İ.Ü. Hesap Yöneticisi

Derin Devletin Tarihi

Çoğunuz bunu bilmiyordur ama derin devlet teriminin ortaya çıkışı ilk olarak Türkiye'de, Susurluk Skandalı'yla olmuştur. Daha sonra Türkçeden diğer dillere geçmiştir. Bu açıdan tarihi bir önemimiz var. Peki Türkiye'de derin devlet dediğimiz şey tam olarak nasıl gelişmiştir? İşte bu sorunun cevabının bir özetini çıkardım. Çok kapsamlı ve detaylı bir konu olduğu için sadece önemli gördüğüm olaylar ve dönüm noktaları var. Gözümden kaçan şeyler olduysa affola.
---
- ABD, 2. Dünya Savaşı sonrasında, Truman Doktrini kapsamında kimi ülkelerde anti-komünist güçler oluşturuyor.
- Bu program dahilinde, Alparslan Türkeş'in aralarında bulunduğu 16 Türk askeri 1948'de ABD'ye eğitim için yollanıyor.​ Orada özel harp eğitimi alıyorlar ve kimi iddialara göre CIA onları kendi bünyesine katıyor.
- NATO ve Western Union tarafından oluşturulan Gladyo Operasyonu kapsamında, Türkiye'de 27 Eylül 1952'de Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) kuruluyor. Bu organizasyonun amacı "kontr-gerilla" faaliyetleri gerçekleştirmek. Bir başka deyişle, SSCB'ye karşı direniş oluşturmak. STK'nın çekirdeğini bu 16 asker oluşturuyor.
STK'nın yapısı hücresel bir şekilde kurulmuş. Her hücre, yani her birim, emir geldiğinde kendi başına hareket edebiliyor. Eğitim verilenlerin bir kısmı ordunun içinde, bir kısmı sivil hayatta devam ediyor.
"Bana bunu​ Genelkurmay İstihbaratında çalışmış olan Amiral Sezai Orkunt söyledi. Abdi, bazı sivillere Kontrgerilla eğitimi verildiğini öğrenmiş ve Ankara'ya gidip bunu CIA Ankara İstasyon şefi ile konuşmuş," diyor, Çetin Altan.
Kontrgerilla eğitimi alanlara, silah, ödenek veya doğrudan bir görev verilmiyor. Bir emir gelene kadar normal hayatlarını sürdürüyorlar fakat emir geldiğinde bu uyuyan hücreler harekete geçiyor.
Bu kuvvetler doğuda yoğunlaşmış durumda çünkü istilanın o taraftan gelmesi bekleniyor.
- 1950'de Komünizmle Mücadele Derneği'nin ilki kuruluyor​ (1950’de Zonguldak’ta, 1956’da İstanbul’da ve 1963’te İzmir’de kurulmuşlardır. Aynı zamanda 1962-1963 sırasında Erzurum'da da bir dernek kurulmuştur ve Fetullah Gülen kurucuları arasındadır​).
Bu dernekler, aşırı milliyetçi hareketin merkezini oluşturuyordu ve 'komando kamplarının' kurulmasına önderlik ettiler​. 1960'ların sonuna kadar, cinayetlere, provakasyonlara ve katliamlara karışmış pek çok kişi bu kamplarda yetiştirildi.
- 1955'teki ünlü 6-7 Eylül olaylarını, yani İstanbul'da azınlıkların kitlesel bir şekilde saldırıya uğramasını ve yağmalanmasını, STK planlıyor ve gerçekleştiriyor.
Genelkurmay İstihbarat başkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu'nda üst düzey görevlerde bulunmuş Sabri Yirmibeşoğlu, bunu "muhteşem bir örgütlenme"​ olarak anıyor.
- 1965'te STK kapanıyor ve onun yerini Özel Harp Dairesi (ÖHD) alıyor. ÖHD'nin çekirdeğini, Türkeş'in de aralarında bulunduğu, ABD'de özel eğitim almış 16 asker oluşturuyor.
Özel Harp Dairesi'nin merkezi, Amerikan Askeri Yardım Heyeti'yle aynı binada bulunuyor.
- 1966'da Türkeş tarafından Ülkü Ocakları kuruluyor.
- 1969'da Türkeş, Milliyetçi Hareket Partisi'ni kuruyor.
MHP ve onun uzantısı Ülkü Ocakları'ndan çıkan kişiler, pek çok derin devlet operasyonuna katılıyor.
- 1971 darbesinde gazeteci Uğur Mumcu tutuklanıyor ve işkenceye uğruyor. Mumcu, işkencecilerinin "Biz kontrgerillayız. Bu devletin cumhurbaşkanı bile bize dokunamaz," dediğini yazmıştır.
- 1971 darbesinde işkenceye uğrayan Murat Belge, daha sonra ÖHD'nin devamı olan JİTEM'i kuracak olan Veli Küçük'ün kendisine işkence ettiğini söylemiştir.
- 1974'te, dönemin başbakanı olan Bülent Ecevit, kontrgerillaların varlığını Türkiye'ye duyuruyor. Bu olay şöyle gerçekleşiyor.
Dönemin Orgenerali Kemal Yamak' göre "ABD [ÖHD'ye] her yıl 1 milyon dolar gönderiyormuş. Anlaşmazlık çıkınca ihtiyacın örtülü ödenekten karşılanmasına karar verilmiş. 1974'te Ecevit'e brifing vermek zorunda kalmışlar." 'O güne kadar bu daireden Başbakan'ın bile haberi yoktu' diyor Yamak... Yani ÖHD, tam 22 yıl sivil otoriteden gizli tutulmuş."
- Ecevit, bu yapılanmanın soruşturulması için ısrarlarda bulunuyor ve bunun sonucu olarak 1977'de İzmir'deki hava alanında suikast girişimine uğruyor. Bu olaylarla ilgili şunları söylüyor.
"Ben, böyle bir örgütün varlığını ilk açıklamış bir politikacıyım ve bunun bedeli olarak da, ben ve eşim birkaç suikast girişimiyle karşılaşmıştık; ama, onları göze aldık, almak gerekiyordu. Bugün, bu soruna daha rahatlıkla çözüm getirilebilir; yeter ki, siyasî iradeyi elimizde bulunduralım ve o iradeyi gösterelim."
Gazeteci Faruk Mercan bu olaylarla ilgili şunları söylüyor.
"Ecevit'in sözünü ettiği suikast girişimi 1977 seçimleri öncesinde İzmir'de havaalanında meydana geldi. Ecevit, Çiğli Havaalanı'nda uçaktan inince, İzmir Emniyeti'nde görevli bir polis memurunun silahından çıkan kurşun yanındaki Ahmet İsvan'ın dizine isabet etti. Polis memuru kaza sonucunda yaralamaya sebebiyet suçundan üç ay hapis yattıktan sonra görevine iade edildi, ama iddialara göre mermi bir suikast mermisiydi ve silah Özel Harp Dairesi'ne kayıtlıydı."
- 1977'de, Ankara Cumhuriyet savcısı Doğan Öz, Bülent Ecevit hükümetine Türkiye tarihindeki ilk kontrgerilla raporunu sunuyor. Raporda bazı gizli örgütleri, asker yönetiminin ülkeyi ele geçirmesi için kaos ortamı hazırlamakla suçluyor. Rapordan bası kesitler.
"Gerçek olan şudur: Ülkemizde tek seçenek olarak kurulan Ecevit hükümetine ve onun demokrasiye bütün gerekleri işlerlik kazandıracağına olan umutları kitlelerde yok etmektir. Bu duyguların yerine, baskıcı (faşizan) düzeni gündeme getirmek ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır. Böylece, ABD ve çok uluslu ortaklılıklar, Ortadoğu sorununu büyük ölçüde çözmek amacını gütmektedirler.
Bize göre, bu sonuca ulaşmada CIA, AID, İran ve İsrail gizli haber alma örgütleri, kontrgerilla gibi gizli örgütler yönlendirmekte olup; bu örgütler, 1. ve 2. MC ile devlet aygıtını geniş ölçüde kendi amaçlarına uygun bir biçimde dönüştürerek, demokrasi düşmanı akımları iktidar etmeyi öngörmüşlerdir.
Kontr-gerilla, Genel Kurmay Harp Dairesine bağlıdır.
Kontr-gerilla, il ve ilçelerde seferberlik işlemini yürüten kurum olarak, askerlik şubelerince yönetilmektedir. Bu konuda en çok, aşamalı eğitimden geçen astsubaylar kullanılmaktadır.
Sivil güvenlik güçleri içinde de MİT elemanları ve 1. Şube görevlileri kullanılmaktadır.
Her iki kesimde ortak çalışma olarak;
  1. Gerillaya karşı eğitim, (O inanç vardır ki, goşist sol hareketleri de bunlar yönlendirmekte ve sonra da bu örgütlere karşı savaşım vererek, tabanı kazanmakta, böylece demokrasiye karşı olan eğilimleri geliştirip örgütlemektedir.)
  2. İdeolojik eğitim,
  3. Halk içinde gelişme ve halktan kadrolar oluşturma eğitimi vermektedir.
Bütün bu çalışmalar, siyasal planda MHP ve onun kadrolarınca yönetilmektedir."
Raporun kimi kısımlarına daha ulaşmak için buraya tıklayın.
- 24 Mart 1978'de savcı Doğan Öz, soruşturmasını tamamlayamadan, derin devlet adına çalışan ülkücü Haluk Kırcı tarafından öldürülüyor​ (Doğan Öz'ün yazdığı rapor şu an kayıp).
- 1978'de, derin devlet adına çalışan, savcı Doğan Öz'ün katili ülkücü Haluk Kırcı ve ülkücü lideri Abdullah Çatlı'nın da içinde bulunduğu MHP'li bir grup, Bahçelievler'de 7 solcu öğrenciyi boğarak öldürüyor. Bu olay aynı zamanda Bahçelievler Katliamı olarak da bilinmektedir (Haluk Kırcı, 7 kez idama mahkum edilmiş ama cezası gerçekleştirilmemiştir. 2015 yılında tahliye edildi).
- 1979'da, CHP milletvekili Süleyman Genç, ÖHD'nin etkisinin orduya zarar verdiğini ve ÖHD'nin derin devletin merkezi olduğunu söylüyor. Konunun soruşturulması için meclise ısrar ediyor fakat dönemin başbakanı Bülent Ecevit konuyu daha fazla üstelememesini söylüyor. 5 Ocak 1979'da, Genç'in evi bombalanıyor.
- 1 Şubat 1979'da, gazeteci Abdi İpekçi, ülkücü ve derin devlet suikastçısı Mehmet Ali Ağca tarafından öldürülüyor.
- 12 Eylül 1980'de, savcı Doğan Öz'ün öngördüğü gibi, askeri darbe gerçekleşiyor.
1970-1980 arasındaki çatışma sürecinde, 5000​ ile 6000​ arasında vatandaş öldürülüyor. Bu sayılarda solcuların payı da olsa, çoğunu ülkücüler öldürüyor.
- 9 Ekim 1980'de, Abdi İpekçi cinayetinden dolayı içeride yatan Mehmet Ali Ağca, cezasını geçirdiği hapishaneden, Abdullah Çatlı'nın da yardımıyla​, derin devlet tarafından kaçırılıyor ve papaya suikast girişiminde bulunuyor (Mehmet Ali Ağca, 2010'da tahliye edildi). Suikast girişiminin gerçekleştirilmesinde Çatlı'nın rolü olduğu da söyleniyor​.
- 1987'de, mafya patronu Alaattin Çakıcı, MİT'e katılıyor.
Dönemin MİT yöneticisi Mehmet Eymür "Çakıcı’yı belki de kullanan ilk insan benim," diyor.
MİT’in operasyon görevlisi Yavuz Ataç ise şunları söylüyor.
“Mayıs 1987’de Silahlı Kuvvetler’den ayrılıp Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Güvenlik Dairesi Şube Müdürü olarak göreve başladım. İki ay sonra amir makamlar beni Çakıcı ile tanıştırdı. Bu kişi ile yaptığımız çalışmalar yurt dışı görevine ilişkindir...1987 tarihinde ben Alaattin Çakıcı ile tanıştırıldığımda bu kişi zaten 6—7 suçtan dolayı aranan birisiymiş o sırada.”
(Devlet Bahçeli, 2010'lu yıllarda Çakıcı'yı hapishanede ziyaret etmiş ve salınmasını istemiştir​)
- 18 Haziran 1988'de, dönemin başbakanı Turgut Özal, derin devlete çalışan ülkücü Kartal Demirağ​ tarafından suikast girişimine uğruyor. Özal, suikast öncesi dönemde derin devlet hakkında kamuya demeçler veriyordu​. Ecevit'ten beri bunu açıkça yapan ilk başbakandı.
İddialara göre, suikast emrini ülkücü general Sabri Yirmibeşoğlu veriyor. Daha sonra MGK üyesi olan Yirmibeşoğlu, iddiaları öğrenen Özal tarafından emekliliğe zorlanıyor.
- 1992'de ÖHD kapanıyor ve onun yerini, zaten bir süredir aktif olan Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Teşkilatı (JİTEM) alıyor (JİTEM'in varlığı 2005'e kadar resmi olarak reddedilmiş fakat 2005'te JİT isminde resmi olarak da kurulmuştur).
- Uğur Mumcu, TSK'nın sahibi olduğu 100.000 ateşli silahın nasıl olup da Kuzey Irak'taki Kürt Lideri Celal Talabani'nin eline geçtiğini araştırmaya koyuluyor (Talabani 2005-2014 arasında Irak cumhurbaşkanlığını yapmıştır). Mumcu, 8 Ocak 1993'teki Ültimaton isimli yazısında​, "Kürt milliyetçileri ile istihbarat ajanları arasındaki ilişkilere ışık tutacak ilginç belgeler açıklayacağını" söyledikten 16 gün sonra, 24 Ocak 1993'te öldürülüyor.
- 1993'te, Kürt sorununu barışçıl ve siyasi bir şekilde çözmeye çalışmak için, dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal, MGK üyesi general Eşref Bitlis ve Özal'ın danışmanı eski bakan Adnan Kahveci, Kürt sorununa yönelik bir reform paketi hazırlıyor.
- 5 Şubat 1993'te, Adnan Kahveci bir trafik kazasında ölüyor.
- 17 Şubat 1993'te, Eşref Bitlis, uçağının düşmesi sonucu ölüyor. Bunun buzlanma sonucu olduğu iddia edilse de, ODTÜ'nün de, İTÜ'nün de hazırladığı raporlarda buzlanmaya dair delil bulunmuyor.​ Sabotaj ihtimaline değiniliyor.
- 17 Mart 1993'te, Özal hükümeti PKK ile bir ateşkes anlaşmasına varıyor ve barış konuşmaları başlıyor.
- 17 Nisan 1993'te, Turgut Özal kalp krizi sonucu ölüyor. Yakınlarının ifadeleri zehirlenme ihtimaline işaret ediyor. Yıllar sonra Özal'ın cesedi çıkarılarak yapılan incelemelerde, ölüm sebebi kesin belirlenemese de, zehirli maddeler olan kadmiyum ve DDT'ye rastlanıyor.
Özal'ın da ölümüyle beraber barış konuşmaları sekteye uğruyor.
- 24 Mayıs 1993'teki PKK pususuyla beraber barış süreci tamamen sona eriyor. Devlet yetkililerinin açıklamalarına rağmen, pusuyu PKK üstlenmiyor.
Bu noktadan sonra savaş daha da şiddetleniyor.
- 25 Haziran 1993'te Tansu Çiller başbakan oluyor.
Cumhurbaşkanı Demirel ve Başbakan Çiller'in yönetiminde, Özal'ın karşı çıkmış olduğu Kale Planı devreye sokuluyor. Bu plan dahilinde, PKK ile savaş için "her türlü yola" başvuruluyor​.
- 4 Ekim 1993'te Çiller şu açıklamayı yapıyor.
"Elimizde PKK'ya yardım eden iş adamı ve sanatçıların listesi var. Bunları daha önce de uyardım. Hala aklını başına almayanlar var. Herkesin önünde açık açık söylüyorum. Eli kanlı terör örgütüne maddi ve manevi destek verenler ya ayağını denk alsın ya da hadlerini bildireceğiz. Terör ya bitecek, ya bitecek!"
Bu olay Çiller'in Listesi olarak biliniyor.
Açıklamayı takip eden ayda, yaklaşık yüz kişi, üniformalı komandolar tarafından polis arabalarıyla kaçırılıyor ve öldürülüyor.
Derin devletin adamı, ülkücü lider Abdullah Çatlı, listedeki isimlere şantaj yapıyor ve para karşılığı isimlerini silmeyi teklif ediyor. Kurbanlardan birisi Behçet Cantürk, Çatlı'ya 10 milyon dolar ödüyor. Bir başkası, 'Kumarhaneler Kralı' Ömer Lütfü Topal 17 milyon dolar ödüyor. Ancak parayı alan Çatlı bu kişileri kaçırtıyor ve öldürtüyor, kimi zaman önceden işkence de ettiriyor.
- Bu dönemde, Hizbullah, polis desteği ve askeri eğitimle, PKK'ya karşı destekleniyor.
- 4 Kasım 1993'te, JİTEM'in kurucularından birisi olan ve emekli olmuş Cem Ersever suikastle öldürülüyor. Ersever, emekli olduktan sonra basına JİTEM'deki aktiviteleri hakkında konuşmaya başlamıştı.
1993 yılında gazeteciler, cumhurbaşkanı da dahil yüksek derecede devlet yetkilileri ve diğer önemli kişilerin uğradığı suikastler ve şüpheli ölümler, daha sonraki soruşturmalarda bir "gizli 1993 darbesi" söylemini oluşturmuştur.
- 3 Kasım 1996'da Susurluk Kazası veya başka bir isimle Susurluk Skandalı meydana geliyor.
Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan ülkücü lider ve suikastçı olan Abdullah Çatlı, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hüseyin Kocadağ ve Çatlı'nın kız arkadaşı ölüyor. DYP milletvekili Sedat Edip Bucak yaralı olarak kurtuluyor. Kazada 'devlet, siyaset ve mafya' ilişkileriyle beraber derin devletin suçları ortaya çıkıyor.
Kaza sonucu açılan soruşturmalardan çıkan kimi bilgiler şunlardır.
a) Devlet, uyuşturucu ticaretinin içine oldukça fazla girmiş bulunmaktadır. Türkiye'deki uyuşturucu ve özellikle o dönemde önemli olan eroin ticaretini büyük oranda kontrol etmektedir. Devlet yetkilileri bu ticaretten kazandıkları milyarlarca doları cebe atmışlardır​.
Uyuşturucu ticaretinin boyutunun anlaşılması için şu sayılardan bahsetmek yararlı olacaktır​: O zamanlarda Türkiye'deki eroin ticaretinin ederi 50 milyar dolardı. Öte yandan devletin yıllık bütçesi 48 milyar dolardı.
b) Kaza aslında bir "kaza" değil fakat derin devlet içindeki güç çekişmesi sebebiyle gerçekleşen bir suikasttır. Bunun bir parçası da, derin devlet adına çalışan o zamanın Adalet Bakanı Mehmet Ağar'dır. Kaza olmadan önce, Ağar, arabadaki kişilerle bir otelde buluşmuş ve konuşmuştur. Ancak suikastın gerçekleşeceğini bildiği için arabaya binmemiştir​.
Derin devletteki rolü hakkında soruşturulan Ağar, şu ünlü sözleri sarf etmiştir: "Devlet isterse konuşurum."
(Mehmet Ağar, yıllar sonra, sadece 2 sene hapis yatıp çıkmıştır)
c) PKK'ya karşı savaşmaları için mafyalar devlet tarafından silahlandırılmış ve devlet bünyesine alınmışlardır. Kocaeli Çetesi, Söylemez Çetesi ve Yüksekova Çetesi bu mafyalardan en önemli üç tanesidir. Bu çeteler ile devletin arasındaki sınırlar erimiştir ve çeteler aynı zamanda birbirleriyle yarışmaktadır. Bucak ve Söylemez çeteleri kendi aralarında bölge savaşı gerçekleştirmektedir.
d) Tansu Çiller, 1995 senesinde, Azerbaycan'da darbe yapılması için bakan Ayvaz Gökdemir'e, o sırada Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet Ağar'a, daha sonra Hrant Dink cinayetinde de rolü olacak olan İbrahim Şahin'e ve Korkut Eren'e emir vermiştir.
Aliyev'in yerine geçirilmesi planlanan Elçibey, Türkeş'le ideolojik ortaklık içinde olan bir turancıdır.​ Bu yakınlık ve olay, Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştır.
Cumhurbaşkanı Demirel'in, Azerbaycan başkanı Aliyev'i durumdan haber etmesi sonucu darbe önlenmiştir.
e) Jandarmanın istihbarat birimi olan JİTEM, derin devletin merkezini oluşturmaktadır.
f) Başbakan Tansu Çiller'in de derin devletle ilişkileri ortaya çıkmıştır fakat ifade vermeyi reddetmiştir. İfade vermesi için zorlandığında, koalisyon hükümetini bozmakla tehdit ederek ifade vermekten kurtulmuştur (Çiller, derin devletteki rolü sebebiyle asla yargılanmadı).
g) Derin devlet pek çok sayıda sivili, faili meçhul cinayetler ve suikastlerle öldürmüştür.
Bu maddedeki bilgiler, farklı kaynaklar tarafından da desteklenmektedir.
https://i.imgur.com/v8yzQn5.png
Yukarıdaki grafik, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın yıllık raporlarından​ hazırlanmıştır. Aşağıda, bu verilerin daha detaylı halleri vardır.
https://i.imgur.com/rKX2uTk.png
1991-2000 arasında toplamda 1071 yargısız infaz, 1737 faili meçhul cinayet ve 613 kayboluş vardır. Bunların toplamı 3421 kişiye denk gelmektedir. Bu cinayetlerin en yoğun olduğu dönem 1991-1995 arasına denk gelmektedir.
Mehmet Hatman'ın yaptığı bir belgesele göre, 1991-2000 arasındaki bu öldürmelerin sayısı 4653'tür. Bu sayıya nasıl ulaştıklarını şöyle açıklamıştır.
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne giden davalara baktık. Bölge barolarının yaptıkları çalışmaları inceledik. İnsan Hakları Derneği’nin merkez ve Diyarbakır şubelerinin çalışmalarına baktık. Yakınlarını Kaybedenler Derneği’nin istatistiklerinden de yola çıkarak bu rakama ulaştık."
CHP genel başkan yardımcılığını da yapmış olan hukukçu ve siyasetçi Sezgin Tanrıkulu, JİTEM'in "öldürdüğü veya öldürdükten sonra kaybettiği" kişi sayısının 4000-5000 civarında olduğunu söylemiştir.​ 2009'da verdiği bu röportajda, JİTEM'in hala dağıtılmadığını da eklemiştir.
- Abdullah Çatlı'nın cenazesine Muhsin Yazıcıoğlu gitmiştir ve Çatlı ile arkadaşlıklarının, ülkü ocaklarındaki zamanlara dayandığını ve 18 yıl geriye kadar gittiğini söylemiştir.
- 26 Kasım 1996'da yaptığı bir DYP konuşmasında, Çiller "Bu millet uğruna, ülke uğruna, devlet uğruna kurşun atan da yiyen de her zaman bizim için saygıyla anılır. Onlar şereflidirler," diyerek derin devletin cinayetlerini onaylamıştır.
- 1997'de, Tansu Çiller, "Susurluk'a sahip çıkıyoruz," demiştir.
- Halkın bu skandala karşı sessizliği ve tepkisizliği, bazı yorumcular tarafından onay olarak yorumlanmıştır.
- Susurluk Skandalı'nı soruşturmakla görevli yetkililerden önemli isimler, şüpheli araba kazalarında ölmüşlerdir.
a) 29 Ağustos 1997'de, MİT görevlisi Ertuğrul Berkman araba kazasında ölmüştür.
b) 8 Aralık 1997'de, Hakim Akman Akyürek araba kazasında ölmüştür.
c) 21 Kasım 1999'da, Meclis Susurluk Komisyonu sözcüsü olan milletvekili Bedri İncetahtacı, araba kazasında ölmüştür.
- 2009'da, Şırnak'ın Cizre ilçesindeki "ölüm kuyuları" hakkında bir dava açılmıştır. 1990larda aktif olan bu ölüm kuyuları asitle doldurulmuşlardı ve JİTEM'in kaçırdığı kişileri veya bu kişilerin cesetlerini bu asit kuyularına attıkları düşünülüyor.
Davanın kilit tanığı olan Mehmet Nuri Binzet'e, ifadesini çekmesi için rüşvet teklif edildiği doğrulanmıştır.​ Binzet aynı zamanda tehdit edilmiş ve daha sonra ifadesini çekmiştir.
---
Derin devlet konusunda daha oldukça fazla bilgi var. AKP döneminde yapılan Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarını incelemediğim ve güvenilirliklerinde kimi şüpheler olması sebebiyle dahil etmedim. Buna rağmen, şu ana kadar olan bilgilerden çok fazla sonuç çıkıyor. Bunlarla sınırlı olmamakla beraber, bazıları şöyle:
- MHP'nin ve ülkü ocaklarının derin devlete suikastçı yetiştirmek ve onun ideolojisini yaymak için kurulması. Önemli suikastlarda ismi geçen katillerin hepsinin ülkücü olması
- Derin devlet, MHP ve ülkü ocaklarının Türkiye'yi destabilize etmesi ve 1980 darbesine yol açan kaos ortamını hazırlaması. Bu planlarını açığa çıkaran savcıyı öldürmeleri
- MHP'nin ve ülkü ocaklarının kurulmasında, Türkeş aracılığıyla ABD'nin rolü
- Devletin, kendi vatandaşlarından binlercesini, yasaları çiğneyerek öldürmesi ve bunun hesabını vermemesi
- Derin devletin uyuşturucu ticaretini kontrol etmesi
- Derin devletin çetelerle işbirliği yapması ve bu yüzden çetelerin devlet içine sızması
- Derin devletin parçası olan hiçbir önemli ismin hesap vermemesi
- Derin devleti soruşturan yetkililerin sürekli olarak, farklı dönemlerde öldürülmesi
- Derin devleti soruşturan aydınların öldürülmesi
- Başbakana ve diğer yüksek konumlardaki yetkililere suikast girişimleri
- Cumhurbaşkanı, onun danışmanı ve bir MGK üyesi generalin öldürülmesi
- Derin devletin Kürtçü ekstremistlerle ilişkisi olması ve Türk-Kürt çatışmasının devam etmesini istemesi. Bu uğurda, bir general ve cumhurbaşkanını bile öldürmesi
- Başbakanlık yapmış Tansu Çiller'in derin devletle bağlantılı olması ve bu konuda hesap vermemesi
- Türkiye halkının, bu konuda sessiz kalarak derin devletin yaptığı bütün bu hukuksuzlukları, cinayetleri, katliamları ve darbeleri veya darbe girişimlerini onaylaması
- Derin devletle bir hesaplaşma yaşanmadığı ve en azından kısmen varlığını sürdürmesi
submitted by sum-poopins to ilericilik [link] [comments]

Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları | Dijital Reklam Ajansı


Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça sorulan sorular için sayfayı aşağıya kaydır. Google’da insanların en çok sordukları soruları ele alarak cevap vermeye çalıştık. Biajans.NET olarak umarım sorularınıza yanıt olmayı başarmışızdır. Bu arada sorunuzun cevabı aşağıda yer almıyorsa bize mail atabilir yada Whatsapp üzerinden sorunuzu sorabilirsiniz.

WEBSİTEM YOK REKLAM VEREBİLİR MİYİM?

Evet verebilirsiniz. Reklam denildiğinde genellikle akla gelen Google Ads (Adwords) reklamları oluyor. Fakat reklamlar Google Adwords’den çok daha fazlası. Günümüzdeki teknoloji ile bugün sosyal medya üzerinden de reklam vermek mümkün. Eğer bu soruyu soruyorsanız muhtemelen websiteniz yoktur. Websitesi olmayanlara tavsiyem websitesi açmak yerine diğer reklam türleri ile başlamak olur. Örneğin; Facebook reklamları. Facebook büyük bir kitle ile reklam verebileceğiniz insanları demografik, yaş, cinsiyet, eğitim vs. gibi bir çok özelliğe göre kitlelere bölebileceğiniz, geniş bir reklam ağıdır. Üstelik Facebook reklam hesabınız üzerinden instagram içinde reklam verebilirsiniz. Sosyal medyada reklam hesabı oluşturup nasıl reklam verilir? Daha detaylı öğrenmek için aşağıdaki bağlantıları kontrol edebilirsiniz.
İnstagram’da nasıl reklam verilir? Facebook’da nasıl reklam verilir? Youtube’da nasıl reklam verilir?
Sıkça Sorulan Sorular: Websitem yok reklam verebilir miyim?

GOOGLE'DA ÜST SIRALARA ÇIKMAK İÇİN NE YAPILIR?

Aslında bu websiteniz üzerinde nasıl çalıştığınıza bağlı olarak değişiklilik gösterir. İnternet sitenizin öncelikle arama motorlarına uyumlu bir şekilde hazırlanması gerekir. Sitenize ziyaretçi gelmesini istiyorsanız önce arama motolarının websitenizi sevmesi gereklidir. Web siteniz doğrudan erişimin dışında diğer kaynaklardan da ulaşılabilir durumda olmalı. Örneğin; bir başka web sayfasından yönlendirme, sosyal medyada etkinlik, blog ile desteklemek, backlink ve site içi site dışı bir çok çalışma gerekir. Bunu sağlamak için Google web araçları etkin kullanılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da Üst sıralara çıkmak için ne yapılır?

GOOGLE'DA ARAMA SONÇLARINDA SİTEM GÖZÜKMÜYOR!

Sorunun birden fazla sebebi olduğunu hemen hemen herkes bilir. Başlıca sorunlardan birisi doğru yapılandırılamamış olmasından ve yetersiz kalmasından dolayı Google sizi indexleyemiyor olabilir. Web tasarımcılarının bir çoğunun bazen eksik yaptığı veya websitesinde eksik bıraktığı taraflar olur. Örneğin; sitenizin içeriklerini eksiksiz girse bile optimizasyonu yarım bırakabilir. Bunu sorgulayamazsınız çünkü Google optimizasyon işlemi uzmanlık ve bilgi gerektirir. Özetle bütçenize ve web tasarımcınızın profesyonelliğine kalmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da arama sonçlarında sitem gözükmüyor!

GOOGLE REKLAMLARI İÇİN WEB SİTENİZİN OLMASI GEREKİR Mİ?

Kendinize ait site oluşturmak istemiyorsanız, sosyal sayfalardaki ( Facebook, İnstagram gibi ) açacağınız tanıtım sayfaları yada e–ticaret hizmeti sunan kuruluşların bünyesinde oluşturacağınız dükkan bölümünüze ait linklerle bağlantılı reklam çalışması yapılabilir.
Bu süreçte sunacağınız ürün ya da hizmetlerin niteliklerini belirlemeli, ulaşmak istediğiniz hedef kitle ve reklam bütçenizi ayarlayarak, Google çalışma ortağı bir ajansla yola çıkmanız hedeflerinize çok daha hızlı ulaşmanızı sağlayacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google reklamları için web sitenizin olması gerekir mi?

FACEBOOK’TA REKLAM VERMEYE NASIL BAŞLANIR?

Facebook reklamlarına bir ajans yada kendiniz-kişisel olarak başlayabilirsiniz, biajans.net uzman ekibi ile büyük ve küçük her türlü işletmenin dijital pazarlama, reklam faaliyetlerini ve hesap yönetimini sağlamaktadır.
Facebook reklamlarına biajans ile veya firma içinde kişisel yönetimiyle başlamak için temel ihtiyaçlarınız şunlardır.
Facebook sayfanız olmadan reklam verilemez, eğer Facebook sayfanızı instagram hesabınıza da bağlarsanız Facebook üzerinden Instagram reklamlarını da yönetebilirsiniz.Facebook reklam hesabınızla kampanyalar oluşturabilir, reklam setleri ayarlayabilir ya da yeniden hedefleme reklamları açabilirsiniz.
Facebook ile sadece metin odaklı reklamlar verilememektedir, reklamlarınızın doğru çalışması için en az 1 fotografa ya da 1 videoya ihtiyacınız olacaktır.Biz Facebook reklamları için videoların kullanılmasını öneriyoruz, bu sayede reklamlarınızdan daha fazla verim ve istatistik elde edebilirsiniz.
Sektörünüz yada ürününüzle ilgili hedef kitleyi iyi tanımalısınız ve detaylı hedeflemelerde daraltmaları kullanarak daha iyi hedeflemeler yapmalısınız.
Amaçlar ve tanımlar iyi yapılmış olmalı, hedef kitlenizi iyi seçtikten sonra kampanya türünüzü en iyi şekilde ayarlamalısınız, trafik reklamları ile ilk öncelik satış olmayacaktır, aynı şekilde marka bilinirliği reklamları ile doğrudan bir trafik artışı beklenemez, hedef kitle ve firmanın reklam amacına göre reklam türünüzü iyi optimize etmelisiniz.
Facebook Pixel veri takip kodunun web sitenize entegre edip doğru çalışmasını sağlayarak tıklama başına maliyetler gibi parametrelerinizi takip edebilirsiniz.
Not: Bu konu hakkında daha fazla bilgi almak için Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? adlı yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook’ta Reklam Vermeye Nasıl Başlanır?

İNSTAGRAM REKLAMLARINI NASIL VEREBİLİRİM?

İnstagram Reklamlarını Facebook üzerinden oluşturuyoruz. Başlamak için, Facebook’un reklam yöneticisi bölümüne gidin ve “oluştur ” seçeneğine tıklayın. Tabi bir Business hesabınızın olması gerekiyor.
Yapmanız gereken ilk şey, reklam verme amacınızı seçmektir. Reklam verme amacı, potansiyel müşterileriniz reklamınızı gördüğünde yapmasını istediğiniz eylemdir.
Ya da Sadece marka bilinirliğinin arttırılmasını mı istiyorsunuz ?
O zaman marka bilinirliği seçeneğini seçmelisiniz.
Satış mı yapmak istiyorsunuz ?
o zaman dönüşüm reklamları arasından bir seçenek seçmelisiniz.
Müşterilerinizin form mu doldurmasını istiyorsunuz ?
Yanında bir huni amblemi olan potansiyel müşteri bulma yani form reklamlarını seçmelisiniz.
Tam olarak hangi eylemleri yapmak istediğinizi düşünün ve bu hedefi reklam oluştururken seçin.
Daha detaylı bilgi edinmek için; İnstagram Reklamları isimli sayfamıza bir göz atın.
Sıkça Sorulan Sorular: İnstagram Reklamlarını nasıl verebilirim?

REKLAMLARIMIN GOOGLE’DA 1. SIRADA OLMASINI NASIL SAĞLAYABİLİRİM?

Ortalama olarak, arama sonuçlarının ilk sayfasında veya üst kısmında gösterilen reklamlar, diğer arama sonuçları sayfalarındaki reklamlara kıyasla çok daha fazla tıklama alır. Google Ads, reklamların bu değerli konumlarda gösterilmesini sağlamak için teklifleri belirlerken kullanabileceğiniz tıklama başına maliyet (TBM) teklif tahminleri sağlar.
Bu makalede ayrıca ilk sayfada görünme, sayfa üstünde görünme ve ilk konum teklifi tahminleri ve bunların nasıl bulunacağı açıklanmaktadır.

Teklif tahminleri hakkında

Bir arama sorgusu anahtar kelimenizle tam olarak eşleştiğinde reklamlarınızın arama sonuçlarının ilk sayfasında gösterilmesine yardımcı olmak için, Anahtar kelimeler sekmesinde 3 tür teklif tahmini vardır.
İlk sayfa teklifi tahmini: reklamın, arama sonuçlarının ilk sayfasında herhangi bir yerde gösterilmesi için belirlemeniz gereken tahmini teklif tutarıdır.
Sayfanın üstünde görünme teklifi tahmini: Reklamın, ilk sayfadaki arama sonuçlarının üstünde yer alan reklamlar arasında gösterilmesi için belirlemeniz gereken tahmini teklif tutarıdır.
İlk konum teklifi tahmini: Reklamınızın ilk reklam konumunda gösterilmesi için ayarlamanız gereken tahmini teklif tutarıdır.
Kaynak: Google Ads Yardım
GOOGLE’DA REKLAM VERMEK İSTEYENLER İÇİN 10 İPUCU
Sıkça Sorulan Sorular: Reklamlarımın Google’da 1. sırada olmasını nasıl sağlayabilirim?

GOOGLE’DA ÜST SIRALARA ÇIKMAK İÇİN SEO MU YOKSA GOOGLE ADWORDS MÜ?

Bu aslında sizin ne kadar aceleniz olmasına bağlı olarak tercih meselesidir. Yani kısaca anlatmak gerekirse, eğer yeni başlamış ve 1 yıl sonrası için bir satış yada hizmet planınız varsa bu 1 yıl için reklam vermeniz çok bir şey değiştirmez. 1 yıl boyunca SEO ile web sitenizi destekleyebilir ve sonrasında zamanı geldiğinde reklam verebilirsiniz.
Bir diğer yoldan siteniz aktif ve hizmet veren bir web sitesiyse ve organik aramalarda google’da çok gerilerdeyseniz potansiyel müşterileriniz size ulaşamaz. İşte burada da Adwords devreye giriyor. Yani SEO yapılmamış bir sitenin alt yapısı çok sağlam olmadığından senelerce hizmet vermiş olsun yinede google’da 1.sayfaya gelemez böyle bir durumda reklam vermek en mantıklı yoldur.
Bir diğeri ise ikisi bir arada, yani hem SEO hemde Adwords ile ilerlemek. Bu en çok önerdiğim yoldur. Çünkü Google’da reklam verirken bile, örneğin seçtiğiniz anahtar kelimeler bile sayfanızda yer almıyorsa kalite puanınız düşer. Yine aynı zamanda doğru açılış sayfalarınız yoksa seçtiğiniz anahtar kelimeyi mecburen aanasayfaya yada en yakın olan bir sayfaya yönlendireceksiniz ve buda adwords için alakasız olacaktır, kalite puanınız düşecektir. Bu arada Adwords’de kalite puanının düşük olması rakiplerinizden daha fazla para harcayarak reklam vermeniz anlamına gelir.
Ayrıca her zaman reklam verecek bir bütçeniz olmayabilir. Haftanın 3 günü reklam verdiğinizi düşünürsek geriye kalan 4 gün Google’da kaybolucaksınız. Yani görünmeyeceksiniz. Tabi SEO’nuz yoksa!
Konuyu daha kapsamlı anlattığım yazımalarıma bir göz atmanızı tavsiye ederim.
Google’da Reklam Vermek İsteyenler İçin 10 İpucu SEO Anahtar Kelimeler Nelerdir? Sayfa İndirme Hızı Neden Önemli?
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da üst sıralara çıkmak için SEO mu yoksa google Adwords mü?

WEB SİTEM KAÇ GÜNDE HAZIR OLUR ?

Web sitem kaç günde hazır olur? Web sitesi yaptırırken neler istediğinize bağlı olarak bu süre değişir. Örneğin tek seferlik bir site kurulumu (Sadece site kurulumu ve içerikleri girme) ortalama max 7-8 gün sürer. Fakat siteye SEO yapılacak mı? Reklam hesapları kurulacak mı? Sosyal medya hesap kurulumu-paylaşım planlama-yönetimi, backlink özel tasarım, Logo, Kurumsal kimlik oluşturma gibi bir çok şey sitenin yapılma süresini uzatır. Örneğin bir SEO yaptırmak istediğinizde aslında yukarıdaki her şeyi istemiş oluyorsunuz. Ve SEO en kısa süre olarak 6 ayda tamamlanıyor.
Peki 6 ay boyunca site kullanılmayacak mı? Tabiki kullanılacak site 1 hafta içinde kullanıma açılıyor. Sadece Google’da değerli bir konuma gelmesi, yani potansiyel müşterilerin sizi görebilmesi en az 6 ay sürüyor.
Yani kısacası düz bir sitenin tamamlanması en geç 7 gün sürer diyerek sorumuzu yanıtlamış olalım.
Sıkça Sorulan Sorular: Web sitem kaç günde hazır olur ?

İNSTAGRAM REKLAM FİYATLARI NEDİR?

İnstagram reklam fiyatları talepleriniz ve rekabetinize göre değişiklik gösterir. Bu sizin ne kadar rekabete gireceğiniz ve ne kadar kişiye gösterim yapacağınıza bağlı olarak değişir. İnstagramda reklam verirken belirleyeceğiniz tarihler yine bu fiyatı değiştirir. Yada süresiz yayınlamak gibi.
Mesela bir reklam oluşturup günlük 50 tl bütçe vererek ve süresiz yayınla diyerek reklamınızı oluşturdunuz. Bu reklam 50 tl günlük olarak her gün yayınlanacaksa aylık sizin reklam bütçeniz 1550 TL olur. Bunu aylık değilde sadece hafta sonları yayınlamak haftalık 100 TL harcamanızı sağlar. Tabi bunun yanı sıra verdiğiniz rakam karşılığında gösterim sayınızda düşü yada artış olabilir.
Google ads’de olduğu gibi Sosyal medya reklamlarında da gösterim başına ücret ve rekabet vardır. Doğru kitleyi seçmediğiniz taktirde belirlediğiniz rakamı harcarsınız fakat sitenize tıklama yada telefonunuza arama alamazsınız. Buda sizi zarar ettir.
Eğer instagram’da reklam vermek istiyor ve reklam konusunda tecrübesizseniz kendi başınıza vermemenizi bir uzman ile çalışmanızı tavsiye ederim.
İnstagram Reklamları sayfamızı inceleyerek daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: İnstagram Reklam Fiyatları nedir?

REKLAM VERMEK İÇİN NE YAPMALI?

Reklam vermeden önce karar vermeniz gerekiyor. Peki neye?
Tabiki reklamı nerede vereceğinize. Gogole Adwords’de mi? Yoksa sosyal medyada mı?
Buna karar verdikten sonra ise gerekli kaynaklara sahipmisiniz? Websiteniz varmı? Reklam vermeye müsait sayfalar var mı? Yada Sosyal medya hesap profillerimin durumu ne?
Reklam vermek kolay gözükebilir ama bir çok etken verdiğiniz reklamın kalitesiz olmasını sağlayabilir. Örneğin Adwords’de bir reklama çıktınız Ads’de ki anahtar kelimelerinizin web sitenizde olmaması kalite puanınızı düşürür. Ve kalite puanınızın düşmesi, rakiplerinizden daha fazla para harcayarak aynı yerde bulunmanızı sağlar. Öte yandan insanlar reklama tıkladıktan sonra açılan bir sitenin görünümüne açılma hızına bakarlar doğru sayfada olup olmamaları müşterilerinizin kararlarını değiştirir. Örneğin geç açılan bir site için potansiyel müşterileriniz beklemez zaman onlar için olduğu gibi hepimiz için önemlidir ve internette hızlı gezinebildiğimiz bir zamanda sitenizin yavaş açılmasına kim sabredebilir ki?
Yukarıda anlattığım bir kaç benzetme reklam vermeden önce düşünmeniz gerekenlerdi. Şimdi “Reklam vermek için ne yapmalı?” sorusuna gelelim..
Diyelim ki reklam vermek için hazırsınız. Ve kararlısınız.
Reklam vermek için bir uzman ile çalışmanız gerekiyor. Eğer bu konuda tecrübeniz yoksa büyük geri dönülmez hatalara sebebiyet verebilirsiniz. Reklamı kendiniz vermek istiyorsanız eğer, bununla ilgili makaleler okuyup videolar izlemeniz gerekiyor. Hatta kursa giderek bir sertifikasyon programına girmeniz gerekli bunu bir meslek haline getirmeniz gerekiyor.
Ve sonrasında da yapmakta olduğunuz hale hazırda ki işinizi bırakabilirsiniz artık reklam uzmanısınız. 🙂
İşin espirisi bir kenara insanlar reklam için bir uzman kiralamak yada bir ajans ile çalışmayarak reklamı küçümseyip bende yapabilirim diyor. Ve yapıyor’da fakat yapabildiği tek şey videolarda izlediği gibi bir reklam kampanyası oluşturmak. Fakat reklam bütçesi eksilirken müşterisi reklamdan gelmiyor.
Genel bir istatistiğe göre küçük işletmelerin %67 si önce reklamı kendi veriyor ve sonrasında bir ajans ile çalışmaya başlıyor.
Sıkça Sorulan Sorular: Reklam vermek için ne yapmalı?

NASIL İLK SAYFADA ÇIKABİLİRİM?

İlk sayfaya çıkabilmenizin bir den fazla yolu vardır. Sitenizin google’ın istediği gibi yayınlanması bunların en başında geliyor. Bu çok kapsamlı ve detaya giren bir konu. Örnek vermek gerekirse, İlk sayfaya çıkmanızı sağlayacak en önemli olay SEO’dur. SEO olan bir sitesi doğru seo yapılmasıyla birlikte zamanla ilk sayfaya çıkabilir.
Bir diğer yol ise Google Ads ile ilk sayfaya reklam olarak çıkabilirsiniz. Bu SEO’ya göre daha az zaman içinde 1 sayfaya çıkmanızı sağlar. Fakat reklam bütçenizin bitmesi ile 1 sayfada kalma sürenizde dolar.
Bu sebepten en iyi yol SEO ile 1 sayfaya çıkmaktır.
Dilerseniz aşağıda ki bağlantılara tıklayarak konuyla alakalı içeriklerimizi inceleyebilirsiniz.
Google’da Reklam Vermek İsteyenler için 10 İpucu Dijital Reklam Ajansı Nedir? Seo Anahtar Kelimeler Nedir?
Sıkça Sorulan Sorular: Nasıl İlk Sayfada Çıkabilirim?

WEB TASARIM NEDİR?

Web tasarımı, web sitesinin arama motorlarında erişilebilirliğini sağlayan, ana hatları ile kişi ve kurumları, ürün ve hizmetleri tanıtan grafik ve metinlerin bir araya geldiği kaliteli bir çalışmadır. Web tasarım nedir? denildiğinde kısaca kişi ve kurumların dijital ortamda görünen yüzü denilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular: Web Tasarım Nedir?

GOOGLE ADWORDS NEDİR?

İnsanlar Google’a bir çok şey sorarlar.. Örneğin; Google Adwords nedir? yada Çengelköy’de Pizza gibi aramalar yaparlar. Bu kelimelere reklam verdiğinizde ise bu soruyu soran kullanıcının karşısına, reklamınız sayesinde sizin siteniz gösterilir. Anahtar kelimeler örnekti. Bunu kendi sektörünüz kendi hizmetlerinize göre değişen anahtar kelimeler ile kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Örneğin bir rent a car hizmeti veriyorsanız ve üsküdar’da hizmet veriyorsanızı reklam Adwords’de reklam verirken “Üsküdar’da araç kiralama” anahtar kelimesini eklediğinizde google bu kelimeyi yazan üsküdarda araç kiralama arayan kullanıcılara reklamınız gösterilir.
Yani kısacası, Google Adwords, Google aramalarda ve haritalarda işletmenizin sunduğu ürün veya hizmetlerin kullanıcılara daha kolay ulaşabilmesini sağlayan bir internet reklamcılığı sistemdir.
Sıkça Sorulan Sorular: Google Adwords Nedir?

WEB TASARIM NEDEN ÖNEMLİDİR?

Web tasarım önemlidir. Çünkü düzgün ve kaliteli tasarlanmış bir web sitesi kullanıcıların gözünden bakıldığında zaman geçirmek için kayda değerdir. Ayrıca web tasarımı sadece kullanıcı açısından değil google içinde çok önemlidir. Sitenize puan verir ve index değerinizi hızlandırır. Doğru yapılmış bir tasarım ile hem masaüstü bilgisayarlarda hemde telefon, tablet gibi diğer mobil cihazlarda duyarlı çalışır.
Yani aslında web tasarım yaparak markanızı kullanıcılara ve Google kimlik olarak imaj olarak algılattırır.
Sıkça Sorulan Sorular: Web Tasarım Neden Önemlidir?

RESPONSİVE TASARIM NEDİR?

Responsive duyarlı anlamına gelmektedir. Yani kısacası web sayfanızın bilgisayarlardaki görüntüsünün bozulmadan tablet, telefon gibi mobil cihazlarda da aynı kalitede ufaltılmış duyarlı halidir.
Sıkça Sorulan Sorular: Responsive Tasarım Nedir?

SEO'NUN FAYDALARI NELERDİR?

Aslında bu soru çok genel ve uzun cevaplara dayanıyor. Fakat kısaca anlatmak gerekirse Seo 7/24 ücretsiz reklam vermek gibidir.
Google ads ile reklam vererek 1. sayfa da yer alabilirsiniz. Ama bunun için ödeme yapmanız gerekmektedir.
Fakat SEO ile hazırlanmış veb sitesi çalışma yaptığınız anahtar kelimelerde Google’da 1. sayfada ücretsiz ve kesintisiz olarak gösterilirsiniz.
Tabi SEO uzun vadede devamlılık gerektiren bir yoldur. Minimum 6 ay seo çalışması ile belirlenen çalışılmış kelimelerde yükselirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: SEO’nun faydaları nelerdir?

SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ NEDİR?

Sosyal medya yönetimi; Dijital ortamda sayfa ve hesapların kullanılırken bunun nasıl olması gerektiğini, nasıl yollar izleneceğini, herhangi bir durum karşısında hangi yöntemlere başvurulacağını, marka tanıtım ve yönetimlerinin nasıl olması gerektiğini ve tüm bunların düzenli ve uyumlu bir şekilde yönetilmesine verilen addır. Sosyal medyanın günümüzde sahip olduğu yer çok güçlüdür.
Hedef kitle belirleme sosyal medya yönetimin en önemli noktalarındandır. Yaş aralığı, cinsiyet, ilgi alanları belirlenen kitlenin bilinmesi gereken unsurlarındandır. Hedef kitlenin ilgisini çekmek adına anket yapılabilir. Ve hatta özel günlerde verilen hediyelerle birçok kişi çekilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular: Sosyal Medya Yönetimi Nedir?

MOBİL SEO NEDİR?

Mobil SEO sitenizin iç seo ayarlarını yapmanız gibi mobilede de etki edeceğini bilmelisiniz.
Eğer web sitenizi zaten arama motorları için optimize ettiyseniz, mobil SEO çalışmaları için çok da yorulmayacaksınız diyebiliriz.
Bir mobil sitenin dizaynı, kullanıcılar ve arama motoru botları için çok önemlidir. Mobil dizayn ile ilgili yapılması gerekenler:

Responsive Tasarım mı, Ayrı Mobil Site mi?

Web siteniz Mobil uyumlu değilse, vermeniz gereken en önemli karar: Mobil sitenizin; responsive mi, dinamik mi yoksa ayrı mobil site mi olacağıdır.
Sıkça Sorulan Sorular: Mobil SEO Nedir?

ORGANİK ARAMA NEDİR?

Sitenize SEO uyguladığınızda reklam vermeden google aramalarda potansiyel müşterileriniz tarafından bulunmanızı sağlayan aramaya verilen isim Organik Aramadır.
Organik aramalarda yani reklamsız ücretsiz googleda arandığınızda bulunabilmeniz SEO ile mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular: Organik Arama Nedir?

GOOGLE REKLAMLARI İÇİN ANAHTAR KELİME NEDİR?

Google reklamları için anahtar kelimeler sektörel olarak değişir. Her sektör için farklı anahtar kelimeler kullanılır. Örneğin bir ayakkabı satıcısının anahtar kelimeleri ile araba kiralama firmasının anahtar kelimeleri ortak değildir. Sektöre göre değişiklik göstermektedir.
Anahtar kelimelerinizi ayarlarken bu kelimeleri reklamlarda kullanmadan önce sitenizde de yer aldığına dikkat edin.
Sıkça Sorulan Sorular: Google reklamları için anahtar kelime nedir?

NEDEN İNSTAGRAM REKLAMLARI?

İnstagram reklamları google reklamları (Google Ads) farkı tamamen sizin yaptığınız işe bağlıdır. İnstagramda ki kullanıcı kitlesi sizin potansiyel müşteriniz olabilir. Yada Google aramalarda ki. Bu tamamen sizin verdiğiniz hizmetle ilgilidir.
Örneğin; Sizin kitleniz gençlerden oluşan ve sadece erkekleri baz alabileceğiniz bir kitle var. Ve bu kitleye Yüzme etkinliği yapıyorsunuz. Bunu adwords’de yapmanız daha zor ve uğraş gerektirir. Fakat instagram üzerinden bu genç kitleye görseller ile yada video ile bir reklam paylaşarak daha kısa ve net bir şekilde ulaşabilirsiniz.
Fakat dediğim gibi bu kitleye adwords’de de ulaşabilirsiniz. Bu tercih meselesidir. Fakat bazı durumlarda adwords bazen instagram ve hatta bazen kitlenizin facebook’da olduğunu görebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: Neden İnstagram Reklamları?

FACEBOOK REKLAM MODELLERİ

Facebook size reklam verme amacınıza uygun modeller sunar. Bu reklam modelleri temelde şöyledir;
1) İnternet Sitesi Tıklamaları
2) İnternet Sitesi Dönüşümlerini Artırma
3) Sayfa Tanıtımını Yapma
4) Gönderileri Öne Çıkarma
5) Uygulama Yüklenmesini Sağlama
6) Uygulama Etkileşimini Artırma
7) İşletmenizin Yakınındaki Kişilere Erişme
8) Etkinlik Katılımını Artırma
9) İnsanların Teklifinizi Almasını Sağlama
10) Video görüntülemeleri
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook Reklam Modelleri

FACEBOOK REKLAMLARI ETKİLİ Mİ?

Bu soruyu yanıtlamadan önce Facebook’un kullanım oranlarına dair kısa bir bilgi verelim. Facebook, son rapora göre toplamda aylık 2,13 milyar kullanıcıya sahip. 7,6 milyar olan dünya nüfusu göz önünde bulundurulduğunda her 3-4 kişiden birinin aktif olarak Facebook kullandığını söyleyebiliriz. Üstelik Facebook’ta hemen hemen her kesimden kullanıcı bulunuyor. Her yaştan, cinsiyetten ve meslekten kullanıcının yer aldığı Facebook’ta bu kadar çok kullanıcının olması da markaları bu kanaldan reklam yayınlamaya yönlendirdi.
Öncelikle yeni kurulan bir markanız varsa veya Facebook’ta yeni bir sayfa açtıysanız reklam çalışması oluşturmalısınız. Çünkü Facebook’un algoritması değişti. Yeni algoritmaya göre Haber Kaynağı’nda yani ana sayfada kişisel Facebook hesaplarının paylaşımları yer alacak. Bu sebeple markaların işletme sayfalarında gönderi paylaşmaları yeterli değil. Kendilerini ön plana çıkarabilmek, kullanıcıların görmesini sağlamak için reklam yayınlamak şart. Üstelik yeni kurulan bir Facebook hesabı için sayfa beğeni reklamı açılmalıdır. Mevcut takipçisi olmayan veya az olan işletme sayfalarının etkili olabilmesi de oldukça zor.
Daha fazla bilgi edinmek için Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? isimli yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook Reklamları Etkili mi?
Biajans Reklam Ajansı olarak güçlü ve deneyimli bir ekibe sahip dijital reklam ajansıyız. Reklam hesaplarının yönetimi dışında Google Ads, SEO, Web Tasarım, Video Prodüksiyon, İnstagram Reklamları, Facebook Reklamları ve Youtube Reklamları için de bize ulaşabilirsiniz. Sitenizi ücretsiz olarak analiz etmek için bize bilgilerinizi bırakın.
Daha fazla bilgi için; https://biajans.net/sikca-sorulan-sorula
Daha fazla sormak istediğiniz soru varsa

Bizimle Konuşmaktan Çekinmeyin

Tek seferlik Ads Kampanyası oluşturmak mı istiyorsun? Yoksa reklam hesabının aylık yönetilmesini mi? Eğer hala karar veremediysen bizimle iletişime geç birlikte karar verelim.
Bunlardan birine ihtiyacın olabilir; Web Tasarım, SEO, Sosyal medya reklamları veya Logo tasarımı. Aşağıdaki E-posta hesabına mail atabilir yada direk arayabilirsin.
Email [[email protected]](mailto:[email protected])
Call Now! +90 530 460 6357
submitted by biajansnet to u/biajansnet [link] [comments]

5 Adımda İnstagram Reklam Verme | İnstagram Reklam Nasıl Verilir?

5 Adımda İnstagram Reklam Vermek

İnstagram Reklam Vermek

Bu blog yazımda 5 adımda İnstagram reklam vermek için tüm tecrübelerimle sizleri bilgilendireceğim.
Günümüzde hemen hemen herkes İnstagram reklamları için bir şeyler söylüyor. Fakat İnstagram’da reklam vermek aslında anlatılan kadar kolay değildir. En basit şekilde yanlış seçilen kampanya türü yada yanlış tanımlanmış bir hedef kitle yüzünden reklam bütçeniz boşa gidebilir. İnstagram reklamları diğer reklam türleri (Adwords veya Youtube) gibi benzer görünse de farklı algoritmalarda çalışan reklamlardır. Bu sebepten dolayı seçtiğiniz reklam formatının önce algoritmasını öğrenmelisiniz. Neden İnstagram reklamı diye eğer bana sorarsanız İnstagram reklamları ve Facebook reklamları daha sonuç odaklı reklam türleridir.
Günümüzde insanlar aktif olarak İnstagram ve Facebook kullandığı ve bu platformlarda her hareketlerini fotoğrafladığı yada bildirdiğini hepimiz birer kullanıcı olarak biliyoruz. İnstagram reklamları Burada reklam vereceğiniz hedef kitleyi seçerken, insanların davranışlarına ve demografik bilgilerine göre seçimler yapmamızı sağlayan bu platform, bu bilgileri zaten bizden alıyor, biz izin veriyoruz.
Örneğin konum bilgimizi paylaşmak, yada sevdiğimiz içerikleri paylaşmak veya beğenmek. Algoritma yaptığımız her hareketi kaydediyor ve neyle ilgilendiğimizi yada ilgilenebileceğimizi tahmin ederek karşımıza reklam çıkartıyor. Ve bu sizin reklamınız olabilir. Tabi doğru kitle doğru zaman ve doğru kampanya türünü seçerek. Şimdi 5 adımda İnstagram reklam vermek için devam edelim …
Bu yazıya önerilen diğer blog yazıları: Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? Google’da Reklam Vermek İsteyenler İçin 10 İpucu
Reklam hesabınızın ana sayfasından “Oluştur” a tıklayarak ilk kampanyanızı oluşturmaya başlayabilirsiniz. Burada seçeceğiniz kampanya türleri içinden işletmeniz için en idealini seçmelisiniz. Her kampanya türü farklı algoritmalar ile çalışır. Kaynak: #Yardım Merkezi
Sürecin bir sonraki adımında reklamlarınızı göstermek istediğiniz hedef kitleyi belirlemeniz gerekiyor. Facebook bu noktada bize yaş, cinsiyet, konum, ilgi alanı gibi birçok hedefleme seçeceği sunmaktadır. Aynı zamanda hedefleme yapabileceğiniz gibi hariç tutma da yapabilirsiniz.
Bu bölümde “otomatik reklam alanları aktif ve tavsiye edilen olarak karşımıza geliyor. Otomatik reklam alanlarında sistem, mevcut bütçeyi en iyi şekilde kullanmak için reklam alanlarını otomatik belirler. Eğer reklamınızı sadece İnstagram’da yayınlamak istiyorsanız “Manual Reklam Alanları” seçeneğini seçerek hangi cihazda hangi alanlarda reklamınızın yayınlanmasını seçebilirsiniz.
İnstagram reklamlarında günlük bir bütçe sınırı ile süresiz olarak (yani siz durdurana kadar) reklam verebileceğiniz gibi belirli tarih aralığında yayınlamak üzere toplam bir bütçe de belirleyebilirsiniz.
Sürecin bir sonraki aşamasında artık reklam vermek istediğiniz gönderiyi seçip, reklam oluşturma işlemini tamamlayabilirsiniz. Bunun için öncelikle hangi Facebook ve İnstagram sayfasını kullanacağınızı seçmelisiniz. Ardından gönderiyi seçin butonuna tıklayarak tanıtımını yapmak istediğiniz gönderiyi seçmeniz gerekiyor.

İnstagram Reklam Nasıl Verilir

Sosyal medya reklamları artık popüler hale geldi. İnsanlar Google’a İnstagram reklam nasıl verilir yada İnstagram’da reklam verme gibi bir çok arama yapıyor. Bu kadar merak edilen bu İnstagram reklamı nedir? Nasıl verilir?
İnstagram’da reklam vermek aslında yukarıda bahsettiğimiz birkaç maddeden oluşuyor. Fakat bu iş profesyoneller tarafından yapılması gereken bir konu. Çünkü İnstagram’da reklam vermek bilgiye dayalı ve tecrübe gerektiren bir konudur.
Kısacası İnstagram reklam nasıl verilir sorusuna değinelim. Sosyal medya reklamları için öncelikle Business Manager hesabınızın olması gerekiyor. Eğer hesabınız yoksa Business Manager linke tıklayarak hemen bir tane oluşturmalısınız. Hesabınızı oluşturduktan sonra Facebook ve İnstagram sayfanızı Business Manager hesabınıza entegre edebilirsiniz.
Daha sonra bir reklam hesabı oluşturun ve bu oluşturduğunuz reklam hesabını Business Manager’e ekleyebilirsiniz.
Yukarıda belirtmiş olduğum tüm işlemlerin ardından Facebook Reklamları Power Editor kısmına giderek reklam verebilirsiniz.
Şunu hatırlatmakta fayda var, sosyal medya reklamları yada vermek istediğiniz İntagram reklamı bir bütçeye dayanır. İnstagram ve diğer reklamlarda da reklam verirken konuyu iyi bildiğinizden emin olun. Yayınlayacağınız reklamlarda doğru hedef kitleyi doğru zamanı ve doğru bütçeyi ayarlayamazsanız her şeyi doğru yapsanız bile reklamınızdan performans alamazsınız. Ayrıca boş tıklamalar alıp durursunuz. A/B testi yapmanızı kesinlikle öneririm. Ve son olarak kesinlikle tecrübeniz yoksa bir uzman ile yada bir ajans ile çalışın.

İnstagram Sponsorlu Reklam Verme

İnstagram’da sponsorlu reklam nasıl verilir? İnstagram sponsorlu reklam verme nedir? Veya İnstagram sponsorlu reklamlar ne demek sorusuna vereceğimiz en iyi cevap; İnstagram uygulamasında gösterilen görüntülü veya hikaye reklamlarıdır. İnstagram sponsorlu reklam verme için Facebook reklam yöneticisi kullanılarak verilir. Bu reklam yöneticisi ile Facebook ve İnstagram’da sponsorlu reklamlar verebilirsiniz.
Milyarlarca kullanıcıya ulaşabileceğiniz bu sosyal medya reklamları sizi en etkili yoldan hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olacaktır. İnstagram sponsorlu reklam vermek için bir uzman ile çalışmanızı tekrar tekrar dile getirmek zorundayım maalesef. Dijital pazarlamada yerini alan İnstagram sponsorlu reklamlar gün geçtikçe büyümekte ve kendini geliştirmektedir. Sizde sosyal medya reklamları ile işletmenizi büyütmek için hemen harekete geçin ve bir uzman ile çalışmaya başlayın.
İnstagram sponsorlu reklam verme için hemen BURAYA tıklayarak bir Business Manager hesabı oluşturun ve İnstagram sponsorlu reklamlar oluşturarak bir başlangıç adımı atın.

İnstagram Reklam Ücretleri

İnstagram reklam ücretleri 2020, İnstagram reklam fiyatları nedir? konusunu her sektörden marka merak ediyor. Sponsorlu İnstagram reklamı vermek için bir alt limit bulunmuyor. Markalar yada kişiler istedikleri bütçelerde reklam vermekte özgürdür. Her gönderi başına bir sponsorlu reklam bütçesi verilebileceği gibi birden fazla gönderi için bir kampanya limiti de belirlenebilir.
İnstagram reklam ücretleri 2020 sponsorlu reklam fiyatları için istediğiniz bir bütçeyi belirlemekte özgürsünüz. Daha fazla satış ve bilinirliğe odaklanan Biajans Dijital Reklam Ajansı gibi bir ajans ile çalışıyorsanız onların size tavsiye ettiği bütçeleri kullanmanızı öneririz. Bir reklam ajansı veya reklam yöneticisi ortalama bir bütçe tavsiye ederken;
Gibi parametreleri kullanarak optimum bir aylık bütçe belirlemeye çalışır. Bu durumda boşa reklam harcamaları ve tıklamaları yerine doğru kitleye nokta atışı yaparak gerçek tıklamalar elde ederek potansiyel müşterilerinize ulaşmanızı mümkün kılar.
Tekrar İnstagram reklam fiyatları nedir? Sorusuna gelecek olursak, başta belirttiğimiz gibi reklam verecek marka, kişi yada çalıştığınız ajansın bütçe planına göre değişkenlik gösterir. İnstagram reklam ücretleri 2020 yılında şuan için bir alt limiti bulunmuyor. Gelecek yıllardaki güncellemeler ile değişiklik gösterebilir tabi.
Sponsorlu İnstagram reklamı çıkarken karşılaşabileceğiniz en büyük sorunlardan biride İnstagram reklam ücretleri.
Kimsenin boşa atacak parası olmadığını düşünürsek size önerim bir ajans yada uzmanla çalışmanız. Sponsorlu İnstagram reklamı çıkmak istiyorsanız İnstagram Reklamları tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz. Veya sosyal medya reklamları yerine Google’de reklam vermek istiyorsanız yazımızı Google’da Reklam Vermek İsteyenler İçin 10 İpucu okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
Sona doğru..

Bunları Biliyor musun?

Evet yazımızın başında 5 adımda İnstagram reklam vermek ile başladık. Ve devamında İnstagram’da sponsorlu reklam nasıl verilir, İnstagram reklam ücretleri 2020 gibi Google’a soran kullanıcıların sorularını elimizden geldiği kadar cevaplamaya çalıştık. Ve bitirmeden önce göz atmanızda faydası olacağını düşündüğüm İnstagram reklam vermek için muhakkak kullanacağınız birkaç tavsiyem olacak;
Sizin de iyi bildiğiniz gibi, İnstagram görseller ile hedef kitleniz etkileşim yaratabilecek potansiyelde bir platform.
Paylaşımlarda linklerin olmaması ister istemez geri dönüş oranlarının da azalmasına ya da istenen düzeyde ölçülememesine neden oluyor.
Video reklamları da en az görsel reklamlar kadar büyük geri dönüş sağlıyor.

Son Bir Bonus

Instagram kullanıcılarının %71’i bir markayı arıyor
Kullanıcıların %70’i instagram’da bir markayı arıyorlar. Bu mecrada olmanız, müşterilerinize kendinizi göstermeniz için başka bir neden.
Instagram kullanıcıların %80’i bir işletmeyi takip ediyor
Bu oran işletmenizin Instagram’da var olması için büyük bir sebep. Aynı zamanda 200 milyon Instagram kullanıcısı her gün aktif olarak işletme profillerini ziyaret ediyor.
Facebook’a göre 10 kat daha fazla etkileşim oranı
Facebook her ne kadar 1.4 milyardan fazla kullanıcı sayısıyla en önemli sosyal medya kanallarından birisi olsa da instagram’da markalar Facebook’a göre 10 kat daha fazla etkileşim alabiliyorlar.
Kullanıcıların %67’ı Instagram sayesinde yeni ürünler hakkında bilgi sahibi oluyor
Instagram kullanıcıların yarısından fazlası yeni bir ürünü bu mecra sayesinde keşfettiler. Aynı zamanda kullanıcıların %30’u ise keşfettikleri bu ürünleri satın aldıklarını söylüyor. Yani her üç kişiden biri instagram aracılığı ile bir satın alım işlemi gerçekleştiriyor. Bunun ne kadar yüksek bir oran olduğunun farkında mısınız?
Biajans Reklam Ajansı olarak güçlü ve deneyimli bir ekibe sahip dijital reklam ajansıyız. Reklam hesaplarının yönetimi dışında Google Ads, SEO, Web Tasarım, Video Prodüksiyon, İnstagram Reklamları, Facebook Reklamları ve Youtube Reklamları için de bize ulaşabilirsiniz. Sitenizi ücretsiz olarak analiz etmek için bize bilgilerinizi bırakın.
Daha fazla bilgi için; https://biajans.net/5-adimda-instagram-reklam-verme/
submitted by biajansnet to u/biajansnet [link] [comments]

Derin Devletin Tarihi

Bu postu normalde burada paylaşmayacaktım ama Turkey 200 karma istiyor ve reddit'in toksik ortamında bu karmayı kasmakla uğraşmak istemiyorum. Bence yine bu subreddit'in havasına uygun bir post ama moderatörler uygun görmezse elbette kaldırabilirler.
---
Çoğunuz bunu bilmiyordur ama derin devlet teriminin ortaya çıkışı ilk olarak Türkiye'de, Susurluk Skandalı'yla olmuştur. Daha sonra Türkçeden diğer dillere geçmiştir. Bu açıdan tarihi bir önemimiz var. Peki Türkiye'de derin devlet dediğimiz şey tam olarak nasıl gelişmiştir? İşte bu sorunun cevabının bir özetini çıkardım. Çok kapsamlı ve detaylı bir konu olduğu için sadece önemli gördüğüm olaylar ve dönüm noktaları var. Gözümden kaçan şeyler olduysa affola.
---
- ABD, 2. Dünya Savaşı sonrasında, Truman Doktrini kapsamında kimi ülkelerde anti-komünist güçler oluşturuyor.
- Bu program dahilinde, Alparslan Türkeş'in aralarında bulunduğu 16 Türk askeri 1948'de ABD'ye eğitim için yollanıyor.​ Orada özel harp eğitimi alıyorlar ve kimi iddialara göre CIA onları kendi bünyesine katıyor.
- NATO ve Western Union tarafından oluşturulan Gladyo Operasyonu kapsamında, Türkiye'de 27 Eylül 1952'de Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) kuruluyor. Bu organizasyonun amacı "kontr-gerilla" faaliyetleri gerçekleştirmek. Bir başka deyişle, SSCB'ye karşı direniş oluşturmak. STK'nın çekirdeğini bu 16 asker oluşturuyor.
STK'nın yapısı hücresel bir şekilde kurulmuş. Her hücre, yani her birim, emir geldiğinde kendi başına hareket edebiliyor. Eğitim verilenlerin bir kısmı ordunun içinde, bir kısmı sivil hayatta devam ediyor.
"Bana bunu​ Genelkurmay İstihbaratında çalışmış olan Amiral Sezai Orkunt söyledi. Abdi, bazı sivillere Kontrgerilla eğitimi verildiğini öğrenmiş ve Ankara'ya gidip bunu CIA Ankara İstasyon şefi ile konuşmuş," diyor, Çetin Altan.
Kontrgerilla eğitimi alanlara, silah, ödenek veya doğrudan bir görev verilmiyor. Bir emir gelene kadar normal hayatlarını sürdürüyorlar fakat emir geldiğinde bu uyuyan hücreler harekete geçiyor.
Bu kuvvetler doğuda yoğunlaşmış durumda çünkü istilanın o taraftan gelmesi bekleniyor.
- 1950'de Komünizmle Mücadele Derneği'nin ilki kuruluyor​ (1950’de Zonguldak’ta, 1956’da İstanbul’da ve 1963’te İzmir’de kurulmuşlardır. Aynı zamanda 1962-1963 sırasında Erzurum'da da bir dernek kurulmuştur ve Fetullah Gülen kurucuları arasındadır​).
Bu dernekler, aşırı milliyetçi hareketin merkezini oluşturuyordu ve 'komando kamplarının' kurulmasına önderlik ettiler​. 1960'ların sonuna kadar, cinayetlere, provakasyonlara ve katliamlara karışmış pek çok kişi bu kamplarda yetiştirildi.
- 1955'teki ünlü 6-7 Eylül olaylarını, yani İstanbul'da azınlıkların kitlesel bir şekilde saldırıya uğramasını ve yağmalanmasını, STK planlıyor ve gerçekleştiriyor.
Genelkurmay İstihbarat başkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu'nda üst düzey görevlerde bulunmuş Sabri Yirmibeşoğlu, bunu "muhteşem bir örgütlenme"​ olarak anıyor.
- 1965'te STK kapanıyor ve onun yerini Özel Harp Dairesi (ÖHD) alıyor. ÖHD'nin çekirdeğini, Türkeş'in de aralarında bulunduğu, ABD'de özel eğitim almış 16 asker oluşturuyor.
Özel Harp Dairesi'nin merkezi, Amerikan Askeri Yardım Heyeti'yle aynı binada bulunuyor.
- 1966'da Türkeş tarafından Ülkü Ocakları kuruluyor.
- 1969'da Türkeş, Milliyetçi Hareket Partisi'ni kuruyor.
MHP ve onun uzantısı Ülkü Ocakları'ndan çıkan kişiler, pek çok derin devlet operasyonuna katılıyor.
- 1971 darbesinde gazeteci Uğur Mumcu tutuklanıyor ve işkenceye uğruyor. Mumcu, işkencecilerinin "Biz kontrgerillayız. Bu devletin cumhurbaşkanı bile bize dokunamaz," dediğini yazmıştır.
- 1971 darbesinde işkenceye uğrayan Murat Belge, daha sonra ÖHD'nin devamı olan JİTEM'i kuracak olan Veli Küçük'ün kendisine işkence ettiğini söylemiştir.
- 1974'te, dönemin başbakanı olan Bülent Ecevit, kontrgerillaların varlığını Türkiye'ye duyuruyor. Bu olay şöyle gerçekleşiyor.
Dönemin Orgenerali Kemal Yamak' göre "ABD [ÖHD'ye] her yıl 1 milyon dolar gönderiyormuş. Anlaşmazlık çıkınca ihtiyacın örtülü ödenekten karşılanmasına karar verilmiş. 1974'te Ecevit'e brifing vermek zorunda kalmışlar." 'O güne kadar bu daireden Başbakan'ın bile haberi yoktu' diyor Yamak... Yani ÖHD, tam 22 yıl sivil otoriteden gizli tutulmuş."
- Ecevit, bu yapılanmanın soruşturulması için ısrarlarda bulunuyor ve bunun sonucu olarak 1977'de İzmir'deki hava alanında suikast girişimine uğruyor. Bu olaylarla ilgili şunları söylüyor.
"Ben, böyle bir örgütün varlığını ilk açıklamış bir politikacıyım ve bunun bedeli olarak da, ben ve eşim birkaç suikast girişimiyle karşılaşmıştık; ama, onları göze aldık, almak gerekiyordu. Bugün, bu soruna daha rahatlıkla çözüm getirilebilir; yeter ki, siyasî iradeyi elimizde bulunduralım ve o iradeyi gösterelim."
Gazeteci Faruk Mercan bu olaylarla ilgili şunları söylüyor.
"Ecevit'in sözünü ettiği suikast girişimi 1977 seçimleri öncesinde İzmir'de havaalanında meydana geldi. Ecevit, Çiğli Havaalanı'nda uçaktan inince, İzmir Emniyeti'nde görevli bir polis memurunun silahından çıkan kurşun yanındaki Ahmet İsvan'ın dizine isabet etti. Polis memuru kaza sonucunda yaralamaya sebebiyet suçundan üç ay hapis yattıktan sonra görevine iade edildi, ama iddialara göre mermi bir suikast mermisiydi ve silah Özel Harp Dairesi'ne kayıtlıydı."
- 1977'de, Ankara Cumhuriyet savcısı Doğan Öz, Bülent Ecevit hükümetine Türkiye tarihindeki ilk kontrgerilla raporunu sunuyor. Raporda bazı gizli örgütleri, asker yönetiminin ülkeyi ele geçirmesi için kaos ortamı hazırlamakla suçluyor. Rapordan bası kesitler.
"Gerçek olan şudur: Ülkemizde tek seçenek olarak kurulan Ecevit hükümetine ve onun demokrasiye bütün gerekleri işlerlik kazandıracağına olan umutları kitlelerde yok etmektir. Bu duyguların yerine, baskıcı (faşizan) düzeni gündeme getirmek ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır. Böylece, ABD ve çok uluslu ortaklılıklar, Ortadoğu sorununu büyük ölçüde çözmek amacını gütmektedirler.
Bize göre, bu sonuca ulaşmada CIA, AID, İran ve İsrail gizli haber alma örgütleri, kontrgerilla gibi gizli örgütler yönlendirmekte olup; bu örgütler, 1. ve 2. MC ile devlet aygıtını geniş ölçüde kendi amaçlarına uygun bir biçimde dönüştürerek, demokrasi düşmanı akımları iktidar etmeyi öngörmüşlerdir.
Kontr-gerilla, Genel Kurmay Harp Dairesine bağlıdır.
Kontr-gerilla, il ve ilçelerde seferberlik işlemini yürüten kurum olarak, askerlik şubelerince yönetilmektedir. Bu konuda en çok, aşamalı eğitimden geçen astsubaylar kullanılmaktadır.
Sivil güvenlik güçleri içinde de MİT elemanları ve 1. Şube görevlileri kullanılmaktadır.
Her iki kesimde ortak çalışma olarak;
  1. Gerillaya karşı eğitim, (O inanç vardır ki, goşist sol hareketleri de bunlar yönlendirmekte ve sonra da bu örgütlere karşı savaşım vererek, tabanı kazanmakta, böylece demokrasiye karşı olan eğilimleri geliştirip örgütlemektedir.)
  2. İdeolojik eğitim,
  3. Halk içinde gelişme ve halktan kadrolar oluşturma eğitimi vermektedir.
Bütün bu çalışmalar, siyasal planda MHP ve onun kadrolarınca yönetilmektedir."
Raporun kimi kısımlarına daha ulaşmak için buraya tıklayın.
- 24 Mart 1978'de savcı Doğan Öz, soruşturmasını tamamlayamadan, derin devlet adına çalışan ülkücü Haluk Kırcı tarafından öldürülüyor​ (Doğan Öz'ün yazdığı rapor şu an kayıp).
- 1978'de, derin devlet adına çalışan, savcı Doğan Öz'ün katili ülkücü Haluk Kırcı ve ülkücü lideri Abdullah Çatlı'nın da içinde bulunduğu MHP'li bir grup, Bahçelievler'de 7 solcu öğrenciyi boğarak öldürüyor. Bu olay aynı zamanda Bahçelievler Katliamı olarak da bilinmektedir (Haluk Kırcı, 7 kez idama mahkum edilmiş ama cezası gerçekleştirilmemiştir. 2015 yılında tahliye edildi).
- 1979'da, CHP milletvekili Süleyman Genç, ÖHD'nin etkisinin orduya zarar verdiğini ve ÖHD'nin derin devletin merkezi olduğunu söylüyor. Konunun soruşturulması için meclise ısrar ediyor fakat dönemin başbakanı Bülent Ecevit konuyu daha fazla üstelememesini söylüyor. 5 Ocak 1979'da, Genç'in evi bombalanıyor.
- 1 Şubat 1979'da, gazeteci Abdi İpekçi, ülkücü ve derin devlet suikastçısı Mehmet Ali Ağca tarafından öldürülüyor.
- 12 Eylül 1980'de, savcı Doğan Öz'ün öngördüğü gibi, askeri darbe gerçekleşiyor.
1970-1980 arasındaki çatışma sürecinde, 5000​ ile 6000​ arasında vatandaş öldürülüyor. Bu sayılarda solcuların payı da olsa, çoğunu ülkücüler öldürüyor.
- 9 Ekim 1980'de, Abdi İpekçi cinayetinden dolayı içeride yatan Mehmet Ali Ağca, cezasını geçirdiği hapishaneden, Abdullah Çatlı'nın da yardımıyla​, derin devlet tarafından kaçırılıyor ve papaya suikast girişiminde bulunuyor (Mehmet Ali Ağca, 2010'da tahliye edildi). Suikast girişiminin gerçekleştirilmesinde Çatlı'nın rolü olduğu da söyleniyor​.
- 1987'de, mafya patronu Alaattin Çakıcı, MİT'e katılıyor.
Dönemin MİT yöneticisi Mehmet Eymür "Çakıcı’yı belki de kullanan ilk insan benim," diyor.
MİT’in operasyon görevlisi Yavuz Ataç ise şunları söylüyor.
“Mayıs 1987’de Silahlı Kuvvetler’den ayrılıp Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Güvenlik Dairesi Şube Müdürü olarak göreve başladım. İki ay sonra amir makamlar beni Çakıcı ile tanıştırdı. Bu kişi ile yaptığımız çalışmalar yurt dışı görevine ilişkindir...1987 tarihinde ben Alaattin Çakıcı ile tanıştırıldığımda bu kişi zaten 6—7 suçtan dolayı aranan birisiymiş o sırada.”
(Devlet Bahçeli, 2010'lu yıllarda Çakıcı'yı hapishanede ziyaret etmiş ve salınmasını istemiştir​)
- 18 Haziran 1988'de, dönemin başbakanı Turgut Özal, derin devlete çalışan ülkücü Kartal Demirağ​ tarafından suikast girişimine uğruyor. Özal, suikast öncesi dönemde derin devlet hakkında kamuya demeçler veriyordu​. Ecevit'ten beri bunu açıkça yapan ilk başbakandı.
İddialara göre, suikast emrini ülkücü general Sabri Yirmibeşoğlu veriyor. Daha sonra MGK üyesi olan Yirmibeşoğlu, iddiaları öğrenen Özal tarafından emekliliğe zorlanıyor.
- 1992'de ÖHD kapanıyor ve onun yerini, zaten bir süredir aktif olan Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Teşkilatı (JİTEM) alıyor (JİTEM'in varlığı 2005'e kadar resmi olarak reddedilmiş fakat 2005'te JİT isminde resmi olarak da kurulmuştur).
- Uğur Mumcu, TSK'nın sahibi olduğu 100.000 ateşli silahın nasıl olup da Kuzey Irak'taki Kürt Lideri Celal Talabani'nin eline geçtiğini araştırmaya koyuluyor (Talabani 2005-2014 arasında Irak cumhurbaşkanlığını yapmıştır). Mumcu, 8 Ocak 1993'teki Ültimaton isimli yazısında​, "Kürt milliyetçileri ile istihbarat ajanları arasındaki ilişkilere ışık tutacak ilginç belgeler açıklayacağını" söyledikten 16 gün sonra, 24 Ocak 1993'te öldürülüyor.
- 1993'te, Kürt sorununu barışçıl ve siyasi bir şekilde çözmeye çalışmak için, dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal, MGK üyesi general Eşref Bitlis ve Özal'ın danışmanı eski bakan Adnan Kahveci, Kürt sorununa yönelik bir reform paketi hazırlıyor.
- 5 Şubat 1993'te, Adnan Kahveci bir trafik kazasında ölüyor.
- 17 Şubat 1993'te, Eşref Bitlis, uçağının düşmesi sonucu ölüyor. Bunun buzlanma sonucu olduğu iddia edilse de, ODTÜ'nün de, İTÜ'nün de hazırladığı raporlarda buzlanmaya dair delil bulunmuyor.​ Sabotaj ihtimaline değiniliyor.
- 17 Mart 1993'te, Özal hükümeti PKK ile bir ateşkes anlaşmasına varıyor ve barış konuşmaları başlıyor.
- 17 Nisan 1993'te, Turgut Özal kalp krizi sonucu ölüyor. Yakınlarının ifadeleri zehirlenme ihtimaline işaret ediyor. Yıllar sonra Özal'ın cesedi çıkarılarak yapılan incelemelerde, ölüm sebebi kesin belirlenemese de, zehirli maddeler olan kadmiyum ve DDT'ye rastlanıyor.
Özal'ın da ölümüyle beraber barış konuşmaları sekteye uğruyor.
- 24 Mayıs 1993'teki PKK pususuyla beraber barış süreci tamamen sona eriyor. Devlet yetkililerinin açıklamalarına rağmen, pusuyu PKK üstlenmiyor.
Bu noktadan sonra savaş daha da şiddetleniyor.
- 25 Haziran 1993'te Tansu Çiller başbakan oluyor.
Cumhurbaşkanı Demirel ve Başbakan Çiller'in yönetiminde, Özal'ın karşı çıkmış olduğu Kale Planı devreye sokuluyor. Bu plan dahilinde, PKK ile savaş için "her türlü yola" başvuruluyor​.
- 4 Ekim 1993'te Çiller şu açıklamayı yapıyor.
"Elimizde PKK'ya yardım eden iş adamı ve sanatçıların listesi var. Bunları daha önce de uyardım. Hala aklını başına almayanlar var. Herkesin önünde açık açık söylüyorum. Eli kanlı terör örgütüne maddi ve manevi destek verenler ya ayağını denk alsın ya da hadlerini bildireceğiz. Terör ya bitecek, ya bitecek!"
Bu olay Çiller'in Listesi olarak biliniyor.
Açıklamayı takip eden ayda, yaklaşık yüz kişi, üniformalı komandolar tarafından polis arabalarıyla kaçırılıyor ve öldürülüyor.
Derin devletin adamı, ülkücü lider Abdullah Çatlı, listedeki isimlere şantaj yapıyor ve para karşılığı isimlerini silmeyi teklif ediyor. Kurbanlardan birisi Behçet Cantürk, Çatlı'ya 10 milyon dolar ödüyor. Bir başkası, 'Kumarhaneler Kralı' Ömer Lütfü Topal 17 milyon dolar ödüyor. Ancak parayı alan Çatlı bu kişileri kaçırtıyor ve öldürtüyor, kimi zaman önceden işkence de ettiriyor.
- Bu dönemde, Hizbullah, polis desteği ve askeri eğitimle, PKK'ya karşı destekleniyor.
- 4 Kasım 1993'te, JİTEM'in kurucularından birisi olan ve emekli olmuş Cem Ersever suikastle öldürülüyor. Ersever, emekli olduktan sonra basına JİTEM'deki aktiviteleri hakkında konuşmaya başlamıştı.
1993 yılında gazeteciler, cumhurbaşkanı da dahil yüksek derecede devlet yetkilileri ve diğer önemli kişilerin uğradığı suikastler ve şüpheli ölümler, daha sonraki soruşturmalarda bir "gizli 1993 darbesi" söylemini oluşturmuştur.
- 3 Kasım 1996'da Susurluk Kazası veya başka bir isimle Susurluk Skandalı meydana geliyor.
Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan ülkücü lider ve suikastçı olan Abdullah Çatlı, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hüseyin Kocadağ ve Çatlı'nın kız arkadaşı ölüyor. DYP milletvekili Sedat Edip Bucak yaralı olarak kurtuluyor. Kazada 'devlet, siyaset ve mafya' ilişkileriyle beraber derin devletin suçları ortaya çıkıyor.
Kaza sonucu açılan soruşturmalardan çıkan kimi bilgiler şunlardır.
a) Devlet, uyuşturucu ticaretinin içine oldukça fazla girmiş bulunmaktadır. Türkiye'deki uyuşturucu ve özellikle o dönemde önemli olan eroin ticaretini büyük oranda kontrol etmektedir. Devlet yetkilileri bu ticaretten kazandıkları milyarlarca doları cebe atmışlardır​.
Uyuşturucu ticaretinin boyutunun anlaşılması için şu sayılardan bahsetmek yararlı olacaktır​: O zamanlarda Türkiye'deki eroin ticaretinin ederi 50 milyar dolardı. Öte yandan devletin yıllık bütçesi 48 milyar dolardı.
b) Kaza aslında bir "kaza" değil fakat derin devlet içindeki güç çekişmesi sebebiyle gerçekleşen bir suikasttır. Bunun bir parçası da, derin devlet adına çalışan o zamanın Adalet Bakanı Mehmet Ağar'dır. Kaza olmadan önce, Ağar, arabadaki kişilerle bir otelde buluşmuş ve konuşmuştur. Ancak suikastın gerçekleşeceğini bildiği için arabaya binmemiştir​.
Derin devletteki rolü hakkında soruşturulan Ağar, şu ünlü sözleri sarf etmiştir: "Devlet isterse konuşurum."
(Mehmet Ağar, yıllar sonra, sadece 2 sene hapis yatıp çıkmıştır)
c) PKK'ya karşı savaşmaları için mafyalar devlet tarafından silahlandırılmış ve devlet bünyesine alınmışlardır. Kocaeli Çetesi, Söylemez Çetesi ve Yüksekova Çetesi bu mafyalardan en önemli üç tanesidir. Bu çeteler ile devletin arasındaki sınırlar erimiştir ve çeteler aynı zamanda birbirleriyle yarışmaktadır. Bucak ve Söylemez çeteleri kendi aralarında bölge savaşı gerçekleştirmektedir.
d) Tansu Çiller, 1995 senesinde, Azerbaycan'da darbe yapılması için bakan Ayvaz Gökdemir'e, o sırada Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet Ağar'a, daha sonra Hrant Dink cinayetinde de rolü olacak olan İbrahim Şahin'e ve Korkut Eren'e emir vermiştir.
Aliyev'in yerine geçirilmesi planlanan Elçibey, Türkeş'le ideolojik ortaklık içinde olan bir turancıdır.​ Bu yakınlık ve olay, Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştır.
Cumhurbaşkanı Demirel'in, Azerbaycan başkanı Aliyev'i durumdan haber etmesi sonucu darbe önlenmiştir.
e) Jandarmanın istihbarat birimi olan JİTEM, derin devletin merkezini oluşturmaktadır.
f) Başbakan Tansu Çiller'in de derin devletle ilişkileri ortaya çıkmıştır fakat ifade vermeyi reddetmiştir. İfade vermesi için zorlandığında, koalisyon hükümetini bozmakla tehdit ederek ifade vermekten kurtulmuştur (Çiller, derin devletteki rolü sebebiyle asla yargılanmadı).
g) Derin devlet pek çok sayıda sivili, faili meçhul cinayetler ve suikastlerle öldürmüştür.
Bu maddedeki bilgiler, farklı kaynaklar tarafından da desteklenmektedir.
https://i.imgur.com/v8yzQn5.png
Yukarıdaki grafik, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın yıllık raporlarından​ hazırlanmıştır. Aşağıda, bu verilerin daha detaylı halleri vardır.
https://i.imgur.com/rKX2uTk.png
1991-2000 arasında toplamda 1071 yargısız infaz, 1737 faili meçhul cinayet ve 613 kayboluş vardır. Bunların toplamı 3421 kişiye denk gelmektedir. Bu cinayetlerin en yoğun olduğu dönem 1991-1995 arasına denk gelmektedir.
Mehmet Hatman'ın yaptığı bir belgesele göre, 1991-2000 arasındaki bu öldürmelerin sayısı 4653'tür. Bu sayıya nasıl ulaştıklarını şöyle açıklamıştır.
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne giden davalara baktık. Bölge barolarının yaptıkları çalışmaları inceledik. İnsan Hakları Derneği’nin merkez ve Diyarbakır şubelerinin çalışmalarına baktık. Yakınlarını Kaybedenler Derneği’nin istatistiklerinden de yola çıkarak bu rakama ulaştık."
CHP genel başkan yardımcılığını da yapmış olan hukukçu ve siyasetçi Sezgin Tanrıkulu, JİTEM'in "öldürdüğü veya öldürdükten sonra kaybettiği" kişi sayısının 4000-5000 civarında olduğunu söylemiştir.​ 2009'da verdiği bu röportajda, JİTEM'in hala dağıtılmadığını da eklemiştir.
- Abdullah Çatlı'nın cenazesine Muhsin Yazıcıoğlu gitmiştir ve Çatlı ile arkadaşlıklarının, ülkü ocaklarındaki zamanlara dayandığını ve 18 yıl geriye kadar gittiğini söylemiştir.
- 26 Kasım 1996'da yaptığı bir DYP konuşmasında, Çiller "Bu millet uğruna, ülke uğruna, devlet uğruna kurşun atan da yiyen de her zaman bizim için saygıyla anılır. Onlar şereflidirler," diyerek derin devletin cinayetlerini onaylamıştır.
- 1997'de, Tansu Çiller, "Susurluk'a sahip çıkıyoruz," demiştir.
- Halkın bu skandala karşı sessizliği ve tepkisizliği, bazı yorumcular tarafından onay olarak yorumlanmıştır.
- Susurluk Skandalı'nı soruşturmakla görevli yetkililerden önemli isimler, şüpheli araba kazalarında ölmüşlerdir.
a) 29 Ağustos 1997'de, MİT görevlisi Ertuğrul Berkman araba kazasında ölmüştür.
b) 8 Aralık 1997'de, Hakim Akman Akyürek araba kazasında ölmüştür.
c) 21 Kasım 1999'da, Meclis Susurluk Komisyonu sözcüsü olan milletvekili Bedri İncetahtacı, araba kazasında ölmüştür.
- 2009'da, Şırnak'ın Cizre ilçesindeki "ölüm kuyuları" hakkında bir dava açılmıştır. 1990larda aktif olan bu ölüm kuyuları asitle doldurulmuşlardı ve JİTEM'in kaçırdığı kişileri veya bu kişilerin cesetlerini bu asit kuyularına attıkları düşünülüyor.
Davanın kilit tanığı olan Mehmet Nuri Binzet'e, ifadesini çekmesi için rüşvet teklif edildiği doğrulanmıştır.​ Binzet aynı zamanda tehdit edilmiş ve daha sonra ifadesini çekmiştir.
---
Derin devlet konusunda daha oldukça fazla bilgi var. AKP döneminde yapılan Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarını incelemediğim ve güvenilirliklerinde kimi şüpheler olması sebebiyle dahil etmedim. Buna rağmen, şu ana kadar olan bilgilerden çok fazla sonuç çıkıyor. Bunlarla sınırlı olmamakla beraber, bazıları şöyle:
- MHP'nin ve ülkü ocaklarının derin devlete suikastçı yetiştirmek ve onun ideolojisini yaymak için kurulması. Önemli suikastlarda ismi geçen katillerin hepsinin ülkücü olması
- Derin devlet, MHP ve ülkü ocaklarının Türkiye'yi destabilize etmesi ve 1980 darbesine yol açan kaos ortamını hazırlaması. Bu planlarını açığa çıkaran savcıyı öldürmeleri
- MHP'nin ve ülkü ocaklarının kurulmasında, Türkeş aracılığıyla ABD'nin rolü
- Devletin, kendi vatandaşlarından binlercesini, yasaları çiğneyerek öldürmesi ve bunun hesabını vermemesi
- Derin devletin uyuşturucu ticaretini kontrol etmesi
- Derin devletin çetelerle işbirliği yapması ve bu yüzden çetelerin devlet içine sızması
- Derin devletin parçası olan hiçbir önemli ismin hesap vermemesi
- Derin devleti soruşturan yetkililerin sürekli olarak, farklı dönemlerde öldürülmesi
- Derin devleti soruşturan aydınların öldürülmesi
- Başbakana ve diğer yüksek konumlardaki yetkililere suikast girişimleri
- Cumhurbaşkanı, onun danışmanı ve bir MGK üyesi generalin öldürülmesi
- Derin devletin Kürtçü ekstremistlerle ilişkisi olması ve Türk-Kürt çatışmasının devam etmesini istemesi. Bu uğurda, bir general ve cumhurbaşkanını bile öldürmesi
- Başbakanlık yapmış Tansu Çiller'in derin devletle bağlantılı olması ve bu konuda hesap vermemesi
- Türkiye halkının, bu konuda sessiz kalarak derin devletin yaptığı bütün bu hukuksuzlukları, cinayetleri, katliamları ve darbeleri veya darbe girişimlerini onaylaması
- Derin devletle bir hesaplaşma yaşanmadığı ve en azından kısmen varlığını sürdürmesi
submitted by sum-poopins to svihs [link] [comments]

Derin Devletin Tarihi

Çoğunuz bunu bilmiyordur ama derin devlet teriminin ortaya çıkışı ilk olarak Türkiye'de, Susurluk Skandalı'yla olmuştur. Daha sonra Türkçeden diğer dillere geçmiştir. Bu açıdan tarihi bir önemimiz var. Peki Türkiye Cumhuriyeti'nde derin devlet dediğimiz şey tam olarak nasıl gelişmiştir? İşte bu sorunun cevabının bir özetini çıkardım. Çok kapsamlı ve detaylı bir konu olduğu için sadece önemli gördüğüm olaylar ve dönüm noktaları var. Gözümden kaçan şeyler olduysa affola.
---
- ABD, 2. Dünya Savaşı sonrasında, Truman Doktrini kapsamında kimi ülkelerde anti-komünist güçler oluşturuyor.
- Bu program dahilinde, Alparslan Türkeş'in aralarında bulunduğu 16 Türk askeri 1948'de ABD'ye eğitim için yollanıyor.​ Orada özel harp eğitimi alıyorlar ve kimi iddialara göre CIA onları kendi bünyesine katıyor.
- NATO ve Western Union tarafından oluşturulan Gladyo Operasyonu kapsamında, Türkiye'de 27 Eylül 1952'de Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) kuruluyor. Bu organizasyonun amacı "kontr-gerilla" faaliyetleri gerçekleştirmek. Bir başka deyişle, SSCB'ye karşı direniş oluşturmak. STK'nın çekirdeğini bu 16 asker oluşturuyor.
STK'nın yapısı hücresel bir şekilde kurulmuş. Her hücre, yani her birim, emir geldiğinde kendi başına hareket edebiliyor. Eğitim verilenlerin bir kısmı ordunun içinde, bir kısmı sivil hayatta devam ediyor.
"Bana bunu​ Genelkurmay İstihbaratında çalışmış olan Amiral Sezai Orkunt söyledi. Abdi, bazı sivillere Kontrgerilla eğitimi verildiğini öğrenmiş ve Ankara'ya gidip bunu CIA Ankara İstasyon şefi ile konuşmuş," diyor, Çetin Altan.
Kontrgerilla eğitimi alanlara, silah, ödenek veya doğrudan bir görev verilmiyor. Bir emir gelene kadar normal hayatlarını sürdürüyorlar fakat emir geldiğinde bu uyuyan hücreler harekete geçiyor.
Bu kuvvetler doğuda yoğunlaşmış durumda çünkü istilanın o taraftan gelmesi bekleniyor.
- 1950'de Komünizmle Mücadele Derneği'nin ilki kuruluyor​ (1950’de Zonguldak’ta, 1956’da İstanbul’da ve 1963’te İzmir’de kurulmuşlardır. Aynı zamanda 1962-1963 sırasında Erzurum'da da bir dernek kurulmuştur ve Fetullah Gülen kurucuları arasındadır​).
Bu dernekler, aşırı milliyetçi hareketin merkezini oluşturuyordu ve 'komando kamplarının' kurulmasına önderlik ettiler​. 1960'ların sonuna kadar, cinayetlere, provakasyonlara ve katliamlara karışmış pek çok kişi bu kamplarda yetiştirildi.
- 1955'teki ünlü 6-7 Eylül olaylarını, yani İstanbul'da azınlıkların kitlesel bir şekilde saldırıya uğramasını ve yağmalanmasını, STK planlıyor ve gerçekleştiriyor.
Genelkurmay İstihbarat başkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu'nda üst düzey görevlerde bulunmuş Sabri Yirmibeşoğlu, bunu "muhteşem bir örgütlenme"​ olarak anıyor.
- 1965'te STK kapanıyor ve onun yerini Özel Harp Dairesi (ÖHD) alıyor. ÖHD'nin çekirdeğini, Türkeş'in de aralarında bulunduğu, ABD'de özel eğitim almış 16 asker oluşturuyor.
Özel Harp Dairesi'nin merkezi, Amerikan Askeri Yardım Heyeti'yle aynı binada bulunuyor.
- 1966'da Türkeş tarafından Ülkü Ocakları kuruluyor.
- 1969'da Türkeş, Milliyetçi Hareket Partisi'ni kuruyor.
MHP ve onun uzantısı Ülkü Ocakları'ndan çıkan kişiler, pek çok derin devlet operasyonuna katılıyor.
- 1971 darbesinde gazeteci Uğur Mumcu tutuklanıyor ve işkenceye uğruyor. Mumcu, işkencecilerinin "Biz kontrgerillayız. Bu devletin cumhurbaşkanı bile bize dokunamaz," dediğini yazmıştır.
- 1971 darbesinde işkenceye uğrayan Murat Belge, daha sonra ÖHD'nin devamı olan JİTEM'i kuracak olan Veli Küçük'ün kendisine işkence ettiğini söylemiştir.
- 1974'te, dönemin başbakanı olan Bülent Ecevit, kontrgerillaların varlığını Türkiye'ye duyuruyor. Bu olay şöyle gerçekleşiyor.
Dönemin Orgenerali Kemal Yamak' göre "ABD [ÖHD'ye] her yıl 1 milyon dolar gönderiyormuş. Anlaşmazlık çıkınca ihtiyacın örtülü ödenekten karşılanmasına karar verilmiş. 1974'te Ecevit'e brifing vermek zorunda kalmışlar." 'O güne kadar bu daireden Başbakan'ın bile haberi yoktu' diyor Yamak... Yani ÖHD, tam 22 yıl sivil otoriteden gizli tutulmuş."
- Ecevit, bu yapılanmanın soruşturulması için ısrarlarda bulunuyor ve bunun sonucu olarak 1977'de İzmir'deki hava alanında suikast girişimine uğruyor. Bu olaylarla ilgili şunları söylüyor.
"Ben, böyle bir örgütün varlığını ilk açıklamış bir politikacıyım ve bunun bedeli olarak da, ben ve eşim birkaç suikast girişimiyle karşılaşmıştık; ama, onları göze aldık, almak gerekiyordu. Bugün, bu soruna daha rahatlıkla çözüm getirilebilir; yeter ki, siyasî iradeyi elimizde bulunduralım ve o iradeyi gösterelim."
Gazeteci Faruk Mercan bu olaylarla ilgili şunları söylüyor.
"Ecevit'in sözünü ettiği suikast girişimi 1977 seçimleri öncesinde İzmir'de havaalanında meydana geldi. Ecevit, Çiğli Havaalanı'nda uçaktan inince, İzmir Emniyeti'nde görevli bir polis memurunun silahından çıkan kurşun yanındaki Ahmet İsvan'ın dizine isabet etti. Polis memuru kaza sonucunda yaralamaya sebebiyet suçundan üç ay hapis yattıktan sonra görevine iade edildi, ama iddialara göre mermi bir suikast mermisiydi ve silah Özel Harp Dairesi'ne kayıtlıydı."
- 1977'de, Ankara Cumhuriyet savcısı Doğan Öz, Bülent Ecevit hükümetine Türkiye tarihindeki ilk kontrgerilla raporunu sunuyor. Raporda bazı gizli örgütleri, asker yönetiminin ülkeyi ele geçirmesi için kaos ortamı hazırlamakla suçluyor. Rapordan bası kesitler.
"Gerçek olan şudur: Ülkemizde tek seçenek olarak kurulan Ecevit hükümetine ve onun demokrasiye bütün gerekleri işlerlik kazandıracağına olan umutları kitlelerde yok etmektir. Bu duyguların yerine, baskıcı (faşizan) düzeni gündeme getirmek ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır. Böylece, ABD ve çok uluslu ortaklılıklar, Ortadoğu sorununu büyük ölçüde çözmek amacını gütmektedirler.
Bize göre, bu sonuca ulaşmada CIA, AID, İran ve İsrail gizli haber alma örgütleri, kontrgerilla gibi gizli örgütler yönlendirmekte olup; bu örgütler, 1. ve 2. MC ile devlet aygıtını geniş ölçüde kendi amaçlarına uygun bir biçimde dönüştürerek, demokrasi düşmanı akımları iktidar etmeyi öngörmüşlerdir.
Kontr-gerilla, Genel Kurmay Harp Dairesine bağlıdır.
Kontr-gerilla, il ve ilçelerde seferberlik işlemini yürüten kurum olarak, askerlik şubelerince yönetilmektedir. Bu konuda en çok, aşamalı eğitimden geçen astsubaylar kullanılmaktadır.
Sivil güvenlik güçleri içinde de MİT elemanları ve 1. Şube görevlileri kullanılmaktadır.
Her iki kesimde ortak çalışma olarak;
  1. Gerillaya karşı eğitim, (O inanç vardır ki, goşist sol hareketleri de bunlar yönlendirmekte ve sonra da bu örgütlere karşı savaşım vererek, tabanı kazanmakta, böylece demokrasiye karşı olan eğilimleri geliştirip örgütlemektedir.)
  2. İdeolojik eğitim,
  3. Halk içinde gelişme ve halktan kadrolar oluşturma eğitimi vermektedir.
Bütün bu çalışmalar, siyasal planda MHP ve onun kadrolarınca yönetilmektedir."
Raporun kimi kısımlarına daha ulaşmak için buraya tıklayın.
- 24 Mart 1978'de savcı Doğan Öz, soruşturmasını tamamlayamadan, derin devlet adına çalışan ülkücü Haluk Kırcı tarafından öldürülüyor​ (Doğan Öz'ün yazdığı rapor şu an kayıp).
- 1978'de, derin devlet adına çalışan, savcı Doğan Öz'ün katili ülkücü Haluk Kırcı ve ülkücü lideri Abdullah Çatlı'nın da içinde bulunduğu MHP'li bir grup, Bahçelievler'de 7 solcu öğrenciyi boğarak öldürüyor. Bu olay aynı zamanda Bahçelievler Katliamı olarak da bilinmektedir (Haluk Kırcı, 7 kez idama mahkum edilmiş ama cezası gerçekleştirilmemiştir. 2015 yılında tahliye edildi).
- 1979'da, CHP milletvekili Süleyman Genç, ÖHD'nin etkisinin orduya zarar verdiğini ve ÖHD'nin derin devletin merkezi olduğunu söylüyor. Konunun soruşturulması için meclise ısrar ediyor fakat dönemin başbakanı Bülent Ecevit konuyu daha fazla üstelememesini söylüyor. 5 Ocak 1979'da, Genç'in evi bombalanıyor.
- 1 Şubat 1979'da, gazeteci Abdi İpekçi, ülkücü ve derin devlet suikastçısı Mehmet Ali Ağca tarafından öldürülüyor.
- 12 Eylül 1980'de, savcı Doğan Öz'ün öngördüğü gibi, askeri darbe gerçekleşiyor.
1970-1980 arasındaki çatışma sürecinde, 5000​ ile 6000​ arasında vatandaş öldürülüyor. Bu sayılarda solcuların payı da olsa, çoğunu ülkücüler öldürüyor.
- 9 Ekim 1980'de, Abdi İpekçi cinayetinden dolayı içeride yatan Mehmet Ali Ağca, cezasını geçirdiği hapishaneden, Abdullah Çatlı'nın da yardımıyla​, derin devlet tarafından kaçırılıyor ve papaya suikast girişiminde bulunuyor (Mehmet Ali Ağca, 2010'da tahliye edildi). Suikast girişiminin gerçekleştirilmesinde Çatlı'nın rolü olduğu da söyleniyor​.
- 1987'de, mafya patronu Alaattin Çakıcı, MİT'e katılıyor.
Dönemin MİT yöneticisi Mehmet Eymür "Çakıcı’yı belki de kullanan ilk insan benim," diyor.
MİT’in operasyon görevlisi Yavuz Ataç ise şunları söylüyor.
“Mayıs 1987’de Silahlı Kuvvetler’den ayrılıp Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Güvenlik Dairesi Şube Müdürü olarak göreve başladım. İki ay sonra amir makamlar beni Çakıcı ile tanıştırdı. Bu kişi ile yaptığımız çalışmalar yurt dışı görevine ilişkindir...1987 tarihinde ben Alaattin Çakıcı ile tanıştırıldığımda bu kişi zaten 6—7 suçtan dolayı aranan birisiymiş o sırada.”
(Devlet Bahçeli, 2010'lu yıllarda Çakıcı'yı hapishanede ziyaret etmiş ve salınmasını istemiştir​)
- 18 Haziran 1988'de, dönemin başbakanı Turgut Özal, derin devlete çalışan ülkücü Kartal Demirağ​ tarafından suikast girişimine uğruyor. Özal, suikast öncesi dönemde derin devlet hakkında kamuya demeçler veriyordu​. Ecevit'ten beri bunu açıkça yapan ilk başbakandı.
İddialara göre, suikast emrini ülkücü general Sabri Yirmibeşoğlu veriyor. Daha sonra MGK üyesi olan Yirmibeşoğlu, iddiaları öğrenen Özal tarafından emekliliğe zorlanıyor.
- 1992'de ÖHD kapanıyor ve onun yerini, zaten bir süredir aktif olan Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Teşkilatı (JİTEM) alıyor (JİTEM'in varlığı 2005'e kadar resmi olarak reddedilmiş fakat 2005'te JİT isminde resmi olarak da kurulmuştur).
- Uğur Mumcu, TSK'nın sahibi olduğu 100.000 ateşli silahın nasıl olup da Kuzey Irak'taki Kürt Lideri Celal Talabani'nin eline geçtiğini araştırmaya koyuluyor (Talabani 2005-2014 arasında Irak cumhurbaşkanlığını yapmıştır). Mumcu, 8 Ocak 1993'teki Ültimaton isimli yazısında​, "Kürt milliyetçileri ile istihbarat ajanları arasındaki ilişkilere ışık tutacak ilginç belgeler açıklayacağını" söyledikten 16 gün sonra, 24 Ocak 1993'te öldürülüyor.
- 1993'te, Kürt sorununu barışçıl ve siyasi bir şekilde çözmeye çalışmak için, dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal, MGK üyesi general Eşref Bitlis ve Özal'ın danışmanı eski bakan Adnan Kahveci, Kürt sorununa yönelik bir reform paketi hazırlıyor.
- 5 Şubat 1993'te, Adnan Kahveci bir trafik kazasında ölüyor.
- 17 Şubat 1993'te, Eşref Bitlis, uçağının düşmesi sonucu ölüyor. Bunun buzlanma sonucu olduğu iddia edilse de, ODTÜ'nün de, İTÜ'nün de hazırladığı raporlarda buzlanmaya dair delil bulunmuyor.​ Sabotaj ihtimaline değiniliyor.
- 17 Mart 1993'te, Özal hükümeti PKK ile bir ateşkes anlaşmasına varıyor ve barış konuşmaları başlıyor.
- 17 Nisan 1993'te, Turgut Özal kalp krizi sonucu ölüyor. Yakınlarının ifadeleri zehirlenme ihtimaline işaret ediyor. Yıllar sonra Özal'ın cesedi çıkarılarak yapılan incelemelerde, ölüm sebebi kesin belirlenemese de, zehirli maddeler olan kadmiyum ve DDT'ye rastlanıyor.
Özal'ın da ölümüyle beraber barış konuşmaları sekteye uğruyor.
- 24 Mayıs 1993'teki PKK pususuyla beraber barış süreci tamamen sona eriyor. Devlet yetkililerinin açıklamalarına rağmen, pusuyu PKK üstlenmiyor.
Bu noktadan sonra savaş daha da şiddetleniyor.
- 25 Haziran 1993'te Tansu Çiller başbakan oluyor.
Cumhurbaşkanı Demirel ve Başbakan Çiller'in yönetiminde, Özal'ın karşı çıkmış olduğu Kale Planı devreye sokuluyor. Bu plan dahilinde, PKK ile savaş için "her türlü yola" başvuruluyor​.
- 4 Ekim 1993'te Çiller şu açıklamayı yapıyor.
"Elimizde PKK'ya yardım eden iş adamı ve sanatçıların listesi var. Bunları daha önce de uyardım. Hala aklını başına almayanlar var. Herkesin önünde açık açık söylüyorum. Eli kanlı terör örgütüne maddi ve manevi destek verenler ya ayağını denk alsın ya da hadlerini bildireceğiz. Terör ya bitecek, ya bitecek!"
Bu olay Çiller'in Listesi olarak biliniyor.
Açıklamayı takip eden ayda, yaklaşık yüz kişi, üniformalı komandolar tarafından polis arabalarıyla kaçırılıyor ve öldürülüyor.
Derin devletin adamı, ülkücü lider Abdullah Çatlı, listedeki isimlere şantaj yapıyor ve para karşılığı isimlerini silmeyi teklif ediyor. Kurbanlardan birisi Behçet Cantürk, Çatlı'ya 10 milyon dolar ödüyor. Bir başkası, 'Kumarhaneler Kralı' Ömer Lütfü Topal 17 milyon dolar ödüyor. Ancak parayı alan Çatlı bu kişileri kaçırtıyor ve öldürtüyor, kimi zaman önceden işkence de ettiriyor.
- Bu dönemde, Hizbullah, polis desteği ve askeri eğitimle, PKK'ya karşı destekleniyor.
- 4 Kasım 1993'te, JİTEM'in kurucularından birisi olan ve emekli olmuş Cem Ersever suikastle öldürülüyor. Ersever, emekli olduktan sonra basına JİTEM'deki aktiviteleri hakkında konuşmaya başlamıştı.
1993 yılında gazeteciler, cumhurbaşkanı da dahil yüksek derecede devlet yetkilileri ve diğer önemli kişilerin uğradığı suikastler ve şüpheli ölümler, daha sonraki soruşturmalarda bir "gizli 1993 darbesi" söylemini oluşturmuştur.
- 3 Kasım 1996'da Susurluk Kazası veya başka bir isimle Susurluk Skandalı meydana geliyor.
Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan ülkücü lider ve suikastçı olan Abdullah Çatlı, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olan Hüseyin Kocadağ ve Çatlı'nın kız arkadaşı ölüyor. DYP milletvekili Sedat Edip Bucak yaralı olarak kurtuluyor. Kazada 'devlet, siyaset ve mafya' ilişkileriyle beraber derin devletin suçları ortaya çıkıyor.
Kaza sonucu açılan soruşturmalardan çıkan kimi bilgiler şunlardır.
a) Devlet, uyuşturucu ticaretinin içine oldukça fazla girmiş bulunmaktadır. Türkiye'deki uyuşturucu ve özellikle o dönemde önemli olan eroin ticaretini büyük oranda kontrol etmektedir. Devlet yetkilileri bu ticaretten kazandıkları milyarlarca doları cebe atmışlardır​.
Uyuşturucu ticaretinin boyutunun anlaşılması için şu sayılardan bahsetmek yararlı olacaktır​: O zamanlarda Türkiye'deki eroin ticaretinin ederi 50 milyar dolardı. Öte yandan devletin yıllık bütçesi 48 milyar dolardı.
b) Kaza aslında bir "kaza" değil fakat derin devlet içindeki güç çekişmesi sebebiyle gerçekleşen bir suikasttır. Bunun bir parçası da, derin devlet adına çalışan o zamanın Adalet Bakanı Mehmet Ağar'dır. Kaza olmadan önce, Ağar, arabadaki kişilerle bir otelde buluşmuş ve konuşmuştur. Ancak suikastın gerçekleşeceğini bildiği için arabaya binmemiştir​.
Derin devletteki rolü hakkında soruşturulan Ağar, şu ünlü sözleri sarf etmiştir: "Devlet isterse konuşurum."
(Mehmet Ağar, yıllar sonra, sadece 2 sene hapis yatıp çıkmıştır)
c) PKK'ya karşı savaşmaları için mafyalar devlet tarafından silahlandırılmış ve devlet bünyesine alınmışlardır. Kocaeli Çetesi, Söylemez Çetesi ve Yüksekova Çetesi bu mafyalardan en önemli üç tanesidir. Bu çeteler ile devletin arasındaki sınırlar erimiştir ve çeteler aynı zamanda birbirleriyle yarışmaktadır. Bucak ve Söylemez çeteleri kendi aralarında bölge savaşı gerçekleştirmektedir.
d) Tansu Çiller, 1995 senesinde, Azerbaycan'da darbe yapılması için bakan Ayvaz Gökdemir'e, o sırada Emniyet Genel Müdürü olan Mehmet Ağar'a, daha sonra Hrant Dink cinayetinde de rolü olacak olan İbrahim Şahin'e ve Korkut Eren'e emir vermiştir.
Aliyev'in yerine geçirilmesi planlanan Elçibey, Türkeş'le ideolojik ortaklık içinde olan bir turancıdır.​ Bu yakınlık ve olay, Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştır.
Cumhurbaşkanı Demirel'in, Azerbaycan başkanı Aliyev'i durumdan haber etmesi sonucu darbe önlenmiştir.
e) Jandarmanın istihbarat birimi olan JİTEM, derin devletin merkezini oluşturmaktadır.
f) Başbakan Tansu Çiller'in de derin devletle ilişkileri ortaya çıkmıştır fakat ifade vermeyi reddetmiştir. İfade vermesi için zorlandığında, koalisyon hükümetini bozmakla tehdit ederek ifade vermekten kurtulmuştur (Çiller, derin devletteki rolü sebebiyle asla yargılanmadı).
g) Derin devlet pek çok sayıda sivili, faili meçhul cinayetler ve suikastlerle öldürmüştür.
Bu maddedeki bilgiler, farklı kaynaklar tarafından da desteklenmektedir.
https://i.imgur.com/v8yzQn5.png
Yukarıdaki grafik, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın yıllık raporlarından​ hazırlanmıştır. Aşağıda, bu verilerin daha detaylı halleri vardır.
https://i.imgur.com/rKX2uTk.png
1991-2000 arasında toplamda 1071 yargısız infaz, 1737 faili meçhul cinayet ve 613 kayboluş vardır. Bunların toplamı 3421 kişiye denk gelmektedir. Bu cinayetlerin en yoğun olduğu dönem 1991-1995 arasına denk gelmektedir.
Mehmet Hatman'ın yaptığı bir belgesele göre, 1991-2000 arasındaki bu öldürmelerin sayısı 4653'tür. Bu sayıya nasıl ulaştıklarını şöyle açıklamıştır.
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne giden davalara baktık. Bölge barolarının yaptıkları çalışmaları inceledik. İnsan Hakları Derneği’nin merkez ve Diyarbakır şubelerinin çalışmalarına baktık. Yakınlarını Kaybedenler Derneği’nin istatistiklerinden de yola çıkarak bu rakama ulaştık."
CHP genel başkan yardımcılığını da yapmış olan hukukçu ve siyasetçi Sezgin Tanrıkulu, JİTEM'in "öldürdüğü veya öldürdükten sonra kaybettiği" kişi sayısının 4000-5000 civarında olduğunu söylemiştir.​ 2009'da verdiği bu röportajda, JİTEM'in hala dağıtılmadığını da eklemiştir.
- Abdullah Çatlı'nın cenazesine Muhsin Yazıcıoğlu gitmiştir ve Çatlı ile arkadaşlıklarının, ülkü ocaklarındaki zamanlara dayandığını ve 18 yıl geriye kadar gittiğini söylemiştir.
- 26 Kasım 1996'da yaptığı bir DYP konuşmasında, Çiller "Bu millet uğruna, ülke uğruna, devlet uğruna kurşun atan da yiyen de her zaman bizim için saygıyla anılır. Onlar şereflidirler," diyerek derin devletin cinayetlerini onaylamıştır.
- 1997'de, Tansu Çiller, "Susurluk'a sahip çıkıyoruz," demiştir.
- Halkın bu skandala karşı sessizliği ve tepkisizliği, bazı yorumcular tarafından onay olarak yorumlanmıştır.
- Susurluk Skandalı'nı soruşturmakla görevli yetkililerden önemli isimler, şüpheli araba kazalarında ölmüşlerdir.
a) 29 Ağustos 1997'de, MİT görevlisi Ertuğrul Berkman araba kazasında ölmüştür.
b) 8 Aralık 1997'de, Hakim Akman Akyürek araba kazasında ölmüştür.
c) 21 Kasım 1999'da, Meclis Susurluk Komisyonu sözcüsü olan milletvekili Bedri İncetahtacı, araba kazasında ölmüştür.
- 2009'da, Şırnak'ın Cizre ilçesindeki "ölüm kuyuları" hakkında bir dava açılmıştır. 1990larda aktif olan bu ölüm kuyuları asitle doldurulmuşlardı ve JİTEM'in kaçırdığı kişileri veya bu kişilerin cesetlerini bu asit kuyularına attıkları düşünülüyor.
Davanın kilit tanığı olan Mehmet Nuri Binzet'e, ifadesini çekmesi için rüşvet teklif edildiği doğrulanmıştır.​ Binzet aynı zamanda tehdit edilmiş ve daha sonra ifadesini çekmiştir.
---
Derin devlet konusunda daha oldukça fazla bilgi var. AKP döneminde yapılan Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarını incelemediğim ve güvenilirliklerinde kimi şüpheler olması sebebiyle dahil etmedim. Buna rağmen, şu ana kadar olan bilgilerden çok fazla sonuç çıkıyor. Bunlarla sınırlı olmamakla beraber, bazıları şöyle:
- MHP'nin ve ülkü ocaklarının derin devlete suikastçı yetiştirmek ve onun ideolojisini yaymak için kurulması. Önemli suikastlarda ismi geçen katillerin hepsinin ülkücü olması
- Derin devlet, MHP ve ülkü ocaklarının Türkiye'yi destabilize etmesi ve 1980 darbesine yol açan kaos ortamını hazırlaması. Bu planlarını açığa çıkaran savcıyı öldürmeleri
- MHP'nin ve ülkü ocaklarının kurulmasında, Türkeş aracılığıyla ABD'nin rolü
- Devletin, kendi vatandaşlarından binlercesini, yasaları çiğneyerek öldürmesi ve bunun hesabını vermemesi
- Derin devletin uyuşturucu ticaretini kontrol etmesi
- Derin devletin çetelerle işbirliği yapması ve bu yüzden çetelerin devlet içine sızması
- Derin devletin parçası olan hiçbir önemli ismin hesap vermemesi
- Derin devleti soruşturan yetkililerin sürekli olarak, farklı dönemlerde öldürülmesi
- Derin devleti soruşturan aydınların öldürülmesi
- Başbakana ve diğer yüksek konumlardaki yetkililere suikast girişimleri
- Cumhurbaşkanı, onun danışmanı ve bir MGK üyesi generalin öldürülmesi
- Derin devletin Kürtçü ekstremistlerle ilişkisi olması ve Türk-Kürt çatışmasının devam etmesini istemesi. Bu uğurda, bir general ve cumhurbaşkanını bile öldürmesi
- Başbakanlık yapmış Tansu Çiller'in derin devletle bağlantılı olması ve bu konuda hesap vermemesi
- Türkiye halkının, bu konuda sessiz kalarak derin devletin yaptığı bütün bu hukuksuzlukları, cinayetleri, katliamları ve darbeleri veya darbe girişimlerini onaylaması
- Derin devletle bir hesaplaşma yaşanmadığı ve en azından kısmen varlığını sürdürmesi
submitted by sum-poopins to Turkey [link] [comments]

Google Data Studio Nedir ve Nasıl Kullanılır

[caption id="attachment_1473" align="alignnone" width="570"]📷 google data studio[/caption]

Google Data Studio Nedir

Raporların hızlı ve etkili bir şekilde oluşturulmasını sağlayan Google Data Studio, Google'ın Kullanıcılar için en ideal çözümlerden biridir. Google verileri Studio ile Google Analytics ve Google AdWords gibi tüm veriler kolayca okunabilir ve analiz edilebilir. Etkili raporlar bu şekilde oluşturulur. En sık oluşturulan raporlar;

Google Data Studio özellikleri Nelerdir?

Google Data Studio özellikleri aşağıdaki gibidir:

Google Data Studio Veri Kaynakları

Belki de en kullanışlı Data Studio özelliği 150'nin üzerindedir veri kaynağına ücretsiz erişimdir. Google Analytics, Google Arama Konsolu, Google AdWords ve Youtube Analytics ana kaynaklardır. Özellikle, Google Analytics, Google Search Console ve Google Ads kullanıcıları veri analizini basitleştirmek için bu üç kaynağa erişebilir. En önemli veri kaynakları nasıl sayılır:
📷
Google Data Studio Nasıl Kullanılır?
Google Data Studio nasıl kullanılır? Hesap oluştur Google Data Studio aracını kullanmak için önce datastudio.google.com adresine erişmeli ve ardından Google hesabınızla giriş yapmalısınız. Google Ads, Analytics veya Search Console araçlarıyla kullandığınız hesapla giriş yaptığınızda verilere daha kolay erişebilirsiniz. Data Studio ana sayfasına eriştikten sonra "Başlat" düğmesine tıklayarak kontrol paneline erişebilirsiniz.
Data Studio'ya veri kaynağı ekleme Google Data Studio'ya bir veri kaynağı eklemek için panelin sol tarafındaki ve "Raporlar" sekmesinin altındaki "Veri Kaynakları" sekmesine giriş yapmanız gerekir. Ardından, sağ alt köşedeki artı işaretini tıklayabilir ve 150'ye ulaşabilecek veri kaynaklarını görebilirsiniz. Ardından Google tarafından sunulan kaynaklarda ne kullanmak istediğinizi tıklamanız ve erişiminizi onaylamanız gerekir. Google AdWords, Google Analytics ve Youtube gibi veri kaynakları sıklıkla bulunan veriler arasındadır. Bir kaynak seçtikten sonra, bağlı hesabı seçin ve sağ üst köşedeki "Bağlan" düğmesini tıklayın. Bu işlem sırasında, Google Data Studio size veri değişkenlerinin ve açıklamalarının bir listesini verecektir. Veri değişkenlerini onaylarsanız, sağ üst köşedeki "Rapor Oluştur" düğmesini tıklayarak Data Studio raporunuzu oluşturabilirsiniz.
Google Data Studio'da raporlar oluşturma Yeni bir rapor oluşturmak için Google Data Studio ana sayfasının sol tarafındaki "Raporlar" sekmesini tıklayın. Ardından artı sembolüne basın ve yeni bir rapor sayfası açın. Rapor sayfasına önceden eklenen veri kaynaklarını kullanmak için sağdaki "Veri kaynağı" düğmesini kullanabilirsiniz. Önceden seçilmiş bir veri kaynağı hakkında rapor veriyorsanız, hatalı kaynakları arayın.
Ardından, raporda kullanacağınız grafiği oluşturun. Yukarıdaki menüden zaman çizelgesi gibi çeşitli grafiklere erişebilir ve analiz için uygun olanı tıklayarak raporunuza ekleyebilirsiniz. Diyagramınızı seçtikten sonra, ayrıntılar sağda gösterilir. Burada diyagramınızın verilerini ve boyutlarını belirleyebilirsiniz. Grafiği tutarak boyutu ve boyutu da ayarlayabilirsiniz. Grafikte istediğiniz alanı tıklayarak başlıkları, açıklamaları, tarihleri ​​ve resimleri kolayca ekleyebilirsiniz.
Oluşturduğunuz raporları Data Studio ile çevrimiçi ortamdaki diğer kullanıcılarla paylaşabilir, yetkili kullanıcıların bunları düzenlemesine, bağlantı olarak paylaşmasına, web sitenizde kullanmasına veya bilgisayarınıza indirmesine izin verebilirsiniz.
Google Data Studio Ne İşe Yarar?
Dijital pazarlama dünyasının vazgeçilmez bir parçası haline gelen Google Veri Stüdyosu, gereksinimleri belirlerken alınan verilerin etkili bir şekilde okunmasını ve kullanılmasını ve mümkün olan en iyi toplamanın yapılmasını sağlar ve kullanıcılarına çok sayıda avantaj sunar.
Veriler Google Data Studio'ya birçok kanaldan aktarılabilir. Bu çözüm odaklı bir şekilde çalışır ve etkili veri elde edilmesine yardımcı olur. Bu iletilen veriler en iyi şekilde burada yorumlanır ve okunur.
Raporlar istemcilerle de paylaşılabilir. Müşteriler veri kaynaklarına gerektiği gibi erişebilir, ancak yalnızca raporlama verilerine erişilebilir.

Google Data Studio’ya Veri Kaynağı Eklemek

[caption id="attachment_1474" align="alignnone" width="300"]📷 google data studio[/caption]
Google Data Studio'yu kullanmaya yanıt almak için birisinin veri kaynağını Google Data Studio'ya nasıl ekleyeceğini bilmesi gerekir. Veri kaynağı ekleme adımları aşağıdaki gibidir:

Google Data Studio’da Rapor nasıl oluşturulur

Google Data Studio'da rapor oluştururken kullandığınız grafiklerin veri analiziniz ve amacınızla uyumlu olduğundan emin olun. Örneğin, pazarlama ile ilgilenenler için "Pazarlama Şablonları" sekmesini, yani "Pazarlama Şablonları" sekmesini kullanabilirsiniz.
Instagram, Facebook, LinkedIn gibi kanallara yerleştirdiğiniz ücretli reklamları analiz etmek için "Ücretli Kanal Karışımı Raporu" nu, "Ücretli Kanal Raporu" şablonunu da kullanabilirsiniz. Web sitenizin performansını ölçmek ve hataları kontrol etmek için Web Sitesi Teknik Performans Göstergeleri şablonu olan Web Sitesi Teknik Performans Göstergeleri şablonunu kullanın.
Data Studio'da raporlamanın bir başka yararlı yanı da yaklaşık 150 farklı veri kaynağına erişebilmenizdir. Verilere Google'ın Google Ads, Analytics, Search Console, YouTube Analytics ve Campaing Manager gibi kendi araçlarıyla kolayca erişebileceğinizi biliyorsunuz. Data Studio'yu Amazon Ads, Adobe Analytics, AdRoll, AdStage, Bing Ads, Kupfer, Botify API ve Blinkfire API gibi birçok farklı veri kaynağına erişmek ve çok daha büyük verileri analiz etmek için de kullanabilirsiniz.
Oluşturduğunuz rapor konusuna karar verirken dikkate almanız gereken en önemli sorulardan biri, raporun kimden oluşturulacağıdır. Anlaşılması kolay ve müşteri veya departman için özel olarak oluşturulan raporları içeren bir stil kullanmalısınız. "Tasarım ve Tema" menüsüne giderek temanızı, renginizi ve tarzınızı istediğiniz gibi düzenleyebilirsiniz.
Raporunuzu oluştururken kesinlikle kullanmanız gereken bir diğer özellik de katıştırılmış URL'lerdir. Herhangi bir web sayfasının, Google Dokümanlar'ın, Google Form'un veya Google E-Tablolar dokümanınızın URL'sini, "Yerleştir URL'si", yani menü alanındaki grafiklerin altına "URL Yerleştir" komutunu kullanarak raporunuza gömebilirsiniz. .

Google Data Studio ile Oluşturulabilecek Diğer Raporlar Hangileridir?

Google Veri Çalışması başka hangi raporları oluşturabilir? Google Veri Çalışması ile birçok rapor oluşturulabilir. Veri kaynaklarından elde edilen bilgilerin analizi sonucunda elde edilen bu raporlar, kullanıcıların işleyişini basitleştirir ve gereksinimleri mümkün olan en kısa sürede yerine getirmeye yardımcı olur. Ücretsiz olarak üretilen ve sıkça kullanılan raporlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
PPC için Google AdWords ve Google Analytics ajanslarına sunulan bir Data Studio raporu: One PPC ajansı tarafından oluşturulan ücretsiz Google AdWords ve Google Analytics raporu kolayca oluşturulabilir. Google AdWords raporu 10 Google Analytics raporu 25 sayfadan oluşmaktadır. Facebook Süper Metrik Reklam Performansı Raporu: Facebook gibi sosyal medya genellikle Google Data Studio'ya doğrudan bağlantı oluşturamaz. Bu nedenle, Supermetrics tarafından geliştirilen Google E-Tablosu eklentisi yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu eklenti ile bu platformlardan alınan veriler Google Data Studio'ya aktarılabilir ve reklamların performansı bu platformlarda raporlanabilir. Bu raporlama süreçlerinin tümü ücretsiz, basit ve etkilidir.
Google Data Studio’ya Nasıl Erişilir?
Google Data Studio'ya erişmek için, Google Analytics'ten gelen bilgilerle Data Studio sayfasında oturum açmanız gerekir. Eper Google Analytics hizmetinin ücretsiz sürümünü kullanıyorsanız, Data Studio'nun sınırlı sürümüne de erişebilirsiniz. Bu ücretsiz sürümde en fazla beş özel rapor oluşturabilirsiniz.
İlk kez giriş yaptıktan sonra, raporlara Özel raporlarınıza alıştıktan sonra kolayca yapabilirsiniz oluşturabilirsiniz. Fikir edinmek için örnek raporları da kullanabilirsiniz. Bu örnek raporları incelemekte fayda vardır.
Google ayrıca size bu hizmet hakkında genel bilgi veren YouTube videoları da sunmaktadır. Bu video, ilk raporunuzu oluşturmak için de iyi bir rehber olabilir. Data Studio, Google Drive arayüzünü kullanır. Bu anlamda, kullanım sırasında büyük zorluklarla karşılaşmayacaktır
Google Analytics'i Data Studio nasıl oluşturulur?
Google Analytics raporunu kullanmak ve veri aktarmak oldukça basit ve kullanışlıdır. Bu süreçte izlenecek adımlar şunlardır:
şunlar:
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]

SSL Sertifikası Nedir Nasıl Kurulur

[caption id="attachment_1626" align="alignnone" width="464"]📷 SSL Sertifikası[/caption]

SSL Sertifikası Nedir

SSL ve HTTPS sertifikası son günlerin favori sözleri oldu. Web sitesi sahipleri, çevrimiçi işletmeler, web sitesi ziyaretçileri, çevrimiçi ödeme portallarını kullanan kişiler, kısacası, internette bir şeyler yapan neredeyse herkes HTTPS ve SSL sertifikalarını bilmelidir.
Bu terimler teknik olmayan personel için biraz zor olabilir, ancak siber güvenlik bilinci tüm İnternet Kullanıcıları için bir zorunluluk haline geldi. özellikle siber saldırılar ve kötü amaçlı yazılım söz konusu olduğunda. Adres çubuğundaki asma kilit simgesinden bir sayfada SSL olup olmadığını görebilirsiniz. SSL türüne bağlı olarak, adres çubuğu da yeşil olabilir. Ayrıca, "http: //" değil, "https: //" adresin başındadır.
HTTP (Köprü Metni Aktarım Protokolü), istemci-sunucu modeli içinde yürütülen uygulama düzeyinde bir talep yanıt protokolüdür. İstemci gibi davranan bir web tarayıcısı sunucuya bir HTTP isteği gönderir ve sunucu bu iletiyi yanıtlar. Basitçe söylemek gerekirse, bu, Worldtext Web'den (www) bir hedefe köprü metni belgeleri göndermek için kullanılan standart protokoldür.
Bu protokol uzun yıllardır kullanılmasına rağmen HTTP çok güvenli değildir. HTTP zamanla HTTPS haline geldi. HTTPS, bir bilgisayar ağı içinde güvenli iletişim için İnternet'te kullanılan en yaygın protokoldür. Bu protokolde iletişim SSL (Güvenli Yuva Katmanı) veya TLS (Aktarım Katmanı Güvenliği) ile şifrelenmiş bir bağlantı üzerinden yapılır. HTTPS, ziyaret edilen web sitesini onaylar ve satın aldığınızda verilerin gizliliğini ve bütünlüğünü korur. Onlar siber suçlular verileri Ortadaki Adam (MitM) saldırılarını kullanarak toplamaya çalışır
Şimdiye kadar HTTPS bağlantıları öncelikle gizli işlemler, e-ticaret, ödeme işlemleri ve e-posta iletişimi için kullanılmıştır. Daha sonra, her tür web sitesi sayfanın gerçekliğini korumak ve gizliliği garanti etmek için HTTPS kullandı. HTTPS şu anda büyük çoğunluk tarafından tercih edilmektedir. Google ayrıca HTTPS sayfalarını arama sonuçları sayfalarında daha üst sıralarda yer almaktadır.

SSL neden gereklidir?

SSL, web sunucusu ile ziyaretçinin web tarayıcısı arasında şifreli bir iletişim kurar ve tüm özel, gizli veya gizli bilgilerin kendisini çeşitli siber saldırılara maruz bırakmadan güvenli bir aktarımı garanti eder Bir web sitesinde gereklidir SSL varsa, web tarayıcısı ile web sitesi sunucusu arasında değiş tokuş edilen tüm bilgiler şifrelenir ve yalnızca web sitesi sahibi tarafından görüntülenebilir.
E-ticaret şirketleri için çevrimiçi güvenlik şarttır. Güvenlik eksikliği birçok ciddi sonuç doğurur, en önemlisi iş kaybı, güven ve itibar kaybı ve yasal cezalar. Bunun olmasını önlemek için ilk adım, web sitesi için bir SSL sertifikası almaktır. Bu ek masraf anlamına gelse de, e-ticaret şirketleri bu güvenlik önlemleri olmadan ayakta kalamazlar. SSL'ye geçmeyen şirketler, güvenlik web sitelerini ziyaret eden müşterilerinin artan endişeleri nedeniyle başarısız oldu ve kapatıldı.

SSL sertifika türleri

Birçok SSL sertifikası türü vardır.
Alan adını doğrulama sertifikası Bu sertifika yalnızca yetkili bir şirketin / kuruluşun etki alanı adını onayladıktan sonra verilir. Yetkili kurum sadece WHOIS kaydını doğrular, alan adı sahibini onaylar ve sertifikayı verir. Alan adı doğrulama sertifikaları diğer sertifikalardan daha ucuzdur, ancak daha düşük bir sigorta oranı sunar. Örnek olarak RapidSSL ürünlerini inceleyebilirsiniz.
Web sunucusu onay sertifikası
Web sunucusu kimlik doğrulama sertifikası web sunucularını, e-posta sunucularını ve dosya aktarımlarını korumak için kullanılır.
Yeşil Adres Çubuğu Sertifikası
Yetkili kurumlar, şirket onayı ve yetkilendirmesinden sonra yeşil bir yönetim sertifikası verir. Bu sertifika adres çubuğunu yeşile çevirir ve web sitesi ziyaretçilerine ve müşterilerine daha fazla güven verir. EV sertifikalarını görüntülemek için buraya tıklayın.
Joker karakter sertifikası
Joker karakter SSL sertifikası, bir sertifika altında bir alan adını ve sınırsız sayıda alt alan adını korumak için kullanılır. *** website.com için bir yer tutucu sertifikası ile ödeme adresleri korunabilir. EtkiAlanı.com, Sessionacma. EtkiAlanı.com, Mail. EtkiAlanı.com. Joker karakterli SSL sertifikalarını doğrulamak için burayı tıklayın.
Birleşik İletişim Sertifikası (UC veya SAN)
UC veya SAN sertifikaları, birden çok etki alanını korumak için kullanılan bir tür web sunucusu kimlik doğrulama sertifikasıdır. SSL SAN sertifikalarını görüntülemek için buraya tıklayın.
Kod imzalama sertifikası
Kod imzalama sertifikası, kodun bütünlüğünü garanti etmek için kullanılır. Kullanıcıya yürütülebilir bir kodu dijital olarak imzalayarak yazarlığı / sahipliği onaylama olanağı sunar. Ayrıca, kodun korunmasını ve herhangi bir kötü amaçlı varlık tarafından değiştirilmemesini de garanti eder. Kod imzalama sertifikalarını doğrulamak için burayı tıklayın.
SSL Ne Zaman Kullanılmalıdır
SSL (Güvenli Yuva Katmanı) teknolojisi, bir web sitesi ile bir İnternet tarayıcısı arasında güvenli bir bağlantı kurulur.. SSL kullanan web sitelerinin "sertifikası" vardır. Bu sertifika özel bilgilerin aktarım sırasında güvenli olduğunu gösterir.
Bu sertifikaları kullanan web sitelerinin çoğunu görürseniz, onları tanırsınız. Çoğu internet tarayıcısında bu web sitelerinin yanında yeşil bir asma kilit simgesi görüntülenir:
Örneğin, İnternet'ten bir şey satın almak istiyorsanız, yalnızca SSL kullanan web sitelerinden satın almalısınız. Aksi takdirde, Saldırganlar ödeme bilgilerinizi okuyabilir veya düzenleyebilir.
Web sitenize gelince, SSL kullanmak neredeyse şarttır. Bu sertifikayı kullanmanın bazı avantajları:
Kullanıcılarınızın hesap açmasını ve özel bilgileri paylaşmasını istediğiniz bir web siteniz varsa, ziyaretçinizin verileri yedeklenir. Web siteniz daha güvenilir olacak. Web tarayıcılarında web sitenizin adının yanında yeşil bir asma kilit simgesi görünür. Web sitenizin arama motoru optimizasyonu (SEO) önemli ölçüde katkıda bulunur. Son makaleyi açmak için Google gibi büyük arama motorları arama sonuçlarında güvenli web sitelerinin reklamını yapar ve tüm web web sitelerini SSL kullanmaya teşvik eder. Bu kullanıcılarınızın bilgilerini koruyarak daha fazla trafik elde edeceğiniz anlamına gelir.
Haziran 2018'den itibaren Google, SSL olmayan web sitelerini "güvensiz" olarak uyaracaktır. Bu nedenle, SSL sertifikası ile web sitenizin güvenliğini artırmanın zamanı geldi.
WordPress SSL'yi kurmak bugünlerde oldukça kolay. Piyasada farklı türde SSL sertifikaları olmasına rağmen, büyük bir web siteniz yoksa veya İnternet'te satmıyorsanız şaşırtıcı bir şeye ihtiyacınız yoktur.
Ücretsiz SSL sertifikası diğer tüm web siteleri için geçerlidir. Ayrıca, bu kurulumu Hostinger ile kolayca çalıştırabilirsiniz.
HTTPS Nedir (ve SSL ile Birlikte Nasıl Çalışır)
WordPress SSL'yi yükledikten sonra WordPress HTTPS ayarlarını değiştirmeniz gerekir. Hostinger dahil olmak üzere ziyaret ettiğiniz tüm web siteleri, URL öneki olarak HTTP veya HTTPS kullanır: HTTPS tam olarak HTTP gibi çalışır, ancak daha yüksek güvenlik standartlarına sahiptir. HTTPS kullanarak bir web sitesi açtığınızda, bilgilerinizin aktarım sırasında güvenli olduğunu bilirsiniz. HTTPS'nin çalışması için, açmak istediğiniz web sitesinin bir SSL sertifikası olması gerekir.
SSL olmadan HTTPS kullanarak bir web sitesi açmaya çalışırsanız, aşağıdakine benzer bir hata görürsünüz:
Başka bir deyişle, SSL ve HTTPS birlikte çalışır. Yalnızca bir tane kullanırsanız, kullanıcı verilerinin web sitesi üzerinden aktarılması garanti edilemez.
Bu nedenle ilk göreviniz bir SSL sertifikası almak ve WordPress SSL'yi yüklemek olmalıdır. Ardından WordPress HTTPS ayarlarını yapabilirsiniz. Bu sürecin nasıl işlediğini görelim.

WordPress SSL Kurulumu ve WordPress HTTPS Ayarları (İki Farklı Yöntem)

Alan adından ve barındırma şirketinden bir SSL sertifikası satın alarak alan adınız için etkinleştirin.
define ('FORCE_SSL_ADMIN', doğru);
Önemli not: SSL kurmadan önce hostinge giriş yaparak yedeklemeyi unutmayın. Bu şekilde, hata durumunda web siteniz açılmazsa verilerinizi kaybetmezsiniz.

WordPress SSL Eklentisini Yükleme

WordPress dosyalarıyla doğrudan oynamak istemiyorsanız, WordPress HTTPS kurulumunu tamamlamanın daha kolay yolları vardır. Örneğin, Yukarıdaki yöntemde WordPress ile SSL eklediniz kodu otomatik olarak ekleyebilirsiniz.
Bu yöntem daha basit olmasına rağmen, bazı riskler taşır. Örneğin, başka bir araçla uyumluluk sorunlarıyla karşılaşırsanız, SSL eklentisi çalışmayı durdurabilir ve sorunu çözene kadar web siteniz HTTPS aracılığıyla yüklenmez.
Önerimiz, kurulumu son derece kolay olduğu için gerçekten basit SSL eklentisidir. Tek ihtiyacınız olan yüklemeye hazır bir WordPress SSL sertifikası:
Eklentiyi yükledikten ve etkinleştirdikten sonra, WordPress SSL sertifikanız web sitenizde aranacaktır. Bir sertifika bulunursa, HTTPS protokolünü tek bir tıklamayla etkinleştirebilirsiniz. Bunu yapmak için, yönetici alanındaki Ayarlar> SSL sekmesini açın ve HTTPS kullanarak yeniden yükle düğmesini tıklayın. Hepsi bu!
Gerçekten basit SSL eklentisi size uymuyorsa, aynı sonuçları elde etmek için kullanabileceğiniz birkaç araç vardır. Diğer popüler WordPress SSL eklenti çözümleri WordPress HTTPS (SSL) ve Force HTTPS'dir

HTTP'den HTTPS'e Geçiş Sonrası Mutlaka Yapılması Gerekenler

Web siteniz, Google, Bing vb. İçin SSL yükledikten sonra, arama motorlarından web yöneticisi hesaplarınıza giriş yapmanız, HTTPS uzantısı ile site adresinizi girmeniz ve site haritanızı bildirmeniz gerekir. Bu aşamada akılda tutulması gereken en önemli şey HTTP bağlantınızı silmek değildir.
Google Analytics: İstatistiksel verilerin kaybolmasını önlemek için Google Analytics'teki HTTP veya HTTPS'deki diğer istatistiksel araçlarla başlayarak bağlantınızı değiştirin. Web sitenizi Google Search Console'daki Google Analytics mülküne bağladıysanız, verilerinizi Search Console'daki Google Analytics hesabınıza aktarmak için HTTPS'ye geçtikten sonra yeniden bağlanmanız gerekir. Google Analytics'teki web sitesi adresinizi HTTP'den HTTPS'ye taşımak için lütfen aşağıdakileri yapın: Giriş> Yönetici> Mülk> Mülk Ayarları> Varsayılan URL> https: //
Google Arama Konsolu, Bing Web Yöneticisi Araçları veya Yandex Metrica vb. Hariç. Araç kullanıyorsanız, bağlantılarınızın HTTPS olduğundan emin olun.
Google ve SEO Açısından SSL'in Önemi
Haziran 2020'den beri Google, SSL sertifikalı olmayan web sitelerini ziyaret eden kullanıcıları web sitelerinin güvenli olmadığı konusunda uyardı. Google, arama sonuçlarında sıralama faktörlerinden biri haline geldiğinden, bugün tüm web sitelerinin bir SSL sertifikası olması gerekir.
Ahrefs SEO araçları ve kaynakları sundu ve önceki 10.000 etki alanını analiz etti ve SSL'nin SEO'ya katkısını ölçtü. Araştırma sonuçlarına geçmeden önce HTTP ve HTTPS kavramlarına bakalım.
Köprü Metni Aktarım Protokolü anlamına gelen HTTP; İnternet ortamında bilgi ve veri iletimine izin veren bir protokol türüdür. Bu, bilgi sağlanan istemci bilgisayarlar ve sunucular arasında istek / yanıt sisteminde kullanılan bir yöntemdir.
HTTPS (Güvenli Köprü Metni Aktarım Protokolü Güvenli), ağda güvenli iletişim için SSL şifrelemesinde kullanılan SSL Sertifikalarıdır (HTTPS) arama motoru sıralamasının (SEO) sonuçları üzerindeki etkisini analiz eden çalışmanın sonuçları aşağıdaki gibidir:
Ayrıca, araştırmalar, web sitelerinin% 65'inin doğru SSL'nin yüklü olmadığını göstermektedir. SEO ile ilgili mükemmel bir SSL'yi nasıl yapılandırabilirsiniz?

SSL Sertifikası Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

SSL sertifikası almak kolay görünse de, SSL sertifikanızı seçerken dikkate almanız gereken birçok parametre vardır.

SSL Nasıl Çalışır?

Genel / özel SSL anahtarları adı verilen anahtarların kullanımına dayanan bir şifreleme yöntemine dayanır.
SSL şifrelemesinin iki anahtarı vardır. Bu tuşlar dijital olarak kodlanmış yazılımdır. Bir tuşun kilitlediği verileri yalnızca Başka bir anahtar açılabilir. Anahtarlarınızı oluşturduktan sonra (SSL bunu varsayılan olarak yapar, hiçbir şey yapmanız gerekmez), anahtarlardan biri (özel anahtar) sunucuda kalır. Diğer ortak anahtar, bağlanmak istediğiniz kişilere gönderilir.
Sizinle dışarıdan iletişim kurmak isteyen kişi, iletiyi ortak anahtarla güvenli bir şekilde gönderir. Veriler size ulaşmadan önce iletim sırasında verilere ulaşılsa bile, şifresini çözmeniz gereken özel anahtara ihtiyacınız vardır.
Diger Makalelere ulaşmak için buraya tıklayın
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]

Google Data Studio Nedir ve Nasıl Kullanılır

[caption id="attachment_1473" align="alignnone" width="570"]📷 google data studio[/caption]

Google Data Studio Nedir

Raporların hızlı ve etkili bir şekilde oluşturulmasını sağlayan Google Data Studio, Google'ın Kullanıcılar için en ideal çözümlerden biridir. Google verileri Studio ile Google Analytics ve Google AdWords gibi tüm veriler kolayca okunabilir ve analiz edilebilir. Etkili raporlar bu şekilde oluşturulur. En sık oluşturulan raporlar;

Google Data Studio özellikleri Nelerdir?

Google Data Studio özellikleri aşağıdaki gibidir:

Google Data Studio Veri Kaynakları

Belki de en kullanışlı Data Studio özelliği 150'nin üzerindedir veri kaynağına ücretsiz erişimdir. Google Analytics, Google Arama Konsolu, Google AdWords ve Youtube Analytics ana kaynaklardır. Özellikle, Google Analytics, Google Search Console ve Google Ads kullanıcıları veri analizini basitleştirmek için bu üç kaynağa erişebilir. En önemli veri kaynakları nasıl sayılır:
📷
Google Data Studio Nasıl Kullanılır?
Google Data Studio nasıl kullanılır? Hesap oluştur Google Data Studio aracını kullanmak için önce datastudio.google.com adresine erişmeli ve ardından Google hesabınızla giriş yapmalısınız. Google Ads, Analytics veya Search Console araçlarıyla kullandığınız hesapla giriş yaptığınızda verilere daha kolay erişebilirsiniz. Data Studio ana sayfasına eriştikten sonra "Başlat" düğmesine tıklayarak kontrol paneline erişebilirsiniz.
Data Studio'ya veri kaynağı ekleme Google Data Studio'ya bir veri kaynağı eklemek için panelin sol tarafındaki ve "Raporlar" sekmesinin altındaki "Veri Kaynakları" sekmesine giriş yapmanız gerekir. Ardından, sağ alt köşedeki artı işaretini tıklayabilir ve 150'ye ulaşabilecek veri kaynaklarını görebilirsiniz. Ardından Google tarafından sunulan kaynaklarda ne kullanmak istediğinizi tıklamanız ve erişiminizi onaylamanız gerekir. Google AdWords, Google Analytics ve Youtube gibi veri kaynakları sıklıkla bulunan veriler arasındadır. Bir kaynak seçtikten sonra, bağlı hesabı seçin ve sağ üst köşedeki "Bağlan" düğmesini tıklayın. Bu işlem sırasında, Google Data Studio size veri değişkenlerinin ve açıklamalarının bir listesini verecektir. Veri değişkenlerini onaylarsanız, sağ üst köşedeki "Rapor Oluştur" düğmesini tıklayarak Data Studio raporunuzu oluşturabilirsiniz.
Google Data Studio'da raporlar oluşturma Yeni bir rapor oluşturmak için Google Data Studio ana sayfasının sol tarafındaki "Raporlar" sekmesini tıklayın. Ardından artı sembolüne basın ve yeni bir rapor sayfası açın. Rapor sayfasına önceden eklenen veri kaynaklarını kullanmak için sağdaki "Veri kaynağı" düğmesini kullanabilirsiniz. Önceden seçilmiş bir veri kaynağı hakkında rapor veriyorsanız, hatalı kaynakları arayın.
Ardından, raporda kullanacağınız grafiği oluşturun. Yukarıdaki menüden zaman çizelgesi gibi çeşitli grafiklere erişebilir ve analiz için uygun olanı tıklayarak raporunuza ekleyebilirsiniz. Diyagramınızı seçtikten sonra, ayrıntılar sağda gösterilir. Burada diyagramınızın verilerini ve boyutlarını belirleyebilirsiniz. Grafiği tutarak boyutu ve boyutu da ayarlayabilirsiniz. Grafikte istediğiniz alanı tıklayarak başlıkları, açıklamaları, tarihleri ​​ve resimleri kolayca ekleyebilirsiniz.
Oluşturduğunuz raporları Data Studio ile çevrimiçi ortamdaki diğer kullanıcılarla paylaşabilir, yetkili kullanıcıların bunları düzenlemesine, bağlantı olarak paylaşmasına, web sitenizde kullanmasına veya bilgisayarınıza indirmesine izin verebilirsiniz.
Google Data Studio Ne İşe Yarar?
Dijital pazarlama dünyasının vazgeçilmez bir parçası haline gelen Google Veri Stüdyosu, gereksinimleri belirlerken alınan verilerin etkili bir şekilde okunmasını ve kullanılmasını ve mümkün olan en iyi toplamanın yapılmasını sağlar ve kullanıcılarına çok sayıda avantaj sunar.
Veriler Google Data Studio'ya birçok kanaldan aktarılabilir. Bu çözüm odaklı bir şekilde çalışır ve etkili veri elde edilmesine yardımcı olur. Bu iletilen veriler en iyi şekilde burada yorumlanır ve okunur.
Raporlar istemcilerle de paylaşılabilir. Müşteriler veri kaynaklarına gerektiği gibi erişebilir, ancak yalnızca raporlama verilerine erişilebilir.

Google Data Studio’ya Veri Kaynağı Eklemek

[caption id="attachment_1474" align="alignnone" width="300"]📷 google data studio[/caption]
Google Data Studio'yu kullanmaya yanıt almak için birisinin veri kaynağını Google Data Studio'ya nasıl ekleyeceğini bilmesi gerekir. Veri kaynağı ekleme adımları aşağıdaki gibidir:

Google Data Studio’da Rapor nasıl oluşturulur

Google Data Studio'da rapor oluştururken kullandığınız grafiklerin veri analiziniz ve amacınızla uyumlu olduğundan emin olun. Örneğin, pazarlama ile ilgilenenler için "Pazarlama Şablonları" sekmesini, yani "Pazarlama Şablonları" sekmesini kullanabilirsiniz.
Instagram, Facebook, LinkedIn gibi kanallara yerleştirdiğiniz ücretli reklamları analiz etmek için "Ücretli Kanal Karışımı Raporu" nu, "Ücretli Kanal Raporu" şablonunu da kullanabilirsiniz. Web sitenizin performansını ölçmek ve hataları kontrol etmek için Web Sitesi Teknik Performans Göstergeleri şablonu olan Web Sitesi Teknik Performans Göstergeleri şablonunu kullanın.
Data Studio'da raporlamanın bir başka yararlı yanı da yaklaşık 150 farklı veri kaynağına erişebilmenizdir. Verilere Google'ın Google Ads, Analytics, Search Console, YouTube Analytics ve Campaing Manager gibi kendi araçlarıyla kolayca erişebileceğinizi biliyorsunuz. Data Studio'yu Amazon Ads, Adobe Analytics, AdRoll, AdStage, Bing Ads, Kupfer, Botify API ve Blinkfire API gibi birçok farklı veri kaynağına erişmek ve çok daha büyük verileri analiz etmek için de kullanabilirsiniz.
Oluşturduğunuz rapor konusuna karar verirken dikkate almanız gereken en önemli sorulardan biri, raporun kimden oluşturulacağıdır. Anlaşılması kolay ve müşteri veya departman için özel olarak oluşturulan raporları içeren bir stil kullanmalısınız. "Tasarım ve Tema" menüsüne giderek temanızı, renginizi ve tarzınızı istediğiniz gibi düzenleyebilirsiniz.
Raporunuzu oluştururken kesinlikle kullanmanız gereken bir diğer özellik de katıştırılmış URL'lerdir. Herhangi bir web sayfasının, Google Dokümanlar'ın, Google Form'un veya Google E-Tablolar dokümanınızın URL'sini, "Yerleştir URL'si", yani menü alanındaki grafiklerin altına "URL Yerleştir" komutunu kullanarak raporunuza gömebilirsiniz. .

Google Data Studio ile Oluşturulabilecek Diğer Raporlar Hangileridir?

Google Veri Çalışması başka hangi raporları oluşturabilir? Google Veri Çalışması ile birçok rapor oluşturulabilir. Veri kaynaklarından elde edilen bilgilerin analizi sonucunda elde edilen bu raporlar, kullanıcıların işleyişini basitleştirir ve gereksinimleri mümkün olan en kısa sürede yerine getirmeye yardımcı olur. Ücretsiz olarak üretilen ve sıkça kullanılan raporlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
PPC için Google AdWords ve Google Analytics ajanslarına sunulan bir Data Studio raporu: One PPC ajansı tarafından oluşturulan ücretsiz Google AdWords ve Google Analytics raporu kolayca oluşturulabilir. Google AdWords raporu 10 Google Analytics raporu 25 sayfadan oluşmaktadır. Facebook Süper Metrik Reklam Performansı Raporu: Facebook gibi sosyal medya genellikle Google Data Studio'ya doğrudan bağlantı oluşturamaz. Bu nedenle, Supermetrics tarafından geliştirilen Google E-Tablosu eklentisi yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu eklenti ile bu platformlardan alınan veriler Google Data Studio'ya aktarılabilir ve reklamların performansı bu platformlarda raporlanabilir. Bu raporlama süreçlerinin tümü ücretsiz, basit ve etkilidir.
Google Data Studio’ya Nasıl Erişilir?
Google Data Studio'ya erişmek için, Google Analytics'ten gelen bilgilerle Data Studio sayfasında oturum açmanız gerekir. Eper Google Analytics hizmetinin ücretsiz sürümünü kullanıyorsanız, Data Studio'nun sınırlı sürümüne de erişebilirsiniz. Bu ücretsiz sürümde en fazla beş özel rapor oluşturabilirsiniz.
İlk kez giriş yaptıktan sonra, raporlara Özel raporlarınıza alıştıktan sonra kolayca yapabilirsiniz oluşturabilirsiniz. Fikir edinmek için örnek raporları da kullanabilirsiniz. Bu örnek raporları incelemekte fayda vardır.
Google ayrıca size bu hizmet hakkında genel bilgi veren YouTube videoları da sunmaktadır. Bu video, ilk raporunuzu oluşturmak için de iyi bir rehber olabilir. Data Studio, Google Drive arayüzünü kullanır. Bu anlamda, kullanım sırasında büyük zorluklarla karşılaşmayacaktır
Google Analytics'i Data Studio nasıl oluşturulur?
Google Analytics raporunu kullanmak ve veri aktarmak oldukça basit ve kullanışlıdır. Bu süreçte izlenecek adımlar şunlardır:
şunlar:
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]

Sayfa Yöneticisi Öğrenme KLANLAR - HESAP YÖNETİCİSİ Laying Next to People on the Beach Prank! - YouTube Köy Yöneticisi Autodesk Yönetici Hesabı Kullanımı

Hesap Yöneticisi, Hesap Yöneticisi iş ilanları, Freelance iş ilanları, Forex Portföy Yönetimi Hesap Yöneticisi arıyor, - elemanonline.com.tr Ripple Hesap Yöneticisi / İş İlanı Tam entegrasyonlu kullanım için yardımcı olacak bir Hesap Yöneticisi. Son yıllarda gerçekleştirdiği aktif girişimlere rağmen, fiyatlanmasında kullanıcılarını memnun edemeyen Ripple, bir Hesap Yöneticisini işe alacağını duyurdu. Apartman yöneticisi hesap vermezse ne olur? Apartman yöneticisi sorunları arasında "apartman yöneticisinin hesap vermemesi" yer alıyor. Kat Mülkiyeti Kanunu gereğince apartman yönetimine seçilen yöneticinin sorumlulukları kapsamında "kat malikine hesap verme borcu" bulunuyor. Hesap Yöneticisi'ne genel bakış ve Yağma asistanını kullanma. İlk saldırılardan sonra eğer A ve B seçeneğini kaydederken casus eklemişseniz kaynak toplama asistanına tıkladığınızda yeni C seçeneği çıkar. Bu C seçeneği casus raporuna göre köyde kalan ganimeti hesaplar ve ona göre birlik yollar. Hesap Yöneticisi iş ilanları kariyer.net’te keşfinizi bekliyor! Kariyerinize yön vermek için güncel iş ilanlarına şimdi bi’ göz atın ve online başvuruda bulmayı unutmayın! İşkur onayıyla faaliyet gösteren kariyer.net, iş arayışınızda hep yanınızda!

[index] [2852] [6975] [3159] [4381] [7541] [6771] [3080] [2440] [3686] [7014]

Sayfa Yöneticisi Öğrenme

Beni instagram ve twitter sayfalarımdan takip ederek destek olabilirsiniz. Instagram https://www.instagram.com/tabeworn/?i... Twitter https://twitter.com... Bu videoda Windows 10 Microsoft Hesabı Kaldırma/Silme olayını anlattık. Sayfa Yöneticisi Öğrenme Hakan Demir. Loading... Unsubscribe from Hakan Demir? ... Facebook Fake Hesap Açma Sesli anlatım - Duration: 10:23. BERKMENO 57,468 views. 10:23. Videoda windows 7 8 10 işletim sistemine sahip olanlar kullanıcı hesabını 4 farklı şekilde yönetici yapabilirler BAZI VİDEOLARIM silinen resim belgeler vb na... For the first time ever we doing a laying next to people on the beach prank! SUBSCRIBE TODAY http://bit.ly/2d1EIOv Follow my Instagram https://www.instagram...

https://nagelaplites.tk