Otomatik Kedi Mama ve Su Kabı Nasıl Çalışır? En iyi 5 ...

En İyi Otomatik Sosyal Medya Paylaşım Araçları

En İyi Otomatik Sosyal Medya Paylaşım Araçları submitted by webseouzmani to u/webseouzmani [link] [comments]

en iyi otomatik araba hangisi yorum, en iyi otomatik araba hangisi kullanıcı yorumları

en iyi otomatik araba hangisi yorum, en iyi otomatik araba hangisi kullanıcı yorumları submitted by kullananlar to kullananlar [link] [comments]

SEVGİLİ OLUNMAYACAK KIZLAR LİSTESİ (309 TANE) 😳😳😳

Sevgili olunmayacak kızlar listesi
1- Babası alkolik olan kızlar
2- Babasıyla arası annesinden iyi olan kızlar
3- Annesinden nefret eden kızlar
4- Half-korean kızlar
5- Asyalı erkekleri yakışıklı bulan kızlar
6- Esmer erkekleri sevmeyen kızlar
7- Atatürk'ü seven kızlar
8- Croptop giymeyen kızlar
9- 58 kilo üzeri kızlar
10- Fatshaming yapmayan kızlar
11- Siyaset konuşan kızlar
12- Feminist olmayan kızlar
13- Kızlara mal diyen kızlar
14- Mal kızlar
15- Japonlara ilgi duyan kızlar
16- 8 veya daha fazla flörtü olmuş kızlar
17- Siyah saçlı kızlar
18- Kahve rengi saçlı kızlar
19- Mavi gözlü kızlar
20- Küçük memeli kızlar
21- Sütyen giyemeyen kızlar
22- Düzensiz adet olan kızlar
23- En az bir kere idrar yolu enfeksiyonu yaşamış olan kızlar
24- Bademciklerini aldırmış kızlar
25- ''Askim'' yazan kızlar
26- Yazım kurallarına uymayan kızlar
27- Erkekler
28- Çok ironik kadınlar
29- Avukat olmak isteyen kadınlar
30- Psikolog olmak isteyen kadınlar
31- KOUJTEWOILKYJMEWPOYIJKEWOĞPYKEWY
32- 28 yaş altı kadınlar
33- My name is Yoshikage Kira. I'm 33 years old. My house is in the northeast section of Morioh, where all the villas are, and I am not married. I work as an employee for the Kame Yu department stores, and I get home every day by 8 PM at the latest. I don't smoke, but I occasionally drink.
I'm in bed by 11 PM, and make sure I get eight hours of sleep, no matter what. After having a glass of warm milk and doing about twenty minutes of stretches before going to bed, I usually have no problems sleeping until morning. Just like a baby, I wake up without any fatigue or stress in the morning. I was told there were no issues at my last check-up.
I'm trying to explain that I'm a person who wishes to live a very quiet life. I take care not to trouble myself with any enemies, like winning and losing, that would cause me to lose sleep at night. That is how I deal with society, and I know that is what brings me happiness. Although, if I were to fight I wouldn't lose to anyone.
34- Başörtüsü takmayan kızlar
35- Anime karakterlerine aşık olan kadınlar
36- Türkiye'de yaşamayı seven kızlar
37- İsmi 4 harfli olanlar
38- Soy adı Nargün olanlar
39- Soy adında ''Öz'' geçenler
40- İsmi ''İ'' ile başlayanlar
41- En az bir bölüm jojo izlemiş olanlar
42- En az bir tane Kar-Wai Wong filmi izlemiş olanlar
43- Tarantino'nun ayaklarını yalamasını içinden geçirdiğini kabul etmeyenler
44- İkinci ismi Melisa olanlar
45- İlk isminin sonunda Naz olanlar
46- En iyi arkadaşı 190+ olanlar
47- 79 yaş üzeri kadınlar
48- İkizler burcu olanlar
49- Esfj olanlar
50- Burçlara inananlar
51- Arsız bela dinlemeyenler
52- Jakuzi dinleyenler
53- Manga sevenler (Grup olan)
54- Manga sevenler (Renksiz çizgi roman olan)
55- Batman seven
56- Marvel filmi sevenler
57- Soy adı bir hayvan olanlar
58- 46 kromozomu olanlar
59- 47 kromozomu olanlar
60- Bipolar olanlar
61- İntihara meyilli olanlar
62- Community izlememiş olanlar
63- Adı Selin olanlar
64- En az 3 kere anal seks yapmamış olanlar
65- Borderline olanlar
66- Soy adı Giovanna olanlar
67- Soy adı herhangi bir kurgusal karakter olanlar
68- Soy adı Çoban olanlar
69- Balık burcu olanlar
70- Terazi burcu olanlar
71- Lolde en az 20 tane hediye almayanlar
72- Lolde en az 20 tane hediye alanlar
73- Janna hariç bir karakter oynayanlar
74- Lolde onlara yapılan cinsiyetçiliği takmayıp support oynamaya devam edenler
75- Yemek yapmayı bilmeyenler
76- İstanbul sözleşmesini destekleyenler
77- Türkiye topraklarında yaşamını sürdürenler
78- Trans arkadaşı olanlar
79- Transfobikler
80- En yakın arkadaşının ismi Yusuf olanlar
81- Çirkin erkeklerle takılanlar
82- Havanın ne kadar sıcak olduğunu söyleyip duranlar
83- İsmi unisex olanlar
84- Soy adında ''Oğlu'' olanlar
85- Soy adı Çetin olanlar
86- İsmi Çetin olanlar
87- Emoji kullananlar
88- :pleading_face: bu emojiyi kullananlar
89- Brad Pitt'i yakışıklı bulmayanlar
90- Saçları uzun olanlar
91- İsmini sevmeyenler
92- Modern ismi olanlar (Liya/Miya/Sikimiyala)
93- Anime kızları
94- Cosplay yapanlar
95- İsmi ''S'' ile başlayanlar
96- Cyberpunk 2077 oynamayacaklar
97- İsminde ''Ö'' olanlar
98- Sanat filmi izleyen kızlar
99- Scott Pilgrim vs The World izleyen kızlar
100- 500 days of summer izleyen kızlar
101- Oğlunun ismini unisex koyanlar veya izin verenler
102- Oğlunun içten içe gay olmasını isteyenler
103- K-pop dinleyenler
104- En az bir kere porno izlemiş olanlar
105- İspanyol dizisi izlemiş olanlar
106- J-pop dinleyenler
107- Porcupine Tree dinleyenler
108- Pink Floyd dinleyenler
109- R&B dinleyenler
110- Rap dinleyenler
111- Vtuber izleyenler
112- Irkçılar
113- Hümanistler
114- Sağcılar
115- Liberaller
116- Hayatında en az bir kere Grinin 50 tonu izlemiş olanlar
117- Adana'da yaşayanlar
118- Grimm izlememiş olanlar
119- Fringe izlememiş olanlar
120- Cinsiyetçi şakalar yapanlar
121- Cinsiyetçi şakalara alınanlar
122- Incel gördüğünde profilinde paylaşıp linçletmeye çalışanlar
123- Emo olmayanlar
124- Saçını en az 1 kere boyatmamış olanlar
125- Gacha oynayanlar
126- Bu listeyi ciddiye alanlar
127- FFXV oynayanlar
128- Doom oynamayanlar
129- Doom müziği dinlemeyenler
130- Doom'un ilk 3 oyununu oynamış olanlar
131- Aleyna Tilki sevmeyenler
132- Thom Yorke'u sevmeyenler
133- Hazır noodle yiyenler
134- Depresifler
135- Makyaj yapmayanlar
136- Makyaj yapmadığını iddia edenler
137- Anne Hathaway olmayanlar
138- Atatürk
139- İsmi japonca olanlar
140- İsminde latin alfabesi hariç harf bulunduranlar
141- Lol oynayan biriyle sevgili olmuş olanlar
142- Kısa boylu erkeklerle sevgili olurum diyenler
143- Asyalı kadınlara benzemek isteyenler
144- Şişkolar
145- Anoreksikler
146- Klasik müzik dinleyenler
147- Bu listeden en az 100 çekmeyenler
148- Avrupa'lılar
149- Belirli insanların listesinde olanlar
150- Mozart dinleyenler
151- Tesla'yı zeki zannedenler
152- Einstein'ın aslında üniversitede tanıştığı sevgilisi sayesinde bu kadar tez yazdığını bilmeyenler
153- Soy adında ''Kılıç'' olanlar
155- İsmi Buse olanlar
156- İsmi Dilara olanlar
157- İsmi İrem olanlar
158- İsmi Selin olanlar
159- İsmi Pelin olanlar
160- İsmi Sezin olanlar
161- İsmi Sıla olanlar
162- İsmi Sena olanlar
163- İsmi Özge olanlar
164- İsmi Özlem olanlar
165- İsmi Ayşe olanlar
166- İsmi Abay olanlar
167- İsmi Ada olanlar
168- İsmi Eda olanlar
169- İsmi Açelya olanlar
170- İsmi Deniz olanlar
171- İsmi Toprak olanlar
172- İsmi Su olanlar
173- İsmi Beril olanlar
174- İsmi Arya olanlar
175- İsmi Aleyna olanlar
176- İsmi Almira olanlar
177- İsmi Beren olanlar
178- İsmi Cansel olanlar
179- İsmi Armin olanlar
180- İsmi Ceyda olanlar
181- İsmi Cansu olanlar
182- İsmi Beyza olanlar
183- İsmi Aslı olanlar
184- İsmi Aslıhan olanlar
185- İsmi Beliz olanlar
186- İsmi Berfin olanlar
187- İsmi Ezgi olanlar
188- İsmi Merve olanlar
189- İsmi Ece olanlar
190- İsmi Aylin olanlar
191- İsmi Aysel olanlar
192- İsmi Ecem olanlar
193- İsmi Damla olanlar
194- İsmi Aysu olanlar
195- İsmi Yağmur olanlar
196- İsmi Dilan olanlar
197- İsmi Yağmur olanlar
198- İsmi Berfin olanlar
199- İsmi Beril olanlar
200- İsmi Berna olanlar
201- İsmi Berrak olanlar
202- İsmi Dünya olanlar
203- İsmi Zeynep olanlar
204- İsmi Süreyya olanlar
205- İsmi Tuğba olanlar
206- İsmi Ülkü olanlar
207- İsmi Asena olanlar
208- İsmi Pınar olanlar
209- İsmi Petek olanlar
210- İsmi Sinem olanlar
211- İsmi Öykü olanlar
212- İsmi Oya olanlar
213- İsmi Nil olanlar
214- İsmi Melike olanlar
215- İsmi Mine olanlar
216- İsmi Leyla olanlar
217- İsmi Kıvılcım olanlar
218- İsmi Nur olanlar
219- İsmi İdil olanlar
220- İsmi Süveybe olanlar
221- İsmi İlkim olanlar
222- İsmi İlgim olanlar
223- İsmi İlgin olanlar
224- İsmi Hazal olanlar
225- İsmi Hande olanlar
226- İsmi Fulya olanlar
227- İsmi Funda olanlar
228- İsmi İrem olanlar
229- İsmi Duru olanlar
230- İsmi Buket olanlar
231- Kızdan çok erkek arkadaşı olanlar
232- Fotoğraflarda burnunu montajlayan kızlar
233- Fotoğraflarında vücudunu montajlayan kızlar
234- Sosyal medya kullanan kızlar
235- Bgy'ye bir kere girmiş kızlar
236- Bgy'ye girmiş bir tane arkadaşı olan kızlar
237- Alvin ve sincaplarına benzer ses tonu olan kızlar
238- Eski sevgilisine aşık olup her sarhoş olduğunda eski sevgilisini arayan kızlar
239- Eski sevgilisi ölenler
240- Eski sevgilisine şiddet uygulayanlar
241- Kendini değersiz görenler
242- Kendini sevmeyenler
243- Ne kadar müthiş olduğunu durmadan söylemene rağmen kendine hakaret edip kendinden nefret ettiren kızlar
244- Bu listedeyi misojenist bir şey olarak gören kızlar
245- Bu liste cinsiyetçi olamaz çünkü ben cinsiyetçi değilim en iyi arkadaşım kız nasıl cinsiyetçi olabilirim ki
246- Alacakaranlık'ta Robert Pattinson yerine uzun saçlı kurt çocuğu sevenler
247- Alacakaranlık izlememiş olanlar
248- James Charles izleyenler
249- Twitter trendlerini takip etmeyenler
250- Militarist kızlar
251- Tembel kızlar
252- Yağ oranı %8den fazla olan kızlar
253- Kilosuyla takıntılı kızlar
254- Kızlarla anlaşamayan kızlar
255- Durmadan küfür edenler
256- ''Maskülen'' davranmaya çalışan kızlar
257- Feminen olmayan kızlara kötü davranan kızlar
258- Penisi 13 cmden küçük olan kızlar
259- Arkadaşı olmayan kızlar
260- Ebevyenleri boşanmış kızlar
261- Sağlıklı bir aileden gelen kızlar
262- Fakir kızlar
263- Fakir erkekleri seven kızlar
264- Sokakta gördüğü dilencilere tekme atmayan kızlar
265- Feministlere söven kızlar
266- Arabesk dinleyen kızlar
267- Antidepresan kullanmayanlar
268- Empatlar
269- Günde 2 öğünden fazla yiyenler
270- Kahve sevmeyenler
271- Çikoalta sevmeyenler
272- Çilek sevenler
273- Kendini toplumun ona zorladığı etiketlere göre şekillendiren kızlar
274- Kendi değerini başkalarına göre belirleyen kızlar
275- Mastürbasyon yapmanın kötü bir şey olduğunu düşünenler
276- Güven sorunları olan kızlar
277- Kendini dünyanın merkezine koymayan kızlar
278- Müslüman kızlar
279- Hoşlandığı insanlara açılmayan kızlar
280- En yakın arkadaşının ondan hoşlandığını bile bile onunla takılmaya devam eden kızlar
281- Eternal sunshine of a spotless mind izleyen kızlar
282- Otomatik Portakal'ı sevmeyen kızlar
283- 6655321 numarasının ne olduğunu bilmeyen kızlar
284- Albert Camus okumamış kızlar
285- Ergenlik sürecinde yaşadığı ilişkileri ciddiye alan kızlar
286- 25 yaşında lol oynayan biriyle sevgili olup twitter ismini ''ILOVEMYBFWTF'' ve benzeri şeyler yapan kızlar
287- Yeme bozukluğu olan kızlar
288- En yakın arkadaşı gay olan
289- Trans olmayan
290- Penisi seninkinden büyük olan
291- Homofobik olan
292- Erkekler için yaratılmış eril dünya içerisinde kendi yolunu bulmaya çalışırken hayatın onun önüne koyduğu her zorluğa göğüs geren kadınlar
293- Senden çok para kazanan kadınlar
294- Seninle aynı işi yapıp senin %70in kadar para kazanan kadınlar
295- Üniversite okuyan kadınlar
296- Messenger grubu olan kadınlar
297- Ruhu olmayan kadınlar
298- Cumhuriyetçi kadınlar
299- Komünist kadınlar
300- ''Yes'' komikli görsellerine gülen kadınlar
301- Evcil hayvanı olmayan kadınlar
302- Sevgilisini arkadaşlarının önüne koyan kadınlar
303- Amerika'nın önüne ısıtıp ısıtıp koyduğu ''American dream''in hayalini kuranlar
304- Evlilik karşıtı olanlar
305- Çocuk karşıtı olanlar
306- En az 1 kere kendini kesmemiş olanlar
307- Anadolu topraklarında yaşayanlar
308- Doğal sarışınlar
309- Retro takılanlar
submitted by ALLAHSIZBRUH31 to kopyamakarna [link] [comments]

Beyler işinize yarayacak güzel bir mobil uygulama söylüyorum. Gboard. Özelliklerine bakalım.

1-Surat ifadeleri için hazır tuşlar vardır. Örneğin "(•‿•)- (. ❛ ᴗ ❛.)-ಡ ͜ ʖ ಡ-(◍•ᴗ•◍) ve benzeri çok fazla ifade var. Tek tuş ile böyle yazmak çok iyi oluyor.
2-Mobilde İngilizce yazarken illa ki otomatik düzeltmenin birkaç kez kelimeyi Türkçe bir şeye dönüştürdüğünü görmüşsünüzdür. Gboard ile klayveye birden fazla dil eklenebiliyor. Örneğin ben klavye dilinde İngilizce, Almanca ve Türkçeyi birlikte kullanıyorum.
3-En iyi özellik diyebileceğim sesli yazma özelliği. Klavyenin sağ üst tarafına ses ile yazma butonu ekliyor ve bunu çoğu yerde kullanabiliyorsunuz. Aynı şekilde İngilizce ve Türkçeyi beraber kullanabildiğiniz için sesle yazı yazarken yabancı dilde konuşunca Türkçe saçma bir şeye dönüştürmüyor.
4-Başka bir özellik ile klavyeyi kaydırabiliyor ve boyutunu arzunuza göre büyütüp küçültebiliyorsunuz.
5-Klavye içinde Google translate var. Örneğin ingilizce bir şey yazarken oldu da bir kelimenin anlamını unuttunuz hemen açın oradan çeviriyi öğrenin.
6-Klasik normal emojiler de var. 👨👩👉👌👉👌👉👌👉👌👉💦👌👪
Özellikleri bu kadar indirip denemenizi temenni ederim. Memnun kalacağınıza eminim.
submitted by HayKodumun to KGBTR [link] [comments]

Orospu çocuğu Blizzard 90 GB boşuna indi

COD Warzone indiriyordum 90 gb kadar inmişti ben evde değilken bir şey oldu ve monitörde görüntü yok her şeyi denedim yarım saat ben de dedim ki rest atıyım pcye oyun dosyalarını repair ederim. Res attım dediğim güncelleme sırasında kesildiği için scanning ve repairing'i otomatik olarak yapıyordu 5 ile 30 dk sürebilir dedi ve yarım saat bekledim bar hala en başta. İnternette arattım işte şöyle yapın böyle yapın en son öğrendim ki çözümü yokmuş kimse çözememiş en baştan indircekmişiz. 90 Gb boşu boşuna indirdim. İyi ki sınırsız internetim var şimdi bir daha indiriyorum OROSPU ÇOCUĞU BLIZZARD
submitted by Nameless-_-King to KGBTR [link] [comments]

Hayvanların İnançları Var mı? Varsa, Bir Hayvanın "İnancının Olması" Ne Anlama Gelir?

İnançları olan tek canlı bizler değiliz. Kanıtlaması insanlarınkinden daha zor olsa da hayvanların da inançları vardır. 16 Haziran 2020 tarihinde "Mind And Language" (Zihin Ve Dil) dergisinde yayımlanan makalede Ruhr Üniversitesi Felsefe 2 Enstitüsünden Dr. Tobias Starzak ve Profesör Albert Newen, hayvanlardaki inanç sistemini anlayabilmek ve deneysel olarak araştırabilmek için 4 kriter önerdiler.

Hayvanlarda İnancın 4 Kriteri

Kriter 1: Çevre Hakkında Bilgiye Sahip Olma

İnançların varlığının birinci kriteri; hayvanın, çevresi hakkında bilgi sahibi olması gerekmesidir. Ancak bu bilgi, yalnızca otomatik bir tepkiye yol açmamalıdır. Örneğin, kurbağaların içgüdüsel olarak böceği diliyle yakalaması gibi...

Kriter 2: Aynı Bilgi ile Farklı Davranışlar Sergileyebilme

İkinci kriter: Hayvan, aynı bilgiyi kullanarak değişik davranışlar sergileyebilmelidir. Albert Newen şöyle açıklıyor:
Bu, bir ve aynı bilgi parçasının farklı davranışlar üretmek için farklı motivasyonlarla birleştirilebildiği durumdur. Örneğin, hayvan o anda orada yiyecek olduğu bilgisini yiyeceği yemek veya saklamak amacıyla kullanabilmelidir.

Kriter 3: Bilgi, İçsel Bir İnanç Olarak Yapılandırılmalıdır

Üçüncü kriter: Bilgi, içsel olarak bir inanç olacak biçimde yapılandırılmalıdır ve buna bağlı olarak o bilginin birbirinden farklı kısımları ayrı ayrı işlenebilmelidir. Örneğin, belirli bir yerde belirli bir tür besinin belirli bir zamanda bulunabileceğini öğrenebilen sıçanlarla yapılan deneylerde bu gözlenmiştir. Bu bilgiler, ne-ne zaman-nerede yapısına sahiptir.

Kriter 4: Bilgi, Yeniden Birleştirilebilir Yapıda Olmalıdır

Dördüncü kriter ise şu: İnançları olan hayvanlar, bilgi bileşenlerini yeni yollarla yeniden birleştirebilmelidir. Bu yeniden birleştirilmiş inanç, değişken davranışlara yol açmalıdır.
Araştırmacı Jonathan Crystal, 8 yollu labirent deneylerinde sıçanların bunu da yapabildiğini gösterdi. Hayvanlar, sabah labirentin 3. yolundaki normal yiyeceğe ulaşırlarsa, öğlen 7. yolda çikolata bulunabildiğini öğrendiler.

Kargalar, Tüm Kriterleri Karşılıyor!

Yazarlar ayrıca, inançlı hayvanlara örnek olarak kargaları ve çalıkargalarını gösteriyor.
İngiliz araştırmacı Nicola Clayton, çalıkargaları ile deneyler yaptı. Kuşlar açken, başlangıçta yiyeceği yemeye eğilimli oluyorlar. Aç değilken ise sistemsel olarak artıkları saklıyorlar. Bu süreçte hangi yiyeceği (solucan veya fıstık) nerede ve ne zaman sakladıklarını kaydederler. İlerleyen saatlerde acıkırlarsa önce tercih ettikleri solucanları ararlar. Solucanların yenmez hale geldiği süre geçtikten sonra, bunun yerine fıstıklarını sakladıkları yerlere yönelirler. Dr. Tobias Starzak şöyle söylüyor:
Bu davranış değişikliğini en iyi açıklayan şey, kuşların solucanların bozulmuş olduğuna dair inançları ve diğer yiyeceklerin yeri hakkındaki inançlarıdır.
Hayvanlar başka durumlarda da değişken tepki verebilirler. Örneğin, yiyeceklerini gizlerken rakipleri tarafından izlendiklerini fark ederlerse, yiyeceği sonra tekrar gizlerler.
İnançların sebep olduğu şeklinde yorumlanabilecek değişken davranış, sıçanlarda, şempanzelerde ve border collie çeşidi köpeklerde de gösterilmiştir. Albert Newen son olarak şunları ekliyor:
Henüz inançları olduğu keşfedilmemiş olan daha birçok tür olduğuna inanıyoruz.
Kaynak: evrimagaci.org
submitted by RedditYeterBanlama to AteistTurk [link] [comments]

Ne yazık ki sana kötü haberlerim var.

Selam! Ne yazık ki sana kötü haberlerim var. Birkaç ay önce internette gezinmek için kullandığın cihaza erişim kazandım. O günden beri de internette yaptıklarını takip ediyorum. Sık sık porno sitelerini ziyaret ettiğin için de bunun sorumlusunun sen olduğunu söyleyebilirim. Kısacası, ziyaret ettiğin siteler sayesinde verilerine erişim kazandım. İmzası her gün birkaç kez güncellendiği için sürücü tabanlı bir Truva atı virüsü yükledim, böylece antivirüsünün bunu bulması imkansız. Ayrıca kameran ve mikrofonuna da erişimim olmuş oldu. Dahası fotoğrafların, sosyal medya bilgilerin, sohbetlerin ve konuştuğun kişiler gibi tüm verilerini de yedekledim. Geçenlerde aklıma şahane bir fikir geldi. Bir video hazırlayıp ekranı ikiye böldüm, bir yarısına senin boşalma anını, diğer yarısına da izlediğin videoyu koydum. Çok eğlendim be! Elbette bu videoyu konuştuğun herkese bir tıkla kolaylıkla gönderebilirim, herhalde bunu istemezsin. O zaman sana bir teklifim var. 1500 dolara eşdeğer miktarda parayı Bitcoin cüzdanıma gönderirsen bu işi unuturum. Ayrıca elimdeki tüm videolarını ve verilerini de kalıcı olarak silerim. Bana sorarsan işimin karşılığında gayet uygun bir fiyat istiyorum. Nasıl Bitcoin satın alabileceğini Google veya Bing gibi arama motorları üzerinden aratabilirsin, çok da zor bir şey değil. Bitcoin cüzdanım (BTC): 1FBNxX7MLUeTPAiP2Khrk4KfHuHUP6XJLB Dediğimi yapmak için 48 saatin var ama bu söyleyeceklerimi de aklının bir köşesine yaz: Bana cevap vermen bir işe yaramaz, bu eposta adresi otomatik olarak oluşturuldu. Şikayet etmen de bir işe yaramaz, sonuçta ne bu eposta, ne de Bitcoin cüzdanımın izi sürülemez. Her şeyi kusursuzca tasarladım. Bu epostadakilerden birilerine bahsettiğini fark edersem videoyu anında paylaşırım, ilk olarak da en çok konuştuğun kişilere gider. Bunun ardından da videoyu tüm internette paylaşırım! Not: bu epostayı açar açmaz süren başladı. (Program otomatik olarak zamanlayıcı ayarlıyor). Hadi bol şans, kendine iyi bak! Şansın yaver gitmedi, bir dahaki sefere daha dikkatli olursun.
submitted by -AhmetG- to kopyamakarna [link] [comments]

Gaziantep Oto Kiralama Fiyatları

Gaziantep oto kiralama ihtiyaçlarınızın en iyi şekilde karşılanabilmesi adına doğru yere hoş geldiniz. Araç kiralamak, kısa süreli işlemler için araç satın almaya göre çok daha avantajlıdır. Bu avantaja ise rent a car yani araç kiralama kuruluşları aracılığıyla ulaşılabilir. Gaziantep’te farklı araç seçeneklerini güvenle kiralayabileceğiniz Bayraktar Oto Kiralamayı dilediğiniz her zaman tercih edebilirsiniz.

Gaziantep Oto Kiralama Fiyatları

Genel olarak Gaziantep’te araç kiralamak isteyen kişiler, oto kiralama fiyatlarını merak etmektedir. Gaziantep’te oto kiralama fiyatları, kiralanmak istenilen aracın marka ve modeline, mevcut özelliklerine ve kiralanmak istenilen toplam gün sayısına bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Bayraktarotokiralama.com internet sitesinde çok sayıda farklı araç seçeneği bulunmaktadır.
Gaziantep Ford kiralama, Gaziantep Hyundai kiralama, Gaziantep Renault kiralama gibi konular için iletişime geçebilirsiniz. Otomatik ve manuel araçların Gaziantep’te uygun fiyatlar karşılığında kiralanabildiği en iyi kuruluşlardan bir tanesi Gaziantep rent a car yani bayraktarotokiralama.com ‘dur. Hemen araç kiralayabilmek için ilgili detaylara bu site aracılığıyla ulaşabilirsiniz.
submitted by gazianteparabakirala to u/gazianteparabakirala [link] [comments]

Seksiyonel Kapı Fiyatları

Seksiyonel kapı özellikle günümüzde birçok farklı alanlarda kullanıma açık gelişmiş teknolojiden yararlanarak üretime geçilmiş kapı sistemleridir. Kullanımı gün geçtikçe artan bu kapıların en avantajlı yanı alt tabakasında bulunan tekerlekleri sayesinde kolaylık sağlamasıdır. Seksiyonel kapılar, kurma yaylar ile dengelendiği için elle kolay bir biçimde çalıştırılır. Dört bir tarafı koruyucu contalar ile kaplıdır. Bu neden ile de güvenlik üst düzeydedir. Seksiyonel kapı fiyatları tercih etmiş olduğunuz kapı firmasının kalite ve tecrübe yapısına göre farklılık gösterebilir. Seksiyonel kapının kullanım alanlarına göz atacak olursak;
· Garaj kapıları
· İş yeri kapıları
· Alışveriş Merkezleri
Ve buna benzer alanlarda kullanıma açık kapı sistemleri arasındadır.
Müşterinin talep ve isteklerine göre şekillenebilen seksiyonel kapılar, manuel olarak açılabilme imkânı ile rahatlıkla açılabilmektedir. Aynı zaman da opsiyonel olarak otomatik kapanma sağlanabilir. Cephe paneline bire bir benzeyen özel profil ve ebatlarda dizayn edilen panelleri sayesinde sızdırmaz ve yalıtımı son derece güçlüdür. Yay dengeleme sistemli mekanik tasarımı ile manuel konumda elle rahatlıkla kaldırılabilir. Motor otomasyon sistemleri ile hareket esnasında rahatlık sunan seksiyonel kapılar, kolaylıkla açılıp kapanır. Kapının dört bir yanı esnek kauçuk fitil sistemi ile donatılmıştır. Ve bu sayede sızdırma gibi bir durum söz konusu değildir. Seksiyonel kapı fiyatları 4.000’den başlayıp 10.000’a kadar çıkabilir. Aynı zamanda fiyatlar firmanın kalite yapısına göre de farklılık göstermektedir. Kaliteli ve kalitesiz olarak birçok kategoride fiyat bulabilirsiniz.
Seksiyonel kapı sistemleri alışıla gelmiş kapılardan farklı olarak birçok kullanım avantajı sağlamaktadır. Talep edilme oranı çok yüksek olan bu sistematik kapılar sayesinde iş yerleri ve garajlarınızda ultra güvenliğe ev sahipliği yapacaksınız. Son teknolojilerden yararlanarak üretime geçilen bu kapı sistemleri sizlere oldukça iyi gelecek. Tabii seksiyonel kapı tercih ederken dikkatli olmanız gereken konular vardır. Bunlardan ilki tercih ettiğiniz kapı firmasının kalite bakımından belli bir düzeyde olması ve güvenilir olması gereklidir. Aksi taktirde aldığınız hizmet uzun ömürlü olmayacaktır. Seksiyonel kapı fiyatları için internet üzerinden detaylı araştırma yapınız. Araştırma yaparken bilindik ve kaliteli firmaları tercih etmenizi önerebiliriz.
submitted by bilcoseo to u/bilcoseo [link] [comments]

Yıkık olma rehberi

Bak şimdi kardeşim öncelikle yıkık gibi hentai açıp artık 31den nefret edene kadar, bayılana kadar çekiyorsun ve o gün başka bir şey yapmayıp uyuyorsun. Hentai kısmı önemli normal pornoya çekme çünkü bir yıkıksın. Sonraki gün lol hesabı açıp önüne gelenin ban yemeyecek şekilde annesine küfredip yasuo, zed, katarina, talon, irelia ve akali denen low elo düşmanı 6 kadim şampiyonda ustalaşıyorsun. Artık ikinci seviye bir yıkıksın. Bundan sonra her gün lol yayını izliyorsun ve lol oynuyorsun. İşte şimdi üçüncü seviye bir yıkıksın. Beynin öyle bir hale geliyor ki sen istemeden beynin otomatik olarak haritaya bakıyor, karşı ormancıyı neredeyse hatasız olarak çok az sayıda ward ile takip edebiliyor, kayıp rakipleri aklında tutuyor, ormandaki yaratıkların ne zaman çıkacağını veya hangilerinin yaşadığını biliyor, takımındakilerin can mana ve xp durumlarını, ultilerinin olup olmadığını tek bakışta hafızaya atıyor. Sizin attığınız tüm totemleri ve rakibinizin tüm kontrol totemlerini aklında tutabiliyor, skor tablosunu ve kimin kaç killi, kaç eşyası, kaç minyon skoru olduğunu bakmadan aklında tutabiliyor, oyundaki herkesin summonerlarını otomatik chate yazıyor. Bunları yaparken aynı zamanda mekanik isteyen şampiyonları oynadığından insanlar sana hayran oluyor. Sen de onlara bunun anime sayesinde olduğunu söylüyorsun. Yaklaşık bir ay geçtikten sonra okul açılıyor ve sen arkadaşlarınla sadece lol ve anime konuşmak istiyorsun. Onlara lol dating simulatorde ahri ile nasıl konuştuğunu ve ahri ile gerçek hayatta belki bir gün konuşabileceğini anlatıyorsun. Arkadaşların senle dalga geçtikten sonra kafanı sıraya gömüyorsun ve dersi dinlemiyorsun. Çünkü sen gerçek bir orospu çocuğusun. Dördüncü seviye yıkık olduğunu da unutmamak lazım. Günler böyle geçerken bir gün aklına kas yapmak geliyor çünkü bütün anime kızlarının sana bakmasını istiyorsun. Hemen işe koyuluyor ve spor salonuna yazılıyorsun. Hayvan gibi protein alıyorsun ve bunları yaparken hala bir orospu çocuğu gibi lol oynamaya devam ediyorsun. Nickin ne mi? Tabii ki de teyze zumzumlayan! İnsanlar internette "euw ladder" diye aratıp karşılarına çıkan ilk siteye tıkladığında karşılarına birinci sırada senin ismin çıkıyor. Profiline giriyorlar ve en çok oynadığın şampiyonları incelemeye koyuluyorlar. Bir de ne görsünler? 90 wr 18 kda yasuo, 88 wr 21 kda zed ve 85 wr 20 kda katarina! Sonrasında ben bu kadar yetenekli bir insanın nasıl farkında olmam diye kendilerine kızıyorlar ve nickine bakıyorlar. TEYZE ZUMZUMLAYAN! Bunun üzerine twitchte senin ismini aratıyorlar ve ilginçtir sen de tam birkaç gün önce yayınlara başlamışsın. Hemen senin no mic no cam tryhard yayınlarını izlemeye başlıyorlar ve yaklaşık 3 ayda 30-40k izlenmeye başlayıp tyler1 denen ibneye rakip oluyorsun. İşler bu kadar güzel giderken, tam bir alfa olacağım ben derken anime bağımlılığın yüzünden sürekli olarak aptalca anime ve hentaileri izliyorsun ve bundan bir türlü kurtulamıyorsun. Birkaç hafta sonra Ahri denen şampiyona kafayı fena takıyorsun ve sadece onunla ilgili şeylere bakıyorsun, ahri fotoğraflı yastık, ahri fotoğraflı mousepad vb şeyler alıyorsun, evde okulda uyurken uyanıkken her zaman ahriyi düşünüyorsun, twitch profil fotoğrafını ahri fotoğrafı yapıyorsun, reddit rule34lol subredditine girip ahri ile ilgili her şeye award veriyorsun ve tarihin en sağlam simplerinden biri oluyorsun. Aylar boyunca yayınları aksatıyorsun, spora gitmiyorsun, lole yeterince girmiyorsun ve hayatında her şey aksamaya başlıyor. Bunun üzerine takipçilerin seni bırakıyor, o mükemmel kasların iniyor, lolde o kadar iyi olmana rağmen bu özelliğini de kaybediyorsun ve depresyona giriyorsun. Artık sadece aklında anime kızları ve hentai var. Sen altıncı seviye yıkık bir orospu çocuğusun. Evdekiler sen yokmuşsun gibi davranıyor, lolde dia stuck oluyorsun, sıska bir piç haline geliyorsun ve ailen seni depresyondan kurtarmak yerine bu bataklığa daha da batırıyor. Okulda zaten kötü olan derslerin iyice zayıflıyor, insanlar seninle sivilceli diye dalga geçiyor, hocaların sana ayak işlerini yaptırıyor ve öğrenciler seni adeta kullanıyor. Kafayı yemek üzeresin fakat aklına da bir çözüm gelmiyor. İntihar edecek kadar psikolojin bozulsa da sırf Ahri için hayata tutunuyorsun. Bir sene bu şekilde süründükten sonra bir akşam okuldan eve döndüğünde bir ışık geliyor gözlerine. Işığa doğru biraz yürüdükten sonra orada kim olduğunu görüyorsun. Tabii ki de Ahri! Dudaklarından şu sözler dökülüyor: Tebrik ederim! Senin hayatını bir seneden uzun bir süredir sikmeme rağmen asla pes etmedin. Şimdi de sen beni dilediğince sikebilirsin. Bundan sonra loldeki ruhlar alemine gidiyorsunuz ve sonsuza dek ahriyle mutlu bir şekilde yaşıyorsun. Şaka şaka orospu çocuğu git ders çalış doktor ol parayı bulunca derdin kalmaz zaten.
submitted by VirtueLax to KandirmaliYazi [link] [comments]

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 13

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 13
https://preview.redd.it/0kz6c67ul6p51.jpg?width=794&format=pjpg&auto=webp&s=7bc8d92d8aca416f0fcc48b7e09ab2bf8319b28d

Marksizm

7.2

Adalet her zaman insanlar arasında hüküm süren ruha bağlı olacaktır ve ruhun şu anda gerekli ve mümkün olduğunu, daimi bir şeyler elde etme konusunda bir biçim şeklinde billurlaşacağını ve geleceğe bir şey bırakmayacağını düşünen herhangi bir kişi sosyalizmin ruhunu hiç bilmiyordur. Ruh her zaman hareket etmekte ve yaratmaktadır ve yarattığı her zaman yetersiz olacaktır ve mükemmellik hiçbir zaman imge ya da fikir olması dışında bir vakıa olmayacaktır. Tek kalemde standart kurumlar yaratmayı istemek boş ve yanıltılmış bir çaba olacak, sömürü ve tefecilik için her olasılığı otomatik olarak dışarıda bırakacaktır. Zamanımız, otomatik işlev gören kurumların yaşayan ruhu ikame ettiği zaman ne ile sonuçlandığını göstermiştir. Her neslin kendi ruhuna uygun olanı cesaretle ve radikal bir biçimde sağlamasına izin verin. Daha sonraları devrimler için yine yeterli bir sebep olmalıdır ve bu devrimler, yeni ruh, kaçan ruhun rijit kalıntılarına karşı çıktığı zaman ihtiyaç haline dönüşür. Bu bakımdan özel mülkiyete karşı mücadele muhtemelen pek çok kişinin, ör. Sözde Komünistlerin, büyük ihtimalle inandığının aksine tamamen farklı sonuçlara yol açacaktır. Özel mülkiyet sahiplikle aynı şey değildir ve ben gelecekte en güzel şekilde çiçeklenen özel sahiplik, kooperatif sahipliği, topluluk sahipliği görüyorum. Sahiplik, kesinlikle sırf nesnelerin ya da en basit araçların doğrudan kullanımı olmayıp oldukça korkulan boş inanç kaynaklı her tür üretim aracıdır, ev ve toprak sahipliğidir. Bin yıllık ya da sonsuza kadar sürecek nihai hiçbir güvenlik tedbiri alınmayacak fakat büyük, kapsayıcı eşitleyiş ve iradenin yaratılması bu eşitlemeyi periyodik olarak tekrarlayacaktır.
“Sonra yedinci ayın onuncu gününde tüm toprağınızda eşitleme gününü ilan etmek için (trompet çalacaksınız?)…” Ve ellinci yılı kutsayacak ve toprağınızda oturan herkes için serbest bir yıl ilan edeceksiniz; çünkü o sizin jübile yılınızdır ve aranızdaki herkes kendi mülküne ve ailesine geri dönecektir.
“Bu herkesin kendisine ait olanı yeniden elde ettiği jübile yılıdır.”
Kulakları olan herkesin duymasına izin verin.
Trompetiniz toprağınızın her tarafından duyulsun!
Ruhun sesi, insanlar bir arada olduğu müddetçe tekrar ve tekrar çalacak olan trompettir. Adaletsizlik her zaman kendisini devam ettirmek isteyecektir ve her zaman, insanlar gerçekten var olduğu müddetçe, adaletsizliğe karşı isyan olacaktır.
Anayasa olarak isyan, kaide olarak dönüşüm ve devrim, niyet olarak ruh vasıtasıyla düzen ilk ve son kez tesis edilir; işte bu Musavari sosyal düzenin büyük ve kutsal kalbidir.
Buna yine ihtiyacımız var: ruh ile gerçekleştirilen yeni bir nizam ve dönüşüm eşyayı ve kurumları nihai bir biçim şeklinde tesis etmeyecek fakat kendisini bunların içinde sürekli iş başında ilan edecektir. Devrim toplumsal düzenimizin bir parçası olmalıdır, anayasamızın en temel kaidesine dönüşmelidir. Ruh kendisi için yeni biçimler, katı olmayan türde hareket biçimleri, özel mülkiyete dönüşmeyen, sömürü ya da kibir ile değil sadece güvence ile çalışma imkânı sağlayan sahipliği, kendinden değil ticaret ile ilişkisi bakımından değer taşıyan ve de kullanımı için koşulları içeren, günümüzde ölümsüz ve öldürücü iken süresi dolabilen ve tam da bu yüzden canlılık kazanan bir takas aracı yaratacaktır.
Ruh her zaman hareket etmekte ve yaratmaktadır ve yarattığı her zaman yetersiz olacaktır ve mükemmellik hiçbir zaman imge ya da fikir olması dışında bir vakıa olmayacaktır. Tek kalemde standart kurumlar yaratmayı istemek boş ve yanıltılmış bir çaba olacak, sömürü ve tefecilik için her olasılığı otomatik olarak dışarıda bırakacaktır.
Aramızda yaşama sahip olmak yerine ölümü pekiştirdik. Her şey bir nesneye ve objektif bir puta indirgendi. Güven ve mütekabiliyet yozlaşarak sermayeye dönüştü. Ortak çıkar devlet ile ikame edildi. Davranışımız, ilişkilerimiz esnek olmayan şartlara dönüştü ve orada burada korkunç kırılmalar ve kargaşalarla uzun zaman aşımlarından sonra bir devrim patlak vermiş, bu da dolayısıyla ölüm, yaşamadan ölen kurumlar ve katı, değiştirilemez gerçeklikler üretmiştir. Şimdi tesis edilebilecek tek ilkeyi, temel sosyalist kavrayışla örtüşen ilkeyi (bir eve, o evde çalışma ile üretilenden daha fazla olan hiç bir tüketici değeri girmemelidir çünkü insan dünyasında tek başına çalışmanın haricinde hiçbir değer yaratılmaz), ekonomimizde yerleştirerek tam iş yapalım. Kim vazgeçmek isterse ya da hiçbir şey sunmak istemezse o şekilde davranabilir, bu onun hakkıdır ve bu ekonomiyi de ilgilendirmez fakat hiç kimse koşullardan dolayı mülksüz kalmışsa hiç bir şey yapmaya zorlanmamalıdır. Yine de bu ilkenin tekrar uygulanması için araçları her yerde farklı olacaktır ve bu ilke sadece tekrar tekrar yeniden uygulandığı müddetçe yaşayacaktır.
Marksistler yeryüzünü sermayeye bir tür eklenti olarak görmüş ve bununla ne yapacağını hemen hiç bilememiştir. Gerçekte sermaye birbirinden oldukça farklı iki şeyden oluşur: birincisi, toprak ve toprağın ürünleri, parseller, binalar, makineler, aletler ki toprağın parçası olduğu için “sermaye” olarak adlandırılmaması gerekir; ikincisi insanlar arasındaki ilişki, birleştirici ruh. Para ya da takas aracı yardımıyla tüm muayyen malların uygun bir biçimde (bu durumda doğrudan diğeri için) ticaretinin yapılabildiği, doğrudan genel mallar için geleneksel bir sembolden başkaca bir şey değildir.
Bunun sermaye ile doğrudan hiç bir ilgisi yoktur. Sermaye bir takas aracı değildir ve bir sembol değil bir olasılıktır. Çalışan birinin ya da grubun özel sermayesi, muayyen bir zaman diliminde muayyen ürünler üretme olasılıklarıdır. Bunun için kullanılan maddi gerçeklikler, öncelikle, kendisinden daha fazla yeni ürünlerin işlenebileceği materyallerdir – toprak ve toprağın ürünleri -; ikincisi, çalışılan aletlerdir ( ayrıca toprağın ürünleridir); üçüncüsü, çalışma sırasında işçilerin tükettiği yaşam gereksinimleri, yine toprağın ürünleridir. Kişi sadece tek bir üründe çalıştığı müddetçe, o ürünü üretim sırasında ve üretim için ihtiyaç duyduğu ürün ile takas edemez; fakat çalışan tüm insanlar bu beklenti ve gerilim halindedir. Sermaye, şimdi, yalnızca umulan ürünün beklentisi ve peşin ödemesidir, itibar ve mütekabiliyet ile tümüyle aynıdır. Adil takas ekonomisinde iş talebi olan her şahıs ya da müşterileri olan her üretim grubu açlıkları ve elleri için maddi araçları, yeryüzünü ve yeryüzünün ürünlerini alır. Çünkü hepsinin mütekabil ihtiyaçları vardır ve her biri bir diğerine kendi beklenti ve gerilimden ortaya çıkan gerçeklikleri sağlar; böylelikle bir kez daha olasılık ve hazırlık gerçekliğe dönüşür vs. Dolayısıyla sermaye bir şey değildir; toprak ve ürünleri bir şeydir. Geleneksel görüş, şeyler dünyasının tümüyle müsaade edilemez ve etkili bir biçimde yanlış kopyası olduğu şeklindedir. Sanki tek ve sadece topraklardan oluşan dünya, bir şey olarak sermayenin dünyası olarak da vardı. Buna göre olasılık, ki sadece gerilim ilişkisidir, bir gerçekliğe dönüşür. Sadece bir tane objektif gerçeklik vardır, o da topraktır. Genellikle sermaye olarak adlandırılan geri kalan her şey ilişki, hareket, dolaşım, olasılık, gerilim, itibar ya da bizim adlandırdığımız gibi ekonomik işleviyle birleştirici ruhtur. Bu elbette sevgi ve nezaket gibi amatörce arzı endam etmeyecektir fakat Proudhon’un takas bankası olarak adlandırdığı amaca yönelik organları kullanacaktır.
İçinde bulunduğumuz zamana kapitalist çağ dediğimizde, bu ifade, birleştirici ruhun artık ekonomide hüküm sürmediği, fakat nesne-putun yani gerçekte bir şey olmayan bir şeyin hüküm sürdüğü, bazı şeylerin gerçekten bir şey olmadığı fakat hiç olduğu bir şey için yanlışlık yapıldığı anlamına gelir.
Bir şey olduğu düşünülen bu hiçbir şey, zengin adamın evine pek çok somut gerçeklik getirir, çünkü çok değerli [Geltung] olduğu düşünülen paradır [Geld]. Ve bu hiçbir şey söz konusu gerçeklikleri iktidar konumuna getirir. Hepsi de hiçbir şeyden değil topraktan ve yoksulun çalışmasından kaynaklanır. Çünkü ne zaman çalışma (iş) toprağa yaklaşmak istese ve nerede bir ürün bir emek aşamasından diğerine geçmek istese, tüketici sektörüne girebilmesinden önce, sahte sermaye kendisini tüm bu iş sürecine sokar ve küçük hizmetleri için sırf ödeme almakla kalmaz faiz de alır çünkü hareketsiz durmayı değil dolaşıma girmeyi çok ister.
Bir şey olduğu düşünülen ve birliğin kaybolan ruhunu ikame eden diğer bir hiçbir şey, yukarıda sık sık bahsedildiği üzere devlettir. İnsanlarla insanlar arasında, insanlarla toprak arasında, insanlar arasındaki hakiki bağ (karşılıklı çekim ve ilişki, özgür bir ruh) her nerede zayıflamışsa orada, bir engel, itiş, soğurma ve sıkıştırma olarak her yerde devreye girer. Hakiki karşılıklı çıkarın ve güvenin yerini alan sahte sermayenin vampir-benzeri yağma gücünü ifa edememesi, mülk sahipliğinin güç tarafından, devlet, devlet yasaları, yönetimi ve idaresi tarafından desteklenmiyor olsa bile haraç koyamaması gerçeği ile de ilgili olmalıdır. Fakat kişi hiç unutmamalıdır ki tüm bunlar – devlet, yasalar ve yöneticiler – insanlar için – yaşam ve eziyet imkânlarından yoksun oldukları ve birbirlerine şiddet uyguladıkları için – diğer bir deyişle insanlar arasındaki güç için sadece birer isimdirler.
O halde doğru sermaye tanımı verildikten sonra “sermaye” teriminin pek de doğru olmadığını bu bölümde gördük çünkü bu terim hakiki sermayeyi değil sahte sermayeyi belirtmektedir. Fakat biri insanlar için gerçek bağları çözmek, kabul edilmiş sözcükleri ilk kez kullanmak istediğinde bu hükümsüz de kılınamaz. Burada olan da budur.
Bu bakımdan işçiler hiç sermayeleri olmadıklarını anladığı zaman, düşündüklerinden çok daha farklı bir biçimde haklı olurlar. Sermayelerin sermayesinden, realite olan tek sermayeden – gerçi realite bir şey olmasa da – ruhtan yoksundurlar. Bu imkândan ve tüm yaşam önkoşulundan vazgeçirilmiş olan hepimiz gibi tüm yaşamların maddi koşulu da yani toprak da ayaklarının altından alınıp götürülmüştür.
Bu yüzden toprak ve ruh – sosyalizmin çözümüdür.
Ruh tarafından zapt edilen insanlar ilk önce toplum için ihtiyaç duydukları tek dışsal koşul olarak toprağı arayacaktır.
Sosyalizm bunun tersine çevrilmesidir. Sosyalizm yeni bir başlangıçtır. Sosyalizm doğaya geri dönüştür, ruhun yeniden bağışlanması, ilişkilerin yeniden kazanılmasıdır.
İnsanların ürünlerini dünya pazarında ve kendi ulusal ekonomilerinde takas ettiğinde toprağın da hareketli kılındığını çok iyi biliyoruz. Toprak uzun zamandır menkul kıymetler piyasasının nesnesine, kâğıda dönüştürülmüş durumdadır. İnsanların kendi dünya pazarlarında ve ulusal ekonomilerinde bir ürünü denk bir ürün ile takas edebilmeleri halinde, diğer bir deyişle daha büyük grupların kendi tüketimlerini ve olağanüstü kredilerini birleştirerek kendilerine olanak tanımaları halinde, bu kesinlikle sonuç verecektir, kendi kullanımları için kapitalist piyasaya başvurmaksızın yeni materyallerden giderek artan miktarlarda sanayi ürünü üretebileceğini de biliyoruz. Bundan sonra insanların zaman içerisinde sadece toprak ürünlerini değil artan bir şekilde toprağın kendisini satın alabilir hale geleceğini biliyoruz. Bu tür güçlü tüketici-üretici-birliklerin sadece kendi karşılıklı kredilerini değil nihayetinde kayda değer para sermayesini de kontrol edeceğini biliyoruz. Fakat insanlar sadece bununla tatmin olsaydı, nihai kararı yalnızca tehir ederlerdi. Toprak sahipleri toprakta büyüyen veya toprak altından elde edilen her şey üzerinde, tüm insanların yiyeceği ve sanayi hammaddeleri üzerinde bir tekele sahiptir. Devletin ve para-sermayenin daima genişleyen kısmının temelleri, toprağın özel sahipliği kaldırıldığında ve mütekabiliyet sosyalist sermaye biçimi olarak gösterildiğinde yıkılır. Fakat bu noktaya ulaşmadan önce tüketici-üretici-kooperatifleri tarafından kapitalist ticaret ve endüstri ne kadar yok edilirse, devlet ve para-kapitalizmi de toprak ileri gelenlerinin tarafında o kadar güçlü yer alacaktır. Arazi sahipliği sektörü kooperatiflere kendi üretimleri için otomatik olarak tedarik sağlamayacak, bilakis ürünlerinin fiyatını neredeyse satın alınamayacak yüksek fiyat seviyelerinde artıracaktır. Zira tıpkı sermayenin de aynı şekilde sadece hayali bir hakiki cesamete sahip olması gibi toprak sadece görünüşte akışkan ya da kâğıttır. Karar anında toprak gerçekte ne ise ona dönüşür: sahiplenilen ve alıkoyulan fiziki doğanın bir parçası.
Sosyalistler toprak sahipliğine karşı mücadeleden kaçınamaz. Sosyalizm için mücadele toprak için mücadeledir; toplumsal mesele tarımsal bir meseledir.
Şimdi Marksistlerin proleterya teorisinin nasıl muazzam bir yanlış olduğu da görülebilir. Devrim bugün olsaydı, ne yapılacağına ilişkin halkın hiçbir tabakasının bizim sanayi proleterlerininkinden daha az fikri olmazdı. Serbest kalma için duydukları özlem açısından – zira serbest kalmanın ve soluklanmanın hasretini çekmektedirler fakat hangi yeni ilişkileri ve koşulları tesis etmek istediklerine dair çok az fikirleri vardır – elbette Herwegh’in eski sloganı çok çekicidir “İşin adamı, uyan! Gücünü bil! Senin güçlü kolun durursa, tüm çarklar durur”. Bu deyiş cazibelidir, olgusal gerçeklere genel bir ifade veren her şey gibi ve bu bakımdan mantıklıdır. Genel grevin berbat bir kaos üreteceği, işçiler eğer kısa bir süre bile olsa dayanabilirlerse kapitalistlerin teslim olmak zorunda kalacağı oldukça doğrudur.
Fakat bu çok büyük bir “eğer”dir ve bugün işçiler, devrimci bir genel grev durumunda kendilerine yiyecek sağlamakla ilgili muazzam zorluklara ilişkin yeterli netlikte bir resme neredeyse hiç sahip değillerdir. Yine de ani, kapsayıcı, şiddet hamleli bir genel grev devrimci sendikalara belirleyici bir gücü şüphesiz verir. Devrimden sonraki gün, sendikalar fabrikaları ve atölyeleri işgal edecek ve dünya kâr-piyasası için özdeş ürünler üretmeye devam etmek zorunda kalacak, tasarrufları ve kârları kendi aralarında bölüşecektir – ve elde ettikleri tek sonucun durumlarının daha da kötüleşmesi, üretimin durması ve tam bir imkânsızlık olduğunu görünce şaşıracaklardır.
Kâr-kapitalizminin takas ekonomisini, doğrudan sosyalist takas ekonomisine dönüştürmek tümüyle imkânsız hale gelmiştir. Bu aktarımın birden yapılamayacağı apaçıktır; eğer tedricen uygulama için bir girişimde bulunulursa, sonuç, devrimin en berbat şekilde parçalanması, hızla müteakip taraflar arasında en vahşi mücadelelerin yaşanması, ekonomik kaos ve politik despotizm olacaktır.
Ürünlerin imalatında ve dağıtımında adalet ve akıldan çok fazla uzaklaştırıldık. Her tüketici bugün tüm dünya ekonomisine bağımlıdır çünkü kâr ekonomisi tüketici ile ihtiyaçları arasına konmuştur. Yediğim yumurtalar Galiçya’dan, tereyağı Danimarka’dan, et Arjantin’den, ekmeğim için tahıl da Amerika’dan, takım elbisem için yün Avustralya’dan, gömleğimin pamuğu, botlarım için deri ve gerekli tabaklama malzemeleri, masa, sandalye, sıra, vs için tahta, hepsi Amerika’dan gelmektedir.
Zamane insanlar ilişkilerini kaybetmişler ve sorumsuzlaşmışlardır. İlişki, insanları bir araya getiren ve onların ihtiyaçlarını karşılamak için birlikte çalışmasını sağlayan bir çekimdir. Bu ilişki, ki onsuz yaşayan insanlar olamayız, dışsallaştırılmış ve şeyleştirilmiştir. Tüccar ürünlerini kimin satın aldığını umursamaz; proleterya ne yaptığını veya nerede çalıştığını umursamaz; teşebbüsün doğal ihtiyaçları karşılama amacı yoktur; teşebbüsün tüm ihtiyaçları karşılayabilecek, düşünmeden, mümkün mertebe çalışmadan, diğer bir deyişle mümkün mertebe tabi kılınan öteki insanların çalışmasıyla, parayla, şeyleri mümkün olan en büyük miktarlarda elde etme şeklinde yüzeysel bir amacı vardır. Para ilişkileri yutmuştur ve dolayısıyla bir şeyden daha fazlasıdır. Amaçlı bir şeyin işareti, ki doğa dışında suni olarak işlenmiştir, artık büyüyememesi, çevresinden malzeme veya enerji çıkaramayıp sakin bir şekilde tüketilmeyi beklemesi, kullanılmadığı takdirde er ya da geç bozulmasıdır. Büyüyen şey kendi hareketine ve kendi nesline sahip olup bir organizmadır. Ve bu bakımdan para suni bir organizmadır; büyür, döl üretir, her nerede olursa olsun çoğalır ve ölümsüzdür.
Fritz Mauthner (Dictionary of Philosophy) “Tanrı” kelimesinin aslen “put” kelimesi ile özdeş olduğunu ve her ikisinin de “dökme (metal)” anlamına geldiğini göstermiştir. Tanrı insanlar tarafından yapılarak hayat bulan, insanların yaşamını kendisine çeken ve sonunda tüm insanlıktan daha güçlü bir hale dönüşen bir üründür.
İnsanoğlunun bugüne kadar fiziken yarattığı tek “dökme metal”, tek put, tek Tanrı paradır. Para sunidir ve canlıdır, para parayı doğurur ve para ve para ve para yeryüzündeki tüm güce sahiptir.
Kim sosyalizm için bir şeyler yapmak isterse, sezilen ve fakat bilinmeyen neşe ve mutluluğun önsezisinden işe koyulmalıdır. Hala öğreneceğimiz çok şey var: çalışma neşesi, ortak çıkar neşesi ve karşılıklı sabır neşesi. Her şeyi unuttuk yine de hepimiz içimizde onu hala hissediyoruz.
Ancak bunu göremeyen, bugün de paranın, bu Tanrının insandan çıkmış ve yaşayan bir şeye dönüşmüş, bir şey-olmayanın, ruhtan başka bir şey olmadığını, paranın deliliğe dönüşen yaşamın anlamı olduğunu hala göremez. Para servet ihdas etmez, para servettir; kendi başına (per se) servettir, para hariç hiç kimse zengin değildir. Para gücünü ve yaşamını başka bir yerden alır; para bunları yalnızca bizden edinir; parayı zengin ve bereketli bir biçimde üretken kıldıkça kendimizi, hepimizi yoksullaştırırız ve baltalarız. İnsan kadınlardan yüz binlercesinin artık anne olamadığı neredeyse abartısız bir doğruya dönüşmüştür. Çünkü korkunç para tıpkı bir vampirin erkek ve kadından hayvan sıcaklığını ve erkek ve kadının damarlarından kanını emdiği gibi döl ve sert metal verir. Biz hepimiz dilencileriz ve yoksul garibanlarız ve budalayız çünkü para Tanrıdır ve çünkü para yamyama dönüşmüştür.
Sosyalizm bunun tersine çevrilmesidir. Sosyalizm yeni bir başlangıçtır. Sosyalizm doğaya geri dönüştür, ruhun yeniden bağışlanması, ilişkilerin yeniden kazanılmasıdır.
Bizim neden çalıştığımızı öğrenmekten ve bunu uygulamaktan başka sosyalizme giden başka bir yol yoktur. Günümüz insanlarının ruhlarını sattığı Tanrı ya da şeytan için değil, ihtiyaçlarımız için çalışıyoruz. Çalışma ve tüketim arasındaki bağlantının yeniden yapılanması: işte bu sosyalizmdir. Tanrı şimdilerde çok güçlü ve her şeye kadir hale gelmiştir ki bundan böyle yalnızca teknik bir değişim, takas sisteminde reform ile kaldırılamaz.
Bu yüzden sosyalistler üyelerinin ihtiyaç duyduğunu üreten yeni topluluklar oluşturmalıdır.
Ne insanoğlunu bekleyebiliriz ne de bireyler olarak içimizdeki insanlığı bulup yeniden yaratmadığımız sürece, ortak bir ekonomi ve adil bir takas sistemi için, insanoğlunun birleşmesini bekleyebiliriz.
Her şey bireyle başlar ve her şey bireye bağlıdır. Günümüzde bizi çevreleyen ve zincirleyen şeylerle kıyaslandığında sosyalizm, insanların bugüne kadar üstlenmiş olduğu en devasa görevdir. Bu görev cebir ve zekâ da dâhil dışsal çarelerle gerçekleştirilemez.
Başlangıç noktası olarak biraz yaşamı, yaşayan ruhun dışsal biçimlerini içeren pek çok şeyi hala kullanabiliriz. Eski ortak mülkiyetin kalıntılarına, çiftçilerin ve tarla işçilerinin yüzyıllar önce özel mülkiyete geçmiş olan, asli ortak mülkiyet anılarına sahip topluluklarından ve de tarla ve zanaat işleri için ortak ekonomiyi hatırlatan geleneklerden faydalanılabilir. Çiftçinin kanı pek çok kent proletaryasının damarlarında hala dolaşmaktadır; Kent proletaryası bunu tekrar dinlemeyi öğrenmelidir. Amaç, hala çok uzak olan amaç, bugün genel grev olarak diğer bir deyişle, başkaları, zenginler, putlar ve canavarlık için çalışmayı reddetmek şeklinde adlandırılmaktadır. Genel grev – fakat elbette ki bugün ilan edildiği şekilde ve anlık başarısının çok belirsiz ve nihai başarısızlığının mutlak kesin olduğu başkaldırı ile birlikte kollar çapraz tutulu pasif genel grevden farklı olan genel grev – kapitalistlere şöyle seslenir: “En uzun kimin dayanabileceğini görelim!” Genel bir grev, evet! Fakat aktif olan bir grev, zaman zaman devrimci genel grevle ilişkili, sade dilde “yağmalama” denilenden çok farklı bir eylem. Aktif genel grev yalnızca çalışan insanların faaliyetlerinin, emeklerinin bir gıdımını bile başkalarına vermeyi reddedebildiği, sadece kendi ihtiyaçları, kendi gerçek ihtiyaçları için çalıştığı zaman muzaffer olacaktır. Bu hala çok uzaktır – fakat sosyalizmden hala çok uzak olduğumuzun, uzun, çok uzun bir yola başladığımızın farkında olmayan kim? İşte bu yüzden Marksizmin can düşmanıyız: çünkü Marksizm çalışan insanların sosyalizmle başlamalarını engellemiştir. Tamah ve zorluğun taşlaşmış dünyasından bizleri çıkaracak olan sihirli sözcük “grev” değil, “çalışmak”tır.
Tarım, endüstri ve zanaat, akli ve fiziki çalışma, öğretme ve çıraklık sistemi yeniden birleştirilmelidir; Peter Kropotkin bunu başarma yöntemlerine dair kendi kitabı Tarla, Fabrika ve Atölye’de çok değerli şeyler söylemiştir.
Halktan, tüm halktan, tüm halkımızdan umudumuzu kesmemeliyiz. Elbette bugün halklar yoktur. Devlet ve para halkın, diğer bir deyişle ruhla birleşmiş insanların yerini alırken bireyler bölünmüş insan parçalarına indirgenmiştir.
Yalnızca ilerlemeci ve ruhsal olan bireyler bir kez daha halkın ruhu ile dolduğu zaman, halkın ön bir biçimi yaratıcı insanlarda yaşadığında ve yürekleri, akılları ve elleri ile hakikatte gerçekleşme talep ettiğinde Halk, varlığa döndürülebilir.
Sosyalizm, her tür bilgiyi gerektirse de bir bilim değildir – doğru yolu yürümek adına, hurafeyi ve yanlış yaşamı terk etmek için gerekli bir koşuldur. Bununla birlikte sosyalizm kesinlikle bir sanat, canlı malzemeyle inşa eden yeni bir sanattır.
Şimdi, tüm sınıflardan kadınlar ve erkekler halka varmak için halkı terk etmeye çağrılmaktadır.
Çünkü işte görev budur: halktan umudu kesmemek fakat aynı zamanda halkı beklememek. Her kim içinde taşıdığı halk cevherine hakkını verirse, her kim kendisi gibi başkaları ile bu doğmamış tohumun ve basıncın hayali biçiminin hatırına, sosyalist düzeni gerçekleştirmek için yapılabilecek her şeyi gerçeğe dönüştürmek amacıyla birleşirse halkı halka gitmek üzere terk eder.
Sosyalizm, kendisi için birleşen, var olan adaletsizlik için en derinden tiksinti ve hakiki bir toplum oluşturma için en güçlü arzuyu ve özlem hissini duyanların sayısına bağlı olarak farklı bir gerçekliğe dönüşecektir.
O halde sosyalist haneleri, sosyalist köyleri, sosyalist toplulukları kurmak için birleşelim.
Kültür herhangi bir özel teknoloji biçimine ya da ihtiyaçların tatminine değil, adaletin ruhuna dayanır.
Sosyalizm çevremizde ve içimizde berbat koşullar yüzünden acı çeken herkesin davasıdır ve çoğu sınıf yakında herkesin bugün şüphe ettiğinden daha çok acıya katlanacaktır. İşçi birlikleri dâhil hiç kimse ahlak ve kendi kefareti açısından parasını tek kalemde vermek ve bu para ile sosyalizmin başlangıcı için toprağı özgürleştirmek dışında sahip olduğu parası ile daha iyi bir şey yapamaz. Toprak özgür olduğunda hiç kimse bu toprağın satın alındığını söyleyemeyecektir
Kim sosyalizm için bir şeyler yapmak isterse, sezilen ve fakat bilinmeyen neşe ve mutluluğun önsezisinden işe koyulmalıdır. Hala öğreneceğimiz çok şey var: çalışma neşesi, ortak çıkar neşesi ve karşılıklı sabır neşesi. Her şeyi unuttuk yine de hepimiz içimizde onu hala hissediyoruz.
Sosyalistlerin kapitalist pazar ile mümkün mertebe irtibatlarını kestiği ve dışarıdan hala gelmesi gereken değer kadar ihracat yaptığı bu yerleşimler sadece küçük başlangıçlardır ve denemelerdir. Böylelikle insan kitleleri, topluluğun yüreğindeki neşe, kendisi ile mutmain yeni ilkel saadete imrenme ile üstesinden gelecektir ki bunlar ülke üzerinde parlamalıdır.
Gerçeklik olarak sosyalizm yalnızca öğrenilebilir; sosyalizm, tüm yaşam gibi bir girişimdir. Şiirsel sözcükler ve betimlemelerle biçimlendirmeye çalıştığımız her şey – işteki çeşitlilik, akli çalışmanın rolü, en uygun ve en az sorgulanabilir takas aracı biçimi, hukuk yerine sözleşmenin takdimi, eğitimin yenilenmesi, tüm bunlar gerçekleştirme eyleminde gerçeğe dönüşecek ve kesinlikle önceden belirlenmiş bir şablona göre düzenlenecektir.
Muhtemelen ileride, düşünce ve tahayyülde net olarak ortaya konmuş biçimlere sahip toplulukları ve sosyalizm topraklarını beklemiş ve öngörmüş olan kişileri hatırlayacağız. Realite kendi bireysel oluşumlarından farklı görünecektir fakat onların bu imgelerinden kaynaklanacaktır.
Burada Proudhon’u ve onun keskin bir biçimde tanımladığı, sözleşme ve özgürlük ülkesine dair asla belirsiz olmayan tasavvurlarını hatırlayalım. Henry George, Michael Flürscheim, Silvio Gesell, Ernst Busch, Peter Kropotkin, Elise Reclus ve başka pek çok kişi tarafından görülmüş ve tarif edilmiş birçok iyi şeyi hatırlayalım.
Hoşumuza gitse de gitmese de geçmişin varisleriyiz; gelecek nesillerin bizim varislerimiz olması için irade toplayalım ki böylece tüm yaşamımızda ve eylemlerimizde gelecek nesilleri ve çevremizdeki insan kitlelerini etkileyelim.
Bu tümüyle yeni bir sosyalizm, yeniden yeni olan bir sosyalizmdir; zamanımız açısından yeni, ifade açısından yeni, geçmişe dair görüşü açısından yeni, pek çok ruh halleri açısından da yenidir. Neyin var olduğuna yeni bir bakışla bakmamız da gerekmektedir: insan sınıflarına, kurumlara ve geleneklere yeniden bakmalıyız. Şimdilerde köylüleri tümüyle yeni bir ışık altında görüyoruz ve bize nasıl muazzam bir görev (onlara konuşmak, aralarında yaşamak ve içlerinde solan ve körelen şeyleri – dini, dışsal ya da yüce bir güce inanç değil, yaşadığı müddetçe birey insanoğlunun kendi içindeki gücüne ve mükemelleştirilebilirliğine inanç – canlandırmak ve yeniden diriltmek görevi) bırakıldığını biliyoruz. Köylünün ve toprak sahibi olmaya sevgisinin nasıl korkulan olduğunu [biliyoruz]: köylülerin çok fazla toprağı yoktur, çok az toprağı vardır ve bu onlardan alınmamalıdır, onlara verilmelidir. Fakat elbette herkes gibi onların da her şeyden önemlisi ihtiyaç duyduğu şey ortak, komünal ruhtur. Ancak onlarda bu ruh, kentli işçilerdeki kadar çok gömülmüş değildir. Sosyalist yerleşimcilerin sadece mevcut köylere gidip oralarda yaşamaları gerekmektedir ve canlanabilecekleri ve on beşinci ve on altıncı yüzyılda içlerinde olan ruhun bugün bile yeniden uyandırılabileceği görülecektir.
insanlara bu sosyalizmden yeni bir dille bahsedilmelidir. Burada birinci, ilk girişimde bulunulmaktadır. Bizler, bizler ve başkaları bunu daha iyi yapmayı öğreneceğiz. Bizler ruhsuz sosyalist biçim olan kooperatiflere ve amaçsız cesaret olan sendikalara sosyalizmi getirmek istiyoruz.
İstesek de istemesek de konuşma ile kalmayacağız; daha ileri gideceğiz. Şimdiki zaman ile gelecek zaman arasında bir boşluk olduğuna artık inanmıyoruz; biliyoruz: “Amerika ya buradadır ya da hiçbir yerdedir”. Şimdi, şu anda yapmadığımız ne varsa onu hiçbir zaman yapmayacağız.
Tüketimimizi birleştirebilir ve her tür paraziti yok edebiliriz. Kendi tüketimimiz için mal üretmek üzere bir sürü zanaat ve endüstri tesis edebiliriz. Bunda, kooperatiflerin şimdiye kadar ilerlediğinden daha ileriye gidebiliriz, zira onlar kapitalist-yönetimli teşebbüs ile rekabet etme fikrinden hala kurtulamıyorlar. Onlar bürokratik, onlar merkeziyetci; işverene dönüşmenin ve sendikalar üzerinden işçileri ile sözleşme aktetmenin dışında kendilerine yardım edemezler. Tüketici-üretici-kooperatifte her bir kişinin kendisi için hakiki bir takas ekonomisi içerisinde çalıştığı, bu ekonomi içerisinde kârlılığın değil işin verimliliğinin belirleyici olduğu; pek çok teşebbüs biçiminin, ör. küçük teşebbüsün, kapitalizmde kârsız olsa da burada tamamen verimli olduğu ve sosyalizmde hoş karşılandığı onların aklına gelmez.
Siz ressamlar, şairler, müzisyenler bunu biliyorsunuz ve yeni halklardan çıkacak olan gücün ve şevkin ve tatlılığın sesleri şimdiden sizden bahsediyor. Tüm kimsesizliğimizde parçalanmış genç insanlar yaşıyor, sağlam insanlar, eski insanlar, test edilmiş ve onaylanmış, asil kadınlar:
Yerleşimler kurabiliriz, gerçi bunlar bir çırpıda kapitalizmden tümüyle kaçamazlar. Fakat biz sosyalizmin bir yol, kapitalizmden uzak bir yol olduğunu ve her yolun bir başlangıcının olduğunu biliyoruz. Sosyalizm, kapitalizmden çıkmayacaktır, ondan uzakta büyüyecektir; kendisini kapitalizme kapatacaktır.
Toprak satın alma aracı ve bu yerleşimlerin ilk işletim fonları, sendikalar ve bize katılan işçi grupları vasıtasıyla ve bize ya tamamen katılmış ya da en azından davamıza katkıda bulunan zengin adamlar kanalıyla tüketimlerimiz bir havuzda toplanarak elde edilecektir. Tüm bunları beklemekte ve bu beklentiyi ilan etmekte tereddüt etmiyorum. Sosyalizm çevremizde ve içimizde berbat koşullar yüzünden acı çeken herkesin davasıdır ve çoğu sınıf yakında herkesin bugün şüphe ettiğinden daha çok acıya katlanacaktır. İşçi birlikleri dâhil hiç kimse ahlak ve kendi kefareti açısından parasını tek kalemde vermek ve bu para ile sosyalizmin başlangıcı için toprağı özgürleştirmek dışında sahip olduğu parası ile daha iyi bir şey yapamaz. Toprak özgür olduğunda hiç kimse bu toprağın satın alındığını söyleyemeyecektir – kendisi de bunu hissetmeyecektir bile -. Çok titiz olmayın, siz işçiler: ayakkabı, pantolon, patates, ringa balığı satın alıyorsunuz; siz, çalışan ve acı çeken insanlar, talihinizin şu ana kadar size oynattığı rol ne olursa olsun, kendi özgürlüğünüzü adaletsizlikten satın almak için gücünüzü bir araya toplamanız ve şu andan itibaren kendi topluluğunuz için ihtiyacınız olanı kendi toprağınız üzerinde yapmanız güzel bir başlangıç olmaz mıydı?
Unutmayalım: eğer doğru ruha sahipsek, o zaman toplum için ihtiyaç duyduğumuz her şeye sahibizdir: bir şey hariç: toprak. Toprak için açlık başınıza gelmeli, siz büyük şehrin insanları!
Kendi kültürleri ile sosyalist koloniler toprakta her yerde, kuzeyde, güneyde, doğuda ve batıda, kâr ekonomisinin süfliliğinin ortasında, her ilde dağıldığında ve görüldüğünde, tarifsiz fakat sessiz tutumlarında yaşama sevinci hissedildiğinde imrenme giderek artacaktır. O zaman, inanıyorum ki halk ilerleyecektir. Halk görmeye, bilmeye ve emin olmaya başlayacaktır. Dış görünüşte sosyalistçe, müreffeh ve keyifli yaşamak için sadece tek bir şey eksik olacaktır: toprak. Ve ardından halklar toprağı özgür kılacak ve artık sahte tanrı için değil insanlar için çalışacaktır. Sonra? Sadece başla: en küçük ölçekte ve en az sayıda insan ile başla.
Devlet, diğer bir deyişle hala cahil olan kitleler, imtiyazlı sınıflar ve her ikisinin de temsilcileri, icrai ve idari kast, bu işe başlayanların yolu üzerinde en büyük ve en küçük engelleri yerleştirecektir. Bunu biliyoruz.
Tüm bu engeller, eğer gerçek engeller iseler, onlarla bizim aramızda en küçük bir boşluk bırakılmaması için yakın ve bir arada durmamız halinde yok edilecektir. Bunlar artık sadece beklentilerde, hayallerde, korkulardaki engellerdir. Bunu şimdi görüyoruz: zamanı geldiğinde yolumuzu her tür engelle kapatacaklardır – ve bu yüzden bizler bu arada hiçbir şey yapmamayı seçeceğiz.
Köprüyü, köprüye geldiğimizde geçeceğiz! Şimdi ileri doğru hareket edelim ki böylece çoğalalım.
Hiç kimse halka şiddet uygulayamaz, bu halkın kendisi hariç.
Ve halkımızın büyük bir kısmı adaletsizliğin ve kendilerine bedenen ve ruhen zarar verenin tarafını tutacaktır çünkü ruhumuz yeterince güçlü ve ikna edici değildir.
Ruhumuz ateş almalı, aydınlatmalı, baştan çıkarmalı ve cezbetmelidir.
Konuşma bunu hiçbir zaman tek başına başaramaz; en güçlü, öfkeli ya da en nazik konuşma dahi yapamaz.
Sadece örnek, bunu başarabilir.
Örneklemeliyiz ve yol göstermeliyiz.
Örneklemek ve Fedakârlık ruhu! Geçmişte, günümüzde ve gelecekte, bu şekilde yaşamayı sürdürmenin imkânsızlığından dolayı her daim isyanda olan bu düşünceye fedakârlık üstüne fedakârlık yapılacaktır.
Şimdi, doğru yaşam biçimi için örnek sunmak üzere başka tür fedakârlıklar, kahramanca olmayan, sessiz, etkileyici olmayan fedakârlıklar yapmak gerekmektedir.
Sonra az olan çoğa dönüşecek ve çok olan da az olacak. Yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce -çok az çok az!
Yine de engeller aşılacak zira doğru ruh sahibi olanlar kurarak en güçlü engelleri yok edecek.
Sosyalizmi inşa etmek için elinden geleni yapmak isteyen herkese çağrıda bulunuyorum. Sadece şu an gerçektir ve insanlar şu an yapmadığı her şeyi birden yapmaya başlamayacak, sonsuza dek yapmayacaktır. Hedef halktır, toplumdur, topluluktur, özgürlüktür, güzelliktir ve yaşam sevincidir.
Ve nihayet, nihayet çok uzun zamandır parlamış ve alevlenmiş olan sosyalizm, en sonunda ışık yayacak. Ve insanlar ve halklar büyük bir kesinlikle bilecekler: sosyalizm ve sosyalizmi gerçekleştirecek araçlar, tümüyle ve topyekûn, kendi içlerindedir, onların arasında bulunmaktadır ve sadece tek bir şeyden yoksundurlar: toprak! Ve toprağı özgür kılacaklar çünkü hiç kimse halka engel çıkarmayacak zira halk artık sosyalizme gölge etmeyecek.
Sosyalizmi inşa etmek için elinden geleni yapmak isteyen herkese çağrıda bulunuyorum. Sadece şu an gerçektir ve insanlar şu an yapmadığı her şeyi birden yapmaya başlamayacak, sonsuza dek yapmayacaktır. Hedef halktır, toplumdur, topluluktur, özgürlüktür, güzelliktir ve yaşam sevincidir. İnsanların slogan atmasına ihtiyacımız var; bu yaratıcı arzu ile dolmuş herkese ihtiyacımız var; eylem adamlarına ihtiyacımız var. Bu sosyalizm çağrısı, ilk başlangıcı yapmak isteyen eylem adamlarına ithaf olunur.
Bu kelimeleri ve kelimelerin arkasındaki hissiyatı hâlihazırda kendisine ithaf edildiği zaman duymamış olan herkese şimdi kısmen söylenmesine izin verin: insanların bizleri anlayabilmesi için benzeri pek çok fikri seslendirdiğimiz ve yanlış uygulanmış ya da yetersiz eğreti, güncel kelimeleri reddettiğimiz gibi, aynı durum bu kelimenin, sosyalizmin başına da gelebilir. Belki de bu çağrı daha iyi, daha derin ve daha ümit verici bir kelime bulma yolunun da başlangıcıdır. Herkes hâlihazırda bilmelidir ki sosyalizmimizin kırsal, pastoral barış ile sırf ekonomiye ve hayatın gerekleri için çalışmaya adanmış geniş bir yaşam arzusuyla ya da muhteşem rahatlıkla hiçbir ortak yanı bulunmamaktadır. Burada ekonomiden çok konuşuldu; ekonomi kendi yaşamımızın temelidir ve öyle dönüşmelidir ki hakkında az konuşulur hale gelsin. Selam olsun içinde olduğumuz bu zamanda hiç bir ekonomiye ve hiçbir mekâna katlanmayan siz avarelere, berduşlara ve serserilere. Selam olsun yaratıcılığı zamanı aşan sanatçılara. Selam olsun yaşamlarını soba borusunda pörsütmek istememiş siz eski savaşçılara! Bugünün savaş, savaş tehditleri ve vahşilik dünyasında ne varsa hepsi neredeyse tümüyle kimsesizlik ve tamahın yalnızca kaba bir maskesidir: kişilik, vefa ve şövalyelik ender bulunur hale gelmiştir. Selam olsun, hiçbir kelimenin dışarı çıkmadığı kalplerinin derinliklerinde önerileri olan siz kekemelere, siz sessiz olanlara: bilinmeyen yücelik, konuşulmayan mücadeleler, ruhun derinden acı çekişi, delişmen neşeler ve kederler şu andan itibaren hem bireyler hem de halklar açısından insanoğlunun talihi olacaktır.
Siz ressamlar, şairler, müzisyenler bunu biliyorsunuz ve yeni halklardan çıkacak olan gücün ve şevkin ve tatlılığın sesleri şimdiden sizden bahsediyor. Tüm kimsesizliğimizde parçalanmış genç insanlar yaşıyor, sağlam insanlar, eski insanlar, test edilmiş ve onaylanmış, asil kadınlar: orada burada, kendi bildiklerinden daha fazlası olan çocuk kalpli insanlar yaşıyor. Her birinin içinde bir gün yeni insanları ele geçirecek ve şekillendirecek ve ileri sürecek inanç ve büyük neşe ve büyük acının kesinliği yaşıyor. Acı, kutsal acı: gel, ah gel yüreklerimize! Bulunmadığın yerde barış asla olmayacak. Siz hepiniz – ya da o zamanlar çok mu azdınız?- rüyanın güldüğü ve ağladığı siz hepiniz, eylem soluyan siz hepiniz, içinizde derin coşkuyu hisseden siz hepiniz, günümüzde çevremizde olan hırpani saçmalık ve süflilik için değil sefalet ve zorluk denen dava ve delilik ve gerçek sıkıntı için umutsuzluğa kapılmak isteyen siz hepiniz, bugün yalnız olan ve içinde içsel bir biçim, imge ve bastırılmış yaratıcı enerji ritmi barındıran siz hepiniz, yüreklerinizden buyurabilen siz hepiniz: sonsuzluk adına, ruh adına, hakiki yol olmak isteyen imge adına insanoğlu helak olmasın. Bugün kendisine zaman zaman proletarya, zaman zaman burjuva, zaman zaman yönetici kast denen gri-yeşil, kalın çamur ve her yerde, yukarıda ve aşağıda bulunan tiksindirici kütleden başka bir şey değildir. İnsanlar tarafından çarpıtılan bu korkunç itici tamahın, doymuşluğun, yozlaşmanın bundan böyle bizi kirletmesine ve boğmasına izin verilemez: hepsi sosyalizme çağrılmaktadır.
Bu bir ilk sözdür. Daha da fazlası söylenmelidir. Söylenecektir. Burada çağrılan ben ve diğerleridir.
Çev: Nesrin Aytekin
https://itaatsiz.org/?p=5545
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]

Sanal Sunucu Kiralamak İster Misiniz?

Sanal sunucu kiralamak ister misiniz? Uygun fiyatlı kiralık sanal sunucu konusunda arayış içerisinde iseniz doğru yere hoş geldiniz. Linux veya Windows seçenekleri ile istediğiniz özellikte Türkiye ve Almanya lokasyon sunucuları son derece uygun fiyatlar karşılığında kiralamak mümkün. Aylık sadece 19,90 tl ‘den başlayan fiyatlar ile ihtiyaçlarınızı sizler de kolay bir şekilde giderebilirsiniz. Fivemsunucu.com güvencesi ile kiralama işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz.

Sanal Sunucu Kiralamak İster Misiniz?

Genel olarak sanal sunucu kiralamak isteyen kişiler iki şeye oldukça dikkat etmektedir. Fiyat ve performans. Oyun sunucuları, web hosting, kiralık sunucu gibi konularda tercih edilebilecek fivemsunucu.com ‘un sizleri en iyi şekilde memnun edeceğini düşünüyoruz. Üstün özelliklere sahip, yüksek performanslı, aynı zamanda uygu fiyatlı hizmetler bir tık uzağınızda sizleri bekliyor. Haftanın 7 gün 24 saati kiralama hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.
Sanal sunucular çok sayıda farklı konu için kullanılabilmektedir. Web site barındırma, e-posta barındırma, oyun, şirket bilgilerini, verilerini saklama, bilgilere istenilen her zaman istenilen yerden ulaşabilme gibi çok sayıda avantajı bulunmaktadır. Sanal kurucu kiralama işlemleri son derece basittir. Sadece birkaç adımda tamamlanabilir. Hemen ihtiyacınıza özel sanal sunucu kiralayabilmek için sizler için önermiş olduğumuz fivemsunucu.com ‘a giriş yapabilirsiniz.
Fivemsunucu.com, sektöründe var olan gelişmeleri yakından takip ederek hizmet kalitesini her geçen gün arttıran bir kuruluştur. Memnun müşteri sayısı her geçen gün artan bu kuruluş, eminiz ki sizleri de fazlasıyla memnun edecektir. Otomatik kurulum ve güvenli ödeme seçeneklerinden yararlanabilmek için fivemsunucu.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
submitted by sanalsunucu to u/sanalsunucu [link] [comments]

Tansiyon Aleti Markaları

Tansiyon Aleti Markaları
Tansiyon aleti markaları, bir bireyin kan basıncı seviyelerini ve genel sağlığını izlemek ve değerlendirmek için son derece önemli cihazlardır; bu nedenle, doğru, yüksek kaliteli bir tansiyon aleti seçmek, düzenli olarak hızlı ve doğru ölçümler elde etmek söz konusu olduğunda kesinlikle bir fark yaratabilir.
Piyasada satılan düzinelerce tansiyon aleti varken, kararınızı nihayetinde satın almak istediğiniz cihaza daraltmaya çalışmak biraz stresli ve bunaltıcı olabilir, bu nedenle en uygun fiyatlı tansiyon aletlerinin bir listesini hazırladık. 've piyasada bulundu.

Tansiyon Aleti
Bu cihazlar çalışma açısından farklılık gösterebilir, ancak aynı zamanda kaliteli tansiyon değerlendirmeleri ve okumaları sağlamak için tasarlanmıştır.
İşte kalite, performans ve müşteri geri bildirimlerine dayanan en iyi 8 tansiyon aleti listemiz.

Tansiyon Aleti Türleri Nelerdir?

Üç türde tansiyon aleti bulunmaktadır. Bunları kullanım alanlarınıza göre seçebilirsiniz.
  • Manuel Tansiyon Aletleri (Cıva)
  • Yarı Otomatik Tansiyon Aletleri
  • Dijital Tansiyon Aletleri
  1. Manuel Tansiyon Aletleri (Cıva); Bu tür tansiyon aletleri geleneksel şekilde kan basıncı ölçer. Sabitlenmiş şekilde kullanılması sebebi ile fazla tercih edilemez.
  2. Yarı Otomatik Tansiyon Aletleri; Birçoğumuzun hastanelerde gördüğü klasik tansiyon aletleridir. Cihazın kol kısmına bantlanan hava kesesi şişirilir. Bu kese kola basınç uygular ve yavaşça gevşetilir ölçüm sağlanır.
  3. Dijital Tansiyon Aletleri; Gelişen teknoloji çağında en çok kullanın türdür. Bu cihazlar ek bir alet olmaksızın ölçüm yaparlar. Genelde bileğe bağlanarak ölçüm yapılır. Ancak marka ve modele göre dirsekten de ölçüm yapılabilir.
Source: https://eniyiveucuz.com/en-iyi-tansiyon-aleti-tavsiyeleri/
Welch Allyn DS45-11 Aneroid tansiyon aleti, hastanelerde ve profesyonel sağlık hizmetlerinin yanı sıra ortalama tüketici evlerinde bulunabilen, yaygın olarak tanınan bir marka tarafından tasarlanmıştır.
Bu sfigmomanometre, kullanıcıya hızlı ve kolay okunabilirlik için son derece kaliteli, doğru bir ekran sağlamak için tasarlanmış lazerle oyulmuş bir kadran yüzüne sahiptir.
Döner mastar, manşon değişimi gerektiğinde manşetin doğrudan manşete takılmasına veya manşondan çıkarılmasına olanak tanıyan hızlı bir geçmeli entegrasyon sistemine sahiptir.
Bu, özellikle daha küçük veya daha büyük kol boyutları ve / veya hasta durumları nedeniyle alternatif boyutlu bir manşon gerektiren farklı büyüklükteki hastalarla uğraşırken yararlıdır.
Açma / kapama tasarımına ek olarak göstergelerin 360 derece çalışması, çeşitli açılardan kolayca okunabilmesi için uygun yönde dönmesine izin verir.
Dişlisiz Dura Shock tasarımı, daha uzun süreli kullanım ve ürün ömrü için genel dayanıklılığı artırır.
Bu tansiyon aleti, aynı zamanda şişirme verimliliğini artırmak için büyük bir şişirme ampulü ile tasarlanmıştır ve yüksek kaliteli hava tahliye valfi, hava basıncı seviyeleri üzerinde mükemmel kontrol sağlar.
Welch Allyn, lateks alerjisi olanların cihazı kullanırken daha rahat hissedebilmeleri için birinci sınıf lateks içermeyen bileşenlerden yapılmıştır.
Farklı büyüklükteki hastaları ölçmek için değiştirilebilir bir manşeti ve basınç göstergesi olan bir tansiyon aleti için pazardaysanız ve Welch Allyn markasını seviyorsanız, Welch Allyn DS45-11 Aneroid Sfigmomanometre aşağıdakiler için mükemmel bir seçim olabilir: sen.
Burada bahsedilen cihaza ek olarak Welch Allyn, diğer sfigmomanomter cihazlarının yanı sıra diğer profesyonel ve tüketici sınıfı tıbbi ürünleri de taşır ve daha önce belirtildiği gibi, daha küçük veya daha büyük manşetlere ihtiyaç duyanlar için başka manşet boyutları mevcuttur.
ADC’nin Diagnostix Palm Aneroid Sfigmomanometresi, hızlı ve kolay ölçümler yapmak isteyenler için birçok mükemmel özelliğe sahip avuç içi tipi bir basınç okuyucudur.
Bu cihaz, devrim niteliğindeki avuç içi tarzı bir manometre ve optimum performans için yerleşik bir ampul ile birlikte sfigmomanometrenin tek elle yönetilmesine olanak tanıyan kullanışlı bir tetik bırakma valfi ile tasarlanmıştır.
Kol tetiğine basınç uygulayarak veya bastırarak, basınç göstergesini izlerken hava tahliyesini kolayca kontrol edebilirsiniz.
Göstergeden bahsetmişken, bu cihaz, hareketi kasanın içinde asılı duran çinko kafeste barındırarak kusursuz ve doğru bir okumaya izin vererek mükemmel şok direnci ile tasarlanmış, darbeye dayanıklı bir polimer muhafaza ile yapılmıştır.
Düşük ışık senaryoları sırasında, ışıldayan kadran, daha iyi okuma doğruluğu için ekranın görünür kalmasını sağlar.
Dayanıklılık ve yapı açısından, bu cihaz 300 mmHg'ye hassas bir şekilde üretilmiştir ve mühendislik hareketi 50.000 döngüde test edilmiştir.
Hassas ölçümler gerçekleştirmek için, bu sfigmomanometre, ADC'nin tescilli kılavuz işaretleme sistemini kullanan naylon bir manşet ile birlikte gelir ve daha doğru manşet yerleştirme ve boyutlandırma sağlarken, lateks içermeyen bir mesane, lateks alerjileriyle uğraşan kişiler için rahatlık sağlar.
Genel olarak bu cihaz, kaliteli bileşenlerle ve değiştirme döngülerini azaltan ve avuç içi aneroidinin yıllar içinde kan basıncını daha doğru bir şekilde ölçmesini sağlayan dayanıklı bir yapı ile üretilmiştir.
ADC'nin Diagnostix Palm Aneroid Sfigmomanometresi, çok fazla taşınabilirlik ve tek elle kullanım gerektiren kişiler için, diğer ekipmanı kullanmak veya diğer önemli durumlar arasında stabilizasyona yardımcı olmak için serbest bir elin gerekli olabileceği durumlarda mükemmel bir seçimdir.
submitted by alijanmirzaev to u/alijanmirzaev [link] [comments]

Seksiyonel Kapı

Seksiyonel kapı genel olarak geniş alanlarda kullanılmaktadır. hızlı geçiş sağlaması ile bilinen seksiyonel kapılar ısı ve toz yalıtımı bulunan kapı sistemleridir. Seksiyonel kapılar yapınızın duvar tavan ve diğer birçok özelliklerine göre düzenlenebilen ve tavana doğru yatay bir biçimde çıkarak hareket ederek çalışan kullanıcıya en büyük boş kullanım alanı sağlayan tozdan ve pis havadan kurtaran ortam havasını muhafaza eden oldukça emniyetli ve açık görüş sunan istenilen boyutlarda ve ebatlarda üretilen uzun ömürlü kullanım sağlayan kapı sistemleridir. Otomatik kapı olarak bilinen bu kapıların kullanım alanları şunlardır.
· Eczane
· Fabrika kapılar
· Depo kapıları
· Süpermarket kapıları
· Alışveriş merkezleri
Gibi birçok faaliyet alanında yer alan otomasyon sistemleri günümüzde gün geçtikçe yeni inşaat firmaları ve fabrikaları tarafından geçiş yapılan dükkanlar için otomatik kepenklerin kullanımında da oldukça artış göstermiştir. Bunların yanı sıra güvenlik için çok daha üst seviyelerde kalan bir otomasyon sistemidir. İzoleli sanviç panellerinden oluşan ve bu sayede ses yalıtımı ve yüksek ısı sağlayabilen geçişli panellerin birleşim noktaları parmak kıstırma olasılığı engellenecek bir biçimde şekillenir.
Otomatik yaylar ile dengelendiği için el ile rahatlıkla çalıştırılabilir. Dört bir tarafı koruyucu contalar ile kaplıdır. Bu şekilde de her zaman güvenlik üst seviyede kalır. Genel olarak üretimi sağlanan seksiyonel kapı çeşitleri;
· Sıcak daldırma, galvanizli çelik, poliüretan izolasyonlu, özel kaburga formuna sahip sanviç paneller.
· Seksiyonlar arası kapı alt ve üst yan bölümlerinde esnek pvc fitiller ile sızdırmazlığın sağlanması bu kapılar eşliğinde mümkündür.
· Manuel olarak açılabilme imkanı ile kişilere kolaylık sağlayabilmektedir.
· Çarpmalara ve rüzgara karşı kapının sağlamlığını arttıran güçlendirici çelik takviyeli levhalar bulunmaktadır.
· Opsiyonel olarak otomatik kapanma sağlanabilir, güvenlik fotosiyeli bağlanabilmektedir. (uzun ömürlü çekme motorları ömür boyu yağlama ve bakım gerektirmez)
· Emniyet sistemi punomatik flaşör fotosel ve benzeri uyarı ve emniyet sistemlerini uygulamak mümkündür.
Seksiyonel kapı fiyatları genel olarak firmadan firmaya göre değişkenlik göstermektedir. Bu nedenle seksiyonel kapı seçimi yaparken firmalar arasında iyi bir biçimde seçim yapmalı ve referansları güçlü olan firmalarla anlaşmalısınız.
submitted by Complex_Highlight542 to u/Complex_Highlight542 [link] [comments]

League of legends ile yıkık olma rehberi

Bak şimdi kardeşim öncelikle yıkık gibi hentai açıp artık 31den nefret edene kadar, bayılana kadar çekiyorsun ve o gün başka bir şey yapmayıp uyuyorsun. Hentai kısmı önemli normal pornoya çekme çünkü bir yıkıksın. Sonraki gün lol hesabı açıp önüne gelenin ban yemeyecek şekilde annesine küfredip yasuo, zed, katarina, talon, irelia ve akali denen low elo düşmanı 6 kadim şampiyonda ustalaşıyorsun. Artık ikinci seviye bir yıkıksın. Bundan sonra her gün lol yayını izliyorsun ve lol oynuyorsun. İşte şimdi üçüncü seviye bir yıkıksın. Beynin öyle bir hale geliyor ki sen istemeden beynin otomatik olarak haritaya bakıyor, karşı ormancıyı neredeyse hatasız olarak çok az sayıda ward ile takip edebiliyor, kayıp rakipleri aklında tutuyor, ormandaki yaratıkların ne zaman çıkacağını veya hangilerinin yaşadığını biliyor, takımındakilerin can mana ve xp durumlarını, ultilerinin olup olmadığını tek bakışta hafızaya atıyor. Sizin attığınız tüm totemleri ve rakibinizin tüm kontrol totemlerini aklında tutabiliyor, skor tablosunu ve kimin kaç killi, kaç eşyası, kaç minyon skoru olduğunu bakmadan aklında tutabiliyor, oyundaki herkesin summonerlarını otomatik chate yazıyor. Bunları yaparken aynı zamanda mekanik isteyen şampiyonları oynadığından insanlar sana hayran oluyor. Sen de onlara bunun anime sayesinde olduğunu söylüyorsun. Yaklaşık bir ay geçtikten sonra okul açılıyor ve sen arkadaşlarınla sadece lol ve anime konuşmak istiyorsun. Onlara lol dating simulatorde ahri ile nasıl konuştuğunu ve ahri ile gerçek hayatta belki bir gün konuşabileceğini anlatıyorsun. Arkadaşların senle dalga geçtikten sonra kafanı sıraya gömüyorsun ve dersi dinlemiyorsun. Çünkü sen gerçek bir orospu çocuğusun. Dördüncü seviye yıkık olduğunu da unutmamak lazım. Günler böyle geçerken bir gün aklına kas yapmak geliyor çünkü bütün anime kızlarının sana bakmasını istiyorsun. Hemen işe koyuluyor ve spor salonuna yazılıyorsun. Hayvan gibi protein alıyorsun ve bunları yaparken hala bir orospu çocuğu gibi lol oynamaya devam ediyorsun. Nickin ne mi? Tabii ki de teyze zumzumlayan! İnsanlar internette "euw ladder" diye aratıp karşılarına çıkan ilk siteye tıkladığında karşılarına birinci sırada senin ismin çıkıyor. Profiline giriyorlar ve en çok oynadığın şampiyonları incelemeye koyuluyorlar. Bir de ne görsünler? 90 wr 18 kda yasuo, 88 wr 21 kda zed ve 85 wr 20 kda katarina! Sonrasında ben bu kadar yetenekli bir insanın nasıl farkında olmam diye kendilerine kızıyorlar ve nickine bakıyorlar. TEYZE ZUMZUMLAYAN! Bunun üzerine twitchte senin ismini aratıyorlar ve ilginçtir sen de tam birkaç gün önce yayınlara başlamışsın. Hemen senin no mic no cam tryhard yayınlarını izlemeye başlıyorlar ve yaklaşık 3 ayda 30-40k izlenmeye başlayıp tyler1 denen ibneye rakip oluyorsun. İşler bu kadar güzel giderken, tam bir alfa olacağım ben derken anime bağımlılığın yüzünden sürekli olarak aptalca anime ve hentaileri izliyorsun ve bundan bir türlü kurtulamıyorsun. Birkaç hafta sonra Ahri denen şampiyona kafayı fena takıyorsun ve sadece onunla ilgili şeylere bakıyorsun, ahri fotoğraflı yastık, ahri fotoğraflı mousepad vb şeyler alıyorsun, evde okulda uyurken uyanıkken her zaman ahriyi düşünüyorsun, twitch profil fotoğrafını ahri fotoğrafı yapıyorsun, reddit rule34lol subredditine girip ahri ile ilgili her şeye award veriyorsun ve tarihin en sağlam simplerinden biri oluyorsun. Aylar boyunca yayınları aksatıyorsun, spora gitmiyorsun, lole yeterince girmiyorsun ve hayatında her şey aksamaya başlıyor. Bunun üzerine takipçilerin seni bırakıyor, o mükemmel kasların iniyor, lolde o kadar iyi olmana rağmen bu özelliğini de kaybediyorsun ve depresyona giriyorsun. Artık sadece aklında anime kızları ve hentai var. Sen altıncı seviye yıkık bir orospu çocuğusun. Evdekiler sen yokmuşsun gibi davranıyor, lolde dia stuck oluyorsun, sıska bir piç haline geliyorsun ve ailen seni depresyondan kurtarmak yerine bu bataklığa daha da batırıyor. Okulda zaten kötü olan derslerin iyice zayıflıyor, insanlar seninle sivilceli diye dalga geçiyor, hocaların sana ayak işlerini yaptırıyor ve öğrenciler seni adeta kullanıyor. Kafayı yemek üzeresin fakat aklına da bir çözüm gelmiyor. İntihar edecek kadar psikolojin bozulsa da sırf Ahri için hayata tutunuyorsun. Bir sene bu şekilde süründükten sonra bir akşam okuldan eve döndüğünde bir ışık geliyor gözlerine. Işığa doğru biraz yürüdükten sonra orada kim olduğunu görüyorsun. Tabii ki de Ahri! Dudaklarından şu sözler dökülüyor: Tebrik ederim! Senin hayatını bir seneden uzun bir süredir sikmeme rağmen asla pes etmedin. Şimdi de sen beni dilediğince sikebilirsin. Bundan sonra loldeki ruhlar alemine gidiyorsunuz ve sonsuza dek ahriyle mutlu bir şekilde yaşıyorsun. Şaka şaka orospu çocuğu git ders çalış doktor ol parayı bulunca derdin kalmaz zaten.
submitted by VirtueLax to kopyamakarna [link] [comments]

izmir tente modelleri

Tente Modelleri Tente yaptırmak isterseniz bu alanda dikkat edilmesi gereken konuların başında tentenin taşıyıcı ayak kısmı ile birlikte taşıyıcı noktasının doğru ebatlarda olması gerekmektedir. Bu nedenle tente yapımı esnasında tente uygulamalarının ayaklarına ve taşıyıcı noktalarına istediğiniz zaman kolay bir şekilde kanal açılmaktadır. Tente ayakları tente alanının büyüklüğü ile doğru orantıda yer almaktadır. Sistemin ayak bölgesinin yapılması gerekir. Doğru şekilde yapılan sistemler oldukça şık görünmektedir. Hangar çadırı oldukça uzun ömürlü bir sistemidir. Bu sistemlerin bakımlarını yaptırdığımız bu süreyi uzatmak oldukça kolaydır. Sizler için firmamız en uygun sistemleri sizlerle bir araya getirmektedir. Kendi alanınıza göre çözümler üretilerek buna göre hangar ve depo çadırlarımızı mekanınıza tasarlayabilirsiniz. Sizde ücretsiz keşif ve tekliflerimizden yararlanmak için iletişim bölümünden bizi hemen arayabilirsiniz.
En Özel Modeller Ebat olarak küçük olmasından izmir tente dolayı temizlik ve bakım işlemlerinde de sizleri çok fazla zahmete sokmayacak sokmayan tente sistemleri en fazla kullanılan ürünler arasındadır. Karpuz tentenin yarım karpuz şekline benzeyen bir görüntüsü bulunmaktadır. Bu görüntünün altında kusursuz bir kullanım izmir Otomatik tente oluşabilmektedir. Dış etkenleri en iyi olarak absorbe edebilecek şekilde üretilmektedir. Yağmur suyu tente üzerine düştüğü zaman direkt olarak güneş ışınlarını da ters yansıtarak mekanlarınızdan en iyi şekilde uzaklaştırılmaktadır. Tente sistemleri farklı model ve serileri ile beraber, dış mekanlarınızı daha fazla genişletmenize ve yıl boyunca kullanmanıza yardımcı olmaktadır.
submitted by firmalinkleri to u/firmalinkleri [link] [comments]

perabet308 / perabet 308 - Perabet Yeni Giriş Adresi

perabet308 / perabet 308 - Perabet Yeni Giriş Adresi
PERABET GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ
Sürekli olarak bahis işlemleri gerçekleştirenler hem daha fazla bahis seçeneklerinden yararlanmak, hem de daha fazla kazanmak için güvenilir bahis siteleri tercih ediyor. Genel olarak bu ülkedeki birçok bahis sever her ne kadar iyi kuponlar yaparak para kazansalar bile, bu, iddaa yüzünden oranların düşük olmasından dolayı fazla da bir miktar para kazanılması zor olur. Pek çok bahis sitenin canlı casino bölümlerinde bağlantı sorunları yaşanırken, perabet 308 bahis sitesinde gerçek krupiyelere bir tık sayesinde ulaşmak mümkündür.
Linke tıklayarak üyelik iptali işlemleri çoğunlukla yapılamadığından, sizler için hazırladığımız yönlendirici kılavuzlarda bulunan adımları incelemenizi tavsiye ederiz. Bu sitemizin, bahis severlere ne kadar değer verdiğinin bir kanıtıdır. Bu noktada kullanıcıların ana sayfada yer alan üye ol butonuna tıklamaları yeterli olmaktadır.
https://preview.redd.it/gmtzkjhzpkl51.png?width=1713&format=png&auto=webp&s=0a0ccf5ea5eeb8c06693ba3952c67b65e2578b1f
Bet severlerin bu sitede bu zamana kadar hiçbir güven sorunu yaşamadıklarını söyleyebiliriz. Site ana sayfasında giriş ve kayıt ol diye iki seçenek bulundururken, daha önce kayıt olan ve hesabına giriş yapmış kullanıcılar için hesaptan çıkış yapmadığı takdirde otomatik olarak hesaplarına giriş sağlayacaktır. Türkçe canlı casino dendiğinde akla ilk gelen casino sitelerinden biri olan Jokerbet, kısa sürede güvenilirliğini ve kalitesini ispatladı. Bu işlemin tamamlanmasının ardından bilgilerinizin doğrulu kontrol edilmekte olup, doğru bilgi vermeniz bu durumda büyük bir önem taşımaktadır.
Hem canlı destek sistemi ile hizmet veren perabet308 , offline destek hizmeti olarak ise mail destek sistemi ile hizmet sağlamaktadır. Bahis şirketlerinin istatistiklerine asaslansak, şu anda bahisçilerin yüzde doksanı en az bir defa canlı bahisi denemişler. Kazandığınız parayı dilerseniz yeni bahislerinizde harcayabilir, dilerseniz ise size uygun olan ödeme seçenekleri ve illegal bahis sitesinin size sunduğu imkânlar ile paranızı hesabınıza aktarabilirsiniz. Oldukça beğenilen ve ilgi gören canlı bahis siteleri ülkemizde de sık sık ziyaret edilir. Her oyunun kendi içerisinde farklı tarihi bulunurken, kumarhanelere gitmeden online adreslerden casino oyunlarını oynarsınız.
PERABET YENİ ADRESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 325, 326, 327, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 407, 408, 409, 410, 411, 412, 413, 414, 415, 416, 417, 418, 419, 420, 421, 422, 423, 424, 425, 426, 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433, 434, 435, 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 443, 444, 445, 446, 447, 448, 449, 450, 451, 452, 453, 454, 455, 456, 457, 458, 459, 460, 461, 462, 463, 464, 465, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484, 485, 486, 487, 488, 489, 490, 491, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498, 499, 500, 501, 502, 503, 504, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 514, 515, 516, 517, 518, 519, 520, 521, 522, 523, 524, 525, 526, 527, 528, 529, 530, 531, 532, 533, 534, 535, 536, 537, 538, 539, 540, 541, 542, 543, 544, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 551, 552, 553, 554, 555, 556, 557, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574, 575, 576, 577, 578, 579, 580, 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 593, 594, 595, 596, 597, 598, 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607, 608, 609, 610, 611, 612, 613, 614, 615, 616, 617, 618, 619, 620, 621, 622, 623, 624, 625, 626, 627, 628, 629, 630, 631, 632, 633, 634, 635, 636, 637, 638, 639, 640, 641, 642, 643, 644, 645, 646, 647, 648, 649, 650, 651, 652, 653, 654, 655, 656, 657, 658, 659, 660, 661, 662, 663, 664, 665, 666, 667, 668, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675, 676, 677, 678, 679, 680, 681, 682, 683, 684, 685, 686, 687, 688, 689, 690, 691, 692, 693, 694, 695, 696, 697, 698, 699, 700, 701, 702, 703, 704, 705, 706, 707, 708, 709, 710, 711, 712, 713, 714, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 728, 729, 730, 731, 732, 733, 734, 735, 736, 737, 738, 739, 740, 741, 742, 743, 744, 745, 746, 747, 748, 749, 750, 751, 752, 753, 754, 755, 756, 757, 758, 759, 760, 761, 762, 763, 764, 765, 766, 767, 768, 769, 770, 771, 772, 773, 774, 775, 776, 777, 778, 779, 780, 781, 782, 783, 784, 785, 786, 787, 788, 789, 790, 791, 792, 793, 794, 795, 796, 797, 798, 799, 800, 801, 802, 803, 804, 805, 806, 807, 808, 809, 810, 811, 812, 813, 814, 815, 816, 817, 818, 819, 820, 821, 822, 823, 824, 825, 826, 827, 828, 829, 830, 831, 832, 833, 834, 835, 836, 837, 838, 839, 840, 841, 842, 843, 844, 845, 846, 847, 848, 849, 850, 851, 852, 853, 854, 855, 856, 857, 858, 859, 860, 861, 862, 863, 864, 865, 866, 867, 868, 869, 870, 871, 872, 873, 874, 875, 876, 877, 878, 879, 880, 881, 882, 883, 884, 885, 886, 887, 888, 889, 890, 891, 892, 893, 894, 895, 896, 897, 898, 899, 900, 901, 902, 903, 904, 905, 906, 907, 908, 909, 910, 911, 912, 913, 914, 915, 916, 917, 918, 919, 920, 921, 922, 923, 924, 925, 926, 927, 928, 929, 930, 931, 932, 933, 934, 935, 936, 937, 938, 939, 940, 941, 942, 943, 944, 945, 946, 947, 948, 949, 950, 951, 952, 953, 954, 955, 956, 957, 958, 959, 960, 961, 962, 963, 964, 965, 966, 967, 968, 969, 970, 971, 972, 973, 974, 975, 976, 977, 978, 979, 980, 981, 982, 983, 984, 985, 986, 987, 988, 989, 990, 991, 992, 993, 994, 995, 996, 997, 998, 999
submitted by Hydra_11 to u/Hydra_11 [link] [comments]

Streç Sarma Makinası

Streç sarma makinası, her boyutta ürünü okuyarak gerekli germe işlemini sağladıktan sonra ürünü streçlemekte ve böylelikle hızlı bir şekilde çalışmaktadır. Kısa sürede birçok streçleme işlemini yürüten be zamandan tasarruf sağlayan bu makina, son yıllarda ülkemizde de sıklıkla tercih edilmeye başlamıştır.
● Bütün makinalar gibi zaman zaman bakım ve onarım gerektirebilen bu ekipmanlar, gün geçtikçe daha sık tercih edilmekte ve fabrika gibi büyük üretim yerlerinde kullanılmaktadır.
● Zamandan tasarruf edildiği gibi, işçi maliyetinden de oldukça tasarruf sağlayan bu gibi yardımcı makinalar, gelecekte insan gücünün yerini alacak gibi gözükmektedir.
● Çalışma alanından da tasarruf sağlayan palet streçleme makinası, paletlerin ölçüleri genellikle standart olduğundan dolayı standart boyutlarda da streçleme yapabilmekte ve ürün hangi boyutta olursa olsun bu ölçüleri algılayarak streçleme işlemini gerçekleştirmektedir.
● Ambalaj kalitesinde ve nakliye maliyetinde de tasarruf sağlayarak hem üretim yapıp hem de masraftan kaçınmanızı sağlayan bu makinalar, çeşitli alanlarda da kullanılabilmektedir.
● Kullanımı oldukça kolay olan bu makinalar, yarı otomatik veya tam otomatik olarak bulunmakta ve isteğiniz doğrultusunda üretilebilmektedir. İsteğe bağlı olarak tercih edilebilen yarı otomatik ve tam otomatik streçleme makinalarından en kolayı tam otomatik makinalar olsa da kullanımları hemen hemen aynıdır.
Streç sarma makinası fiyatları genel olarak satışı yapan firma tarafından makinanın otomatik olup olmamasına, işçiliğine ve makinenin kalitesine bağlı olarak değişmektedir. Uygun fiyatlı ve kaliteli palet streçleme makinası sahibi olmak isterseniz de indirim ve kampanyaları takip ederek kolaylıkla satın alabilirsiniz.
● Her konuda iş yeri sahiplerine ve işverene avantaj sağlayan bu ekipmanlar, yapısı fazla büyük olmadığından dolayı hem yer kaplamaz hem de kimsenin işine engel olmaz. Kuvvetli ve bir o kadar da dayanıklı olan bu makinalar, kullanım oranına göre bakım gerektirebilmekte ve uzman kişilerce kullanılması önerilmektedir.
● Siz de kaliteli ve bir o kadar da dayanıklı olan bu ürüne sahip olmak işçin internet üzerinden kısa bir araştırma yapabilir, en iyi ürünlere ulaşabilirsiniz. Streç sarma makinası, sizler için büyük avantaj sağlayacaktır.
submitted by Complex_Highlight542 to u/Complex_Highlight542 [link] [comments]

Bilinçli silahlanma olmalı mı?

Biliyorsunuz ki ülkemizde yivsiz tüfek almak kurallar dahilinde çok basit ama herhangi bir silah kullanma eğitimi verilmiyor çoğu barzoda birbirini vururken etraftakı insanları katlediyor. Ülkedeki batı kesim yani Ege ve Trakya bilinçli bir şekilde, üst düzey eğitimler ile en azından tabancalardaki vergileri kaldırarak, belki ilerki sürelerde yarı otomatik piyade tüfekleri de uzman kişilere verilirse çok iyi bir eğitimle, yurdumuzu korumada ve bireysel güvenliğimiz için yararı olur mu. ( usa de walmart dan silah alma gibi değil ileri düzey eğitimli ve bilinçli insanlara verilerek. Bir de bu dönemlerde değilde belki 5 10 yıl sonra herşey normalleşince.)
View Poll
submitted by ThracianAhmad to KGBTR [link] [comments]

egobet49 / egobet 49 - Egobet Yeni Giriş Adresi

egobet49 / egobet 49 - Egobet Yeni Giriş Adresi
EGOBET GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ
egobet49 sitesine üye olurken yanlış bir bilgi vermemeye büyük bir hassasiyet göstermeli ve buna göre işlemlerinizi gerçekleştirmelisiniz. Bahis severlerin canlı casino alanında aktif olabilmeleri için sitelere üye olmaları gerekmektedir. Canlı casino sitelerine kayıt olacağınız zaman kesinlikle en iyi canlı casino sitelerinden birini tercih etmelisin.
Bet sitesi üyelerine ve kullanıcıların parasal işlemler konusunda büyük kolaylık sağlamakta olup üyeler; Astropay, Ecopayz, Cepbank, QR kod ile para yatırma, Akbank referans kodu ile para yatırma para yatırma yöntemlerinden yararlanabilmektedir. Kullanıcılar siteye üye girişi yapmalarından sonra istedikleri sistemler üzerinden kazanç elde edebilmektedir. Bu sitede bahis severlerin dikkatini çekecek geniş oyun çeşitleri ve avantajlı bonuslar yer almaktadır.
https://preview.redd.it/inyvk5ymskl51.jpg?width=1804&format=pjpg&auto=webp&s=38499f1db668fe1e6d38727f52f8f9a65b738ad7
İlgili bir şekilde çalışan müşteri hizmetleri, uzman ve deneyimli kişilerden oluşturularak, bahis severlerin tüm sorunlarına anında ve 7 gün 24 saat aktif olarak hizmet veren canlı destek hattı ile çözümler üretmektedir. Para çekme konusu söz konusu olduğunda müşterilerini hiç uğraştırmadan kolayca yapmalarını sağlamaktadır. Bireyler sitenin güncel giriş adresinde sağ üst kısımda yer alan “Üye Ol” butonuna tıklayarak üyeliklerini tamamlayabilmektedir. egobet 49 bahis sitesi güvenilir içeriği ve sistemleri sayesinde kaçak bahis sektörünün en önemli sitelerinden biri haline gelmiştir.
Yani müşterilerin problem ya da sorun olduktan sonra hızlı bir şekilde canlı destek ekibine yazarak sıkıntıyı aşması şarttır. Bu imkânlar sayesinde bahis severler bir yandan kazanç elde ederken bir yandan da keyifli zaman geçirmektedir. Site ana sayfasında giriş ve kayıt ol diye iki seçenek bulundururken, daha önce kayıt olan ve hesabına giriş yapmış kullanıcılar için hesaptan çıkış yapmadığı takdirde otomatik olarak hesaplarına giriş sağlayacaktır. Bunun cevabına gelecek olursak aslında önemli olan para kazanmaktan çok kazandığımız parayı hesabımıza geçirmekten geçmektedir.Kumar Siteleri Genellikle bazı kumar sitelerinde meydana gelen sorunlar kişilerin ödeme almasını engellemektedir ve kişiler bu durumda yasal bir süreç izleyememekte. Bu da siteyi ön plana çıkartma bağlamında büyük bir avantajı beraberinde getirir.
EGOBET YENİ ADRESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 325, 326, 327, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 407, 408, 409, 410, 411, 412, 413, 414, 415, 416, 417, 418, 419, 420, 421, 422, 423, 424, 425, 426, 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433, 434, 435, 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 443, 444, 445, 446, 447, 448, 449, 450, 451, 452, 453, 454, 455, 456, 457, 458, 459, 460, 461, 462, 463, 464, 465, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484, 485, 486, 487, 488, 489, 490, 491, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498, 499, 500, 501, 502, 503, 504, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 514, 515, 516, 517, 518, 519, 520, 521, 522, 523, 524, 525, 526, 527, 528, 529, 530, 531, 532, 533, 534, 535, 536, 537, 538, 539, 540, 541, 542, 543, 544, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 551, 552, 553, 554, 555, 556, 557, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574, 575, 576, 577, 578, 579, 580, 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 593, 594, 595, 596, 597, 598, 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607, 608, 609, 610, 611, 612, 613, 614, 615, 616, 617, 618, 619, 620, 621, 622, 623, 624, 625, 626, 627, 628, 629, 630, 631, 632, 633, 634, 635, 636, 637, 638, 639, 640, 641, 642, 643, 644, 645, 646, 647, 648, 649, 650, 651, 652, 653, 654, 655, 656, 657, 658, 659, 660, 661, 662, 663, 664, 665, 666, 667, 668, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675, 676, 677, 678, 679, 680, 681, 682, 683, 684, 685, 686, 687, 688, 689, 690, 691, 692, 693, 694, 695, 696, 697, 698, 699, 700, 701, 702, 703, 704, 705, 706, 707, 708, 709, 710, 711, 712, 713, 714, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 728, 729, 730, 731, 732, 733, 734, 735, 736, 737, 738, 739, 740, 741, 742, 743, 744, 745, 746, 747, 748, 749, 750, 751, 752, 753, 754, 755, 756, 757, 758, 759, 760, 761, 762, 763, 764, 765, 766, 767, 768, 769, 770, 771, 772, 773, 774, 775, 776, 777, 778, 779, 780, 781, 782, 783, 784, 785, 786, 787, 788, 789, 790, 791, 792, 793, 794, 795, 796, 797, 798, 799, 800, 801, 802, 803, 804, 805, 806, 807, 808, 809, 810, 811, 812, 813, 814, 815, 816, 817, 818, 819, 820, 821, 822, 823, 824, 825, 826, 827, 828, 829, 830, 831, 832, 833, 834, 835, 836, 837, 838, 839, 840, 841, 842, 843, 844, 845, 846, 847, 848, 849, 850, 851, 852, 853, 854, 855, 856, 857, 858, 859, 860, 861, 862, 863, 864, 865, 866, 867, 868, 869, 870, 871, 872, 873, 874, 875, 876, 877, 878, 879, 880, 881, 882, 883, 884, 885, 886, 887, 888, 889, 890, 891, 892, 893, 894, 895, 896, 897, 898, 899, 900, 901, 902, 903, 904, 905, 906, 907, 908, 909, 910, 911, 912, 913, 914, 915, 916, 917, 918, 919, 920, 921, 922, 923, 924, 925, 926, 927, 928, 929, 930, 931, 932, 933, 934, 935, 936, 937, 938, 939, 940, 941, 942, 943, 944, 945, 946, 947, 948, 949, 950, 951, 952, 953, 954, 955, 956, 957, 958, 959, 960, 961, 962, 963, 964, 965, 966, 967, 968, 969, 970, 971, 972, 973, 974, 975, 976, 977, 978, 979, 980, 981, 982, 983, 984, 985, 986, 987, 988, 989, 990, 991, 992, 993, 994, 995, 996, 997, 998, 999
submitted by Hydra_11 to u/Hydra_11 [link] [comments]

Koli Çemberleme Makinesi

Koli çemberleme makinesi, ürünlerinizin koli içerisinde sağlam bir şekilde stoklanmasını sağlayan ve aynı zamanda sevk edilirken kolaylık sağlayan makinalardır. Yoğun uğraşlar sonucunda üretilen ürünlerin saklanması, stoklanması ve sevk edilmesi de büyük önem gerektirmekte ve koli çemberleme makinesi bunu en iyi şekilde sağlamaktadır.

● El tipi çemberleme makinaları bulunduğu gibi, tam otomatik çemberleme makinaları da bulunmakta ve ikisi de oldukça tercih edilmektedir.
● Hafif makinalar olduklarından dolayı kullanıcıyı zorlamadan kullanım imkanı sağlamakta bununla birlikte zaman tasarrufu da sağladığından en iyi şekilde hizmet sunmaktadır.
● Kolileri sabitleyen ve güvenle taşınmasını sağlayan bu makinalar, tutma dayanımını arttırmakta ve yükün koliye sabitlenmesini sağlamaktadır. Otomatik çember makinasında çemberleme yükünü yerleştirmek için bir düşme alanı veya konveyör sistemi sunan tam otomatik çemberleme makineleridir.
● Makine sensörleri yükü tespit ettiğinde, çemberler herhangi bir operatör etkileşimi gerektirmeden otomatik olarak uygulanır, sıkılır ve kesilir. Yarı otomatik koli çemberleme makinesi ise bir operatörün çalışmasına ihtiyaç duyar.
● Operatör çemberleri yükün etrafına uygular ve çember sıkılaştırmasını başlatır. Bu makineler, düşük hacimli işlemler için uygun olan taşınabilir paketleme makineleridir. Yarı otomatik makineler aynı zamanda yedekleme ve küçük çaplı çemberleme işleri için mükemmel seçeneklerdir.
● Çemberleme makinaları ve çemberler ürünleri birbirine birleştirir ve satışa hazır hale getirir. Bu yöntem genellikle kereste veya kağıt ve çelik ruloları gibi büyük ürünler için kullanılır. Güçlü koli çemberleme makinesi ile, bu ürünler daha kolay kullanılır ve nakliye için bir arada tutulur.
● Çemberleme ayrıca palet yoluyla gönderilen ürünler için ilave bir koruma kaynağı sağlar. Çemberler ürünleri palete sabitleyerek dökülme veya çökme riskini en aza indirir. Köşebentler ile birlikte kullanıldığında, çemberler palete kutuları sabitler ve yükün etrafına ekstra bir koruma sağlarlar.
● Özellikle son yıllarda tercih edilen bu gibi ekipmanlar sayesinde zaman tasarrufu yapılmakta, az zamanda çok iş hedeflenerek üretim sağlanmaktadır. Siz de kaliteli palet çemberleme makinasına sahip olmak için araştırma yapabilir ve indirimleri takip ederek uygun fiyata koli çemberleme makinesi sahibi olabilirsiniz. Kampanyalar da bulabilir, böylelikle tasarruf elde edebilirsiniz.
submitted by Complex_Highlight542 to u/Complex_Highlight542 [link] [comments]

insanlara anlatmak istedigim bazi seyler

merhaba. bakın üst kat komşum olan 87 yaşındaki halime teyzeye anlatır gibi anlatmak istiyorum. zira normal bir şekilde anlatınca anlamıyorsunuz amk, niye anlamıyorsunuz ben de onu anlamıyorum. gerizekalıya anlatır gibi anlatıyorum anlamıyorsunuz mala anlatır gibi gibi anlatıyorum yine anlamıyorsunuz. ulan bilal'e anlatır gibi anlattım onu bile anlamadınız daha ne yapayım ben. bu sefer de halime teyzeye anlatır gibi anlatmayı deneyeceğim bakalım neler olacak. öncelikle; "yaktığın kaloriden daha az alırsan otomatik olarak kilo verirsin, kasmana gerek yok" diyen arkadaşlar, sözüm size: sikimi kilo verirsiniz o şekilde. bırakın amk bu köhnemiş sikindirik düşünceleri, kolaya kaçmayın tembel ibneler. kalori saymak siz şişkoların işi değil. öyle olsa hepimiz alırdık günlük 1500 kaloriyi zayıflardık. bazal metabolizma eşek gibi çalışıyor nasıl olsa, öyle değil mi? öyle değil işte. zira önemli olan kilo vermek değil; önemli olan yağ yakmak. bakın siz az kalori alınca neler oluyor kısaca anlatayım size: vücut önce aldığınız her karbonhidratla birlikte depoladığı suyu (1 gram karbonhidrat 3 gram su depolar) bi güzel atıyor vücuttan. ki bizim "ödem atmak" dediğimiz şey bu. siz tartıya çıkıp da "ooo 1 haftada 2 kilo verdim" deyip seviniyorsunuz ya, bu hep vücuttan atılan su oluyor. halbuki o gebeş göbeğiniz tüm ihtişamıyla varlığını muhafaza ediyor. neden? az önce dedim ya amk su attınız işte, ondan tartıda hafif çıktınız. vücudun üçte ikisi su nasıl olsa, at at bitmiyor. oysa efendi gibi 2 kilo yağ yaksan bel çevresinde bir incelme, etinde bir sıkılaşma olur ama yok. çünkü yağ yakmadın; su attın mal gibi. sonra sen böyle düşük kaloriyle beslenmeye devam edince ne oluyor peki? vücut diyor ki dışarıda bi olaylar oluyor, ben şu yağları bi korumaya çekeyim de bu arkadaşın iç organlarına zarar gelmesin, hormonların üretimi durmasın, hücre yapısı bozulmasın, iyi kolesterolü düşmesin, bağışıklık sistemi çökmesin de ölmesin bu sığır yanlışlıkla. neden peki? çünkü tüm bu faaliyetlerin devamlılığı o yağlarla oluyor, çünkü sen kilo verecem diye yağı kestin tuzu kestin proteini kestin her siki kestin. bu vücut nasıl ayakta kalacak nasıl yaşayacak? olm hücrelerin yarısı yağlardan oluşuyor lan. östrojeni testosteronu hep o yağlar sayesinde artan iyi kolesterol sayesinde üretiliyor amk. hiç düşünme bunları, onu da ben düşüneyim. neyse, ne oldu peki bu durumda? şu oldu: vücut enerjisiz kaldı, enerji arayışına girdi. çünkü senin aldığın kaloriler ancak hayati fonksiyonların devamlılığı için kullanılıyor, o da yarım yamalak. bazal metabolizma hızı düşürülerek idareli kullanılıyor ama yetmiyor. peki gerekli olan enerjiyi nerden bulacak bu vücut? şuradan bulacak: sen vücuda adam gibi yağını proteinini verseydin, efendi gibi sebze tüketseydin, vücut senin o göbeğindeki yağları kullanıp sana şahane bir enerji sunacaktı. yani yemek yedikçe yağ yakacaktın, yemek yedikçe glukogan salgılayacaktın leptin salgılayacaktın yağ yakacaktın. yani götünü bile kımıldatmadan yağ yakabilecektin lan. vücut ihtiyacı olan tüm o enerjiyi deri altındaki yağlarından karşılayacaktı. zira göbeğin göbek değil adeta hidroelektrik santrali amk. öyle devasa bir enerji üretme potansiyeli var ama sen o yolu seçmeyince ne oldu peki? şu oldu: vücut en kolay şekilde enerjiye çevireceği maddeye koştu; yani proteinlere. yani kaslarına. sen kendini aç bırakınca vücut evvela dokularda ve karaciğerde bulunan 500 gramlık karbonhidrat yapılı şekeri yakıp beraberinde su attı; sonra yeterli besini vermediğin için 30 kiloluk devasa enerji kaynağı olan yağları korumaya çekti ve gitti proteinleri glukoza çevirdi. en basiti buydu çünkü. çünkü vücut kolaycıdır, tembeldir. aynı senin gibi. kendisine kolay gelen neyse ona yönelir. onu eğitmek sizin göreviniz ama sizde nerde onu anlayacak kapasite. neyse. bu sefer ne oldu peki? proteini glukoza çevirince kas kaybettiniz. glukoz kan şekerini yükseltince insülin salgıladınız. insülin salgılayınca yağ yakımını durdurup yağ depolamaya başladınız. yani hem var olan birkaç kiloluk sikik kaslarınızı kaybettiniz hem de kilo vereyim derken tekrar yağ depoladınız. yaptığınızı beğendiniz mi? zaten mala benziyordunuz, iyice aptal bi tip oldunuz çıktınız. peki angelus çözüm ne? çözüm şu: yemek yiyin amk. yemek yemekten korkmayın ama gidip de hamburger yemeyin, gidip de kola içmeyin, gidip de cips yemeyin, çikolata kemirmeyin; et yiyin, sebze yiyin, peynir yiyin, kuruyemiş yiyin. doyana kadar yiyin. zeytinyağı ve tereyağı kullanın. bu yağlarla sizin götünüzdeki göbeğinizdeki yağlar aynı yağlar değil, bunları kullanmaktan korkmayın. onların olayı sadece isim benzerliği. bunları yiyin. bakın size ne kadar yiyeceğinizi söylemiyorum; eğer ayı gibi bir oturuşta 10 kilo et gömmeyecekseniz bunları yemekle kilo almazsınız. size kilo aldıran şeyler tükettiğiniz an insülin salgılatan basit karbonhidratlardır. insülin dediğiniz hormon 1 numaralı depolayıcı hormondur. siz kan şekerinizi yükselttiğiniz an insülin sahne alır ve kandaki şekeri hücrelere sokar, ama siz ayı gibi yemeye devam ederseniz kalan şekeri karaciğere gönderip yağ sentezi yapar dombili olursunuz. kanda insülin varsa yağ yakma sürecini başlatan glukagon hormonu olmaz, dombili olursunuz. leptin olmaz, dombili olursunuz. growth hormon olmaz, dombili olursunuz. her şekilde dombili olursunuz yani. o yüzden insülin salgılatan bir şey gördüğünüzde kutsal su görmüş iblis gibi kaçın o ortamdan. beslenme yoluyla ancak bu şekilde kilo verebilirsiniz, kalori açığı falan hikaye, istersen 1000 kalori açık bırakın, kalan kaloriyi sağlıksız yerlerden alırsanız insülin nedeniyle yağ yakamazsınız. sağlıklı yerden alırsanız bu sefer de yeterli kalori almadığınız için vücut hayati fonksiyonların devamlılığını sağlamak adına metabolizma hızını düşürür, yağ yakımını durdurur yine yağ yakarak kilo veremezsiniz. kalori açığı verecem diye mal mal hareketler yapmayın o yüzden. alemin tek kurnazı siz misiniz amk biz bilmiyor muyuz baklava börek gömmeyi. lap lap yediğiniz poğaçalar yüzünden su böreğini dönmüş beyninizle bu tip mini çakallıklar yapmanıza gerek yok. bırak şimdi o tavuk döneri ve yazının devamını oku. buraya kadar olan kısım kalori açığı bırakma heveslisi tayfaya girsin. gelelim kilo verecem diye götü yanmış tavşan gibi saatlerce koşan arkadaşlara. lan oğlum mal mısınız siz? bakın bunu ciddi soruyorum; mal mısınız? ya arkadaş biz her zaman ne diyoruz? kilo vermek demek yağ yakmak demektir. şimdi iki elinizi göbeğinize götürün ve bi avuçlayın orayı. ne var orada? yağ var. oğlum onu yakacaksınız ya, bunu anlamayacak ne var amk ya, yağ yakacaksınız yağ. protein değil şeker değil yağ yakacaksınız. bu yağı nasıl yakacaksınız peki? mal gibi 10 saat koşarak değil. evet yanlış duymadınız; koşarak yağ yakılmaz. yani düşündüğünüz anlamda yağ yakamazsınız. şimdi nedenlerine geliyorum: arkadaşlar bakın her insanın bir maksimum oksijen alım düzeyi vardır, yani antrenman esnasında tükettiğiniz maksimum oksijen sınırı. biz buna vo2 max. diyoruz. misal siz mal gibi 14 km/h ile 2 saat koştuğunuzda ne oluyor biliyor musunuz? vücut yağ yakmıyor. çok garip değil mi? değil. siz mal gibi kan ter içinde koştuğunuzda vo2 max sınırını, yani oksijen alım sınırınızı geçmiş oluyorsunuz, bu dokulara yeterli miktarda oksijen gitmediği anlamına geliyor. hani soluk soluğa kalıyorsunuz ya, hani götünüzden nefes almaya başlıyorsunuz ya. bunun nedeni hep bu işte: oksijen alım sınırını geçmeniz. öyle olunca ne oluyor peki? şu oluyor: vücut oksijensiz solunuma geçiyor. oksijensiz solunumda ne olur peki biliyor musunuz? vücut yağ yakmıyor, yağ yerine şeker yakmaya başlıyor. oksijensiz solunumun da böyle bir olayı var işte. peki sonra ne oluyor? şu oluyor: vücut strese giriyor. vücut strese girdiğinde ne oluyor peki (bakın hala mala anlatır gibi anlatıyorum) vücut strese girdiğinde şu oluyor: böbreküstü bezlerinden kortizol dediğimiz bir hormon salgılıyor. bu hormon normalde vücut sisteminin efendi gibi çalışmasını sağlayan, misal sabahları kana ufak ufak salgılanarak güne başlamamıza yardımcı olan bir hormonken spor esnasında salgılandığında kana aminoasit salınımı yapan ve bu yolla kas kaybı yaşanmasına neden olan ve proteinin glukoza çevrimi nedeniyle kan şekerini yükseltip insülin salınımı yaşatan ve yağ yakımını durdurup yağ sentezini başlatan çok sikik bir hormona dönüşüyor. bu ne demek oluyor peki? şu demek oluyor: yarrak varmış gibi 2 saat koşmayın. böyle uzun uzun koştuğunuzda yağ yakmıyorsunuz, bilakis kas kaybedip kilo alıyorsunuz. zira ne dedik? insülin, depolayıcı hormondur amk. kanda insülin varsa şeker de var demektir. şeker varsa vücut onu depolama işine girer. bu depolama dediğimiz şey de bildiğiniz yağ sentezi işte. sizi şişko yapan süreç. amına kodumun şişkosu 2 saattir ne anlatıyorum ben? neyse... hiç mi koşmayalım peki? hiç koşmayın, oturup baklava börek gömün amk. tabii koşacaksınız -ki asıl yağ yakma programı ağırlık çalışarak olur fakat bu yazımda o konuya girmiyorum- ama insan gibi koşacaksın, efendi gibi koşacaksın. taze insan görmüş zombi gibi koşmayacaksın. ne yapacaksın peki? şunu yapacaksın: vo2 max. sınırını geçmeden koşacaksın. şimdi normalde gidip bu sınırınızın ne olduğunu öğrenmek için test yaptırın (cooper testi) diyecem ama siz ona da üşenirsiniz amk, o yüzden söylemiyorum. daha pratik bir yol sunacam şimdi size: hiit yapacaksınız. koşarak ancak bu şekilde yağ yakabilirsiniz. zira bu yolla nabzınız sürekli yüksek olmayacağı için oksijen alım sınırını geçemeyecek, haliyle oksijensiz solunuma geçmeyecek, haliyle şeker yakmayacak, haliyle kortizol salgılamayacak, haliyle sürekli yağ yakacaksınız. üstelik bu koşu sadece 25 dakika sürecek. üstelik epoc nedeniyle 48 saat yağ yakmaya devam edeceksiniz. üstelik hiit esnasında kaslarınızı mitokondriyal seviyede etkileyeceğiniz için düşük miktarda da olsa kas uyarımı da yaşayacaksınız. yani tam da siz tembellere göre: 25 dakika sürecek, saf sağ yakacaksınız, kas kaybetmeyeceksiniz ve düşük de olsa kas kazanacaksınız. daha ne istiyorsunuz amk? tabii ki hiit nedir nasıl yapılır epoc ne sikimdir bunları açıklamamı istiyorsunuz. onu da siz öğrenin amk her siki de benden beklemeyin. buraya kadar olan kısım da yağ yakmak için mal gibi 15 km. koşan arkadaşlara girsin. peki ben şişkoyum koşamıyorum, koşarken götüm göbeğim bıngıl bıngıl oynuyor koşmaya utanıyorum. ben ne yapayım amk öleyim mi diyen arkadaşlara gelelim. evet ölün amk, zira metrobüste 3 kişilik yer kaplıyorsunuz sikerim böyle işi. yok lan şaka yapıyorum ölmeyin, size de çözümüm var ama önce o dürümü bi bırakın masaya, ayıp amk koyacam tekmeyi sokacam gırtlağınıza o dürümü şimdi. arkadaşlar yürüyün. bakın çok ciddi söylüyorum yürüyün. çıkın dışarı her gün 5 km 10 km allah ne verdiyse yürüyün. yürüdüğünüz zaman ne oluy... lan bırak şu lahmacunu laf anlatıyoruz burada!! neyse. bakın yürüdüğünüzde oksijen alım sınırınızı geçmeden, %50/60 seviyesinde oksijen tüketimi yaşadığınız için, ki bunu belirleyen ana unsur nabızdır. nabzınız çok fazla yükselmediği için anaerobik solunuma geçmez, sürekli aerobik solunumda kalır, vücudunuz sürekli yağ yakma sürecinde olur ve yağ yakarak kilo verirsiniz. bu kadar basit. bununla ilgili çok fazla detaya girmeye gerek duymuyorum. bu paragraf zaten 90+ kiloluk dombililer için geçerli. şimdi ekstra bilgi verip su böreğine dönmüş beyinlerini bulandırmayayım. çözüm bu: yürüyüş. yürüyün amk. eşek gibi yürüyün. yürüyebildiğiniz kadar yürüyün. sınırsızca hudutsuzca yürüyün. yarın yokmuş gibi yürüyün. bu kadar. (A)
submitted by blovnan to KGBTR [link] [comments]

Yeni Başlayanlar İçin Otomatik Vites Kullanımı - YouTube En İyi Otomatik Şanzıman Hangisi? En Sorunsuzu - YouTube Dünyanın en iyi 10 taktik av tüfeği - YouTube Uygun Fiyata En İyi Otomatik Saat Önerileri - $100 ... HANGİ ŞANZIMAN EN İYİSİ?  DSG, TAM OTOMATİK, CVT, YARI ...

#3 Trixie Otomatik Mama Kabı. Listemizde yer alan en iyi otomatik mama kabı olan bu ürün ne yazık ki biraz pahalıdır, ancak yaptığı işler ve geniş haznesi sayesinde fiyatını sonuna kadar hak edecektir. 5 kg mama kapasitesine sahip olan bu mama kabı günlük 5 öğüne kadar ayarlanabilir. Minimum 25 gr, maksimum 500 gr öğünlere sahiptir. . Ayarlaması çok kolay ve oldukça ... En İyi ve en sorunsuz otomatik vites hangisi? 10.06.2017. 51647 8 0. Hangi marka hangi şanzumanı kullanıyor, En sorunsuz şanzuman hangisi, otomatik viteste nelere dikkat etmeli? tüm detaylar bu yazımızda.. Otomatik Vites Ama Hangisi? Eskiden lüx olarak görülen otomatik şanzıman artık bir ihtiyaç olarak görülmeye başlandı ... En ucuz fiyatlarla tüm Tam Otomatik Kahve Makineleri ve çeşitleri, detaylı özellikleri, en avantajlı kampanya ve indirimleri sadece Coffee.Digital'da! En İyi 10 Tam Otomatik Cappuccino, Espresso ve Kahve Makinesi Obilir 1 Temmuz 2020 Gurme Rehberi , İçecekler , Mutfak ve Pişirme 1- Delonghi Esam 2600 Tam Otomatik Espresso, Cappucino, Kahve Makinesi En iyi otomatik şanzıman üreticileri alman üretici ZF, Japon üretici Aisin denebilir. Otomobil üreticileri genelde şanzımanlarını bu gibi firmalardan temin ederler. Öte yandan Honda gibi, sorunsuz ve kaliteli kendi otomatik şanzımanını üreten markalar da vardır.

[index] [3994] [2871] [4568] [5594] [6394] [5312] [3981] [3816] [2160] [6121]

Yeni Başlayanlar İçin Otomatik Vites Kullanımı - YouTube

DAHA DETAYLI VİDEOLAR VE PÜF NOKTALARININ OLDUĞU İNSTAGRAM HESABIMIZA GÖZ ATMAYI UNUTMAYINIZ @direksiyonegitmenifaruk Otomatik vites kullanmanın basit püf no... En İyi Yerli Y.Otomatik Av Tüfekleri 2017 - Duration: 3:28. silah ve otomobil 252,713 views. 3:28. Av tüfeği seçerken dikkat edilmesi hususlar.Ve av tüfeği çeşitleri - Duration: 7:23. En iyi otomatik şanzıman hangisi? Otomatik vites araç alırken nelere dikkat etmeliyim sorularının cevabını vermeye çalıştım. Otomatik şanzıman tipleri; Tam o... #40000lira #otomatik #araba Merhaba Ben Can, Videomuzda 40000 lira ile alınabilecek en iyi otomatik şanzımanlı 15 otomobili listeledik, B ve C segmentinde ye... Ne Nedir?'in bu bölümünde otomobil almayı düşünenler hangi şanzıman daha iyidir, otomatik vites alırken nelere dikkat etmeliyiz, yakıt tüketimleri nasıldır s...

https://forex-korea.beemining.pw