero'da kendi hammaddesi üzerinde izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik sağlayabilmek adına böyle bir çalışma başlatmış. ziraat mühendisinin ve sosyal uzmanın reel olarak yaptığı şey ise: *üreticinin bahçesinde doğru uygulamalar yapmasını sağlamak *üreticinin bahçesinde çocuk işçiliğini engellemek ve mevsimlik tarım *işçilerinin yaşam koşullarını iyileştirmek.( bilen bilir yıllar önce mehmet ülger tarafından çekilmiş mevsimlik tarım işçileri ile ilgili bir belgeselde, ferrero'nun satın aldığı fındıkların hasadında çocuk işçi çalıştığı gün yüzüne çıkmıştı. sora da ferrero bu projeyle sahalarda yerini aldı. böylece sosyal sorumluluk kılıfıyla ticari bir avantaj ele geçirdi.) *üreticiye ait pek çok bilgiyi veri tabanına kaydetmek.
bu duruma dışarıdan bakıldığında güzel bir çalışma gibi gözükse de aslında olayın altında bambaşka gerçekler çıkıyor. öncelikle ülkemizde tekel olmaya çalışan hatta büyük oranda bunu başaran ferrero fındık, sağ gösterip sol vurmaya çalışan kapitalist bir firmadır. izlenebilirlik-sürdürülebilirlik ve çocuk işçiliğini alet ederek, kendi hammaddesinin tekelini alan bu çalışmaya büyük paralar yatırmış. geçtiğimiz günlerde fındık çiftçisinin fındık fiyatları ile ilgili isyanını görmüşsünüzdür. fındık fiyatlarının 10 tl'den 8 tl' ye düşmesi ve gelecekteki fiyatın belli olmayışı çiftçiyi kızdırmış durumda. bu konu ile ilgili tarım ve hayvancılık bakanlığı da hiçbir şey yapmamakla birlikte, fındık piyasasını da serbest piyasanın eline bırakmıştır. bildiğiniz gibi yıllar önce fisko birlik de kendi üreticisini kazıklamış ve binlerce üreticinin parasını dahi ödeyememişti. benzer bir durumu da şimdi tmo yapabilir :) durum böyle olunca ortalığı boş bulan ferrero piyasaya sızmış, fındıkta tekelleşmiştir. ferrero sadece fındık üreticisini avcunun içine almamış, fabrikalara fındık satarak para kazanan küçük tüccarları da kontrolüne almış. hatta yakın zamanda pek çok tüccar kepenk kapatacak gibi bir izlenime de sahibim.
gelelim ferrero fındık'ta çalışan bu mavi yakalı görünen beyaz yakalara. bu insanlar da neredeyse asgari ücret karşılığı taşeron bir ajans aracılığı ile ferrero fındık için haftanın 5 günü sürekli sahada çalışıyorlar. hem kadınların hem erkeklerin çalıştığı bu ekipte tüm çalışanlar sabahtan akşama kadar köylerde, köy kahvelerinde, bahçelerde aktifler. yılın her günü geliyorlarmış. hatta geçtiğimiz kış geldiklerinde bizim köy kahvesindeki amcalar dalga bile geçmişler. kışın ne işiniz var burada, kışın bahçeye gidilmez ki! evet gerçekten de böyle. hadi ziraat mühendisini anladım da sosyoloji mezunu olan ve sosyal uzman olarak çalışan kişinin kışın ortasında köyde ne yaptığını anlamadım. bir kaç soru yönelttim ve aldığım cevaplara dayanarak da yaptıkların işin içeriğinin bomboş olduğunu düşünüyorum. çocuk işçiliğini nasıl önlüyorsunuz dediğimde, bunun yanlış birşey olduğunu anlatıyoruz diyorlar. gerçekten çok etkili bir yöntemmiş :) ferrero bu insanlar sayesinde ben hammaddemi kontrol ederken, hammaddem de çocuk işçiliğini önlüyorum gibi reklamlar yapıyor. bunun yanında bu kişilerin köylerde uğradıkları baskı ve tacizler de ayrı bir konu. köyleri bilirsiniz, üzülerek söylüyorum ama buralarda farklı şeylere pek yer yoktur. bu çalışanlar hem fındık fiyatları yüzünden sözlü baskı ve tacize uğruyorlar hem de bambaşka şeylerde. mesela bizim köye gelen 2 kadın çalışanın kahvede nasıl düşünceler arasında oturduklarını anlatsam size, üzülürsünüz.
uzatmayalım, ferrero'nun kapitalist bir firma oluşu ve ülkemdeki üreticileri sömürmesine mi kızayım yoksa işsizlikten böyle çalışma şartlarını kabul etmek zorunda kalan bu kalifiye mühendis ve sosyal uzmanlara mı üzüleyim, bilemedim. kararı siz verin.
submitted by iambarryegan to Turkey [link] [comments]

Countinghouse-Dünyanın ilk kripto para karşılığı hedge fonu

Eylül 2016'da, kripto para dünyasıyla tanışmaya yeni başlamıştım. Bu pazar, her zaman yatırımcıları, tüccarları ve kripto tutkunlarını devasa oynaklığıyla ya da kârlılıkla çekmiştir. Bir sikke almak ve birkaç gün, hafta, ay, ondan% 300-1000 kar elde etmek mümkün oldu. Doğal olarak, bu rakamlar çok etkileyici ve bu sınırdan uzak. Ancak kripto döviz piyasasının volatilitesi dezavantajları var. Ayrıca, insanlar bir para alabilir ve bir süre sonra, aksine, birçok kez fiyat düşebilir. Bence birçok insan çok para kaybetti. Bu büyük dalgalanma, birçok büyük fon ve genellikle büyük oyuncuların şu anda kripto döviz piyasasına girmemesine yol açıyor. Finansal ve hisse senedi piyasalarında ticaret yapmaya devam ediyorlar. Neyse ki, teknolojiler hala ayakta değil ve çeşitli sektörlerde ve ekonominin alanlarında blockchain teknolojisi ve kripto parası kullanmaya başlayan öncüler ortaya çıkıyor. Bugün Countinghouse projesini tanıtmak istiyorum.
Countinghouse Hedge Fund, dünyanın ilk kripto döviz koruma fonu. Bu projenin kendine özgü özelliği, yeni ortaya çıkan bir başlangıç ​​değil. Sayımhane şu anda yatırımcıların varlıklarının başarılı bir şekilde yönetilmesini ve döviz piyasasında alım satımının on yıldan fazla süresine sahiptir.
Countinghouse zaten kurulmuş bir döviz hedge fonudur. Döviz piyasasında işlem yapmak için bu fon hem manuel işlem hem de algoritmik ticareti kullanır. Ayrıca, bu fon, değişken bir piyasada kar elde etmenizi sağlayan çeşitli matematiksel yöntemler kullanır.
Countinghouse gelişmeye devam ediyor ve kripto parasının artan popülaritesi nedeniyle, bu şirket kripto döviz piyasasında deneyimini uygulamaya karar verdi. Ve sonuçlar gerçekten etkileyici! 2017 yılında şirket, kripto para piyasasında alım satım yöntemlerinin uygulanması konusunda araştırmalar yürütmüştür. 2017 mali raporunda, test yılı için şirketin% 613'ten fazla bir kâr elde ettiği belirtiliyor! Döviz piyasasında% 71 oldu.
Bu finansal rapor hakkında daha fazla ayrıntı bu makalede bulunabilir.
Countinghose Fonu'nun üç ana yönü vardır.
Countinghose Fonu'nun ilk yönü, kripto para birimindeki değişken piyasada kar elde etmenizi sağlayan algoritmik ticarettir.
İki taraflı tahkim, portföyün ikinci yönüdür. Fonun kripto-para biriminin Seyşeller'de bulunması nedeniyle, özel yatırımcıların verilerinin gizliliği korunur. Bu ayrıca iki taraflı tahkim yapılırken paranın paraya hızlı bir şekilde aktarılmasına ve tersine de izin verir.
Üçüncü yön, ICO'daki krediler ve yatırımlardır. Üç yönü kullanmak, fonların çeşitlendirilmesini sağlamaya ve riskleri azaltmaya izin verecektir. Her yön için harcanan fonların belirli bir yüzdesi tahsis edilir.
Ana fon tokeni CHT'dir. Özel bir satış sırasında mevcut Countinghose yatırımcıları arasında 5 215 000 CHT tokeni satıldığı için, yumuşak bir kapak ihtiyacı ortadan kaybolmuştur. Toplam token sayısının sadece% 1'inin bir yıl boyunca donacak olan takıma tahsis edilmesini beğendim.
Web Site: https://www.countinghousefund.com/
Bitcointalk: https://bitcointalk.org/index.php?topic=3406903.new#new
Telegram: https://t.me/Countinghouse
submitted by kriptodunyasi to u/kriptodunyasi [link] [comments]

CoinMetro Hakkında

CoinMetro Borsası, profesyonel yatırımcılar ve tüketiciler için kripto para birimini kolaylaştırmak için tasarlanmış bir ticaret platformudur. Ticaret platformu, profesyonel varlık yönetimi ve ETF gibi kripto gücü dünyası için geleneksel yatırım yöntemlerini çoğaltır. FXPIG'in arkasındaki ekip tarafından oluşturulmuş, özünde bir limite sahip olan düzenlenmiş bir forex aracı. Blockchain inovasyonunun geleceğini yönlendiren finansal platform olan CoinMetro, bugün yeni ticaret platformu CoinMetro Exchange'in yaratıldığını duyurdu. Platform, tüm kamu yatırımcıları için eksiksiz bir ticaret ortamı sunan, profesyonel ve deneyimli döviz tüccarlarıyla birlikte genel halk için kripto-para birimi yatırımını basitleştirecek. CoinMetro, düzenlenmiş bir Forex komisyoncusu FXPIG'nin arkasındaki ekip tarafından yaratılmıştır. CoinMetro, engellenen dijital varlıklar ve geleneksel pazarlar arasında mobilite sunan kullanıcı bağımlı bir çalışma örneği sunar.
Dijital ekonominin üç ana bileşenini birleştirmek; Bir şifreleme noktası noktası, ticaret platformu ve ICO platformu, CoinMetro tüketicilere bağlı bir kripto koreograf 'tek noktadan alışveriş' ortamı sunuyor. Satın alma ve satma, yatırım, ticaret ve sınırlama hizmetleri sunma, başlangıçtaki talepten işlem ve işlem noktalarına kadar pozitif bir tüketici deneyimi sağlayacaktır. Cryptocurrency coinMetro, kripto para birimi dünyası için tanıdık ve geleneksel bir yöntemi çoğaltır. Çevresel mali ticaret teknoloji geliştirdi önemli deneyim FXPIG üzerinde Çizim ve döviz piyasasının likidite ihtiyaçlarını anlayarak, CoinMetro benzersiz desteklemek ve yeni menkul değerler çeşitli bir portföy için kripto eklemek isteyen yatırımcılar ihtiyaçlarını geliştirir ve destekler uzay kripto-kurrensi ihtiyacını anlamak için konumlandırılmış ve geleneksel Eşsiz bir tokenized varlık yönetim sistemi ile, CoinMetro platformu, bireylerin ticari performanslarına dayalı olarak profesyonel varlık yöneticilerine doğrudan yatırım yapmalarını sağlar. Komisyonlar kazanç komisyonlarına benzer şekilde, temettülerden faydalanırlar ve yatırımcılar yatırım büyümelerine göre kazanç elde ederler. Yatırımcılar, yöneticiler ve diğer kripto veya fiat varlıkları arasında hızlı bir şekilde para transfer edebilir ve dünya çapında milyonlarca ATM’den CoinMetro banka kartlarını kullanarak para çekebilirler. Geleneksel ETF konsepti ile CoinMetro, yatırımcılara çeşitliliği, gerçek zamanlı olarak borsada işlem yapılabilen gizli varlıkların sepetine çıkarma şansı veriyor.
Tek bir tıklamayla kullanıcılar sağlık hizmetleri, OI, iletişim veya finans gibi belirli sektörlere yatırım yapabilirler. Ek olarak, kullanıcılar yatırım fonlarını, risk profillerine ve hatta fondaki kişi sayısını etkileyen sosyal medyaya göre seçebilirler. CoinMetro ayrıca denetlenen şirketin şeffaf ve güvenli bir finansman turuna erişmesini sağlayan ICO'yu da hizmete sunuyor. Yatırımcılar, ICO'yu kredi kartları, banka mevduatları ve kripto para birimleri gibi çeşitli kanallar aracılığıyla finanse edebilirler. Kevin Murcko, FXPIG ve CoinMetro CEO'su söyledi: "kripto acil benimsenmesi Biz bunu değiştirmek istiyoruz bile bu teknoloji meraklıları için, bu ilk Bitcoin satın almak için zor bir görev olabilir herkesin erişebileceği bir pazar gerektiren bir dostu platform olun... arkadaşça işlevsellik maliyetleri ile gelmek zorunda değil. " "Uzay blockchain içerir gittikçe artan sanayi listesi dönüştü, yüksek hızlı kripto-geliştirdi. Ancak, çoğu endüstriler ve dikkatleri üzerine hızla büyüdü gibi, yapı ve rehberlik alır. Harici saf, gerekli mekanizma fiyat keşif mali açıdan Endüstri FX'i, test edilmekte olan teknolojinin ardında daha istikrarlı bir alternatif yatırım ekosistemi yaratırken bu sorunu çözmeye yardımcı olabilecek harika bir ortağa sahip olmak için harika bir ortaktır. " CoinMetro ile Integral, FXPIG ile bir ilişkidir.
Takım üyelerinin, teknolojinin ve FXPIG'in gelirinin bir geçişi, CoinMetro'nun kanıtlanmış endüstri, teknoloji ve model deneyimlerini CoinMetro platformuna getirmesini sağlıyor. CoinMetro belirteç satış tarihi ilgileniyorsanız kaydınızı veya kamu Telgraf kanalı https://t.me/CoinMetro katılmak için https://www.coinmetro.com/ ziyaret yakında açıklanacak. CoinMetro Hakkında CoinMetro, ana akımına cryptocurrency getiren bir ticaret platformudur. Tam ve destekleyici bir finansal platform sunan CoinMetro, yeni gelenler için caddeler ve kripto ticaretine başlamak için profesyonel ve deneyimli döviz tüccarları sağlar. Jetonlu ekosistemler aracılığıyla, ticaret platformu, profesyonel varlık yönetimi ve ETF'ler gibi kullanıcılara ve aynı zamanda kullanıcılar için bilinen yatırım seçeneklerini destekler.
İLETİŞİM
Website = https://www.coinmetro.com/
Telegram = https://t.me/CoinMetro
Bitcointalk = https://bitcointalk.org/index.php?topic=2542394.0
submitted by Afandoras to u/Afandoras [link] [comments]

DİN TÜCCARLARI Başkan Eyyüpoğlu; ‘’ Bakanlık Çiftçiyi değil, tüccarları düşünüyor’’ Din Adamları mı Din Tüccarları mı? TARİKATÇI DİN TÜCCARLARI .. Sahte Gurabalar! Din Tüccarları, Ebu Nuh. - YouTube

Yagnobi, which is an Eastern Iranian language, is regarded as the modern inheritor of the Ancient Sogdian Languge. Yaghnobi is spoken by twenty thousand people in today’s northwestern Tajikistan in the Ayni district. There is no mutual Merchants of Doubt (Kuşku Tüccarları) Naomi Oreskes ve Erik Conway Bloomsbury Press, New York 355 sayfa, kaynakça, dizin Geçen şubat ayında Amerikalı muhafazakâr düşünce kuruluşu Heartland Enstitüsü'nün bazı iç yazışmaları kamuoyuna sızdırıldı. Bu belgelere göre birkaç kişisel veya kurumsal See 73 photos and 5 tips from 604 visitors to Beşirli Gıda Tüccarları Sitesi. "Sabri abiyi mayorluktan istifaya davet ediyoruz :)) Tüccarlar sitesi..." Building in Trabzon, Trabzon igtod.org : İgtod İstanbul gıda toptancı tüccarları derneği. igtod.org's homepage html output is 40,15 KB. We had a close look to its HTML structure and found out homepage has 41117 code lines . The website server is using IP address 185.26.145.82 and is hosted in Turkey. By the igtod.org domain, you can see that different countries and ... "Osmanlı İmparatorluğu ve Hansa Tüccarları (1838-1867)," Toplumsal Tarih, 167 (2007): 60-67.

[index] [295] [6410] [7000] [6661] [264] [7475] [6184] [1715] [2912] [4526]

DİN TÜCCARLARI

SworD GaminG den Herkese Merhaba Canlı Yayın Twitch: https://www.twitch.tv/excessum_sword Sosyal Medyadan da Beni Takip Edebilirsiniz Kanala Destek Olmak İst... Din Tüccarlarının Özellikleri, Onlara Karşı Alınması Gereken Tedbirler... ☠️ 1 Video 5 Yeni Rank! 10 Milyonluk Yumurta! ☠️ Reaper Simulator Roblox Türkçe - Duration: 15:45. Geldi Başkan Recommended for you Gerçek dindar kimdir?, Gerçek dindar nasıl olmalıdır?, Gerçek dindarlık nedir?, Dindarlık nedir?, Yanlış dindar anlayışı nasıldır?, Din adamı nedir?, Din adamları tüccar mıdır ... “İslam, şüphesiz garip olarak başladı ve günün birinde garip hale dönecektir. Ne mutlu o garip mü'minlere!” Gariplerin kim olduğunu soran Abdullah bin Mesud'...

https://forex-turck.cryptocurrencyexchanges.life